Remzi Çayır, basın toplantısında Anıtkabir görüntüsünü insani biçimde yorumladığını söyledi; fon listelerinin açıklanmasını isteyip Erdoğan'a enflasyon vaadini hatırlattı.
Milli Yol Partisi lideri Remzi Çayır, 29 Ekim'deki Anıtkabir töreninin sonunda İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kol kola merdiven inmesiyle ilgili tartışmaya katıldı. Çayır, 30 Ekim'de kendi genel merkezinde yaptığı basın toplantısında bu görüntünün yanı sıra fon krizini, belediyelere yönelik operasyonları ve iktidarın 25 yıllık geçmişini de değerlendirdi.
Anıtkabir karesine insani bakış
Çayır, kareyi kendisinin "insani olarak yorumladım" diyerek okuduğunu, ancak kamuoyunda büyük bir tepki oluştuğunu söyledi. Bir genel başkanın düşme anında diğerinin koluna girdiğini hatırlatan Çayır, siyasetçilerin geçmişte birbirine söylediği sözler akla geldiği için görüntünün insanları şaşırttığını anlattı.
Çayır'a göre tepkinin arkasında siyasete duyulan güvensizlik var. Bir avuç insan dışında siyasetin bulandığı bir dönemde yaşandığını savunan Çayır, bir yıl önce hakaret ettiği kişinin karşısında hizaya geçenlerin ve gömlek değiştirir gibi parti değiştirenlerin görüldüğünü belirtti. Bu yüzden toplumun bu tür sahnelere hassas yaklaştığını, bazı vatandaşların siyasetçilerin birbirinden farksız olduğu sonucuna vardığını aktardı. Çayır, Dervişoğlu'nun davranışını insani bir amaçla gösterdiğine inanmak istediklerini de sözlerine ekledi.
Cumhuriyet ve belediyelere yönelik operasyonlar
Konuşmasına Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Çayır, Cumhuriyet'in kuruluşunda ve İstiklal Harbi'nde hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Cumhuriyet'in demokrasiyle var olduğunu söyleyen Çayır, İran'ın da bir cumhuriyet olduğunu hatırlatarak rejimi anlamlı kılan ölçütün demokrasi, insan hakları, bireysel özgürlük ve milletin bağımsızlığı olduğunu belirtti.
Belediyelere yönelik operasyonlara da değinen Çayır, bütün belediyelerin yönetimini ele geçirmenin halkın sorunlarını çözmeyeceğini söyledi. Bunun iktidara kısa süreli bir memnuniyet verebileceğini kaydeden Çayır, 900'ü aşkın belediyenin tamamına sahip olmanın ülkeyi kalkındıracağı kesinleşirse "buyurun, hepsi sizin olsun" dedi.
Fon krizinde liste çıkışı
Çayır, fon krizinde sistemin hata yapanın üzerine gitmediğini ve kötülük yapana hesap sormadığını savundu. Güç sahiplerinin olayı açığa çıkaran gazeteci ve siyasetçileri hedef aldığını öne süren Çayır, bunun Türkiye'yi dışarıda zor durumda bıraktığını, beklenen yabancı para ve yatırımın gelmediğini söyledi. Yatırımın gelmemesi için bu eleştirilerin gerekçe gösterildiğini, buna karşılık yolsuzluğa karşı bir uyarı yapılmadığını anlattı.
Fon soruşturmasında içeride kimlerin olduğunu da sorgulayan Çayır, tutuklular arasında atanmışların ve şirket sahiplerinin bulunduğunu, siyasetçilerin ise yer almadığını ifade etti. Listelerin açıklanmadığını belirten Çayır, açıklansa ve suçlular cezasını çekse Türkiye'nin rahatlayacağını söyledi. Herkesin kendi partisini, akrabasını ve çevresini korumaya çalıştığı sürece ülkenin ilerleme şansının olmadığını da ekledi.
Erdoğan'a enflasyon vaadi hatırlatması
Çayır, Çayır, iktidar partisinin ülkeye sunabileceği yeni bir şey kalmadığını öne sürdü. 25 yılda gözden kaçırdıkları bir konuyu şimdi yeni bir adımla çözeceklerine inanmadığını belirten Çayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 yıl önce hayat pahalılığının milletin kaderi olmadığını söyleyip enflasyonu çözme sözü verdiğini hatırlattı. Çayır, Erdoğan'a seslenerek bu vaadin ardından enflasyonu yerle bir mi ettiğini yoksa baş tacı mı yaptığını sordu.