1 saat önce

Vestel, KAP'a yaptığı açıklamayla TOGG'daki hissesinin tamamını peşin bedelle Türkiye Varlık Fonu'na satmak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Gelirin en az yüzde 90'ı banka borçlarına gidecek.

Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'ndaki (TOGG) tüm hissesini Türkiye Varlık Fonu'na (TVF) devretmek üzere anlaşmaya vardı. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamaya göre devredilecek paylar TOGG sermayesinin yüzde 23'ünü oluşturuyor ve nominal değerleri 1 milyar 665 milyon 550 bin 520 lira. Pay devir bedeli 184 milyon euro olarak belirlendi ve peşin ödenecek. Bu tutar, Vestel'in şirketteki ortaklığına son verecek işlemin karşılığı olarak kayda geçti.

Anlaşmanın tarihi ve işlemin koşulları

Yönetim kurulu kararı ile sözleşmenin imza tarihi 2 Kasım 2026 olarak açıklandı. Satış tamamlandığında Vestel'in TOGG'da hissesi kalmayacak. Bedelin tamamı, işlemin kapanış tarihinde peşin tahsil edilecek; taksit ya da erteleme öngörülmüyor. İşlemden doğacak kâr ya da zararın tutarı da kapanış tarihinde netleşecek; Vestel şimdilik bu tutarı açıklamadı. Satış, gerekli yasal onayların alınması ve düzenleyici yükümlülüklerin tamamlanmasının ardından resmen kapanacak; o tarihe kadar işlem tamamlanmış sayılmayacak.

Gelirin kullanımı

Vestel, satıştan elde edeceği kaynağın en az yüzde 90'ını tahsilattan itibaren 30 gün içinde vadesi gelmiş nakdi banka kredisi borçlarının kapatılmasında kullanacağını bildirdi. Vestel yönetimi, bu adımın bilançodaki borçluluk oranını düşürmesini ve mali yapıyı güçlendirerek faaliyetlere olumlu yansımasını bekliyor.

Ayrılma hakkı doğmayacak

Açıklamada, işlemin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri uyarınca "önemli nitelikte işlem" sayıldığı belirtildi. Buna karşın payların ilişkisiz bir tarafa, yani TVF'ye devredilmesi ve elde edilecek kaynağın en az yüzde 90'ının 30 gün içinde banka borçlarına yönlendirilecek olması nedeniyle mevzuat gereği küçük ortaklar için ayrılma hakkının doğmayacağı ifade edildi.

KaynakYatırımX
Son güncelleme03.11.2026 08:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Berlin'deki yuvarlak masada Almanya ve AB'den savunma, ticaret ve Gümrük Birliği alanında stratejik işbirliği bekledi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay başkanlığındaki TBMM heyeti, Berlin'de Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) Berlin temsilciliği ile Alman Yakın ve Orta Doğu Derneği'nin (NUMOV) düzenlediği "Türkiye-Almanya İlişkilerinde Ortak Bir Dış Politika Gündeminin Güçlendirilmesi: Parlamenter Diplomasinin Rolü" başlıklı yuvarlak masa toplantısına katıldı. Heyette AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, Yeni Parti Düzce Milletvekili Talih Özcan, DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp ve MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir de yer aldı.

Küresel düzen ve Gazze

Toplantıda konuşan Oktay, uluslararası düzenin derin ve hızlı bir dönüşümden geçtiğini, küresel güç merkezlerinin kaydığını söyledi. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan çok taraflı kurumların yetersizliklerinin her gün daha fazla görüldüğünü belirten Oktay, kaba kuvvetin uluslararası hukuku ve diplomatik normları giderek daha fazla çiğnediğini, yapay zekanın ve yeni teknolojilerin bu belirsizliği hızlandırdığını ifade etti. Gazze'deki insani trajediyi küresel ahlaki çöküşün en somut kanıtı olarak niteleyen Oktay, uluslararası hukukun mağdurun ya da failin kimliğine göre uygulandığı an inandırıcılığını yitireceğini savundu.

Rusya-Ukrayna, Orta Koridor ve Zengezur

Türk dış politikasının barış, güvenlik ve istikrarı amaçlayan bir yaklaşıma dayandığını söyleyen Oktay, dış müdahaleler yerine "bölgesel sahiplenme" ilkesine inandıklarını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşına değinerek Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi rejimini koruduğunu, Ukrayna'nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklediğini vurguladı; İstanbul Süreci, Tahıl Koridoru ve esir takaslarını Türkiye'ye duyulan güvenin göstergesi olarak andı.

Oktay, Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor yatırımlarına ve Çerkezköy-Kapıkule Demiryolu Projesi'ne önem verdiklerini söyledi. Zengezur Koridoru'nun açılması ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış için yoğun diplomasi yürüttüklerini, Gürcistan ve İran gibi ülkelerin dışlanmayacağı bir model için çalıştıklarını anlattı.

Orta Doğu ve İsrail eleştirisi

Oktay, ABD seçimleri sonrasında bölgedeki dinamiklerin değiştiğini belirterek İsrail-İran ekseninde çatışma riskine dikkat çekti. Bölgedeki istikrarsızlığın en çok Netanyahu hükümetinin politikalarına alan açtığını savunan Oktay, Türkiye'nin Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve tüm aktörlerin diyalog masasına dönmesi için her iki tarafla da görüşebilen nadir ülkelerden biri olarak çaba gösterdiğini söyledi.

Almanya ve AB'ye çağrı

Oktay, NATO müttefikleri olarak Avrupa'nın güvenliğinde ortak sorumluluk paylaşıldığını, Türkiye'nin askeri yeteneklerinin ve savunma sanayisinin ortak üretim, hava ve füze savunması ile insansız sistemler alanlarında Almanya için fırsat sunduğunu söyledi. Almanya'nın Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak ekonomik politikanın da bu stratejik netliği yansıtması gerektiğini ifade etti. Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin yapısal dengesizlikleri gidereceğini, "Made in Europe" gibi girişimlerin Türk üreticileri değer zincirinin asli ortağı olarak kucaklaması gerektiğini belirtti.

Savunma ve güvenlikte yakın işbirliği aranırken ekonomik entegrasyon ve tam üyelikte çifte standart uygulanmasının mantıklı olmadığını söyleyen Oktay, "Avrupa, Türkiye'yi bir tampon bölge olarak değil hayati, stratejik bir Avrupa ortağı olarak görmelidir" dedi. Parlamenter diplomasinin rolünü de vurgulayan Oktay, meclislerin ve dışişleri komisyonlarının bürokratik engelleri aşarak yanlış algıları gidermede sorumluluk taşıdığını kaydetti.

KaynakTBMM
Son güncelleme03.11.2026 06:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu