1 saat önce

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Orhan Yegin, DEM Parti'li vekillerin bölgesel kalkınma ve savunma ihracatı eleştirilerine karşılık verdi; YENİ Parti'li Arpacı'nın ekonomi değerlendirmesine de yanıt verdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesi görüşülürken bölgesel kalkınma, savunma sanayisi ihracatı ve teşvikler üzerinden siyasi bir tartışma yaşandı. Söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın'ın eleştirilerine tepki gösterdi. Yegin konuşmasını DEM Parti'ye seslenerek bitirdi: "Bu milletin birliğine, beraberliğine zehir kusmayın."

Bölgesel farklar tartışması

Yegin, DEM Parti'li vekillerin kalkınma farklarına ilişkin sözlerini, Türkiye'nin bir bölgesinin kasıtlı olarak mahrum bırakıldığı iddiası olarak yorumladı. Konuşmalardan birinde İstanbul'da kişi başına üretimin Van, Ağrı ve Urfa'nın yaklaşık dört katı olduğunun söylendiğini, bu farkın yatırım ve istihdam eksikliğiyle açıklandığını aktardı. Yegin buna karşı, bakanlığın altıncı bölge teşviklerinden en çok yararlanan illerin başında Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van'ın geldiğini söyledi.

DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan ile Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Yegin'e değerlendirmelerin bakanlığın kendi raporlarında yer aldığını belirtti.

Savunma sanayisi ihracatı eleştirisi

Yegin, Bartın'ın savunma ve havacılık ihracatının 2025'te hizmet ihracatı dahil 10 milyar doları aştığını hatırlatıp bunun milli gurur propagandasına dönüştürüldüğünü söylediğini aktardı. Bartın'ın ayrıca Türk yapımı bazı unsurların kullanıldığı saldırılarda sivillerin öldüğüne dair bir İnsan Hakları İzleme Örgütü raporunu gündeme getirdiğini belirtti. Yegin, bu konuşmanın Türkiye'yi başka coğrafyalardaki çatışmaların kayıplarından uluslararası hukukta sorumlu tutmaya çalıştığını savundu ve DEM Parti'nin kendi grubundan bazı isimlerin bu konuşmadan rahatsızlık duyduğunu bildiğini söyledi.

Teşvik ve borç yapılandırması eleştirisi

Yegin, muhalefetin bütçe görüşmelerindeki tutumunu da eleştirdi. Bazı milletvekillerinin geçmişte yatırım teşviklerini, gümrük ve KDV istisnalarını sermayeye rant sağlamak olarak nitelediğini, bugün ise sanayiciye daha fazla teşvik verilmesini istediğini öne sürdü. Faiz desteği, istihdam desteği ve imalat sanayisinde kurumlar vergisi indiriminin de beğenilmediğini söyleyen Yegin, bunun nedeninin görüşülen bütçenin sanayicinin bütçesi olması olduğunu ileri sürdü.

Tekstil sektörüne değinen Yegin, geçen yıl üretimin Mısır'a kaydığı yönünde eleştiriler yapıldığını, bugün ise Mısır'a giden işletmelerin geri dönmek istediğini söyleyen muhalefet vekillerinin bulunduğunu belirtti. Geri dönmek isteyen ya da yeni gelen, istihdam ve ihracat yapmak isteyen herkesin önünü açmayı görev saydıklarını ifade etti.

YENİ Parti'li Arpacı'ya ihracat yanıtı

Yegin, YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı'nın Türkiye ekonomisinin kafe ve hizmet sektöründen ibaret olduğu yönündeki eleştirisine de karşılık verdi. Türkiye'de 4 milyonun üzerinde işletme bulunduğunu, bunların 180 bininin ihracat yaptığını ve yaklaşık 80 binin her yıl ihracatı sürdürdüğünü söyledi. Hizmet ihracatının eklenmesiyle toplam ihracatın 450 milyar dolara yaklaştığını belirten Yegin, gençlerin Avrupa'ya değil "TEKNOFEST'lere koşuyor" olduğunu savundu.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat ise gençlerin Avrupa'ya gittiğini ve üniversite mezunu gençlerin kafelerde çalıştığını öne sürerek Yegin'e yanıt verdi.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme02.11.2026 21:21
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
8 saat önce

Yurtsever'de yayımlanan köşe yazısı, Erdoğan'ın benimsediği Rabia işaretinin kökenini ve AK Parti'nin 24 yıllık iktidar pratiğini ele aldı. Yazara göre işaret, gündemi değiştirme işlevi gördü.

Yurtsever'de yayımlanan bir köşe yazısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi simge dağarcığına eklediği Rabia işaretini ve AK Parti'nin yirmi dört yıllık iktidar pratiğini değerlendirdi. Yazar, siyasetin yalnızca söylemler ve politikalarla değil, simgelerle de yürütüldüğünü savundu.

Siyasi akımların el işaretleri

Yazar, parti logolarından kıyafet tercihlerine, hatta bıyık biçimine kadar pek çok unsurun siyasal kimliği ele verebildiğini söyledi. Yazıda farklı siyasi gelenekleri temsil eden işaretler sıralandı. Yazara göre sol gelenekte yumruk belirleyici bir simge; komünistler emeğin simgesi saydıkları eli yumruk halinde havaya kaldırıyor; bu duruş kararlılık ve güç anlamı taşıyor. Zafer anlamına gelen "V" işareti Türkiye'de daha çok Kürt siyasetinin taraftarlarınca kullanılıyor. Milliyetçi hareketin simgesi ise bozkurt işareti. Necmettin Erbakan'ın başparmağını kaldıran selamı ile Turgut Özal'ın başının üstünde kenetlediği elleri de liderlerin kişisel imzaları olarak anıldı.

Rabia işaretinin kökeni

Yazar, Erdoğan'ın bu repertuvara Rabia işaretini kattığını belirtti. İşaret, başparmağın içeri katlanıp dört parmağın açık tutulmasıyla yapılıyor. Yazıya göre simge Mısır kaynaklı: Sisi yönetimini protesto eden Müslüman Kardeşler mensupları, Kahire'de Rabia Meydanı'nda bu işareti kullandı. Yazar, AK Parti'nin işareti buradan alıp önce İslamcı siyasetin gereği olarak kullandığını, ardından Türkiye'nin iç siyasi diline uyarlayıp "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" sloganıyla birlikte simgeleştirdiğini öne sürdü. Bu doğrultuda 2017'de parti tüzüğünün dördüncü maddesinin de değiştirildiğini ekledi.

Yazara göre iktidar pratiği

Yazar, partinin iktidara gelirken yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadeleyi temel vaat olarak sunduğunu hatırlattı. Aradan geçen sürede ise bu vaatlerin tersi bir tablo oluştuğunu öne sürdü. Yazıda, parti içinden onlarca yolsuzluk vakasının ortaya çıktığı, buna karşın gündemin her sıkıştığında başka alanlara çekildiği iddia edildi. Yazar örnek olarak türban meselesini ve Ayasofya'nın camiye çevrilmesini gösterdi; Rabia işaretinin de benzer biçimde düzeni örtme işlevi gördüğünü savundu.

Yazar ayrıca fon yolsuzluklarına ve yasaklara dikkat çekti. Gerçekleri açığa çıkaran gazetecilerin tutuklandığını, televizyon kanallarının karartıldığını öne sürdü. Enflasyonun emekçileri ezdiğini, yoksulluk ve işsizliğin arttığını da ekledi. Yazı, yirmi dört yıllık iktidarın sorgulanması gerektiği çağrısıyla sürdü; yazar bunu ülkenin bugün içinde bulunduğu durumun zorunlu kıldığını savundu.

KaynakYurtsever
Son güncelleme02.11.2026 14:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu