Akademisyen Müge Neda Altınoklu, fon krizinin ve 7596 sayılı Kanun'un kaybı yatırımcılar arasında bölüştüğünü savundu. Altınoklu'ya göre hane, aşınan ücret ve konut koşulları nedeniyle piyasada kalmaya devam edecek.
Maltepe Üniversitesi'nde siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler dersleri veren Müge Neda Altınoklu, BirGün'deki yazısında fon krizini borsaya katılımın siyasal ekonomisi çerçevesinde okudu. 2020-2025 arasını incelediği B Planı: Türkiye'de Borsa Katılımı ve Telafi Edici Finansallaşma adlı kitabına atıfla yazan Altınoklu, temel sorunun hane tasarrufunu istikrarın dayanağı sayan bir modelin bu tasarrufa güvence vermeden sürüp süremeyeceği olduğunu belirtti.
Mecbur yatırımcı tespiti
Altınoklu'ya göre yıllarca 1 milyon dolayında seyreden hisse yatırımcısının sayısı 2023'e gelindiğinde 8,5 milyonun üzerine çıktı. Yazar bu artışı 2018 krizi ve yüksek enflasyonla bağlantılı görüyor: maaş, mevduat ve konut aynı anda zayıflayınca borsa, kaybı telafi etmenin yoluna dönüştü. Altınoklu bu olguya telafi edici finansallaşma, piyasaya giren kişiye ise mecbur yatırımcı adını veriyor; ona göre bu kişi kazanmak için değil, kaybetmemek için orada.
Yazar, sürecin asıl kurucusunun devlet olduğunu savunuyor. Altınoklu'nun sıraladığı adımlar şöyle: 2021 ile 2023 ortası arasında faiz enflasyonun gerisinde tutuldu; 6 Şubat depremi sonrasında bireysel emeklilik fonlarının asgari hisse payı yüzde 10'dan yüzde 30'a yükseltildi; SPK Mart 2023'te büyük halka arzlarda bireysel yatırımcılara eşit pay dağıtmayı zorunlu kıldı; 2024 vergi paketinde hisse kazancı ve işlem vergileri kaldırıldı. Altınoklu'ya göre vergisiz kazancın asıl yararlanıcısı, piyasa değerinin çoğuna sahip küçük bir kesim oldu.
7596 sayılı Kanun
Altınoklu'ya göre 27 Ekim'de yürürlüğe giren 7596 sayılı Kanun, kaybın nasıl paylaşılacağını belirledi. Düzenleme, SPK'nın tasfiye kararı verdiği 131 fonla ve bu fonlardaki 455 bin yatırımcıyla sınırlı. Fon varlığı yetmediğinde yatırımcıya payının güncel değeri değil, yatırdığı tutarın enflasyon oranında artırılmış karşılığı ödenecek; bu rakam garanti değil, tavan niteliğinde. 1 milyon liraya kadar yapılacak ilk ödemede enflasyon farkı hiç verilmeyecek. Ödemeler kamu bütçesinden değil, fonların geriye kalan varlıklarından ve sorumlulardan geri alınacak miktarlardan yapılacak; yazara göre bu, zararın fiilen yatırımcılar arasında paylaşılması anlamına geliyor.
Altınoklu, tasfiye edilen fonlardaki büyük şirket hisselerinin 3 Kasım'da borsada satılmadan, aralarında emeklilik fonlarının da olduğu fonlara topluca devredildiğini, alıcıların bu hisseleri üç ay satmasının yasaklandığını anımsattı.
Kaybın dağılımı
MKK verileri, ağustos ile ekim arasında bireysel yatırımcıların portföy değerinin üçte birinden fazla azaldığını gösteriyor. Ekimde bireysel yatırımcı sayısı 151 bin geriledi ve düşüşün yüzde 45 kadarı 30 yaş altındaydı. Hisse yatırımcılarının yüzde 60,5'i 10 bin liranın altında portföy taşıyor ve toplam değerin yüzde 0,1'ine sahip; yatırımcıların yüzde 0,34'ü ise değerin yüzde 85'inde pay sahibi.
Altınoklu, ne yasanın ne de soruşturmaların ücretlerin erimesi ve konuta erişememe gibi nedenlere dokunduğunu, bu koşullar sürdükçe hanenin piyasada kalacağını savundu. Yazarın andığı MKK ekim verilerinde yatırım fonları için 5,8 milyon, pay piyasası için 6,5 milyon yatırımcı görülüyor.