1 saat önce

Remzi Çayır, basın toplantısında Anıtkabir görüntüsünü insani biçimde yorumladığını söyledi; fon listelerinin açıklanmasını isteyip Erdoğan'a enflasyon vaadini hatırlattı.

Milli Yol Partisi lideri Remzi Çayır, 29 Ekim'deki Anıtkabir töreninin sonunda İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kol kola merdiven inmesiyle ilgili tartışmaya katıldı. Çayır, 30 Ekim'de kendi genel merkezinde yaptığı basın toplantısında bu görüntünün yanı sıra fon krizini, belediyelere yönelik operasyonları ve iktidarın 25 yıllık geçmişini de değerlendirdi.

Anıtkabir karesine insani bakış

Çayır, kareyi kendisinin "insani olarak yorumladım" diyerek okuduğunu, ancak kamuoyunda büyük bir tepki oluştuğunu söyledi. Bir genel başkanın düşme anında diğerinin koluna girdiğini hatırlatan Çayır, siyasetçilerin geçmişte birbirine söylediği sözler akla geldiği için görüntünün insanları şaşırttığını anlattı.

Çayır'a göre tepkinin arkasında siyasete duyulan güvensizlik var. Bir avuç insan dışında siyasetin bulandığı bir dönemde yaşandığını savunan Çayır, bir yıl önce hakaret ettiği kişinin karşısında hizaya geçenlerin ve gömlek değiştirir gibi parti değiştirenlerin görüldüğünü belirtti. Bu yüzden toplumun bu tür sahnelere hassas yaklaştığını, bazı vatandaşların siyasetçilerin birbirinden farksız olduğu sonucuna vardığını aktardı. Çayır, Dervişoğlu'nun davranışını insani bir amaçla gösterdiğine inanmak istediklerini de sözlerine ekledi.

Cumhuriyet ve belediyelere yönelik operasyonlar

Konuşmasına Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Çayır, Cumhuriyet'in kuruluşunda ve İstiklal Harbi'nde hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Cumhuriyet'in demokrasiyle var olduğunu söyleyen Çayır, İran'ın da bir cumhuriyet olduğunu hatırlatarak rejimi anlamlı kılan ölçütün demokrasi, insan hakları, bireysel özgürlük ve milletin bağımsızlığı olduğunu belirtti.

Belediyelere yönelik operasyonlara da değinen Çayır, bütün belediyelerin yönetimini ele geçirmenin halkın sorunlarını çözmeyeceğini söyledi. Bunun iktidara kısa süreli bir memnuniyet verebileceğini kaydeden Çayır, 900'ü aşkın belediyenin tamamına sahip olmanın ülkeyi kalkındıracağı kesinleşirse "buyurun, hepsi sizin olsun" dedi.

Fon krizinde liste çıkışı

Çayır, fon krizinde sistemin hata yapanın üzerine gitmediğini ve kötülük yapana hesap sormadığını savundu. Güç sahiplerinin olayı açığa çıkaran gazeteci ve siyasetçileri hedef aldığını öne süren Çayır, bunun Türkiye'yi dışarıda zor durumda bıraktığını, beklenen yabancı para ve yatırımın gelmediğini söyledi. Yatırımın gelmemesi için bu eleştirilerin gerekçe gösterildiğini, buna karşılık yolsuzluğa karşı bir uyarı yapılmadığını anlattı.

Fon soruşturmasında içeride kimlerin olduğunu da sorgulayan Çayır, tutuklular arasında atanmışların ve şirket sahiplerinin bulunduğunu, siyasetçilerin ise yer almadığını ifade etti. Listelerin açıklanmadığını belirten Çayır, açıklansa ve suçlular cezasını çekse Türkiye'nin rahatlayacağını söyledi. Herkesin kendi partisini, akrabasını ve çevresini korumaya çalıştığı sürece ülkenin ilerleme şansının olmadığını da ekledi.

Erdoğan'a enflasyon vaadi hatırlatması

Çayır, Çayır, iktidar partisinin ülkeye sunabileceği yeni bir şey kalmadığını öne sürdü. 25 yılda gözden kaçırdıkları bir konuyu şimdi yeni bir adımla çözeceklerine inanmadığını belirten Çayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 yıl önce hayat pahalılığının milletin kaderi olmadığını söyleyip enflasyonu çözme sözü verdiğini hatırlattı. Çayır, Erdoğan'a seslenerek bu vaadin ardından enflasyonu yerle bir mi ettiğini yoksa baş tacı mı yaptığını sordu.

KaynakSon Dakika
Son güncelleme30.10.2026 17:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·4 saat önce

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Anıtkabir'deki yürüyüş nedeniyle partisinden ve kamuoyundan gelen eleştirilere 30 Ekim'de yanıt verdi; İYİ Partili Erhan Usta'ya da seslendi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhuriyet Bayramı'nda Anıtkabir'de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girmesiyle ilgili tartışmaya 30 Ekim'de yanıt verdi. Dervişoğlu, benzer bir sahne yeniden yaşansa davranışının aynı kalacağını belirterek "Bugün olsa yine aynısını yaparım" dedi.

Anıtkabir'deki yürüyüş neden tartışma yarattı

Cumhuriyet'in 103. yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki devlet erkanı, Mustafa Kemal Atatürk'ün Anıtkabir'deki makamını ziyaret etti. Törenin ardından Dervişoğlu'nun Bahçeli'nin koluna girerek yürüdüğü görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı ve geniş bir tepkiyle karşılandı.

Eleştirilerin başında kendi partisinden bir isim vardı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, iki liderin yürüyüş videosunu paylaşarak "Bunu kabul etmiyorum" demişti.

Dervişoğlu: Sosyal medyada linç ortamı oluştu

Dervişoğlu açıklamasında, cumhuriyet bayramlarında benzer temasın medeni ölçüler içinde sürdüğünü anlattı. Uzun süredir kişisel bir saygı krizi yaşamadığını söyleyen lider, konunun sosyal medyada bir linç havasına dönüştüğünü savundu. Asıl tartışmanın birinin koluna girmesinden değil, özellikle Bahçeli'nin koluna girmesinden çıktığını belirten Dervişoğlu, insani bir davranışının sorgulanmasını yadırgadığını ifade etti.

Mücadelesinden vazgeçmeyeceğini, karakterinden de taviz vermeyeceğini vurgulayan Dervişoğlu, Bahçeli ile arası bozuk olanların bu husumeti kendi üzerinden yürütmemesi gerektiğini söyledi. Bahçeli'ye yönelik eleştiriyi doğrudan yapamayanların, ona duyulan siyasi öfkeyi kendisi üzerinden dile getirmeye çalıştığını da öne sürdü.

Öcalan çıkışını hatırlattı, Usta'ya mesaj verdi

Dervişoğlu, geçmişte Bahçeli'ye açıkça karşı çıktığını da anımsattı. Kendi cesetleri çiğnenmeden Abdullah Öcalan'ın Meclis'e getirilemeyeceğini söylediğini aktaran lider, tutumunun kişisel bir yakınlıkla ilgisi olmadığını anlatmaya çalıştı.

Erhan Usta'ya yönelik sözlerinde ise Usta'nın o günkü açıklamasını dinlemesini umduğunu belirtti. Dervişoğlu, Usta'nın kendi söylediklerini sonradan yorumlayarak açıklayabileceği bir yol haritası hazırlamasını beklediğini dile getirdi.

KaynaklarYeni Şafak, Cumhuriyet, Kısa Dalga, NTV Haber ve +2 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 13:44
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·19 saat önce

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, Bahçeli'yle kol kola görüntülerine gelen tepkilere ilk kez konuştu; Erhan Usta'nın itirazına ilişkin soruyu ertesi güne bıraktı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhuriyet Bayramı töreninin ardından Anıtkabir'de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girerek merdivenlerden inmesine yönelik tepkilere ilk kez yanıt verdi. Dervişoğlu, ortada açıklama gerektiren bir durum görmediğini söyledi; ayrıntılı değerlendirmesini ise 30 Ekim'e bıraktı. Tartışma, partinin içinden gelen bir itirazla birlikte İYİ Parti'deki farklı tonları da görünür kıldı.

Resmi törenin ardından merdivenlerde kol kola

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde Anıtkabir'de resmi tören yapıldı. Sözcü'nün haberine göre Erdoğan'ın önderliğindeki Aslanlı Yol kortejinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bahçeli, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kabine üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları yürüdü. Erdoğan mozoleye çelenk bıraktı; saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından heyet Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Törenin sonunda Bahçeli ile Dervişoğlu'nun gülümseyerek sohbet ederek merdivenlerden indiği anlar kameralara yansıdı. Dervişoğlu'nun yanında İYİ Parti'nin iki grup başkanvekili Uğur Poyraz ile Turhan Çömez ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk vardı; Bahçeli'nin öbür yanında ise Kılıçdaroğlu yer aldı. Sözcü kareyi dikkat çekici buldu ve iki liderin 11 Ağustos'ta Terörsüz Türkiye sürecine dair yasa teklifinin Meclis'teki görüşmelerinde birbirine bakmadığını, göz teması bile kurmadığını anımsattı.

Erhan Usta'dan açık itiraz

İYİ Parti'de Kalkınma Politikaları Başkanlığı'nı da yürüten Samsun Milletvekili Erhan Usta, görüntüleri kendi sosyal medya hesabından paylaştı ve "Bunu kabul etmiyorum" notunu düştü. Böylece kare, partinin içinde de karşılık buldu ve genel başkanın tavrı kendi milletvekili tarafından doğrudan eleştirilmiş oldu.

Dervişoğlu: Kutuplaşma insani ilişkileri bile tartışmaya açtı

Gazeteci Aytunç Erkin, Dervişoğlu'yla konuştu ve konuşmayı 29 Ekim gecesi kamuoyuna aktardı; Anka ve Sözcü gibi kaynaklara göre bu aktarım Habertürk TV'deki yayında yapıldı. Erkin'in anlattığına göre Dervişoğlu, konuyla ilgili ertesi gün bir açıklama yapacağını söyledi. Ona göre izaha muhtaç bir durum yoktu; ancak siyaset sistemden kaynaklanan bir kutuplaşma yüzünden o kadar sertleşmişti ki insani ilişkiler bile tartışma konusu yapılabiliyordu. Dervişoğlu bütün bu gelişmelere anlayışla baktığını belirtti ve "Siyasette sorumlu bir makamdayım diye karakterimi değiştiremem" dedi.

Erkin, Usta'nın tepkisini de gündeme getirdi. Dervişoğlu bu soruya "Onu da yarına bırakalım" diyerek yanıt verdi. Dervişoğlu böylece görüntülerle de Usta'nın itirazıyla da ilgili asıl değerlendirmeyi 30 Ekim'e erteledi.

Türkkan: Muhalefetimiz sürüyor, husumetimiz yok

Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da İYİ Parti adına Nefes'e konuştu. Türkkan, partisinin Bahçeli'ye muhalif olduğunu ve bu muhalefetin gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu söyledi. Buna karşın Bahçeli'nin şahsen hasmı olmadıklarını, aralarında husumet bulunmadığını belirtti. Yaşça büyük bir siyasetçi olarak Bahçeli'ye saygıda ve hürmette eksik davranmamaya çalıştıklarını, kendisinin de bu tutumu paylaştığını ekledi.

Gözler 30 Ekim'deki açıklamada

Manşet Haber'in aktardığına göre Usta'nın itirazı ve Türkkan'ın sözleri, İYİ Parti içinde konuya farklı yaklaşıldığını ortaya koydu. Haber 7'ye göre Dervişoğlu, kapsamlı değerlendirmeyi yapacağını belirtti; Usta'ya ilişkin soruyu da aynı şekilde ertesi güne bıraktı. Bahçeli'nin görüntülere ya da Usta'nın tepkisine yanıtı kaynaklarda yer almadı.

KaynaklarHabertürk, Evrensel.net, Haber Ege, Gerçek İzmir ve +12 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 23:21
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet'i bağımsızlık mücadelesinin ürünü olarak niteledi; gençlere seslendi ve küresel dengelerde bağımsız, güçlü bir ülke hedefi koydu.

MHP lideri Devlet Bahçeli, 103. yıl dönümünde, 29 Ekim'de iki ayrı metinle seslendi. Kaynaklara göre biri, gece saatlerinden itibaren haberleştirilen ve Cumhuriyet'i millî iradenin eseri olarak tarif eden kısa bir mesajdı; diğeri ise sabah saatlerinde duyurulan, kuruluş sürecini adım adım anlatan ve gençlere çağrı içeren yazılı açıklamaydı.

Bahçeli iki metinde de Cumhuriyet'i bağımsızlık mücadelesinin ürünü olarak sundu, bu mirasın bugünün neslinin omuzlarında olduğunu vurguladı.

Millî iradenin eseri ve emanet vurgusu

Bahçeli kısa mesajında Türkiye Cumhuriyeti'ni, İstiklal Harbi'nin ağır imtihanlarından geçerek yükselen millî iradenin anıtsal eseri olarak niteledi. Her satırı fedakârlık ve kahramanlıkla yazılan bu büyük hikâyenin Türk milletinin kendi kaderini belirleme iradesini kalıcı kıldığını söyledi.

MHP lideri, kişisel çıkarlarını millî bağımsızlığa feda eden ecdattan devralınan mirası emanet diye anarak, bu emanetin düşüncesi, bilgisi ve vicdanı özgür nesillerle Türk ve Türkiye Yüzyılı ufkuna taşınacağını belirtti. Mesaj; Atatürk'ün, Millî Mücadele'nin komutanlarının, ilk Meclis üyelerinin, şehitlerin ve hayatını kaybeden gazilerin saygıyla anılmasıyla sürdü ve Cumhuriyet'in 103. yılının kutlanmasıyla bitti.

Yönetim biçiminden öte, varoluşun tescili

Uzun açıklamada Bahçeli, Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihini büyük bir coşkuyla andıklarını belirtti. Ona göre Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değişikliği değildi; eski bir milletin varoluş iradesinin çağdaş dönemde belgelenmesi ve dünyaya ilanıydı.

Bahçeli'ye göre Türkler için 19. yüzyılın sonu, emperyalizmin baskısı altındaki Osmanlı Devleti'nin çöküş sancılarının en yoğun yaşandığı dönemdi. 20. yüzyılın başı ise buna karşı verilen mücadeleyle millî bir devletin, yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulup kurumsallaştığı evreydi. Bu dönemi anlatırken Atatürk'ün, yıkık bir ülkeden saygın bir devlete uzanan yolu tarif eden sözlerini de aktardı.

İstiklal ve istikbal mücadelesi

Bahçeli, Cumhuriyet'in Türk milleti için öncelikle bağımsızlık ve gelecek mücadelesi anlamına geldiğini söyledi. Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminde Anadolu'nun işgal edildiği dönemde verilen bağımsızlık savaşının sonunda benimsenen modern bir yönetim modeli olduğunu belirtti. Türklerin çağı yorumlayarak ideal buldukları rejimi hayata geçirdiğini, bunu yaparken haysiyetlerinden ve özgürlük tutkularından taviz vermediğini ifade etti.

Cumhuriyet'in Atatürk'ün eseri olduğunu vurgulayan MHP lideri, Mütareke döneminde gündeme gelen manda ve himaye seçeneklerine karşı Atatürk'ün tam bağımsızlıktan yana durduğunu hatırlattı. Atatürk'ün gerçek kurtuluşun ancak tam istiklalle mümkün olduğuna inandığını, bu yüzden bağımsızlık ya da ölüm çizgisini seçtiğini aktardı.

Bahçeli sürecin kilometre taşlarını da sıraladı: Samsun'da atılan ilk adım, Amasya ve Erzurum'daki kararlar, Sivas'ta ulusal nitelik kazanan kararlar, Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve en sonunda Cumhuriyet'in ilanı. Ona göre 1923'teki ilan, milletin sonraki bütün kazanımlarına zemin hazırladı; zaman içindeki inkılaplar da bu düşünce çerçevesinde şekillendi. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Bahçeli, siyasal, sosyal, kültürel ve hukuki alanlardaki yeniliklerin de Cumhuriyet'le yeni bir yol bulduğunu vurguladı.

Gençlere çağrı

Bahçeli, Cumhuriyet'i koruma ve sonraki kuşaklara devretme sorumluluğunun gençlerde olduğunu hatırlattı. A Haber'in aktardığına göre gençlere seslenerek Cumhuriyet'i çağa uygun biçimde şekillendirip geleceğe onların taşıyacağını söyledi ve "Size inanıyor ve güveniyoruz" dedi. Bursa TV'nin haberine göre MHP lideri, gençlerin modern eğitim ve bilimin yol göstericiliğinde yetişmesinin önemini, üretkenliğin, yenilikçiliğin, toplumsal dayanışmanın ve millî değerlerin geleceğin inşasındaki yerini de vurguladı.

Daha güçlü Türkiye hedefi

Açıklamanın son bölümünde Bahçeli, daha güçlü bir Türkiye'ye ulaşılacağından şüphesi olmadığını söyledi. Karşıdaki engellerin birlikte aşılması, yeni ufukların açılması ve küresel güç dengelerinde bağımsız, güçlü bir lider ülke yaratılması için çalışılması çağrısı yapan MHP lideri, bu hedef için "ihtiyaç duyduğumuz ruh kendi kökümüzdedir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, Cumhuriyet'in payidarlığına duyduğu inançla birliğin daim, devletin kaim olması dileğini dile getirdi; mesajda Atatürk, silah arkadaşları ve şehitler de anıldı.

KaynaklarYeni Asır, Yeni Şafak, Kanal B, A Haber ve +17 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 01:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi, yeni göreve gelen MHP Bursa İl Başkanı Özcanbaz'ı ziyaret etti; görüşmede şehit yakınları ve gazilerin sorunları ele alındı.

