1 saat önce

Eskişehir Haberleri yazarı Yıldırım, Ayşe Ünlüce'nin Tarsus Cezaevi'nde Vahap Seçer'i ziyaret etmesini önceki Silivri ziyaretleriyle birlikte değerlendirdi.

Eskişehir Haberleri yazarı Cihan Yıldırım, köşesinde Ayşe Ünlüce'nin cezaevi ziyaretlerini ele aldı. Yıldırım'a göre Ünlüce parti değiştirdiğinden bu yana en çok "yol arkadaşlığı" konuşuluyordu; Ünlüce ise bu sorulara yanıtını cezaevi kapılarında verdi.

Tarsus Cezaevi'ndeki ziyaret

Yıldırım'ın aktardığına göre Ünlüce 3 Kasım'da Tarsus Cezaevi'ne giderek Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer'i ziyaret etti. Ardından Seçer'in eşini de ziyaret etti; yazıya göre orada Zeydan Karalar ile Mansur Yavaş da bulunuyordu. Ünlüce paylaşımında "dayanışma" ifadesini kullanıp Seçer'in bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını diledi. Yıldırım, Seçer'in CHP'li, Ünlüce'nin ise artık CHP'li olmadığını hatırlattı.

Önceki Silivri ziyaretleri

Yazar, ziyareti tek başına değil, Ünlüce'nin önceki cezaevi rotasıyla birlikte okunması gerektiğini savundu. Ünlüce Nisan 2025'te Silivri'de İmamoğlu'nun yanı sıra öteki tutuklu belediye başkanlarını ve bürokratları görmüştü. Temmuz 2025'te yeniden Silivri'ye giden Ünlüce, İmamoğlu'nun yanı sıra Hasan Akgün ve sağlık durumu nedeniyle gündemde olan Murat Çalık'la görüşmüştü. Yıldırım, bu isimlerin hepsinin CHP'li olduğunu, ziyaretlerin ise Ünlüce'nin henüz bu partiden ayrılmadığı döneme denk geldiğini belirtti.

Yazarın değerlendirmesi

Yıldırım, Ünlüce'nin YENİ Partili bir belediye başkanını ya da yeni dönemin bir ismini cezaevinde ziyaret ettiğine dair kayıt bulunmadığını, bunun belki henüz gerçekleşmemiş olabileceğini yazdı. Görünen ve paylaşılan ziyaretin ise Seçer'e ait olduğunu söyledi. Yazara göre Ünlüce, CHP'den ayrılırken geride kimseyi bırakmadı: bir yandan yeni partisinde yer alıyor, bir yandan eski partisinin tutuklu belediye başkanlarını ziyaret ederek her iki tarafta da dayanışma mesajı verebiliyor. Yıldırım, partilerin ve rozetlerin değiştiğini, bazı isimler için cezaevi kapısının ise aynı kaldığını ileri sürdü.

Köşe yazısını okuyun
KaynakEskişehir Haberleri
Son güncelleme05.11.2026 00:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
37 dakika önce

Emir, Genel Kurul'daki görüşmelerde anlaşmanın fon krizinin ardından Trump'tan destek arayışı olduğunu savundu; 10 yıllık çıkış yasağına itiraz etti.

YENİ Parti'nin grup başkanvekili, Ankara Milletvekili Murat Emir, TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması'nın onay teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde şahıslar adına konuştu. Emir, anlaşmayı iktidarın fon krizinin ardından arayış içinde olduğu bir hamle olarak niteledi ve teklifin reddedilmesini istedi. Emir'e göre iktidar, bu topraklarda bulamadığı meşruiyeti Washington'da arıyor ve Trump'tan destek almak amacıyla iktidarın şu sözlerle eleştirdiği anlaşmayı getirdiğini savundu: "Mehmetçiği Yemen çöllerine göndermek için bu anlaşmayı getirdiler."

Trump'ın sözleri hatırlatıldı

Konuşmasının bir bölümünü Trump'ın açıklamalarına ayıran Emir, ABD Başkanı'na 17 Ağustos'ta Mekke Anlaşması'nın sorulduğunu ve Trump'ın ülkelerin artık yük paylaştığını söyleyerek memnuniyet belirttiğini aktardı. Emir, 13 Ekim'de Trump'a Türk askerinin sahaya sürülüp sürülmeyeceğinin sorulduğunu, Trump'ın da bunu yapabileceğini ve Erdoğan'ın kendisinden ne isterse yapacağını düşündüğünü söylediğini anlattı. Milletvekili, Trump'ın F-35 ve CAATSA konusunda Kongre'de güçlüyken bile adım atamadığını, şimdi nasıl atacağını sordu.

Akar'a gönderme ve 'ihanet' suçlaması

Emir, kendisinden önce konuşan Hulusi Akar'ın 20 dakika boyunca pek çok konuya değindiğini ama Mekke Anlaşması'nı anmadığını söyledi; bunun anlaşmanın savunulabilir bir yanı olmadığının farkında olunmasından kaynaklandığını öne sürdü. Emir, iktidarın ekonomisi dibe vurmuş, adaleti sopa gibi kullanan ve demokrasiyi zedelemiş bir yönetim olduğunu da savundu. Anlaşmanın Filistin davasına da ihanet anlamına geldiğini söyleyen Emir, hükümetin Gazze'ye destek mitingleri yaparken İsrail'le ticareti sürdürdüğünü, çimento, çelik tel, petrol ve mühimmat gönderdiğini iddia etti. Anlaşmanın taraflarının Suriye ve Irak olmadığını da hatırlattı.

'Taşeronluk' eleştirisi

Emir, ABD'nin Ortadoğu'daki yükü bölge ülkelerine devretmek istediğini, Türkiye'nin de sıranın başında bu role talip olduğunu savundu. Mısır'ın anlaşmaya girmediğini hatırlatan Emir, Yunanistan'ın Suudi Arabistan'a Patriot, İngiltere'nin Eurofighter gönderdiğini söyleyerek hükümetin de askerî kabiliyet ihraç edebileceğini ancak asker göndermemesi gerektiğini belirtti. Husilerin İsrail'e füze atan tek güç olduğunu öne süren Emir, anlaşmanın amacının İsrail'i rahatlatmak olduğunu iddia etti. Ayrıca Erdoğan'ın Yemen ve Suudi Arabistan'a yönelik tutumunun günlük çıkarlara göre değiştiğini söyledi.

On yıllık çıkış yasağı

Emir, anlaşmadaki 10 yıllık çıkış yasağına da itiraz etti. İktidarın görev süresine dikkat çeken Emir, "En fazla bir yılınız kaldı" diyerek Türkiye'nin kalan dokuz yıl boyunca bu anlaşmadan çıkamayacağını savundu ve NATO'da benzer bir hüküm olup olmadığını sordu. Konuşmasında 5 Ekim'de yayımlanan bildiriye de değinen Emir, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın metni resmî internet sitelerine koyduğunu söyledi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme05.11.2026 01:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu