Dervişoğlu, Anıtkabir'de Bahçeli'nin koluna girmesine gelen eleştirilere 30 Ekim'de yanıt verdi. Erhan Usta ise itirazını sürdürüp partisinden ayrılmayacağını duyurdu.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Cumhuriyet Bayramı töreninin ardından Anıtkabir'de MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girmesi, iki gündür partinin içinde ve dışında tartışılıyor. Dervişoğlu 30 Ekim'de genel merkez çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken geri adım atmadı: "Bugün olsa yine aynısını yaparım." Parti içinden ilk itirazı yükselten Samsun Milletvekili Erhan Usta ise ikinci bir açıklamayla görüşünü sürdürdü ve partisinden ayrılmayacağını duyurdu.
Anıtkabir'deki sahne ve ilk itiraz
Evrensel'in aktardığına göre Bahçeli, mozoleyi ziyaret ettikten sonra merdivenlerden inerken Dervişoğlu ile konuştu; ikili bu sırada kol kola yürüdü. Görüntüler kısa sürede sosyal medyada dolaşıma girdi. İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, görüntüleri paylaşarak genel başkanına tepki gösterdi ve "Bunu kabul etmiyorum" dedi.
Dervişoğlu, bir gün önce Nefes yazarı Aytunç Erkin'e yaptığı açıklamada ortada izaha muhtaç bir durum bulunmadığını, yine de ertesi gün konuşacağını söylemişti. Siyasetin o kadar kutuplaştığını, insani ilişkilerin bile tartışma konusu yapılabildiğini belirten Dervişoğlu, sorumlu bir makamda olmasının karakterini değiştirmesini gerektirmediğini eklemişti.
Dervişoğlu: Tartışmanın nedeni kolun kime girildiği
Genel merkezden çıkarken konuşan Dervişoğlu, Cumhuriyet Bayramı'nda parti liderleri arasında her yıl medeni ölçüler içinde bir temasın yaşandığını anlattı. Siyasi mücadelesini ülküleri, hedefleri ve inançları üzerinden sürdürdüğünü, kişisel ilişkilerini ise aile terbiyesine göre yürüttüğünü söyledi. Kutuplaşmanın, siyasi husumetin hamasete kaymış bir dille dile getirilmesine yol açtığını savundu.
Bugüne kadar kimseyle kendisinden doğan bir saygı sorunu yaşamadığını söyleyen Dervişoğlu, sosyal medyadaki tartışmayı linç ortamına benzetti. Televizyonlarda daha makul yorumlara rastladığını ve bu yorumları yapanları kutladığını da ekledi. Ona göre sorun, birinin koluna girmesi değil; Anıtkabir'den inerken daha önce de çok sayıda kişiye eşlik ettiğini hatırlatan Dervişoğlu, bu kez konuşulmasının nedeninin kolundaki kişi olduğunu söyledi.
Öfkenin kendi üzerinden yürütüldüğü iddiası
Dervişoğlu, Bahçeli'ye duyulan öfkenin kendi davranışı üzerinden dile getirilmesini yadırgadığını belirtti. Bahçeli ile fikir ayrılığından doğan bir husumeti olanların bunu kendi hesaplarına yazmasını, söyleyecek sözü olanın doğrudan Bahçeli'ye gitmesini istedi. Bahçeli'yi eleştiremeyenlerin bu öfkeden kendi üzerinden yararlanmaya çalıştığını öne süren Dervişoğlu, kimsenin kendi insani, vicdani ve ahlaki sorumluluklarını sorgulayamayacağını vurguladı. Böyle bir ortamın içinde bulunmaktan milleti adına üzüntü duyduğunu da dile getirdi.