Bursa'da MHP il binasının kapısı bu kez şehit yakınları ve gazilerin dertlerini dinlemek için açıldı. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi yönetimi, MHP Bursa İl Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz'a nezaket ziyareti yaptı. Heyete şube başkanı Haşim Sivri ile yönetim kurulu üyeleri eşlik etti.

Yeni görev için tebrik ziyareti

Buluşmanın çıkış noktası Özcanbaz'ın üstlendiği yeni sorumluluk oldu. Dernek yöneticileri il başkanına başarı dileklerini iletti. Sohbet kısa sürede şehit aileleri ile gazilerin yaşadığı sorunlara kaydı. Masada üç başlık vardı: bu kesimlerin haklarının güvence altında tutulması, taleplerin yetkili makamlara ulaştırılması ve toplumdaki hassasiyetin canlı kalması.

Sivri: Sorunlar gündemden düşmemeli

Dernek Şube Başkanı Sivri, şehit aileleri ile gazilere gösterilen ilginin önemine değindi. Bu insanların karşılaştığı güçlüklerin sürekli gündemde tutulması ve çözüm için çaba harcanması gerektiğini belirten Sivri, MHP Bursa İl Başkanlığına teşekkür etti. Özcanbaz'a da yeni görevinde başarı dileyen Sivri, desteğin kesintisiz sürmesinin altını çizdi.

Özcanbaz: Kapımız size açık

Ziyaretten memnun kaldığını söyleyen Özcanbaz, şehit yakınlarının ve gazilerin her karşılaşmada saygıyla, vefa duygusuyla karşılanması gerektiğini anlattı. Vatan uğruna can verenlerin ailelerine sahip çıkmayı ve gazilerin yanında durmayı bir sorumluluk olarak tanımlayan il başkanı, gazileri "baş tacımız" olarak nitelendirdi. Dernek yönetimine ziyaret için teşekkür eden Özcanbaz, il başkanlığının bu kesimlere her zaman kapısını açık tuttuğunu vurguladı.

Konuklarına dönen Özcanbaz, il başkanlığında kendilerini misafir değil ev sahibi olarak görmelerini istedi. Görüşme, iki taraftan karşılıklı iyi dilekler ve dayanışmanın süreceği mesajıyla tamamlandı. Böylece şehit yakınları ile gazilerin talepleri, yeni il başkanıyla yapılan ilk temasta masaya yatırılmış oldu.

Kaynakbursa tv
Son güncelleme28.10.2026 17:58
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

MHP kaynaklarına göre büyükşehirlerde belediye başkan adayları ilçe adaylarıyla tek pusulada yarışabilir. Muhtarlıkların kaldırılması da hazırlıklar arasında, ilçe belediyelerinin yetkileri artırılacak.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin büyükşehir yönetimine ilişkin önerisi, somut bir düzenleme taslağına doğru ilerliyor. MHP'li kaynakların aktardığına göre çalışma, 30 büyükşehirde belediye başkan adayının ekibiyle birlikte seçime girmesini öngörüyor. Büyükşehirlerdeki muhtarlıkların kaldırılması da aynı çalışmanın içinde yer alıyor.

Tartışmanın kaynağı, bazı kentlerde büyükşehir belediye başkanlığını bir partinin, belediye meclisindeki çoğunluğu ise başka bir partinin elinde bulundurması. Bu durumdan doğan sorunlar, aralarında Ankara ve İstanbul'un da bulunduğu birçok kentte bir süredir tartışılıyor.

Bahçeli'nin önerisi ve AK Parti'nin yaklaşımı

Bahçeli bu soruna dikkat çekerek yeni bir sistem önermişti: büyükşehirler seçilecek, büyükşehir başkanı da ilçe belediye başkanlarını belirleyecekti. AK Parti öneriye sıcak baktı. AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, Bahçeli'nin hizmetlerin daha sağlıklı yürümesi ve iki kademe arasında siyasi ayrılıktan kaynaklı aksamaların yaşanmaması amacıyla bu çıkışı yaptığı kanaatinde olduğunu belirtti. Bostancı öneriyi değerli bulduğunu, bu konuda çalışma yapılabileceğini ancak bunun ortak mutabakatla gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.

Tek pusulada büyükşehir ve ilçe adayları

MHP'nin teklifinde oy pusulasında büyükşehir adayının adının hemen altına, ekibinde yer alacak ilçe adayları da yazılacak. Böylece büyükşehir ve ilçe adayları tek pusulada seçmenin önüne çıkacak.

MHP kurmayları, düzenlemenin, AK Parti'nin önceden hazırladığı taslakla birlikte TBMM'ye getirileceğini söylüyor. O taslak, büyükşehir dışında kalan bazı illerin "bütünşehir" kapsamına alınmasını öngörüyor.

