1 saat önce

Muhalefet üyeleri raporun 52 bulgusunu ve olumsuz denetim görüşünü sordu; Başkan Serkan Acar bazı tespitlerin somut olmadığını söyleyip yasal süre içinde savunma sunacaklarını belirtti.

Aliağa Belediye Meclisi'nin Kasım toplantısında, 2025 yılına ait Sayıştay raporu muhalefet üyelerinin konuşmalarıyla tartışıldı. Belediye Başkanı Serkan Acar, raporun tüm maddelerinin inceleneceğini belirterek "Ucu açık bırakacağımız tek bir konu yok" dedi.

Muhalefetin soruları

Meclisin dilek ve temenniler bölümünde söz alan CHP Grubu üyesi Savaş Dağdeviren, raporda 52 bulgunun yer aldığını ve mali tablolara ilişkin denetim görüşünün olumsuz olduğunu hatırlattı. Belediyenin bin 99 taşınmazının tapuda görünmediği tespitini, vergi ve SGK borçlarını, gecikme zamlarını, meclis onayı olmadan kullanılan kredileri ve önceki yıllara ait giderlerin kayıtlara alınmasını sordu; ayrıntılı açıklama talep etti. Yeni Parti Grubu üyesi Murat Arcak da raporun, belediyenin mali ve idari işleyişinde aksaklıklar olduğunu gösterdiği görüşünü dile getirdi.

Acar'ın yanıtı

Sayıştay'ı saygın bir kurum olarak niteleyen Acar, bulguların bir bölümüne katılmadıklarını, düzeltilmesi gereken noktaların bulunabileceğini ama bazı tespitlerin yeterince somut olmadığını söyledi. Bin 99 taşınmaz konusunda raporda hangi taşınmazların kastedildiği belirtilmediği için konunun bu şekliyle açıklığa kavuşturulamadığını ifade etti. Acar'a göre vergi ve SGK borçları faaliyet raporlarında gösteriliyor; ihtilaf, bu borçların muhasebede hangi kalemde izleneceğine dair yorum farkından doğuyor. Konuyu denetçiye sorduğunu, aldığı karşılığı ise meclis üyelerine "Bilmiyorum" diyerek aktardığını anlattı.

Acar ayrıca belediyenin 2025'te yeni kredi çekmediğini, önceki yıllarda kullanılan kredilerin son taksitlerinin bu yıl ödendiğini, bu ödemelerin yeni borçlanma gibi sunulmasını doğru bulmadığını söyledi. Eski denetim komisyonunda görev almış Arcak'a, komisyon raporunda vergi ve SGK borçlarının hangi tutarlarla yazıldığını sordu. Arcak ile CHP sözcüsü İbrahim Doğangül tutarları hatırlayamayınca Acar, komisyon raporundaki rakamların Sayıştay denetçisinin raporundaki rakamlarla örtüşmediğini belirtti.

Sürecin devamı

Acar, Sayıştay denetiminin henüz bitmediğini, rapordaki bulguların denetçinin saptamaları olduğunu söyledi. Belediyenin savunmasını yasal süre içinde ilgili kuruma sunacağını, nihai değerlendirmeyi ve kararı Sayıştay'ın yetkili kurullarının vereceğini kaydetti.

KaynakSaray Medya
Son güncelleme05.11.2026 07:37
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Anayasa Mahkemesi, Karatay'a aşı açıklamaları nedeniyle verilen cezada ifade özgürlüğünün, bir müzisyenin yaralanmasına ilişkin soruşturmada ise yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Resmi Gazete'de yayımlanan iki ayrı bireysel başvuru kararında ihlal tespit etti. Kararlardan biri diyetisyen Prof. Dr. Canan Karatay'a verilen geçici meslekten men cezasını, diğeri 2013'teki silahlı çatışmada yaralanan bir müzisyenin başvurusunu ilgilendiriyor.

Karatay'ın cezasında ifade özgürlüğü ihlali

Karatay'a, medyada aşıyla ilgili yaptığı konuşmalar yüzünden bir ay süreyle geçici meslekten men cezası verilmişti. Cezayı İstanbul Tabip Odası verdi, Türk Tabipleri Birliği onadı. Yerel mahkemeden ve Danıştay'dan olumsuz yanıt alan Karatay, bireysel başvuruyla AYM'ye gitti. Savunmasında, bilim insanı sıfatıyla toplumu bilgilendirdiğini ve bunun için cezalandırılamayacağını öne sürdü.

AYM, cezanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiği sonucuna vardı. Gerekçede, cezaya dayanak yapılan kanun hükmünün net ve öngörülebilir bir sınır çizmediği, keyfi uygulamaya karşı da koruma sağlamadığı belirtildi. Dosya, yeniden yargılama için Ankara 14. İdare Mahkemesi'ne gönderildi.

Silahlı yaralama soruşturmasında yaşam hakkı ihlali

İkinci kararın başvurucusu S.D., 2013'te müzisyen olarak görev yaptığı bir restoranda H.C. ile işletme sahibi Z.A. arasında patlak veren silahlı kavgayı ayırmaya çalışırken ağız ve yüz bölgesinden ateşli silahla ağır yaralandı. Kavgada H.C. öldü, Z.A. da yaralandı. Olayla ilgili kamu davası açıldı, fakat S.D.'nin yaralanması dava kapsamına alınmadı ve takipsizlik kararı çıktı; kamera görüntüleri de incelenmedi. S.D. kendisini vuran kurşunun Z.A.'nın silahından çıktığını ileri sürünce Z.A. hakkında yaralama suçlamasıyla dava açıldı ve yargılama tamamlandı.

AYM, savcılık ve kolluğun olaydan hemen sonra kamera görüntülerini ayrıntılı biçimde değerlendirmediğini, bunun ciddi bir dikkatsizlik olduğunu kaydetti. Başvurucu kendisini Z.A.'nın vurduğunu söyleyip itiraz etmesine karşın buna dair dava ancak 11 yıl sonra açıldı; Mahkeme bunu, soruşturmanın gereken çabukluk ve etkinlikle yürütülmediğinin açık göstergesi olarak değerlendirdi. Yaşam hakkının usule ilişkin yönünün ihlal edildiğine hükmeden AYM, S.D.'ye 200 bin lira manevi tazminat verilmesine karar verdi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme05.11.2026 07:32
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu