Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, grup toplantısında Erdoğan'ın "cerrah titizliği" sözüne atıf yaparak fon krizindeki atamaları eleştirdi; AK Parti'nin 24. yılında enflasyonu, Mekke Antlaşması'nı ve COP31'i de hedef aldı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 4 Kasım'da TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuştu. Arıkan, fon krizinin üzerinden 47 gün geçtiğini hatırlatarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "cerrah titizliği" vaadine gönderme yaptı ve son atamaları eleştirdi: "Kalp cerrahını beyin ameliyatına sokuyorsunuz. Bu hasta, bu masada kalır."
Fon krizi: atamalar ve siyasi ayak
Arıkan, fon listesindeki isimlerin hâlâ öğrenilemediğini söyledi. SPK'nın başına Vergi Denetim Kurulu Başkanı'nın getirildiğini, başkan vekilliğine de MASAK kökenli bir ismin getirildiğini hatırlatan Arıkan, soruşturma yürütmenin ayrı, sermaye piyasasına güveni yeniden kurmanın ayrı bir iş olduğunu savundu. Arıkan'a göre krizin bütün yolları siyasi ayağa çıkıyor ve iktidar bunu açıklamak zorunda. Mevcut dosyaları incelemekle aynı krizin yaşanmayacağı bir düzen kurmak arasındaki farka da dikkat çekti. Diyanet camiasının ve Türkiye Diyanet Vakfı'nın bu süreçte zarar görmemesini istedi.
AK Parti'nin 24. yılına eleştiri
Arıkan, AK Parti'nin 4 Kasım 2002'de iş başına geldiğini hatırlatarak partinin 2002 seçim beyannamesine atıfta bulundu. "Güçlü Türkiye" vaadinin karşılığı olarak Rahip Brunson'ın bırakılmasını ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in tepkisi üzerine bir danışmanın görevden alınmasını örnek gösterdi. Arıkan, 2002'de bir yaşında olan çocuğun bugün 25 yaşında olduğunu, bu gencin iş bulmakta, IMEI kayıt ücreti ve harçlar yüzünden telefon almakta, yurt dışına çıkmakta zorlandığını anlattı. Bakanların eskiden Yüce Divan'da yargılandığını, bugün haklarında paylaşım bile yapılamadığını söyleyen Arıkan, iktidarın "miadını doldurduğunu" öne sürdü.
Enflasyon ve işsizlik rakamları
Arıkan, bir gün önce açıklanan ekim enflasyonu verisinde yıllık oranın yüzde 29,77 çıkmasını "rakam oyunu" diye niteledi. Bu rakamların milyonlarca emeklinin ve asgari ücretlinin zammını belirleyeceğini, sonunda yine sabır tavsiye edileceğini söyledi. Kredili mevduat hesabı kullanımının dört yılda yüzde 271 arttığını, eylülde istihdamın 49 bin kişi azalıp işsiz sayısının 198 bin kişi arttığını, genç işsizlik oranının yüzde 14,8'e çıktığını söyledi. Emekliye sabır tavsiye edilmesini eleştirdi.
Mekke Antlaşması ve COP31
Arıkan, Mekke Ortak Savunma Antlaşması'nın bugünkü haliyle kabul edilmeyeceğini duyurdu. "Kimi savunacağız, kime karşı savaşacağız" sorularına metinde net yanıt görmek istediklerini söyledi. 9 Kasım'da Antalya'da başlayacak COP31'e İsrail'in katılmasına da tepki gösterdi. Metnin adında Mekke geçmesinin o şehrin simgelediği değerleri yansıttığı anlamına gelmediğini belirten Arıkan, Mekke ve Kâbe'yi koruma iddiasının önce Filistin'i, Gazze'yi ve Kudüs'ü korumayı gerektirdiğini savundu. Bir Müslüman ülkenin güvenliğinin komşu bir Müslüman ülkenin tehdit altında kalmasına dayanamayacağını belirtti.
Seçimler, iklim ve üreticiler
ABD ara seçimlerine ve İsrail'deki genel seçime değinen Arıkan, "Bir Netanyahu gider, bir Netanyahu gelir" diyerek aktörler değişse de sistemin kendini yeniden ürettiğini savundu. Ülkenin geleceğini Türkiye'deki seçimlerin belirleyeceğini söyledi. COP31 konusunda ise iklim krizini doğuran ekonomik düzenin sorgulanmayacağını, buna "yeşil sömürgecilik" dediğini ifade etti. İsrail'in Gazze'de 100 binden fazla ton patlayıcı kullandığını öne sürerek zirveye katılımını eleştirdi.
Arıkan çiğ süt üreticilerinin mevcut fiyatla litre başına zarar ettiğini, maliyetlerin şeffaf hesaplanmasını istediğini söyledi. Konuşmasının sonunda Lösemili Çocuklar Haftası'na değinerek tedaviye erişimin ailenin maddi durumuna ya da yaşadığı şehre bağlı olmaması gerektiğini vurguladı.