İlçe belediyelerinin yetkileri artırılacak

Büyükşehir yasasıyla birlikte ilçe belediyelerinin yetkilerinin yeniden düzenleneceği ve bu yetkilerin artırılmasının planlandığı aktarılıyor. Muhtarlıklara gelince, MHP'liler büyükşehirlerde muhtarların eski etkinliğini yitirdiğini ileri sürüyor ve bu gerekçeyle düzenleme yapılabileceğini söylüyor. Düzenlemenin kesin kapsamı ve takvimi için kaynakta bir bilgi yer almıyor.

KaynakMersin Halk Haber
Son güncelleme28.10.2026 12:49
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli, Külliye'de yaklaşık bir saat görüştü. Gündemde Terörsüz Türkiye süreci, yeni yasama yılı, yeni anayasa, dış politika ve fon soruşturması vardı.

Külliye'de bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli, 27 Ekim'de yaklaşık bir saat görüştü. Görüşmede iç ve dış gelişmeler masaya yatırıldı. Edinilen bilgilere göre iki lider yılın beşinci buluşmalarını yaptı; bir önceki buluşmaları 26 Ağustos'taki Malazgirt Zaferi kutlamalarında olmuştu.

Terörsüz Türkiye sürecinde son durum

Görüşmenin ilk başlığı Terörsüz Türkiye sürecinin geldiği son nokta oldu. Liderler, örgütün silah bırakma sürecindeki durumu, bundan sonra izlenecek yol haritasını ve sürecin sonraki aşamalarını ele aldı. PKK'nın silah bırakmasının izlenmesi ve sahadaki somut adımlar da konuşulan konular arasındaydı.

Meclis ve yeni anayasa

Yeni yasama yılı başladıktan sonraki ilk zirve olan görüşmede TBMM çalışmaları ve yeni dönemde yasalaşması hedeflenen düzenlemeler gündeme geldi. Yeni anayasa çalışmaları da masadaydı. Erdoğan, Meclis'in açılışındaki konuşmasında yeni anayasa gereğine işaret etmiş ve mevcut siyasi çeşitlilik nedeniyle bu dönemin "bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir" olduğunu söylemişti.

Dış politika ve ekonomi gündemi

Dış politikada Mekke Anlaşması, Bedir Mutabakatı, Libya ile yapılan deniz yetki alanları anlaşması ve Doğu Akdeniz'deki durum konuşuldu. Gündemde ayrıca ABD-İsrail hattı, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda ateşkes arayışı, Gazze, Körfez'deki gerilim ve Husilerin saldırıları da vardı.

Ekonomide son durum ve enflasyonla mücadele kapsamındaki adımlar değerlendirildi. Edinilen bilgilere göre fon soruşturmasının son aşaması ve zarar görenlerin mağduriyetini gidermeye dönük olası adımlar da konuşuldu.

Bahçeli'nin aynı günkü mesajı

Görüşmeyle aynı gün Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni Türk dünyasının yarınına yön vermesi bakımından çok önemli bulduğunu açıkladı. Hiçbir anlaşmazlığın büyütülmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, kardeş devletlerin arasına nifak sokulmasına izin verilmemesi çağrısı yaptı.

KaynaklarA Haber, Hürriyet, Milliyet, Yeni Asır ve +2 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 06:01
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·2 gün önce

MHP lideri Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara zirvesi öncesi yazılı açıklamasında Azerbaycan'la kardeşliği günlük gelişmelerin üstünde tuttu, birliğin hâkimiyet değil egemen eşitlik üzerine kurulmasını istedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet'in 103. yılı, Türk Cumhuriyetleri'nin bağımsızlığının 35. yılı ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara zirvesi için 27 Ekim'de uzun bir yazılı açıklama yayımladı. Metnin en çok konuşulan kısmı, Azerbaycan'la yaşanan gerginliğe işaret eden egemenliğe saygı vurgusu oldu. Açıklama, Bahçeli'nin aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı sürpriz görüşmenin hemen ardından geldi.

Bahçeli, bu günlerin Türk tarihinin en anlamlı kesitlerinden biri olduğunu söyledi. İki yıl dönümünü aynı anda kutlamanın millet için büyük bir kıvanç vesilesi olduğunu belirten Bahçeli, Ankara'nın Türk devletlerinin liderlerine ev sahipliği yapacak olmasını da bu tarihsel çizginin bir parçası olarak gördü.

Azerbaycan'a doğrudan mesaj

Bahçeli, bu başlığı özellikle altını çizerek ele aldı. Kardeş devletlerle bağların zedelenmesinin sadece iki ülkenin ilişkisini ilgilendiren bir konu olarak okunamayacağını, bu bağların tarihin, ortak güvenin ve geleceğe dönük ülkülerin ayrılmaz unsuru olduğunu söyledi. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşliğin günlük gelişmelere sığmayacak kadar köklü olduğunu, siyasi ve diplomatik tartışmaların ötesine geçen tarihî bir derinlik taşıdığını ifade etti. Bu bağın iki milletin iradesiyle büyüdüğünü, ortak mücadelelerle sağlamlaştığını ve nesiller boyunca sürdürüldüğünü ekledi.

Aynı duyarlılığın Türk dünyasındaki diğer kardeş devletler için de geçerli olduğunu vurgulayan Bahçeli, anlaşmazlıkların büyütülmemesini ve kalıcı ayrılığa dönüştürülmemesini istedi. Bu çerçevede "hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine fırsat verilmemelidir" dedi. Kardeşliği korumanın, bağımsız devletlerin egemenliğine saygı duymanın ve tarihî yürüyüşü gelecek kuşaklara aktarmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti. Tarihî yakınlığı günübirlik tartışmaların üstüne çıkarmanın, farklılıkları ayrılık gerekçesine çevirmemenin her Türk dünyası mensubuna düşen görev olduğunu söyledi. Kardeş devletlerin arasına güvensizlik sokmayı amaçlayan girişimlere karşı sağduyunun ve kardeşlik hukukunun ölçü alınmasını istedi.

Birlik, üstünlük kurmak demek değil

Bahçeli'nin metnindeki ikinci ana eksen, birliğin nasıl tanımlandığıydı. Türk dünyasının birliğinin bir devletin ötekine hükmetmesi anlamına gelmediğini söyleyen Bahçeli, savunduğu modeli kardeşlik hukukuna ve karşılıklı saygıya yaslanan, bağımsız devletlerin eşit egemenliğini esas alan bir beraberlik olarak çizdi. Her üyenin millî varlığına ve iradesine saygı gösteren bütüncül bir yapı istediğini belirtti. Teşkilat'ın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni de bu saygı zemininde kardeşlik bağlarını güçlendirmek ve ortak hedefleri ilerletmek bakımından önemli buldu.

2040 Vizyonu ve ortak hedefler

Bahçeli, Teşkilat'ın 2040 Vizyonu çerçevesinde siyasi eşgüdümün geliştirilmesini, ekonomik ilişkilerin derinleşmesini, ulaştırma ve enerji hatlarının güçlendirilmesini, eğitim ile kültürde kalıcı kazanımlar elde edilmesini ortak sorumluluk olarak saydı. Önümüzdeki dönemin görevini kardeşlik hukukunu pekiştirmek, ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirmek ve Türk dünyasının uluslararası etkinliğini yükseltmek olarak tarif etti. Sabah'ın aktardığına göre Bahçeli, Türk devletlerinin tek bir kurumsal çatı altında buluşmasını asırlara yayılan büyük yürüyüşün bir durağı olarak niteledi.

Ortak miras vurgusu

Açıklamanın geniş bir bölümü ortak tarih ve kültüre ayrıldı. Bahçeli, Türk dünyasının bugünkü noktasına uzun mücadelelerle ve asırların sınavından geçerek geldiğini anlattı. Manas ve Dede Korkut'tan Yunus Emre'ye uzanan bir çizgide Yusuf Has Hacib ve Kaşgarlı Mahmud ile birlikte Mahtumkulu, Abay, Hoca Ahmet Yesevî gibi isimleri medeniyet birikiminin taşıyıcıları olarak andı. İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsünün geleceğe yol gösterdiğini söyledi. Coğrafi uzaklıklara karşın gönül bağının, tarihî belleğin ve kardeşlik duygusunun yaşamaya devam ettiğini de dile getirdi.

Gerilimin arka planı

Birgün'ün aktardığına göre Azerbaycan'da hükümet, ilkokuldan liseye uzanan yeni kurallarla okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve laiklik ilkesine uymadığı gerekçesiyle ek giyim öğelerini yasaklamıştı. Düzenlemede doğrudan başörtüsünden söz edilmedi; buna rağmen başörtülü öğrenciler ve öğretmenler okullara alınmadı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral başta olmak üzere çok sayıda AK Partili isim bu duruma tepki gösterdi. Bakü yönetimi ise açıklama yapan 31 Türkiye vatandaşını, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğine, millî güvenliğine ve anayasal düzenine yönelik tehdit oluşturduğunu öne sürerek onları istenmeyen kişi ilan etti. Saral da Erdoğan tarafından görevden alınmıştı.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, A Haber, Sabah, Toplumsal Haber ve +6 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 06:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara'da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi öncesinde yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, Türk dünyasının birliğinin karşılıklı saygı ve egemenlik temelinde şekillenmesi gerektiğini vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet'in 103'üncü yılı, Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35'inci yılı ve Ankara'da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. Bahçeli, kardeş devletler arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve egemenlik temelinde güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Ortak tarih vurgusu

Türk tarihinin önemli bir dönemeçten geçtiğini söyleyen Bahçeli, iki yıl dönümünün birlikte kutlanmasının millet için büyük bir kıvanç vesilesi olduğunu kaydetti. Ankara'nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olmasının millî tarih ile Türk dünyasının geleceği arasında güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti. Zirvenin ortak hedeflerin geliştirilmesi ve kardeşlik bağlarının pekiştirilmesi açısından önem taşıdığını vurguladı.

Türk dünyasının bugünkü seviyesinin kendiliğinden ortaya çıkmadığını belirten Bahçeli, bu birikimin asırlar boyunca verilen mücadelelerle ve nesilden nesile aktarılan kültürel değerlerle oluştuğunu söyledi. Ortak medeniyet mirasının temsilcileri arasında Manas, Alpamış, Dede Korkut, Yusuf Has Hacib, Kaşgarlı Mahmud, Ali Şîr Nevâî, Hoca Ahmet Yesevî, Yunus Emre, Abay, Mahtumkulu, Nesimi, Süleyman Çelebi, İsmail Gaspıralı ve Ziya Gökalp'i saydı. İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsünün önemine de değinen Bahçeli, coğrafyalar arasına sınırlar ve mesafeler girmesine rağmen ortak tarihî hafızanın ve kardeşlik duygusunun korunduğunu ifade etti.

Birlik, hâkimiyet anlamına gelmiyor

Türk Devletleri Teşkilatının ortak tarihî bağları kurumsal ilişkilerle güçlendiren bir zemin olduğunu söyleyen Bahçeli, öncelikli hedefler arasında kardeşlik hukukunun geliştirilmesini, ekonomik ve kültürel ilişkilerin ilerletilmesini ve Türk dünyasının uluslararası alandaki etkinliğinin artırılmasını saydı.

Birlik anlayışının bağımsız devletlerin egemenlik haklarına saygı temelinde şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli şöyle dedi: Türk dünyasının birliği, "herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmez". Arzuladıkları birlikteliğin; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukuku ile güçlenen, her üyenin millî varlığını ve iradesini koruyan bir yapı olduğunu söyledi.

Güvensizlik girişimlerine karşı çağrı

Bahçeli, Türk dünyasının birliğini zayıflatmaya ve kardeş devletler arasında güvensizlik oluşturmaya yönelik girişimler karşısında sağduyu ve kararlılığın esas alınması gerektiğini belirtti. Ortak tarihî bağların korunmasının önemine dikkat çekti.

KaynakYeni Şafak
Son güncelleme28.10.2026 01:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesinin ardından Türkiye-Azerbaycan arasındaki gerilime ilişkin açıklama yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 27 Ekim'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşmeyi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, saat 14.00'te kabul edileceğini belirten bir sosyal medya paylaşımıyla duyurdu. Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Bahçeli, görüşmenin ardından başörtüsü yasağı nedeniyle Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşanan gerilime ilişkin bir açıklama yaptı. Türk dünyasındaki anlaşmazlıkların kalıcı ayrılıklara dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli, Türk dünyasını oluşturan kardeş devletlerle bağların zedelenmesinin yalnızca iki devleti ilgilendiren bir mesele olarak görülemeyeceğini belirtti. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşliğin günlük gelişmelerin sınırlarına sığmayacak kadar köklü olduğunu, siyasi ve diplomatik meselelerin ötesinde tarihî bir nitelik taşıdığını ifade etti.

Aynı hassasiyetin Türk dünyasının tüm kardeş devletleri için geçerli olduğunu kaydeden Bahçeli, hiçbir anlaşmazlığın büyütülmemesi, hiçbir ihtilafın kalıcı ayrılığa dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Türk dünyasının her mensubuna düşen görevin, tarihî yakınlığı günübirlik tartışmaların üzerine çıkarmak, farklılıkları ayrılık sebebine dönüştürmemek ve geleceği zayıflatacak adımlardan uzak durmak olduğunu belirtti.

KaynakNûmedya24
Son güncelleme28.10.2026 00:39
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu