AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Sait Yaz, canlı yayında fon tartışmasına değindi; yolsuzlukta çifte standardı eleştirdi, 'havuz' benzetmesiyle birkaç kişinin hatasının tüm partiye mal edilmesine karşı çıktı.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Sait Yaz, katıldığı bir canlı yayında fon tartışmasına ve partisinin 24 yıllık iktidar sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaz, yolsuzluk iddiaları karşısında belirleyici olması gereken şeyin siyasi kimlik değil dürüstlük olduğunu söyledi.
Yolsuzlukta çifte standart eleştirisi
Herkesin düşüncesini özgürce söyleyebilmesi gerektiğini, özgürlüğün sınırının başkasının haklarına karışmamak olduğunu belirten Yaz, bir insanın sosyalist, demokrat, laik ya da Müslüman olmasından önce dürüst olması gerektiğini ifade etti. Yaz, İBB'ye yönelik iddialar üzerinden muhalefetin tutumunu sorguladı; ciddi bir talan ve yolsuzluk iddiasının gündemde olduğunu, ancak aynı siyasi çizgideki kişilerin parlamentoda da medyada da açık bir tavır koymadığını savundu. Yaz bunu ahlaki bir çifte standart olarak niteledi.
Hırsızlığa karşı olan birinin "kendi tarafınızdaki hırsızlığa da karşı olmanız gerekir" diyen Yaz, bu ilkeyle hareket edilmesini istedi. Yolsuzluğu yapan kişi evlat, arkadaş ya da siyasi yol arkadaşı da olsa tavrın değişmemesi gerektiğini belirten Yaz, adaletin kişiye ve yakınlığa göre değişmemesi gerektiğini anlatmak için Hz. Muhammed'e atfedilen bir hadisi örnek gösterdi.
Parti içinde de savunma yapılmamalı
Yaz, eleştirilerini muhalefetle sınırlı tutmadı. AK Parti içinde de hırsızlık yapanlar çıkmışsa partinin onları korumaması gerektiğini söyledi. Hiçbir milletvekilinin ya da parti yetkilisinin yolsuzluk yapanların yanında durmaması gerektiğini ekleyen Yaz, Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki tutumunu ortaya koyduğunu belirtti.
Yaz'a göre fon tartışması salt bir siyasi polemik değil; hukuki, siyasi, sosyal ve ekonomik boyutları var. Adalet Bakanlığının yargı sürecini izlediğini, hükümetin siyasi sorumluluk üstlendiğini, ekonomi yönetiminin ve Maliye Bakanlığının da kendi alanlarında çalıştığını söyledi. Haksız kazanç elde eden ve manipülasyon yapan herkesin ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Havuz benzetmesiyle parti savunması
Yaz, Şâfiî ve Hanefî fıkhındaki temizlik hükümlerinden bir örnek verdi. Sürekli temiz su akan yaklaşık 400 litrelik bir havuza bir borudan pislik karışması hâlinde suyun tamamının kirlenip kirlenmeyeceğini sorgulayan Yaz, İslam hukukçularının suyun renk, tat ya da kokusundan biri değişmedikçe onu kirli saymadığını anlattı.
Yaz, bu örneği partisine uyguladı: AK Parti, kendi ifadesiyle yüzde 50'yi aşan toplumsal destek almış büyük bir havuzdu. Bu kadar geniş bir yapının içinde yanlış yapanlar bulunabileceğini kabul eden Yaz, birkaç kişinin hatasının partinin bütününe mal edilmesinin doğru olmadığını savundu. Yanlış yapanların ortaya çıkarılması, verdikleri zararın giderilmesi gerektiğini de belirtti. Partinin hizmetlerinin ve reformlarının itibarsızlaştırılmaya çalışılmasını ise "insafsızlık ve vicdansızlık" olarak niteledi.