Cevher İlhan, iktidarın muhalefeti yargı ve transferlerle dağıtmaya çalıştığını savundu; muhalefet partilerini birbirlerine yüklenmek yerine ortak adayda uzlaşmaya çağırdı.
Yeni Asya yazarı Cevher İlhan, 5 Kasım tarihli köşe yazısında muhalefetin ortak aday ve birleşik bir demokratik cephe etrafında bir araya gelmesi gerektiğini savundu. İlhan'a göre iktidar, hem yargıyı hem de siyasi transferleri kullanarak muhalefeti dağıtmaya çalışıyor.
Yargı ve fon krizi üzerinden eleştiri
İlhan, Türkiye'de kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığını, yargıya güvenin sıfırlandığını ve Meclis'in etkisizleştirildiğini öne sürdü. Yazara göre "fon vurgunu" sonrasında iktidar çevresindeki dosyalar soruşturulmazken, muhalefet isimleri gözaltı ve tutuklamalarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. İlhan, bu süreçte gizli tanık ifadelerinin ve çocuklar üzerinden baskı kurulan itirafçıların kullanıldığını iddia etti. Yazar, kamuya çok küçük bir zarar verildiği iddiasıyla evlerin sabaha karşı basıldığını, kişilerin günlerce gözaltında tutulup aylarca tutuklu kaldığını ve yargılama bitmeden suçlu ilan edildiğini ileri sürdü; buna karşılık fon soruşturmasıyla gündeme gelen isimlerin serbestçe dolaştığını savundu.
Seçim takvimi ve anayasa tartışması
Yazar, Cumhurbaşkanı'nın yeniden aday olabilmesi için Anayasa'nın 101. maddesindeki iki dönem sınırının aşılmasına yönelik bir plan yapıldığını ileri sürdü. İlhan'a göre bu amaçla seçimin 7 Mayıs 2028 tarihine denk gelen zamandan birkaç hafta öne çekilerek "Nisan'da seçim" fikri gündeme getirildi; yazar bunu erken seçim değil, bir takvim manevrası olarak niteledi.
İlhan, milletvekillerinin "ya iktidar partisine geçersin ya içeri girersin" baskısıyla transfer edildiğini, belediye başkanlarına da benzer bir yolun dayatıldığını öne sürdü. Yazara göre bu transferlere rağmen seçimi öne almak için gereken çoğunluk sağlanamadı.
Muhalefeti bölme iddiası
Yazar, enflasyondan faize, tarımdan eğitime, sağlıktan sanayiye ve dış politikaya kadar pek çok alanda başarısızlık yaşadığını söylediği iktidarın, sandıktan çıkma umudu kalmadığı için muhalefeti dağıtmaya yöneldiğini savundu. İlhan, muhalefet partilerinin arasına fitne sokulduğunu, bunun "siyasi mühendislik" olduğunu ve amacın millet iradesini tasfiye etmek olduğunu öne sürdü. Yazara göre yandaş medyanın da desteğiyle halkta "ne yapsak bunlar gitmez" algısı yaratılıyor; hedef, seçmeni umutsuzluğa sürükleyip sandığa gitmemesini sağlamak.
Muhalefete çağrı
Yazısının son bölümünde İlhan, muhalefetin birbirine karşı incitici bir dil kullanmaması gerektiğini söyledi. Yazara göre muhalefet partileri demokrasi, hukuk ve temel haklar gibi ortak değerler üzerinde iş birliği yapmalı, birleşik bir demokratik muhalefet oluşturmalı ve ortak aday üzerinde uzlaşmalı. İlhan, tek adam rejimi olarak nitelediği yönetime karşı çözümün bu olduğunu savundu.
