1 saat önce

Karamahmutoğlu, fon ve borsa sürecinin altıncı haftasında kaybın ekonomi çevrelerinde 100-150 milyar dolar aralığında konuşulduğunu söyledi; sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi.

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, haftalık basın toplantısında fon ve borsa sürecinde hükümetin yeterli adım atmadığını savundu. Cumhuriyet tarihinin en büyük fon ve borsa yolsuzluğu olarak nitelediği sürece ilişkin Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın krizi çözmek için hamle yapmakta yetersiz kaldığını öne sürdü.

Kayıp rakamı ve sorumlular

Fon ve borsa manipülasyonunun altıncı haftasına girildiğini hatırlatan Karamahmutoğlu, başlangıçta 20 milyar dolar olarak açıklanan kaybın ekonomi çevrelerinde artık 100 milyar doları aştığı, hatta 150 milyar dolara yaklaştığı yönünde konuşulduğunu söyledi. Sorumluların hâlâ kamuoyuna açıklanmadığını ve yargı önüne çıkarılmadığını ileri süren Karamahmutoğlu, iktidar partisinin kendini ele vermemek için fon vurguncularının listesini açıklamadığını iddia etti.

Listeye ilişkin çıkış

Karamahmutoğlu, sözünü ettiği listenin Zafer Partisi'nin elinde olması hâlinde isimleri vatandaşlarla paylaşacaklarını söyledi. Listenin hükümetle pazarlık konusu yapılmayacağını vurgulayan sözcü, sorumluların kamuoyunun ve hukukun önüne çıkarılması gerektiğini savundu. Yalnızca vurgunculuk yapanların değil, onlara yardım edenlerin ve onları koruyanların da hesap vermesini isteyen Karamahmutoğlu, "soyguncunun hamisi, abisi de hesap verecek" dedi.

Sözcü, iktidarın 25 yıllık yönetimi boyunca kamu kaynaklarının belirli çevrelerin elinde toplandığını da öne sürdü. Fon ve borsa sürecinin sorumluluğunun yalnızca vurguncularda değil, onları gören ve kollayan kesimlerde de arandığını belirtti.

Azerbaycan protestoları ve seçim iddiası

Basın toplantısında gündemin diğer başlıklarına da değinen Karamahmutoğlu, PKK ile yürütülen sürece ve Türk dünyasıyla ilişkilere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Sözcü ayrıca Azerbaycan'ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde düzenlenen protestolara dikkat çekti. Türk dünyasıyla ilişkilerin yürütülme biçimini eleştiren sözcü, bu alanın Türk milliyetçilerine bırakılması gerektiğini savundu ve "Türk dünyasıyla ilişkileri Türk milliyetçilerine bırakın" dedi. Karamahmutoğlu, Zafer Partisi'nin önümüzdeki seçimlerde hükümeti kurmaya talip olduğunu belirtti.

Kaynakhibya.com
Son güncelleme02.11.2026 16:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 dakika önce

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın fon soruşturmasında haksız kazancı geri ödeyenlerin toplam tutarı 18 milyar lirayı aştı; aralarında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi de var.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturmasında haksız kazancı iade eden 37 kişinin ödediği toplam tutar 18 milyar lirayı aştı. İade edenlerin arasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi de yer alıyor. Soruşturmada 2 Kasım itibarıyla tutuklu sayısı 120'ye ulaştı.

Borsa İstanbul ve Takasbank cephesi

Soruşturma son günlerde finans kurumlarının üst düzey isimlerine uzandı. Beş yıldır Borsa İstanbul Genel Müdürü olan Korkmaz Enes Ergun 31 Ekim'de gözaltına alındı ve sorgusu sürüyor; yerine Genel Müdür Yardımcısı Atila Türeli vekil olarak atandı. Dünya gazetesinin ortaklarından Umut Güner'e gözaltının ardından adli kontrol kapsamında ev hapsi ve yurt dışı yasağı getirildi. Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı ise ifadesinin ardından yurt dışı yasağı ve imza yükümlülüğüyle serbest bırakıldı.

Tutuklananlar arasında eski bürokratlar, şirket sahipleri ve yöneticiler bulunuyor. Tutuklananların son isimleri arasında Tera yöneticisi Hakan Gövdere ile Ral Yatırım Holding'in yönetim kurulu başkanı Rıza Kandemir yer aldı.

İade edilen tutar

Soruşturmada haksız kazancın iadesine ilişkin gelişmeler de izleniyor. Geri ödeme yapan 37 kişinin toplam tutarı 18 milyar lirayı geçti. Kaya çiftinin adı, Kaya'nın 26 Eylül'de görevden af talebiyle istifa etmesiyle gündeme gelmişti. Kaya'nın ve eşi İlyas Kaya'nın, bir şirketin hisselerine yaptıkları 163 milyon liralık yatırımı Nisan-Eylül döneminde satarak 2,17 milyar lira haksız kazanç elde ettiği iddia edildi. Çift ifade verdi, özel bir bilgi ya da yönlendirme almadığını söyleyerek suçlamaları reddetti. Çift sonrasında SPK'nın devreye soktuğu gönüllü iade düzeninden yararlanarak yaklaşık 1,86 milyar liralık kârı TMSF'nin belirlediği hesaba yatırdı; çiftin mal varlıkları için dondurma kararı 29 Eylül'de verilmişti.

131 fon ve 455 bin yatırımcı

Yedi şirketin tasfiyesine karar verilen 131 fonu kapsayan inceleme de devam ediyor. Bu fonlarda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor. Tüm hesap hareketleri araştırılıyor; fonlardan hangi tarihte çıkış yapıldığına dair temmuz, ağustos ve eylül verileri özellikle mercek altında.

İlk belirlemelere göre 214 kişi üç fondan yaklaşık 188 milyar lira haksız kazanç elde etmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek 6 Ekim'de, krizden hemen önce 13-16 Eylül'de fonlardan şüpheli biçimde ayrılan 214 gerçek ve tüzel kişinin tespit edildiğini, bunların haksız kazancının 187,6 milyar lirayı bulduğunu açıkladı. Listede 141 gerçek kişiyle 73 şirket bulunuyor ve liste TMSF'ye iletildi. Haksız kazancın başka yere kaydırılmaması için birçok şüphelinin mal varlığı ile hesaplarına tedbir konulmuştu.

Krizin kısa takvimi

Süreç 28 Ağustos'ta SPK'nın serbest fonların BIST 30 dışındaki hisselerde yoğunlaşmasını sınırlamasıyla ivme kazandı. Pusula Portföy 15 Eylül'de katılma payı iadelerinde temerrüde düştüğünü duyurdu; SPK 17 Eylül'de Pusula, Tera ve bağlı şirketlerin 131 fonunun tasfiyesine karar verdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu 29 Eylül'de kuruldu. Ekim başında TMSF, zararların karşılanması için açılan özel hesaplara para iadesi yapılması için resmi yazışmalara girişti; 131 fondaki yaklaşık 455 bin yatırımcıya fon başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yatırılmaya başlandı.

KaynakNTV Haber
Son güncelleme02.11.2026 17:45
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu