1 saat önce

Şişli Belediyesi'nde CHP listesinden seçilen 31 meclis üyesi, Başkan Şahan'ın tutukluluğu ve kayyım atamasının ardından partiden ayrıldıklarını açıkladı.

Şişli Belediyesi'nde CHP listesinden seçilen 31 belediye meclis üyesi, partiden istifa ettiklerini duyurdu. Kendilerini Şişli halkının oylarıyla CHP listesinden seçilmiş ve bugüne dek parti grubunu oluşturmuş isimler olarak tanıtan üyeler, Şahan'ın tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ve belediyeye kayyım gelmesinin ardından ortak bir metinle kararlarını kamuoyuna bildirdi.

Üyelerin gerekçesi

Meclis üyeleri, şimdiye dek CHP grubunu oluşturduklarını hatırlatarak Şahan'ın tutukluluğunu ve kayyım atamasını halk iradesine yönelik açık bir müdahale olarak nitelendirdi. Metinde, mutlak butlan kararlarıyla parti üyelerinin iradesinin yok sayılmasının da bu müdahalenin devamı olduğu öne sürüldü. Üyeler, kayyımı ve butlanı aynı anlayışın farklı yansımaları olarak değerlendirdi. Şişli Belediyesi, Şahan'ın tutuklanmasının ardından kayyım yönetimine geçmişti.

Meşruiyet vurgusu

Üyeler, Şahan başta olmak üzere tutuklu belediye başkanlarının milletin verdiği yetkiyi bir emanet olarak taşıdığını belirtti. Şişli halkının oylarının da özenle korunması gereken bir emanet olduğunu söyleyen üyeler, halk iradesine dayanmayan bir yönetimin gölgesinde görev yapmalarının mümkün olmadığını ifade etti. Temsil yetkisini halk iradesini savunarak sürdüreceklerini bildiren üyeler, açıklamayı "Mazbatamız sorumluluğumuzdur" cümlesiyle bitirdi.

KaynaklarHaber 7, Manşet Haber, Sözcü Gazetesi, Cumhuriyet
Son güncelleme05.11.2026 00:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·3 saat önce

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Genel Kurul'da parti adına konuştu ve anlaşmaya destek vereceklerini açıkladı. Öztrak, tehdit tanımının belirsizliğinden Meclis yetkisine kadar bir dizi çekince dile getirdi.

CHP Grup Başkanı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, TBMM Genel Kurulu'nda Mekke Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi görüşülürken parti grubu adına söz aldı ve CHP'nin teklife olumlu oy vereceğini bildirdi. Öztrak, anlaşmanın bölge ülkelerinin güvenliği konusunda kendi sorumluluğunu üstlenmesi için bir fırsat sunduğunu söyledi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın 7 Ağustos 2026'da imzaladığı ortak savunma anlaşması, Genel Kurul'da görüşülüyor. CHP adına Öztrak'ın yanı sıra Yalova Milletvekili Tahsin Becan da kürsüye çıktı.

Dışarıdan güvenlik şemsiyesi eleştirisi

Öztrak, bölgedeki vekalet savaşlarının büyük acılara yol açtığını belirtti. Savaşların bedelinin yalnızca Orta Doğu ve Karadeniz'le sınırlı kalmadığını, tedarik zincirlerinin koptuğunu, emtia fiyatlarıyla enflasyonun kontrol edilemediğini ve göç ile sınır güvenliğinde yükün ağırlaştığını anlattı. Bölge dışından verilen güvenlik garantilerinin sorunları tek başına çözmediğinin görüldüğünü savundu.

CHP'li isim, ABD'nin güvenlik yükünü paylaşma söylemine geçtiğini hatırlatarak orta ölçekli güçlerin yan yana gelmesini zorunluluk olarak nitelendirdi. Öztrak şöyle dedi: "Bunu biz yapmazsak başkaları yapar." Anlaşmanın Türkiye'ye NATO dışında, merkezinde kendisinin bulunduğu yeni bir bölgesel güvenlik yapısı kurma imkanı verdiğini ekledi.

Öztrak, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın anlaşmaya katılmaya hazır olduklarını söylemesine ve Suriye Dışişleri Bakanı'nın katılımı değerlendirdiğini açıklamasına dikkat çekti. Anlaşmanın savunma ve caydırıcılıkla sınırlı kalması ile İran'la güvenlik diplomasisinin sürmesinin, yeni bir Şii-Sünni çatışmasını önleyeceğini söyledi.

CHP'nin çekinceleri

Öztrak, ağustosta imzalanan anlaşmanın kasımda görüşülebilmesini önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. İlk maddedeki egemenlik, sınır ve toprak bütünlüğünün tehdit edilmesi durumuna yönelik ifadenin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Tehdidin neyi kapsadığı ile hangi durumda bir ülkenin tehlikede sayılacağının belirsiz olduğunu belirtti.

CHP'li isim, ikinci maddede saldırıya uğrayan tarafa "derhal" yardım öngörülmesine rağmen desteğin kapsamının ihtiyacın objektif değerlendirilmesinden sonra belirleneceğinin yazıldığını anımsattı. Asıl belirleyici olması gerekenin bu ifade olduğunu söyledi. Türk askerinin yurt dışına gönderilmesi yetkisinin Anayasa'ya göre TBMM'de olduğunu vurgulayan Öztrak, Anayasa'nın 92. maddesindeki istisnanın Meclis'i devre dışı bırakmak için kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Öztrak, anlaşmadaki terörizmle mücadele ifadesinin kapsamı çok geniş bıraktığını da dile getirdi. Suudi Arabistan'ın Husileri terör örgütü saydığını, Türkiye ile Pakistan'ın ise aynı değerlendirmeyi yapmadığını örnek gösterdi. Suudi Arabistan'ın Yemen ve Körfez kaygıları ile Pakistan'ın Hindistan ilişkilerinin uygulamayı etkilememesi gerektiğini söyledi.

Savunma sanayii ve CHP'nin eski önerisi

CHP Grup Başkanı, anlaşmanın savunma sanayii ve bağlı sektörlerde üretime katkı sağlayacağını belirtti. Yerli kritik teknolojilerin korunması ile ortak üretim arasındaki dengenin gözetilmesini istedi. Geçen ay imzalanan Bedir Mutabakatı'nın Türk savunma sanayiine katkı sunacağını düşündüklerini de kaydetti.

Öztrak, hükümetin bölgenin sorunlarını dış güçlere bırakmayan bir çizgiye gelmesini önemli buldu. CHP'nin 2018 seçimlerinden beri Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı önerisini dile getirdiğini hatırlattı. Partinin 2020 Kurultay Beyannamesi'nde Türkiye, İran, Irak ve Suriye liderlerinin aynı masaya oturması çağrısı yaptığını anlattı.

Kaynaklarİlke TV, Evrensel.net, Toplumsal Haber, birgun.net ve +1 kaynak
Son güncelleme04.11.2026 22:06
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu