41 dakika önce

Gazeteci Hakkı Özdal, SPK'nın Ağustos'taki kısıtlamalarının krizi tetiklediğini savundu; iktidar elitlerinin geniş kesimi soyduğunu öne sürdü, krizin üretim ve istihdama yayılacağını söyledi.

Gazeteci Hakkı Özdal, ANF'ye verdiği değerlendirmede fon krizinin ani bir gelişme olmadığını, uzun süredir uyarıları yapılan bir düzenin dış müdahaleyle çöküşe sürüklendiğini savundu. Kamuoyunda "fon krizi" diye anılan sürecin ekonomik ve siyasi etkileri tartışılırken bazı verilerde kaybın 2,7 trilyona ulaştığı ileri sürülüyor. Özdal'a göre ortada, ülkenin geniş bir kesimini ilgilendiren büyük bir hasar var.

SPK kısıtlamaları krizi tetikledi

Özdal, uluslararası finans kuruluşlarının yazın başlarından bu yana Ankara'daki yetkililere dönük uyarılarını artırdığını anlattı. Bunun ardından SPK'nın para piyasası fonlarına ve serbest fonlara 28 Ağustos'ta yürürlüğe giren sıkı sınırlamalar getirdiğini hatırlatan Özdal, krizin bu adımdan sonra "adeta bir tsunami gibi" geldiğini söyledi. Ona göre iktisatçıların ve gazetecilerin zaten gördüğü bir balon patladı.

Küçük tasarruf sahipleri de fonlara yöneldi

Özdal, para piyasası fonlarındaki yüksek kazançtan asıl yararlananların siyasi ve ekonomik iktidar çevreleri olduğunu öne sürdü. Sekiz yıla yaklaşan yüksek enflasyon döneminde ücretli çalışanların birikimlerini korumak için bu fonlara başvurduğunu belirtti. Kredi ve ucuz finansmana ulaşamayan küçük ve orta ölçekli sanayici, tüccar ve esnafın da kısa vadeli finansman ihtiyacı için fonlara para yatırdığını söyledi. Özdal'a göre büyük vurgunlar bu kitlesel katılımla mümkün oldu ve iktidar elitleri geniş bir kesimi açıkça soydu.

Hasar reel ekonomiye yayılacak

Özdal, kriz patlak verdikten sonra iktidarın müdahale etmekten başka seçeneği kalmadığını belirtti. Ortaya çıkan zararın 100 milyar doların üzerinde olduğu konusunda neredeyse uzlaşma bulunduğunu söyleyen Özdal, sıkıntının finans piyasalarında kalmayacağını, üretime ve ticarete sıçrayacağını savundu. İflasların, tasfiyelerin ve işten çıkarmaların bireysel dramlarla birlikte geleceğini, bedelin sosyal ve siyasi boyutunun da olacağını ifade etti.

Erdoğan'ın açıklamaları ve uluslararası çerçeve

Özdal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son sözlerinin krizin siyasi maliyetini küçültüp sınırlı bir alana hapsetmeyi hedeflediğini savundu. Soruşturmalarda iktidar partisiyle bağlantılı isimlerin, bu arada en son kazanılan seçimin kampanyasını kurgulayan Ertan Aydın'ın da anılmasının iktidarı zor durumda bıraktığını söyledi. Erdoğan'ın açıklamalarının yalnızca seçmen tabanında değil teşkilatta da rahatsızlık bulunduğunu gösterdiğini ekledi.

Krizin muhalefetin müdahale gücünü aşan bir yönü olduğunu da belirten Özdal, olayı İran savaşından, İsrail'in bölgedeki hamlelerinden, Karadeniz ve Doğu Akdeniz'deki gerilimlerden ve Azerbaycan'la yaşanan son krizden ayrı düşünmemek gerektiğini söyledi. Uluslararası mali sermayenin Türkiye'nin attığı adımları yakından izlediğini kaydetti.

Seçime doğru beklenti

Özdal, etkilerin önümüzdeki günlerde daha görünür olacağını, "daha yeni başlıyoruz" diyerek vurguladı. Önünde 15-16 ay sonra yapılacağını düşündüğü bir seçim bulunduğunu belirten Özdal, rejimin finansmanı için gerekli zeminin ciddi hasar almış olabileceğini ve iktidarın yeni mali kaynak aramak zorunda kalabileceğini söyledi.

KaynakANF | Articles
Son güncelleme04.11.2026 03:53
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

AK Parti'nin eski milletvekili Şamil Tayyar, soruşturmada 100 milyon liranın üzerinde kazanç sağlayanların listesinin bir an önce açıklanmasını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında kamuoyuna yansıyan kazanç rakamları siyasete de sıçradı. AK Parti'nin eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ismi geçen kişilerin listesinin açıklanması için çağrıda bulundu.

Rakamlar ve listenin bulunduğu kurumlar

Tayyar'ın aktardığına göre soruşturmada 100 milyon liranın üzerinde kazanç elde ettiği belirlenen 141 gerçek kişi ile 73 tüzel kişi var. Bu isimlerin toplam kazancı 187 milyar 653 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Tayyar, kazanç sınırı 10 milyon liraya indirildiğinde sayının daha da arttığını da ekledi.

Eski milletvekili, listenin SPK'da, TMSF'de, Başsavcılıkta ve tasfiyeyi yürüten bankada bulunduğunu söyledi. Bunu vurgulamak için paylaşımında "Var, var." ifadesini kullandı.

Dolaşımdaki söylentilere tepki

Tayyar, kamuoyunda her gün yeni iddialar dolaştığını belirtti. Bu iddialar arasında 60 AK Partili vekil, 180 yüksek yargı üyesi ve 30 vali ile kaymakamın listede yer aldığı yönündeki söylentiler de var.

Tayyar, bu tabloya karşı listeyi bir yetkilinin sorumluluk alarak açıklamasını istedi. Paylaşımında "Testiyi kıranla taşıyan aynı torbaya konmasın" diyen Tayyar, amacın kamuoyunun gerçeği öğrenmesi ve spekülasyonun sona ermesi olduğunu vurguladı.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme04.11.2026 01:27
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu