Yazar, Avrupa'daki siyasi ve ekonomik krizleri, Ukrayna savaşının geldiği noktayı ve Türkiye'nin diplomatik rolünü ABD ara seçimleri etrafında değerlendirdi.
Yeni Şafak'ta yayımlanan bir köşe yazısına göre Avrupa, protestolardan seçimlere, siyasi ve ekonomik krizlerden savaşa uzanan geniş bir istikrarsızlık içinde. Yazar, Fransa, Almanya ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu on beşe yakın Avrupa ülkesini ve Ukrayna'yı sayarak bu tablonun yeni olmadığını, süreceğini ve artarak devam edeceğini savundu.
ABD ara seçimine bakış
Yazara göre dış politikanın bugünkü ilk gündemi ABD ara seçimleri. Yazar, Trump Kongre'nin bir ya da iki kanadını kaybetse de iki yıl sonra Demokratlar iktidara dönse de krizin süreceğini, bu durumdan kurtuluş bulunmadığını ileri sürdü. Avrupalı yöneticilerin son iki yıldır tavırlarını Trump'ın kaybedeceği hesabına göre belirlediğini, seçimde yaralanması halinde ellerinin rahatlayacağını ve 2028'de gelecek yeni başkanın kendilerini kurtaracağını düşündüklerini yazdı.
Ukrayna ve Rusya kanalı
Yazar, ABD'nin Avrupa'yı terk etmesini ölümcül bir darbe olarak niteledi ve Ukrayna savaşının geldiği noktanın Avrupa'nın yalnızca askerî yenilgisine değil, kıtasal bir çöküşe işaret ettiğini savundu. Kremlin'in Dış Politika Danışmanı Yuri Ushakov'un geçen pazar günü "Zelenski ararsa Putin telefonu açar" dediğini hatırlatan yazar, bu sözün Finlandiya Cumhurbaşkanı ile Norveç Başbakanı'nın 27 Ekim'de Putin'le yaptığı görüşmenin ardından geldiğini ve büyük sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Yazara göre Paris ve Berlin dahil Avrupa'nın çekirdek başkentleri bu girişime tepki göstermedi.
Yazı, Trump yönetiminin Putin'le ilişkileri toparlamaya çalıştığını, bazı yaptırımları kaldırdığını, Rusya'nın Amerikan enerji şirketlerine kapı açtığını ve Avrupa'nın bu süreçte dışarıda kaldığını öne sürdü. Avrupa'nın savaş anlatısının çöktüğünü, çıkış planlarının bulunmadığını yazan yazar, Rusya-ABD-Ukrayna masasının artık başka yerde kurulduğunu savundu.
Türkiye'nin rolü
Yazara göre Türkiye bu masaya zaman zaman oturuyor. Yazar bunun örnekleri olarak Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bir hafta içinde ikinci kez aramasını, Zelenski'nin Türkiye ziyaretini ve 23 Ekim'de yapılan Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan ile Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'nın katıldığı toplantıyı gösterdi.
Yazar, ABD ve 17 Avrupa ülkesinde vatandaşlara yiyecek stoklama gibi uyarıların yapılmasını ve "kıyamet uyarıları"nın dergi kapaklarına taşınmasını küresel kriz korkusuyla açıkladı. Şubat'ta beşinci yılına girecek savaşın Avrupa açısından belirleyici bir noktaya yaklaştığını, iki hafta sonra Çin'de Xi Jinping, Putin ve Trump'ın bir araya gelmesi halinde tablonun değişebileceğini yazdı.