Öcalan, komisyon ve İmralı hatırlatması
Dervişoğlu, Bahçeli'ye karşı duruşunu hatırlatmak için geçmişteki çıkışlarını sıraladı. Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'ın Meclis'e gelip konuşabileceği yönündeki sözlerine karşı, bunun Meclis'e cesetleri çiğnenmeden getirilemeyeceğini söylediğini, İYİ Parti grubunun da bu tutumun arkasında durduğunu anlattı. Komisyon kurulması gündeme geldiğinde bunun Öcalan'ın talebi olduğunu ve Cumhuriyet'in değerlerini tartışmaya açacağını savunarak komisyona katılmadığını belirtti. Meclis'te grubu bulunan bütün partilerin komisyona katıldığını, yalnızca İYİ Parti'nin katılmadığını söyledi.
İmralı'ya ziyaret önerisinde devletle bir terörist arasında eşitlik kurulamayacağını dile getirdiğini, statü verilmesi tartışmasında ise kamu haklarından yoksun bırakılmış birine devlet nezdinde bir rol tanınamayacağını söylediğini aktardı. Havadis'in haberine göre Dervişoğlu, bu başlıklarda karşı duran tek partinin İYİ Parti olduğunu söyledi. Süreci Cumhuriyet'e karşı bir kalkışma olarak tanımladıklarını, bu planı bozmaya çalışanın kendileri olduğunu belirten Dervişoğlu, bir anlık görüntüden yararlanılarak kendisi hakkında hesap alanı açılmasını kabul edemeyeceğini ifade etti.
Trabzon'da yeni miting
Mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Dervişoğlu, Türkiye'nin birçok yerinde Bayrak Açıyoruz mitingleri düzenlediklerini hatırlattı ve aynı mitingi 7 Kasım'da Trabzon'da yapacaklarını duyurdu. Türkiye'nin ve Türk milletinin beklentilerine aykırı adımlara hakkıyla yanıt verenin kendileri olduğunu söyledi.
Dervişoğlu ayrıca paylaşımın ardından Usta'ya ulaşmaya çalıştığını, ancak hattın kapalı olduğunu ve henüz dönüş almadığını anlattı. Usta'nın dinlediği takdirde kendi sözlerini yorumlayabileceği bir yol haritası hazırlayacağını umduğunu söyledi. Havadis'in aktardığına göre Dervişoğlu, kamuoyuna da gerçekleri görerek hareket etme çağrısı yaptı.
Usta: Bu, fiziki zorunluluk değil, siyasi tercih
Usta, genel başkanın açıklamasının ardından sosyal medyadan ikinci bir paylaşım yaptı. Sözünün yoruma ihtiyacı olmadığını belirten Usta, İYİ Parti'nin ekonomik ve toplumsal konularda, son olarak da Çerçeve Yasa sürecinde her platformda mücadele verdiğini, bu mücadelenin süreceğini yazdı. Anıtkabir'de defalarca törene katılmış biri olarak, törende kiminle yürüneceğinin kişinin kendi tercihi olduğunu anlattı; merdivenlerden inerken hiçbir düzen bulunmadığını, birinin sürekli yanında olmanın özel gayret gerektirdiğini söyledi. Kola girişin "siyasi bir tercihtir" olduğunu belirten Usta, bu tercihe itiraz ettiğini yineledi.
Usta, görevlerini kapalı kapılar ardındaki hesaplardan değil, Atatürk'ün gençliğe hitabesinden aldıklarını da yazdı. Davranışların yerindeliğinin milletin verdiği tepkiyle ölçülmesinin en doğru yol olduğunu söyleyen Usta, partisinden ayrılacağı yönündeki yorumlara da yanıt verdi: "Hiçbir yere gitmiyorum."
Türkkan: Siyasi ayrılık sürüyor, kişisel husumet yok
Evrensel'in aktardığına göre İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da Nefes'e konuştu. Bahçeli'nin siyasi duruşuna muhalif olduklarını, muhalefetlerinin gerekçesinin geçerliliğini koruduğunu söyleyen Türkkan, Bahçeli'nin kişisel olarak hasmı olmadıklarını, aralarında husumet bulunmadığını belirtti. Büyüklere saygı ve hürmette eksiklik yapmamaya gayret ettiğini de ekledi.