1 saat önce

Gerçek Haberci'nin aktardığı TBMM verilerine göre Gürlek'in yanıtsız bıraktığı önergeler arasında fon soruşturması, İBB dosyası ve erişim engelleri var; 197 önergenin süresi sürüyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 261 günlük görev süresi boyunca milletvekillerinin kendisine yönelttiği bin 543 soru önergesinin hiçbirini yanıtlamadı. Gerçek Haberci'nin aktardığı TBMM denetim istatistiklerine göre Gürlek'in yanıt vermediği başlıklar arasında fon soruşturması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dosyası ve sosyal medya erişim engelleri de var.

Bakanlık değişiminden bu yana yanıt yok

Adalet Bakanlığı'na Şubat 2026'da Yılmaz Tunç'un yerine atanan Gürlek, 11 Şubat'ta TBMM Genel Kurulu'nda yemin ederek göreve başladı. Haberde verilen 30 Ekim 2026 tarihli duruma göre Gürlek görevinin 261. gününde ve yanıtlaması istenen tek bir önergeye bile cevap vermiş değil. Bin 543 yazılı soru önergesinin bin 346'sı, kâğıtlarda cevaplanmadığı ilan edilen önergeler olarak kayıtlı. Kalan 197 önergenin 15 günlük cevap süresi ise sürüyor.

Meclis denetiminde genel tablo

Gerçek Haberci, TBMM 28. Dönemi'ne ilişkin denetim istatistiklerinin Meclis'in denetim yetkisinin neredeyse yok sayıldığını gösterdiğini yazıyor. Dört yasama yılında sunulan 48 bin 969 soru önergesinden süresinde cevaplananların oranı yüzde 13'te kaldı.

Yanıt bekleyen başlıklar

Yanıtsız kalan önergeler arasında Ankara'daki bir çocuk istismarı olayının yargılama süreci ile cezaevlerinin kapasitesi ve doluluk oranları da bu konular arasında. Bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonların tasfiyesine ilişkin soruşturma, 1 Eylül 2026'dan bu yana erişimi engellenen sosyal medya hesapları ve "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde milli güvenliği tehdit eden unsurlar olduğu iddiası da sorulan konular arasında.

Önergelerde ayrıca eşlerin, çocukların, kardeşlerin ve diğer aile bireylerinin soruşturma sürecine dahil edilerek sanıklar üzerinde baskı kurulduğu iddiaları ile İBB dosyasındaki gizli tanık ifadelerinin somut dayanaktan yoksun olduğu yönündeki savunmalar da yer alıyor.

KaynakGerçek Haberci
Son güncelleme02.11.2026 01:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Medya Ombudsmanı Bildirici, Sabah ve Hürriyet'in tutumunu eleştirdi; fon soruşturmasındaki gazetecilerin ifadelerine ve tutuklu meslektaşlara karşı sessizliğe de dikkat çekti.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, Anka Haber'de yayımlanan yazısında, Abdülkadir Selvi ile Berat Albayrak arasındaki tartışmanın ardından Sabah ve Hürriyet'in tutumunu eleştirdi. Bildirici'ye göre bazı gazeteciler habercilik yerine patronlarının çıkarını gözetiyor; gazetecilere yönelik tutuklama ve gözaltılar karşısında ise sessizlik hâkim.

Öztrak'ın sözü, Selvi'nin yazısı

Bildirici, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak'ın fon krizi üzerine yaptığı "Erişah hanımın paltosu" göndermesinin başlangıçta pek dikkat çekmediğini yazıyor. Tartışma, 21 Ekim'de Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi'nin yazısındaki üç cümleyle büyüdü. Selvi, Öztrak'ın Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan'ı hedef alan bir paylaşım yaptığını yazmıştı. Bildirici'ye göre Selvi, Albayrak ve Şahap Kavcıoğlu'na yönelik bir gönderme olduğunu açıkça söylemiyordu; yine de aynı gün Berat Albayrak'ın avukatından sert bir açıklama geldi. Açıklama Selvi'yi, Ümit Özlale ve Faik Öztrak gibi "taşeron" olarak niteliyor, Sabah da bunu geniş biçimde yayımlıyordu.

Sabah'ın savunma yazıları

Bildirici, o gün ve izleyen günlerde Sabah yazarlarının Albayrak'ı savunduğunu, Selvi'yi ise hedef aldığını aktarıyor. Bu yazıları nesnel değerlendirme saymadığını belirten Bildirici, Albayrak'ın Turkuvaz Medya CEO'su Serhat Albayrak'ın kardeşi olduğunu hatırlatıyor ve grubun yayın organlarının Albayrak'ı sürekli savunduğunu öne sürüyor.

Bildirici'ye göre asıl dikkat çekici olan Hürriyet'in ürkek tavrı. Selvi'nin kendisine yönelik saldırılara yanıt vermemesini, Hürriyet'in de Albayrak'ın avukatının açıklamasını tam metin yayımlamasını eleştiren Bildirici, gazetenin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan'ın Öztrak ve Özlale'ye yüklendiğini, Selvi'yi ise savunmadığını yazıyor. Perde arkasında neler olduğunu bilmediğini söyleyen Bildirici, gazeteciliğin patron çıkarının bekçisine dönüşmesini eleştiriyor.

Fon soruşturmasındaki gazeteciler

Bildirici, Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya'nın yaklaşık üç aydır tutuklu olduğunu, İsmail Çanak'ın ise adli kontrolle serbest bırakıldığını hatırlatıyor. İddianame hazırlandığında suçlamaların netleşeceğini belirtiyor. Bildirici'ye göre savcılık ifadeleri aralarında sürekli bir para trafiği olduğunu gösteriyor. Küçük ifadesinde Sarıkaya ile arasındaki 537 bin 800 liralık para alışverişini alacak-verecek meselesine veya organizasyon ücretlerine bağlamış, şantaj ve tehditle yayın suçlamasını reddetmişti. Sarıkaya ise haber veya paylaşım karşılığı para göndermediğini söylemişti. Bildirici, Beyaz TV yönetiminin bu süreçte açıklama yapmamasını da eleştiriyor.

Tutuklu meslektaşlar ve sessizlik

Bildirici yazının son bölümünde, Nefes.com.tr haber müdürü Fatih Ergin'in 28 Eylül'den beri tutuklu olduğunu, iddianamenin kabul edildiğini ve 18 Kasım'da ilk duruşmasının görüleceğini hatırlatıyor. Ergin'in sosyal medyada bir ifadeyi düzelttiği hâlde tutuklandığını yazan Bildirici, Nefes'in kendi çalışanını yeterince savunmadığını öne sürüyor. Sözcü.com.tr yöneticilerinin de bir haberde üniversite yerine lise öğrencisi yazıldığı gerekçesiyle saatlerce gözaltında tutulduğunu belirten Bildirici, bu yöntemin normalleştirilmesine rıza gösterilmemesi gerektiğini söylüyor.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme02.11.2026 01:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu