18 dakika önce

Resul Emrah Şahan, DEM Partili meclis üyelerinin kendi partileri çatısında yer alma kararını selamladı; Kent Uzlaşısı'nın amacının herkesi aynılaştırmak olmadığını savundu.

DEM Parti, 2 Kasım tarihli açıklamasında, 31 Mart yerel seçimlerinde Kent Uzlaşısı kapsamında meclislere giren üyelerin artık kendi parti çatısı altında yer alacağını duyurmuştu. Karara, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'dan destek geldi. Şahan, avukatları aracılığıyla paylaşılan ve X hesabından da yayımlanan açıklamasında, DEM Partililerin uzlaşının ruhunu bundan sonra kendi gruplarının çatısı altında yaşatacağını belirtti.

DEM Parti'nin 2 Kasım açıklaması

DEM Parti'nin açıklamasında, geçen iki buçuk yıl içinde yerel yönetimlere yönelik operasyonlar düzenlendiği, çok sayıda belediyeye kayyım atandığı ve belediye başkanlarının gözaltına alınıp tutuklandığı anlatılmıştı. Metinde belediyelerin bu müdahaleler yüzünden el değiştirdiği, partiler arasında geçişler ve istifalar yaşandığı da kaydedilmişti. Parti, bütün bunlara rağmen halkın iradesinin ve Kent Uzlaşısı'yla oluşturulan ortak hukukun savunulmaya devam edileceğini vurgulamıştı.

Şahan: Uzlaşının derdi herkesi aynılaştırmak değildi

Şahan, kararın bazı çevrelerce yanlış okunabileceğini düşünüyor. Açıklamasında "Bazıları bunu bir ayrılık diye okuyacak" diyen Şahan, Kent Uzlaşısı'nın ve Türkiye İttifakı'nın amacının hiçbir zaman herkesin birbirine benzemesi olmadığını savundu.

Şahan'ın anlatımına göre 31 Mart seçimlerinde taraflar, herkesin kendi sözü ve kimliğiyle kentin yönetiminde eşit söz sahibi olabileceği bir meclis düşüyle yola çıktı. Şahan, bu hayalin bedelinin birlikte ödendiğini söyledi; seçilmişlerin yerine kayyumların atandığını ve kendilerinin tutuklandığını ifade etti.

Barış vurgusu

Şahan, tüm baskılara karşın İstanbul seçmeninin iradesini ve ortak yönetme sorumluluğunu sahiplenen DEM Partili yol arkadaşlarının duruşunu onurlu bularak onları selamladı. Meclis sıralarında yan yana ya da ayrı otursalar da ortak geleceği sahiplenmeyi sürdüreceklerini söyledi: "Aynı sıralarda da otursak ayrı sıralarda da, farklılıklarımızla ortak bir geleceğe sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Şahan, İstanbul'da Türkiye İttifakı'yla açılan yolun barışa da çıkacağına inandığını dile getirdi. Bu çizginin meclislerden başlayıp mahallelere ve bütün ülkeye yayılmasını isteyen Şahan, açıklamasını "Bu ülke hepimizin. Geleceği de birlikte kuracağız" sözleriyle noktaladı.

Kaynaklaragos.com.tr, İlke TV, Cumhuriyet
Son güncelleme04.11.2026 15:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Edirne Cezaevi önünde 4 Kasım 2016 gözaltılarını "siyasi darbe" diye niteledi; Demirtaş, Yüksekdağ ve Kobani davası tutuklularının serbest bırakılmasını istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş'ın cezaevine girişinin 10. yıl dönümünde Edirne Cezaevi'ne giderek Demirtaş'ı ziyaret etti ve cezaevinin kapısında basın açıklaması yaptı. Hatimoğulları, 4 Kasım 2016'da Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve çok sayıda milletvekilinin gözaltına alınıp tutuklanmasını "siyasi darbe" olarak niteledi.

Üç cezaevinde üç açıklama

Hatimoğulları, günün programını da aktardı. Heyet önce Edirne'de Demirtaş'la görüştü. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ise Kandıra'da Figen Yüksekdağ'ı ziyaret edecek ve orada bir açıklama yapacak. Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ile meclis üyeleri de Sincan'daki cezaevinde Kobani davası tutuklularını ziyaret ederek açıklama yapacak. Hatimoğulları'na göre üç açıklamanın ortak teması, gözaltı ve tutukluluğun on yıldır kabul edilmemesi.

Edirne'deki görüşmeye Hatimoğulları'nın yanı sıra milletvekili Cengiz Çiçek ile Örgütleme Eş Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz katıldı. Hatimoğulları, görüşmeyi verimli bulduğunu söyledi. Demirtaş'ın süreçle ilgili görüş ve önerilerini paylaştığını, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"ne tutukluluk koşullarında da elinden gelen desteği vermeyi sürdüreceğini ilettiğini kaydetti.

AİHM kararı ve serbest bırakma çağrısı

Hatimoğulları, halk toplantılarında kendilerine en sık Demirtaş ile Yüksekdağ'ın ne zaman çıkacağının sorulduğunu anlattı. İkisi için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire kararları bulunduğunu, Türkiye'nin itirazlarının reddedildiğini ve aynı kararın yeniden çıktığını hatırlattı. Türkiye'nin sözleşmeye taraf bir ülke olarak bu kararları uygulamakla yükümlü olduğunu savunan Hatimoğulları, tutukluların her ek gününün iktidar açısından hukuka aykırılık anlamına geldiğini öne sürdü. Demirtaş ve Yüksekdağ'ın yanı sıra Sincan ve diğer cezaevlerindeki parti MYK üyelerinin ve bütün Kobani davası tutuklularının derhal serbest bırakılmasını istedi.

Kayyum ve muhalefet vurgusu

Hatimoğulları, 2016'dan sonra Van'da ve başka Kürt illerinde kayyum atandığını, uygulamanın daha sonra İstanbul'un Esenyurt ilçesine, üniversitelere ve şirketlere de yayıldığını söyledi. Seçilmişlerin gözaltına alınıp tutuklanması yönteminin sonradan bütün muhalefete uygulandığını savunan Hatimoğulları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve başka belediye başkanlarının cezaevinde tutulmasını buna örnek gösterdi. "Kayyum rejimini kabul etmiyoruz" diyen Hatimoğulları, barış ve demokratikleşme için çalışmanın süreceğini belirtti.

Yüksekdağ'ın yakın zamanda yapılan bir röportajına da değinen Hatimoğulları, onun "Direne direne kazanacağız" sözünü aktardı. Demirtaş'ın Kandıra ve Sincan'daki tutuklulara selam gönderdiğini de ekledi.

KaynaklarKurdistan24, Independent Türkçe
Son güncelleme04.11.2026 14:19
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu