Büyük Haber·1 saat önce

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, CNN Türk'te seçim için 16 Nisan 2028'i önerdiğini yineledi; 360 oy eşiğinde AK Parti, MHP ve CHP'nin açıklamalarıyla 371 hesabı yaptı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 2 Kasım'da CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge programına konuk oldu ve seçim takvimine dair somut bir tarih telaffuz etti. Uçum, seçimin 16 Nisan 2028'de yapılmasını önerdiğini yineledi; kararı verecek olanın Meclis olduğunu vurguladı.

Önerdiği tarihin gerekçesi, 2017'de halk oylamasıyla Başkanlık Sistemi'ne geçilmesinin yıl dönümüne denk gelmesi. Uçum, sistemin uygulamasının 2018 seçimleriyle başladığını hatırlattı ve Meclis bu tarihte seçim kararı alırsa bunun sembolik bir değer taşıyacağını söyledi. Daha önce "Mart ya da Nisan" demesinin takvimin netleştiği anlamına gelmediğini belirten Uçum, kendisinin belirli bir gün önerdiğini ifade etti.

Erdoğan'ın adaylığı ve 7 Mayıs sınırı

Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir kez daha aday olmasının Türkiye'nin yararına olduğunu savunduğunu, bunu Ekim 2024'ten bu yana dile getirdiğini söyledi. Anayasa'ya göre ikinci dönemindeki bir Cumhurbaşkanı, Meclis seçimlerin yenilenmesine karar verirse son kez aday olabiliyor. Uçum, bu imkanın doğması için seçimin olağan tarih olan 7 Mayıs 2028'den önce yapılması gerektiğini söyledi; nihai kararı Erdoğan'ın vereceğini de ekledi.

Başdanışman, bunun "erken seçim" değil "öne çekilmiş seçim" olduğunu savundu. Erken seçimin, parlamenter sistemdeki koalisyon bozulmaları gibi krizleri çözmek için başvurulan bir yol olduğunu anlatan Uçum, burada amacın Cumhurbaşkanı'na aday olma imkanı sağlamak olduğunu söyledi. Örnek olarak 2023'ü gösterdi: seçim olağan tarih olan 18 Haziran yerine 14 Mayıs'ta yapıldı, yani yaklaşık beş hafta öne çekildi, ve kimse buna erken seçim demedi.

360 oy eşiği ve parti tutumları

Seçimin yenilenmesi için Meclis'te 360 oy gerekiyor. Uçum, 592 sandalyeli Meclis'te AK Parti, MHP ve CHP'nin son açıklamalarıyla bu sayının 371'e çıktığını söyledi. Karar gündeme gelirse 500 civarında milletvekilinin destek verebileceğini öngördü. Meclis kararı aldıktan sonra seçimin, kararı izleyen 60. günden sonraki ilk pazar günü yapılabildiğini de hatırlattı.

Uçum, partilerin önceki sözlerine de değindi. Bahçeli'nin, 16 Nisan 2028 önerisi sorulduğunda Uçum'un söyledikleriyle seçimin zamanında yapılması arasında "saat farkı bile yoktur" dediğini aktardı. Kılıçdaroğlu'nun seçim talebine hayır diyemeyeceklerini belirttiğini, Özgür Özel'in de daha önce Erdoğan'ın aday olmasını isteyip onunla sandıkta yarışacaklarını söylediğini hatırlattı. DEM Parti'nin ise seçimlerin mutlaka zamanında yapılması yönünde bir irade ortaya koymadığını belirtti.

"Kişisel öneri" vurgusu

Açıklamalarının hangi sıfatla yapıldığı da programda konuşuldu. Uçum, konuşmalarını Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ya da Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili olarak yaptığını, bunların kişisel görüş olup olmadığını değerlendirmenin dinleyicilere ait olduğunu söyledi. 16 Nisan önerisinin kendi kişisel önerisi olduğunu, kişisel bir ajandası bulunmadığını ve Meclis'in yerine karar verdiği izleniminin doğmaması gerektiğini ifade etti. Bu Meclis'in yeni anayasa yapacağına inandığını da sözlerine ekledi.

KaynaklarN Gazete, Şok Gazetesi, Haber Sunum, Haber 7 ve +4 kaynak
Son güncelleme03.11.2026 01:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

Yazar Burhan Kurtulmuş, baro seçimlerindeki başarıyı ABD karşıtı gruplarla ilişkilendirdi; bu kesimlerin hiçbir muhalefet partisinde yer bulamadığını, Erdoğan'ın ise kapıyı aralayabileceğini öne sürdü.

Bursa Saati gazetesinde yazan Burhan Kurtulmuş, baro seçimlerinde öne çıkan grupları ele aldığı köşe yazısında, kendi ifadesiyle ABD karşıtı ve milli karakterli kesimlerin yerel düzeydeki başarılarının bu grupların varlığını gösterdiğini savundu. Kurtulmuş'a göre baro seçimlerinin ardından benzer etkiler başka alanlarda da görülecek.

Yazar, Türkiye'de sandık kültürünün yerleştiğini, kesintilere rağmen seçimlerin er ya da geç hep yapıldığını belirterek söze girdi. Özgür Özel'in partisinin ısrarla erken seçim istediğini hatırlatan Kurtulmuş, muhalefetin bu talepte haklı olduğunu, hiçbir siyasi grubun kaybedeceğini düşünerek sandığa gitmediğini yazdı. Hesaplar net görünse bile sonucun sandıktan çıkana kadar belli olmayacağını da ekledi.

Meclis dışında kalan gruplar

Kurtulmuş, 1990'lardan bu yana ABD karşıtı mücadele çevresinde kümelenen milli karakterli grupların oluştuğunu, ancak bu iklimi yaratan liderliğin açık biçimde başarısız olduğunu savundu. Yazara göre son seçimlerle Meclis'te temsil edilen parti sayısı arttı ve üye sayısı yüz bini bulmayan partiler bile kürsüye çıkabilir hale geldi. Buna karşın ABD ve AB karşıtı duruşuyla tanınan gruplar Meclis'in dışında kaldı.

Kurtulmuş bu kesimlerin örgütsüz olduğunu, temel siyasette hiçbir partide buluşamadığını, milletvekillerinin, partilerinin ve liderlerinin bulunmadığını yazdı. Buna rağmen baro seçimlerinin yanı sıra ticaret ve sanayi odalarının seçimlerinde de etkili olduklarını öne sürdü.

Muhalefet partilerindeki konumları

Yazara göre bu gruplar, güçlerini kaybetmemek için muhalefet partilerindeki mevcut yöneticilere tahammül ediyor. Baro seçimi gibi alanlara odaklandıklarında ise başarı kazanabildikleri görüldü. Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu'nun son bir yılda kaleme aldığı bazı makalelerdeki uluslararası konumlanışın da bu gruplarla zaman zaman paralellik gösterdiğini kaydetti.

Yazı, grupların Özel'in, Dervişoğlu'nun ve Özdağ'ın partilerinde yer bulacaklarına inanmadığını anlatıyor. Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinin gelecekte bunu başarıp başaramayacağına bugün ihtimal veren çıkmadığını yazdı.

Erdoğan'ın açtığı kapı

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'nin Türkiye'ye yönelik tavrını sertleştirdiği bir dönemde bu grupların öne çıkan isimlerini partisine davet ederek siyasette yeni bir kapı açtığını öne sürdü. Yazara göre bu isimlerden bazıları milletvekili oldu, bazıları devletin farklı kademelerinde görev aldı.

Meslekleri üzerinden örgütlenen gençlerin ise hayallerini ve milli çıkarları iktidarın içinde görebildiğini savunan Kurtulmuş, yazısını Erdoğan'ın bu kapıyı biraz daha açıp açmayacağı sorusuyla bitirdi.

KaynakBursa Saati Gazetesi
Son güncelleme02.11.2026 13:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu