1 saat önce

Yazar, İstanbul'daki bir toplantıda İslamcı kanaat önderlerinin fon krizinden duyduğu rahatsızlığı aktardı; Erdoğan'ın bazı hareketlere verdiği yanıtı hatırlattı.

Yeni Şafak'taki bir köşe yazısında fon krizi, toplumun tamamını etkileyen bir afete benzetildi. Yazar, krizin yalnızca doğrudan sorumluları değil herkesi vurduğunu savundu ve muhafazakâr kesimin bu konuda iktidardan daha güçlü adımlar beklediğini yazdı.

Muhafazakâr kesimde ağır hesap beklentisi

Yazara göre krizde payı olan muhafazakâr çevreden isimler, bu kesimin tepkisini diğerlerinden çok daha fazla çekiyor. Yazar, CHP belediyelerindeki yolsuzlukların ya da Mustafa Sarıgül'ün dosyalarının Müslüman kesimde şaşkınlık yaratmadığını, İslami kesimden gelenlerin yolsuzluklarının ise şok etkisi doğurduğunu öne sürdü. Bu nedenle bu kesimde, soruşturmada adı geçenlerden daha sert bir hesap sorulması beklentisi bulunduğunu yazdı.

Yazı, Cumhurbaşkanı'na tuzak kurulduğu düşüncesinin de bulunduğunu, ancak atılan adımlar beklentinin altında kaldıkça bu anlatının etkisini yitirdiğini ileri sürdü. Yazara göre Erdoğan'ın attığı adımlar bu yüzden büyük bir dikkatle izleniyor.

İstanbul'daki toplantıda dile getirilen rahatsızlık

Yazar, geçen hafta sonu İstanbul'da, kendilerini İslamcı olarak niteleyen yayıncı, dernek ve eğitim çevrelerinin önde gelen isimlerinin aylık olağan toplantısına katıldığını anlattı. Bu ayın gündeminin yine fon meselesi olduğunu, hemen herkesin ciddi rahatsızlık duyduğunu yazdı. Katılımcılar, iktidarın bu işte sorumluluğu bulunduğunu, ancak temizlenerek örnek olma fırsatının da elinde olduğunu söylemiş. Cumhurbaşkanı'nı daha etkili adımlar atmaya çağıran katılımcıların, şimdiye kadar yapılanları yeterince tatmin edici bulmadığı aktarıldı.

Erdoğan'ın yanıtı

Yazı, İnsan ve Medeniyet Hareketi, İnsan ve Değer Hareketi ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'nın kul hakkı, haksız kazanç, denetim ve hesap verebilirlik başlıklarında açıklama yaparak önlem alınmasını istediğini hatırlattı. Yazara göre Erdoğan bu çağrılara "iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak" ilkesine atıf yaparak yanıt verdi. Erdoğan, tabanın konuyu yakından izlediğini bildiğini, her türlü öneri ve eleştiriyi önemsediklerini söyledi ve "Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var" ifadesini kullandı.

Yazar, fon krizine bulaşanların bir bölümünün aynı yoldan yürüyenlerden olmasının rahatsızlığın kaynağı olduğunu, ancak denetleyici ve talepkâr bu tutumun hareketin canlılığının da göstergesi sayılması gerektiğini yazdı.

Dava bitti yorumlarına yanıt

Yazara göre bazıları krizi İslamcılığın sonu olarak yorumlayarak bu olayı fırsata çeviriyor. Yazı, krizin muhafazakâr kesimde bıktırıcı bir etki bırakmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak bu etkinin insanları davaya karşı karamsar tutumlara sürüklememesi gerektiğini savundu. Yazar, bir İslamcı paylaşım grubundaki karamsar metne verilen yanıtta şu sorunun yer aldığını aktardı: "Eğer dava İslâm ise onun bittiğinden nasıl bahsedilebilir?" Aynı yanıt, davası olana düşenin dava için çalışmak olduğunu da vurguluyor.

KaynakYeni Şafak
Son güncelleme04.11.2026 05:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

YENİ Partili Ertuğrul, projenin ortaklarından Özata'nın yöneticilerinin fon soruşturmasında tutuklanmasını sordu; Güler tedariki SSB'ye işaret etti, Ertuğrul Yılmaz'a yeni önerge verdi.

YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Güler, önergeyi 2 Kasım'da yanıtlayarak Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi tedarikinde firma seçiminin Savunma Sanayii Başkanlığı'nın yetkisinde olduğunu bildirdi.

Önergede Özata'ya dikkat çekildi

Ertuğrul, Türk Deniz Kuvvetleri için kritik olarak nitelediği projenin ortaklarından birinin Özata Tersanecilik olduğunu, bu şirketin sonradan borsada işlem gören Özata Denizcilik tarafından devralındığını hatırlattı. Özata Denizcilik'in iki hâkim ortağının 25 Eylül'de başlayan piyasa dolandırıcılığı soruşturması kapsamında tutuklandığını da önergesinde belirtti. Fon soruşturmasında adı geçen bir yatırımcının Özata Denizcilik hisseleri üzerinden yüksek gelir elde ettiği de önergede anıldı.

Ertuğrul, böyle bir muharip gemi projesinde ortak olan tersanenin borsa spekülasyonlarına konu olmasının, üst yönetiminin tutuklanmasının ve mali yapısının sarsılmasının hem Mavi Vatan savunma tedarik zincirinin güvenliği hem de kamu kaynaklarının akıbeti bakımından "derin kaygılara yol açmıştır" dedi.

Bakana yöneltilen sorular

Önergede Güler'e, gemi projesinin ihale ve teklif değerlendirme aşamalarında Özata Tersanecilik hakkında mali istihbarat, kurumsal risk analizi ve mali ve idari durum tespiti yapılıp yapılmadığı soruldu. Özata Tersanecilik'in Özata Denizcilik tarafından devralınmasında Bakanlığın ve SSB'nin onayının bulunup bulunmadığı, soruşturma kapsamında şirketin hesaplarına, mal varlıklarına ya da tersanesine tedbir konulup konulmadığı da sorular arasındaydı. Ertuğrul ayrıca 2028-2029 için planlanan teslimatta gecikme yaşanıp yaşanmayacağını ve benzer olayların yinelenmemesi için mevzuat çalışması yapılıp yapılmayacağını sordu.

Güler'in yanıtı

Güler, Açık Deniz Karakol Gemisi tedarikinde firma seçiminin, 3238 sayılı Kanun ve 7 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Savunma Sanayii İcra Komitesinin kararı doğrultusunda Savunma Sanayii Başkanlığınca belirlendiğini bildirdi. Güler'e göre Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemisi ihtiyacına yönelik ihale ve tedarik süreçlerini de SSB yürütüyor.

Ertuğrul, bu yanıtın ardından 3 Kasım'da aynı konuda bu kez Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle yeni bir soru önergesi verdi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme04.11.2026 05:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu