Mansur Yavaş, Cumhuriyet'in 103. yılında Zafer Meydanı'ndan İkinci Meclis'e yapılan yürüyüş öncesinde konuştu; sandıktaki yetkinin millet emaneti olduğunu, kendisi için önemli olanın makam değil milletin güveni olduğunu söyledi.
Ankara'nın belediye başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için düzenlenen fener alayından önce yaptığı konuşmada siyasi duruşunu millete verilen söz üzerinden tarif etti. Yavaş, makamların geçici olduğunu, kendisi için belirleyici olanın ise milletin güveni bulunduğunu söyledi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin 29 Ekim kutlamaları kapsamındaki yürüyüş, Zafer Meydanı'ndan İkinci Meclis binasına uzandı. Yavaş'ın yanı sıra ilçe belediye başkanları ile milletvekilleri de kortejdeydi. Etkinlik bando ve seymen gösterileriyle başladı, ardından kortej fenerlerle İkinci Meclis'e doğru yola çıktı.
Kapadokya'daki göçük için taziye
Yavaş konuşmasına, Kapadokya'dan gelen bir kötü haberle başladı. Bölgede bir mağaranın çöktüğünü, göçükte iki vatandaşın hayatını kaybettiğini ve yaralıların bulunduğunu aktaran Yavaş, ölenlere Allah'tan rahmet diledi.
103 yıl önceki dönüm noktası
Cumhuriyet'in ilan edildiği günü hatırlatan Yavaş, Ankara'da nereye bakılsa kuruluş yıllarının izlerinin görüldüğünü söyledi. Ona göre 103 yıl önce bu şehirde yalnızca devletin yönetim biçimi değişmedi, bir milletin kaderi de değişti. Yüzyıllara yayılan büyük bir mücadelenin ardından Türk milleti geleceğinin sahibi olduğunu gösterdi ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bütün dünyaya duyuruldu.
Cumhuriyet bir yönetim biçiminden fazlası
Yavaş, Cumhuriyet'i esareti kabul etmeyenlerin, bağımsızlığı karakter edinenlerin ve vatan söz konusu olduğunda fedakârlıktan kaçınmayanların eseri olarak tanımladı. Yoksul Anadolu köylerinden cepheye koşan Mehmetçiği, evladını uğurlayan anaları, cepheye mühimmat taşıyan kadınları ve yokluk içinde geleceği kuranları bu ortak zaferin sahipleri arasında andı. Cumhuriyet'i 29 Ekim 1923'te ilan edilmiş bir yönetim biçimine indirgemeyen Yavaş, bunu bir milletin geleceğini kendi topraklarında, bayrağının altında kendi iradesiyle belirlemesi olarak anlattı.
Sandıktaki yetki ve verilen söz
Konuşmanın siyasi bölümünde Yavaş, seçme ve seçilme hakkını Cumhuriyet'in kazandırdığı en büyük değerler arasında gösterdi. Sandıkta verilen yetkinin "kişisel bir mülk değil, milletin emanetidir" olduğunu söyleyen Yavaş, demokrasiyi millet iradesine saygı, siyaseti ise verilen söze bağlılık diye tanımladı.
Kendisinden üçüncü kişi olarak söz eden Yavaş, durumunun net olduğunu belirterek "makamlar geçici, ilkeler kalıcıdır" dedi. Millete verdikleri söze sadık kalmayı sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.
Yavaş konuşmasını izlenecek yolu tarif ederek tamamladı: Bu yol Mustafa Kemal Atatürk'ün yolu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete bırakıldığı yol, adalete, liyakate, eşitliğe ve millet iradesine dayanan yol.