2 saat önce

MHP lideri Devlet Bahçeli, TADİV Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar başkanlığındaki heyeti MHP Genel Merkezi'nde ağırladı ve Azerbaycan'ın önemine vurgu yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TADİV Vakfı adına Prof. Dr. Aygün Attar başkanlığındaki heyeti MHP Genel Merkezi'nde kabul etti. Heyette vakfın yönetim kurulu ve mütevelli heyeti üyeleri Prof. Dr. Nejat Bora Sayan ile Prof. Dr. Yalçın Sarıkaya ve Genel Koordinatör Ali Ekber Tufan da yer aldı.

Bahçeli, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Azerbaycan'ın Türkiye ve Türk dünyası için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Bunun her zaman böyle süreceğini belirten Bahçeli, vakfın faaliyetlerini ve Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini yakından izlediklerini ifade etti ve çalışmalarında başarı diledi.

Attar ise kabul için teşekkür ederek vakfın kuruluşu ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bahçeli'ye kendi kitaplarını ve Ağdam Cuma Mescidi'ni temsil eden seramik bir el işi eser takdim etti.

KaynakGazetekars
Son güncelleme31.10.2026 13:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

Bursa Hakimiyet yazarı Selahattin Adıgüzeller, Anıtkabir'deki görüntüye İYİ Partililerin tepkisini yazdı. Adıgüzeller, görüntüyü iki eski dava arkadaşının dayanışması olarak okuyor.

Bursa Hakimiyet yazarı Selahattin Adıgüzeller, Cumhuriyet Bayramı'ndaki Anıtkabir anma töreninde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girmesini köşesine taşıdı. Yazar, olayı siyaset tarihine geçecek bir görüntü olarak niteledi.

Tepkiler partiden geldi

Adıgüzeller'e göre Dervişoğlu, Bahçeli'nin Aslanlı Yol'un merdivenlerinden inerken zorlandığını görünce koluna girdi. Yazar bu davranışı takdir edenlerin yanında eleştirenlerin de olduğunu, en sert tepkinin Dervişoğlu'nun kendi partisinden geldiğini yazdı. Sosyal medyadaki paylaşımlara bakılırsa tepkilerin artabileceğini, hatta istifalara yol açabileceğini öne süren Adıgüzeller, fotoğrafın partinin anketlerde yükselişe geçtiği döneme rastlamasını talihsiz bulanların da olduğunu aktardı. Bazı kesimlerin bu hareketi Meral Akşener'in altılı masadan ayrılmasıyla eş değer gördüğünü de ekledi.

Yazıya göre partililer, Bahçeli'nin İYİ Parti'ye yönelik sert eleştirilerini, Terörsüz Türkiye sürecine destek vermediği gerekçesiyle yaptığı çıkışları ve DEM Parti'ye gösterdiği yakınlığı hatırlatarak itiraz ediyor.

Yazarın değerlendirmesi

Adıgüzeller, Anıtkabir'deki törene protokol üyeleri katılmıştı ve görüntü basına bu törenden yansıdı. Adıgüzeller, Dervişoğlu'nun bu eleştirilere grup toplantısında yanıt vereceğini tahmin ettiğini yazdı. MHP'lilerin de bundan böyle İYİ Parti'yi hedef alan söylemlerinde daha özenli davranmasını, özellikle "İP partisi" tanımından vazgeçmesini önerdi.

Yazar, kendisinin bu karelerde geçmişte aynı ülkü uğruna uzun yıllar yan yana çalışmış iki eski dava arkadaşının dayanışmasını gördüğünü belirtti. Süleyman Demirel'in "Siyasette küslük olmaz" sözünü hatırladığını anlatan Adıgüzeller, görüntünün farklı partilere dağılmış milliyetçilerin gelecek seçimlerde aynı çatı altında buluşmasına zemin hazırlayabileceğini umduğunu söyledi. İYİ Partililere de liderlerine tepki göstermek yerine gurur duymaları çağrısı yaptı.

KaynakBursa Hakimiyet
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·17 saat önce

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Dervişoğlu'nun Bahçeli'nin koluna girmesini 'siyasi tercih' diye niteleyip itirazını yineledi; partiden ayrılmayacağını söyledi.

İYİ Partili Samsun Milletvekili Erhan Usta, partisinin lideri Müsavat Dervişoğlu'na yönelttiği eleştiriden vazgeçmedi; tartışmanın konusu, Dervişoğlu'nun Anıtkabir'de Devlet Bahçeli ile kol kola inmesiydi. Usta, 30 Ekim'de X hesabından yaptığı yeni açıklamada itirazını yineledi ve partisinden ayrılmayacağını duyurdu. Parti içinde tartışma başlatan görüntüler, iki lider arasındaki geçmiş sert polemikler nedeniyle siyasi gündemde de geniş yankı buldu.

Anıtkabir'deki görüntü

Cumhuriyet Bayramı'nın 29 Ekim'deki kutlamaları sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu devlet erkânı Anıtkabir'e gitti. Törenin ardından merdivenlerden inen siyasi parti liderleri arasında Dervişoğlu ile Bahçeli de vardı. Dervişoğlu'nun Bahçeli'nin koluna girdiği an kameralara yansıdı ve sosyal medyada hızla yayıldı. Geçmişte birbirine sert sözler söyleyen iki ismin bu görüntüsü dikkat çekti.

İlk tepki kendi partisinden, Usta'dan geldi. Usta, videoyu paylaşarak bu tavrı kabul etmediğini yazdı ve genel başkanına karşı çıktı. Gazete İlk Sayfa'nın aktardığına göre partiden birçok isim Usta'ya, bunda ne olduğunu sorarak davranışın insani olduğu yanıtını verdi.

Dervişoğlu'nun savunması

Gazetecilere konuşan Dervişoğlu, hareketinin siyaset penceresinden değil, insani ilişkiler açısından okunması gerektiğini söyledi. Siyasetteki duruşunu ilke ve hedeflerine göre belirlediğini, kişilerle ilişkisinde ise aile terbiyesinden hareket ettiğini anlattı. Asıl tartışmanın bir kişinin koluna girmesinden değil, o kişinin Bahçeli olmasından kaynaklandığını söyleyen Dervişoğlu, Anıtkabir'den inerken daha önce de pek çok kişinin koluna girdiğini hatırlattı.

soL Haber'in aktardığı sözlere göre Dervişoğlu, görüntülerin sosyal medyada linç ortamına dönüştürüldüğünü ileri sürdü ve Bahçeli'ye duyulan kin ile nefretin insani davranışı üzerinden cisimleştirilmeye çalışıldığını söyledi. "Bugün olsa yine aynısını yaparım" diyen Dervişoğlu, sahnenin yinelenmesi halinde tutumunun değişmeyeceğini belirtti.

Usta'ya ilişkin soruya da yanıt veren Dervişoğlu, paylaşımı gördükten sonra Usta'yı telefonla aradığını ancak telefonun kapalı olduğunu, henüz bir dönüş almadığını anlattı. Usta'nın kendi sözlerini yoruma açık bir yol haritasına çevirmesini umduğunu söyledi.

Usta'nın yanıtı: Tevile ihtiyaç yok

Usta, bu çağrıya X hesabından yanıt verdi. "Sözümün tevile ihtiyacı yok" diyen Usta, İYİ Parti'nin toplumsal ve ekonomik konularda, son olarak da Çerçeve Yasa sürecinde her platformda ve her kademede mücadele verdiğini, bu mücadelenin süreceğini belirtti.

Anıtkabir'deki törenlere defalarca katıldığını anlatan Usta, orada kimi görmek ya da kiminle yürümek istediğinin kişinin kendi tercihi olduğunu söyledi. Tören boyunca birinin sürekli yanında olmanın özel bir gayret gerektirdiğini, merdiven inerken ise herhangi bir düzenin kalmadığını ifade etti. Usta'ya göre bu hareket merdivenin zorunlu kıldığı bir şey değil, bilinçli bir siyasi seçimdi ve itirazı o seçime yönelikti.

Usta partiden ayrılmayacağını söyledi

Usta, açıklamasının devamında görevini kapalı kapılar ardındaki çıkar hesaplarından değil, Atatürk'ün gençliğe hitabesinden aldıklarını söyledi. Türk istiklalini ve Cumhuriyeti korumanın birinci vazife olduğunu hatırlatan Usta, siyasetin yükünü herkesin taşıdığını belirtti. Davranışların yerindeliğinin milletin göstereceği tepkiyle ölçülebileceğini savundu.

Siyasi geleceğine ilişkin yorumlara da değinen Usta, "Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum" dedi. Emek verdiğini ve risk aldığını belirten milletvekili, doğru bildiği yolda yürümeyi sürdüreceğini, halka verilen sözden sapmadan çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Gazete İlk Sayfa, Usta'nın daha önce MHP saflarında yer aldığını da yazdı.

Kaynaklarİstiklal Gazetesi, Gazete İlk Sayfa, Gerçek Haberci, Gerçek İzmir ve +5 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 21:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·19 saat önce

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, partinin muhtarlıkların kaldırılmasına dair bir teklifi ya da çalışması olmadığını söyledi; Bahçeli'nin 2019'daki sözlerinin çarpıtıldığını savundu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, partisinin muhtarlıkların kaldırılmasına yönelik bir kanun teklifi ya da çalışması bulunmadığını duyurdu. Yazılı açıklamasında, Devlet Bahçeli'nin 2019 yerel seçimleri öncesindeki değerlendirmelerinin "Bahçeli muhtarlıkların kaldırılması için teklif verdi" anlamına gelecek başlıklarla servis edildiğini öne sürdü.

Durmaz'a göre sözler bağlamından koparıldı

Durmaz, bazı çevrelerin Bahçeli'nin yaklaşık sekiz yıl önceki sözlerini kasıtlı biçimde saptırdığını savundu. MHP'li yetkili, bu görüşlerin bugün yeniden gündeme taşınıp muhtarlıkların kaldırılmak istendiği algısı yaratılmasını "art niyetli bir çarpıtma" olarak niteledi.

Bahçeli'nin 2019'daki toplantısı hatırlatıldı

Açıklamada, Bahçeli'nin 2019 yılı haziranının 15'inde İstanbul'da muhtarlarla yaptığı buluşmaya atıf yapıldı. Durmaz'a göre Bahçeli o buluşmada muhtarlıkları kaldırmanın gündemde olmadığını net biçimde söyledi. Durmaz, Bahçeli'nin bu konuda kesinlikle bir görüşlerinin olmadığını, olmayacağını ve buna gerek de bulunmadığını belirttiğini aktardı. Bahçeli'nin ayrıca bu yönde iddia atanları yalancılıkla suçladığı da açıklamada yer aldı.

MHP'nin yerel yönetim yaklaşımı

Durmaz, partisinin yerel yönetimler konusundaki çizgisinin mevcut kurumları ortadan kaldırmayı değil, hizmet kapasitelerini ve etkinliklerini artırmayı hedeflediğini söyledi. Muhtarlığı yerel temsilin, toplumsal dayanışmanın ve devletle yurttaş arasındaki doğrudan ilişkinin önemli bir kurumu olarak tanımlayan Durmaz, muhtarların yetki ve görevlerinin çağın ihtiyaçlarına göre geliştirilmesini, kurumsal kapasitelerinin ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini önemsediklerini ifade etti.

MHP'nin gündeminde güçlendirme var

Durmaz, partisinin muhtarları yerel demokrasinin değerli temsilcileri ve devletle millet arasındaki bağın önemli unsurları olarak gördüğünü söyledi. MHP'nin gündeminde muhtarlıkları kaldırmak değil, bu kurumu güçlendirmek ve muhtarlara vatandaşa daha etkin hizmet verebilecekleri imkânlar sunmak olduğunu belirtti. Geçmişte yapılmış açıklamaların bağlamından koparılıp var olmayan kanun teklifleri üzerinden kamuoyunu yönlendirmeye çalışanlara izin verilemeyeceğini de ekledi.

Basın kuruluşlarına çağrı

Durmaz, eleştiri hakkı ile gerçeği çarpıtmanın birbirinden farklı olduğunu vurguladı. Binlerce muhtarı ve milyonlarca vatandaşın temsilini ilgilendiren bir konuda haberlerin doğrulama süreçlerinden geçmeden yayımlanmasını sorumsuzluk olarak değerlendirdi. Durmaz'a göre bu haberler yalnızca bir partiye ve genel başkanına dair yanlış kanaat oluşturmakla kalmıyor, muhtarlar arasında gereksiz endişeye, vatandaşlar arasında ise bilgi kirliliğine de yol açıyor. Durmaz, iddiaları gündeme getiren yayın organlarını haberlerini gözden geçirmeye ve düzeltme yapmaya çağırdı.

KaynaklarYozgat Çamlık Gazetesi, Gazete İpekyol, sakarya24haber.com, kamuajans ve +6 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 19:57
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
22 saat önce

Remzi Çayır, basın toplantısında Anıtkabir görüntüsünü insani biçimde yorumladığını söyledi; fon listelerinin açıklanmasını isteyip Erdoğan'a enflasyon vaadini hatırlattı.

Milli Yol Partisi lideri Remzi Çayır, 29 Ekim'deki Anıtkabir töreninin sonunda İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kol kola merdiven inmesiyle ilgili tartışmaya katıldı. Çayır, 30 Ekim'de kendi genel merkezinde yaptığı basın toplantısında bu görüntünün yanı sıra fon krizini, belediyelere yönelik operasyonları ve iktidarın 25 yıllık geçmişini de değerlendirdi.

Anıtkabir karesine insani bakış

Çayır, kareyi kendisinin "insani olarak yorumladım" diyerek okuduğunu, ancak kamuoyunda büyük bir tepki oluştuğunu söyledi. Bir genel başkanın düşme anında diğerinin koluna girdiğini hatırlatan Çayır, siyasetçilerin geçmişte birbirine söylediği sözler akla geldiği için görüntünün insanları şaşırttığını anlattı.

Çayır'a göre tepkinin arkasında siyasete duyulan güvensizlik var. Bir avuç insan dışında siyasetin bulandığı bir dönemde yaşandığını savunan Çayır, bir yıl önce hakaret ettiği kişinin karşısında hizaya geçenlerin ve gömlek değiştirir gibi parti değiştirenlerin görüldüğünü belirtti. Bu yüzden toplumun bu tür sahnelere hassas yaklaştığını, bazı vatandaşların siyasetçilerin birbirinden farksız olduğu sonucuna vardığını aktardı. Çayır, Dervişoğlu'nun davranışını insani bir amaçla gösterdiğine inanmak istediklerini de sözlerine ekledi.

Cumhuriyet ve belediyelere yönelik operasyonlar

Konuşmasına Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Çayır, Cumhuriyet'in kuruluşunda ve İstiklal Harbi'nde hayatını kaybedenleri rahmetle andı. Cumhuriyet'in demokrasiyle var olduğunu söyleyen Çayır, İran'ın da bir cumhuriyet olduğunu hatırlatarak rejimi anlamlı kılan ölçütün demokrasi, insan hakları, bireysel özgürlük ve milletin bağımsızlığı olduğunu belirtti.

Belediyelere yönelik operasyonlara da değinen Çayır, bütün belediyelerin yönetimini ele geçirmenin halkın sorunlarını çözmeyeceğini söyledi. Bunun iktidara kısa süreli bir memnuniyet verebileceğini kaydeden Çayır, 900'ü aşkın belediyenin tamamına sahip olmanın ülkeyi kalkındıracağı kesinleşirse "buyurun, hepsi sizin olsun" dedi.

Fon krizinde liste çıkışı

Çayır, fon krizinde sistemin hata yapanın üzerine gitmediğini ve kötülük yapana hesap sormadığını savundu. Güç sahiplerinin olayı açığa çıkaran gazeteci ve siyasetçileri hedef aldığını öne süren Çayır, bunun Türkiye'yi dışarıda zor durumda bıraktığını, beklenen yabancı para ve yatırımın gelmediğini söyledi. Yatırımın gelmemesi için bu eleştirilerin gerekçe gösterildiğini, buna karşılık yolsuzluğa karşı bir uyarı yapılmadığını anlattı.

Fon soruşturmasında içeride kimlerin olduğunu da sorgulayan Çayır, tutuklular arasında atanmışların ve şirket sahiplerinin bulunduğunu, siyasetçilerin ise yer almadığını ifade etti. Listelerin açıklanmadığını belirten Çayır, açıklansa ve suçlular cezasını çekse Türkiye'nin rahatlayacağını söyledi. Herkesin kendi partisini, akrabasını ve çevresini korumaya çalıştığı sürece ülkenin ilerleme şansının olmadığını da ekledi.

Erdoğan'a enflasyon vaadi hatırlatması

Çayır, Çayır, iktidar partisinin ülkeye sunabileceği yeni bir şey kalmadığını öne sürdü. 25 yılda gözden kaçırdıkları bir konuyu şimdi yeni bir adımla çözeceklerine inanmadığını belirten Çayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 yıl önce hayat pahalılığının milletin kaderi olmadığını söyleyip enflasyonu çözme sözü verdiğini hatırlattı. Çayır, Erdoğan'a seslenerek bu vaadin ardından enflasyonu yerle bir mi ettiğini yoksa baş tacı mı yaptığını sordu.

KaynaklarBizim Ankara, Son Dakika
Son güncelleme30.10.2026 17:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Dervişoğlu, Anıtkabir'de Bahçeli'nin koluna girmesine gelen eleştirilere 30 Ekim'de yanıt verdi. Erhan Usta ise itirazını sürdürüp partisinden ayrılmayacağını duyurdu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Cumhuriyet Bayramı töreninin ardından Anıtkabir'de MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girmesi, iki gündür partinin içinde ve dışında tartışılıyor. Dervişoğlu 30 Ekim'de genel merkez çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken geri adım atmadı: "Bugün olsa yine aynısını yaparım." Parti içinden ilk itirazı yükselten Samsun Milletvekili Erhan Usta ise ikinci bir açıklamayla görüşünü sürdürdü ve partisinden ayrılmayacağını duyurdu.

Anıtkabir'deki sahne ve ilk itiraz

Evrensel'in aktardığına göre Bahçeli, mozoleyi ziyaret ettikten sonra merdivenlerden inerken Dervişoğlu ile konuştu; ikili bu sırada kol kola yürüdü. Görüntüler kısa sürede sosyal medyada dolaşıma girdi. İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, görüntüleri paylaşarak genel başkanına tepki gösterdi ve "Bunu kabul etmiyorum" dedi.

Dervişoğlu, bir gün önce Nefes yazarı Aytunç Erkin'e yaptığı açıklamada ortada izaha muhtaç bir durum bulunmadığını, yine de ertesi gün konuşacağını söylemişti. Siyasetin o kadar kutuplaştığını, insani ilişkilerin bile tartışma konusu yapılabildiğini belirten Dervişoğlu, sorumlu bir makamda olmasının karakterini değiştirmesini gerektirmediğini eklemişti.

Dervişoğlu: Tartışmanın nedeni kolun kime girildiği

Genel merkezden çıkarken konuşan Dervişoğlu, Cumhuriyet Bayramı'nda parti liderleri arasında her yıl medeni ölçüler içinde bir temasın yaşandığını anlattı. Siyasi mücadelesini ülküleri, hedefleri ve inançları üzerinden sürdürdüğünü, kişisel ilişkilerini ise aile terbiyesine göre yürüttüğünü söyledi. Kutuplaşmanın, siyasi husumetin hamasete kaymış bir dille dile getirilmesine yol açtığını savundu.

Bugüne kadar kimseyle kendisinden doğan bir saygı sorunu yaşamadığını söyleyen Dervişoğlu, sosyal medyadaki tartışmayı linç ortamına benzetti. Televizyonlarda daha makul yorumlara rastladığını ve bu yorumları yapanları kutladığını da ekledi. Ona göre sorun, birinin koluna girmesi değil; Anıtkabir'den inerken daha önce de çok sayıda kişiye eşlik ettiğini hatırlatan Dervişoğlu, bu kez konuşulmasının nedeninin kolundaki kişi olduğunu söyledi.

Öfkenin kendi üzerinden yürütüldüğü iddiası

Dervişoğlu, Bahçeli'ye duyulan öfkenin kendi davranışı üzerinden dile getirilmesini yadırgadığını belirtti. Bahçeli ile fikir ayrılığından doğan bir husumeti olanların bunu kendi hesaplarına yazmasını, söyleyecek sözü olanın doğrudan Bahçeli'ye gitmesini istedi. Bahçeli'yi eleştiremeyenlerin bu öfkeden kendi üzerinden yararlanmaya çalıştığını öne süren Dervişoğlu, kimsenin kendi insani, vicdani ve ahlaki sorumluluklarını sorgulayamayacağını vurguladı. Böyle bir ortamın içinde bulunmaktan milleti adına üzüntü duyduğunu da dile getirdi.

Öcalan, komisyon ve İmralı hatırlatması

Dervişoğlu, Bahçeli'ye karşı duruşunu hatırlatmak için geçmişteki çıkışlarını sıraladı. Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'ın Meclis'e gelip konuşabileceği yönündeki sözlerine karşı, bunun Meclis'e cesetleri çiğnenmeden getirilemeyeceğini söylediğini, İYİ Parti grubunun da bu tutumun arkasında durduğunu anlattı. Komisyon kurulması gündeme geldiğinde bunun Öcalan'ın talebi olduğunu ve Cumhuriyet'in değerlerini tartışmaya açacağını savunarak komisyona katılmadığını belirtti. Meclis'te grubu bulunan bütün partilerin komisyona katıldığını, yalnızca İYİ Parti'nin katılmadığını söyledi.

İmralı'ya ziyaret önerisinde devletle bir terörist arasında eşitlik kurulamayacağını dile getirdiğini, statü verilmesi tartışmasında ise kamu haklarından yoksun bırakılmış birine devlet nezdinde bir rol tanınamayacağını söylediğini aktardı. Havadis'in haberine göre Dervişoğlu, bu başlıklarda karşı duran tek partinin İYİ Parti olduğunu söyledi. Süreci Cumhuriyet'e karşı bir kalkışma olarak tanımladıklarını, bu planı bozmaya çalışanın kendileri olduğunu belirten Dervişoğlu, bir anlık görüntüden yararlanılarak kendisi hakkında hesap alanı açılmasını kabul edemeyeceğini ifade etti.

Trabzon'da yeni miting

Mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Dervişoğlu, Türkiye'nin birçok yerinde Bayrak Açıyoruz mitingleri düzenlediklerini hatırlattı ve aynı mitingi 7 Kasım'da Trabzon'da yapacaklarını duyurdu. Türkiye'nin ve Türk milletinin beklentilerine aykırı adımlara hakkıyla yanıt verenin kendileri olduğunu söyledi.

Dervişoğlu ayrıca paylaşımın ardından Usta'ya ulaşmaya çalıştığını, ancak hattın kapalı olduğunu ve henüz dönüş almadığını anlattı. Usta'nın dinlediği takdirde kendi sözlerini yorumlayabileceği bir yol haritası hazırlayacağını umduğunu söyledi. Havadis'in aktardığına göre Dervişoğlu, kamuoyuna da gerçekleri görerek hareket etme çağrısı yaptı.

Usta: Bu, fiziki zorunluluk değil, siyasi tercih

Usta, genel başkanın açıklamasının ardından sosyal medyadan ikinci bir paylaşım yaptı. Sözünün yoruma ihtiyacı olmadığını belirten Usta, İYİ Parti'nin ekonomik ve toplumsal konularda, son olarak da Çerçeve Yasa sürecinde her platformda mücadele verdiğini, bu mücadelenin süreceğini yazdı. Anıtkabir'de defalarca törene katılmış biri olarak, törende kiminle yürüneceğinin kişinin kendi tercihi olduğunu anlattı; merdivenlerden inerken hiçbir düzen bulunmadığını, birinin sürekli yanında olmanın özel gayret gerektirdiğini söyledi. Kola girişin "siyasi bir tercihtir" olduğunu belirten Usta, bu tercihe itiraz ettiğini yineledi.

Usta, görevlerini kapalı kapılar ardındaki hesaplardan değil, Atatürk'ün gençliğe hitabesinden aldıklarını da yazdı. Davranışların yerindeliğinin milletin verdiği tepkiyle ölçülmesinin en doğru yol olduğunu söyleyen Usta, partisinden ayrılacağı yönündeki yorumlara da yanıt verdi: "Hiçbir yere gitmiyorum."

Türkkan: Siyasi ayrılık sürüyor, kişisel husumet yok

Evrensel'in aktardığına göre İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da Nefes'e konuştu. Bahçeli'nin siyasi duruşuna muhalif olduklarını, muhalefetlerinin gerekçesinin geçerliliğini koruduğunu söyleyen Türkkan, Bahçeli'nin kişisel olarak hasmı olmadıklarını, aralarında husumet bulunmadığını belirtti. Büyüklere saygı ve hürmette eksiklik yapmamaya gayret ettiğini de ekledi.

KaynaklarCNN Türk, Habertürk, Kanal B, Milliyet ve +9 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 13:44
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, Bahçeli'yle kol kola görüntülerine gelen tepkilere ilk kez konuştu; Erhan Usta'nın itirazına ilişkin soruyu ertesi güne bıraktı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhuriyet Bayramı töreninin ardından Anıtkabir'de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girerek merdivenlerden inmesine yönelik tepkilere ilk kez yanıt verdi. Dervişoğlu, ortada açıklama gerektiren bir durum görmediğini söyledi; ayrıntılı değerlendirmesini ise 30 Ekim'e bıraktı. Tartışma, partinin içinden gelen bir itirazla birlikte İYİ Parti'deki farklı tonları da görünür kıldı.

Resmi törenin ardından merdivenlerde kol kola

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde Anıtkabir'de resmi tören yapıldı. Sözcü'nün haberine göre Erdoğan'ın önderliğindeki Aslanlı Yol kortejinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bahçeli, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kabine üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları yürüdü. Erdoğan mozoleye çelenk bıraktı; saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından heyet Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Törenin sonunda Bahçeli ile Dervişoğlu'nun gülümseyerek sohbet ederek merdivenlerden indiği anlar kameralara yansıdı. Dervişoğlu'nun yanında İYİ Parti'nin iki grup başkanvekili Uğur Poyraz ile Turhan Çömez ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk vardı; Bahçeli'nin öbür yanında ise Kılıçdaroğlu yer aldı. Sözcü kareyi dikkat çekici buldu ve iki liderin 11 Ağustos'ta Terörsüz Türkiye sürecine dair yasa teklifinin Meclis'teki görüşmelerinde birbirine bakmadığını, göz teması bile kurmadığını anımsattı.

Erhan Usta'dan açık itiraz

İYİ Parti'de Kalkınma Politikaları Başkanlığı'nı da yürüten Samsun Milletvekili Erhan Usta, görüntüleri kendi sosyal medya hesabından paylaştı ve "Bunu kabul etmiyorum" notunu düştü. Böylece kare, partinin içinde de karşılık buldu ve genel başkanın tavrı kendi milletvekili tarafından doğrudan eleştirilmiş oldu.

Dervişoğlu: Kutuplaşma insani ilişkileri bile tartışmaya açtı

Gazeteci Aytunç Erkin, Dervişoğlu'yla konuştu ve konuşmayı 29 Ekim gecesi kamuoyuna aktardı; Anka ve Sözcü gibi kaynaklara göre bu aktarım Habertürk TV'deki yayında yapıldı. Erkin'in anlattığına göre Dervişoğlu, konuyla ilgili ertesi gün bir açıklama yapacağını söyledi. Ona göre izaha muhtaç bir durum yoktu; ancak siyaset sistemden kaynaklanan bir kutuplaşma yüzünden o kadar sertleşmişti ki insani ilişkiler bile tartışma konusu yapılabiliyordu. Dervişoğlu bütün bu gelişmelere anlayışla baktığını belirtti ve "Siyasette sorumlu bir makamdayım diye karakterimi değiştiremem" dedi.

Erkin, Usta'nın tepkisini de gündeme getirdi. Dervişoğlu bu soruya "Onu da yarına bırakalım" diyerek yanıt verdi. Dervişoğlu böylece görüntülerle de Usta'nın itirazıyla da ilgili asıl değerlendirmeyi 30 Ekim'e erteledi.

Türkkan: Muhalefetimiz sürüyor, husumetimiz yok

Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da İYİ Parti adına Nefes'e konuştu. Türkkan, partisinin Bahçeli'ye muhalif olduğunu ve bu muhalefetin gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu söyledi. Buna karşın Bahçeli'nin şahsen hasmı olmadıklarını, aralarında husumet bulunmadığını belirtti. Yaşça büyük bir siyasetçi olarak Bahçeli'ye saygıda ve hürmette eksik davranmamaya çalıştıklarını, kendisinin de bu tutumu paylaştığını ekledi.

Gözler 30 Ekim'deki açıklamada

Manşet Haber'in aktardığına göre Usta'nın itirazı ve Türkkan'ın sözleri, İYİ Parti içinde konuya farklı yaklaşıldığını ortaya koydu. Haber 7'ye göre Dervişoğlu, kapsamlı değerlendirmeyi yapacağını belirtti; Usta'ya ilişkin soruyu da aynı şekilde ertesi güne bıraktı. Bahçeli'nin görüntülere ya da Usta'nın tepkisine yanıtı kaynaklarda yer almadı.

KaynaklarHabertürk, Evrensel.net, Haber Ege, Gerçek İzmir ve +12 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 23:21
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·2 gün önce

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet'i bağımsızlık mücadelesinin ürünü olarak niteledi; gençlere seslendi ve küresel dengelerde bağımsız, güçlü bir ülke hedefi koydu.

MHP lideri Devlet Bahçeli, 103. yıl dönümünde, 29 Ekim'de iki ayrı metinle seslendi. Kaynaklara göre biri, gece saatlerinden itibaren haberleştirilen ve Cumhuriyet'i millî iradenin eseri olarak tarif eden kısa bir mesajdı; diğeri ise sabah saatlerinde duyurulan, kuruluş sürecini adım adım anlatan ve gençlere çağrı içeren yazılı açıklamaydı.

Bahçeli iki metinde de Cumhuriyet'i bağımsızlık mücadelesinin ürünü olarak sundu, bu mirasın bugünün neslinin omuzlarında olduğunu vurguladı.

Millî iradenin eseri ve emanet vurgusu

Bahçeli kısa mesajında Türkiye Cumhuriyeti'ni, İstiklal Harbi'nin ağır imtihanlarından geçerek yükselen millî iradenin anıtsal eseri olarak niteledi. Her satırı fedakârlık ve kahramanlıkla yazılan bu büyük hikâyenin Türk milletinin kendi kaderini belirleme iradesini kalıcı kıldığını söyledi.

MHP lideri, kişisel çıkarlarını millî bağımsızlığa feda eden ecdattan devralınan mirası emanet diye anarak, bu emanetin düşüncesi, bilgisi ve vicdanı özgür nesillerle Türk ve Türkiye Yüzyılı ufkuna taşınacağını belirtti. Mesaj; Atatürk'ün, Millî Mücadele'nin komutanlarının, ilk Meclis üyelerinin, şehitlerin ve hayatını kaybeden gazilerin saygıyla anılmasıyla sürdü ve Cumhuriyet'in 103. yılının kutlanmasıyla bitti.

Yönetim biçiminden öte, varoluşun tescili

Uzun açıklamada Bahçeli, Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihini büyük bir coşkuyla andıklarını belirtti. Ona göre Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değişikliği değildi; eski bir milletin varoluş iradesinin çağdaş dönemde belgelenmesi ve dünyaya ilanıydı.

Bahçeli'ye göre Türkler için 19. yüzyılın sonu, emperyalizmin baskısı altındaki Osmanlı Devleti'nin çöküş sancılarının en yoğun yaşandığı dönemdi. 20. yüzyılın başı ise buna karşı verilen mücadeleyle millî bir devletin, yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulup kurumsallaştığı evreydi. Bu dönemi anlatırken Atatürk'ün, yıkık bir ülkeden saygın bir devlete uzanan yolu tarif eden sözlerini de aktardı.

İstiklal ve istikbal mücadelesi

Bahçeli, Cumhuriyet'in Türk milleti için öncelikle bağımsızlık ve gelecek mücadelesi anlamına geldiğini söyledi. Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminde Anadolu'nun işgal edildiği dönemde verilen bağımsızlık savaşının sonunda benimsenen modern bir yönetim modeli olduğunu belirtti. Türklerin çağı yorumlayarak ideal buldukları rejimi hayata geçirdiğini, bunu yaparken haysiyetlerinden ve özgürlük tutkularından taviz vermediğini ifade etti.

Cumhuriyet'in Atatürk'ün eseri olduğunu vurgulayan MHP lideri, Mütareke döneminde gündeme gelen manda ve himaye seçeneklerine karşı Atatürk'ün tam bağımsızlıktan yana durduğunu hatırlattı. Atatürk'ün gerçek kurtuluşun ancak tam istiklalle mümkün olduğuna inandığını, bu yüzden bağımsızlık ya da ölüm çizgisini seçtiğini aktardı.

Bahçeli sürecin kilometre taşlarını da sıraladı: Samsun'da atılan ilk adım, Amasya ve Erzurum'daki kararlar, Sivas'ta ulusal nitelik kazanan kararlar, Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve en sonunda Cumhuriyet'in ilanı. Ona göre 1923'teki ilan, milletin sonraki bütün kazanımlarına zemin hazırladı; zaman içindeki inkılaplar da bu düşünce çerçevesinde şekillendi. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Bahçeli, siyasal, sosyal, kültürel ve hukuki alanlardaki yeniliklerin de Cumhuriyet'le yeni bir yol bulduğunu vurguladı.

Gençlere çağrı

Bahçeli, Cumhuriyet'i koruma ve sonraki kuşaklara devretme sorumluluğunun gençlerde olduğunu hatırlattı. A Haber'in aktardığına göre gençlere seslenerek Cumhuriyet'i çağa uygun biçimde şekillendirip geleceğe onların taşıyacağını söyledi ve "Size inanıyor ve güveniyoruz" dedi. Bursa TV'nin haberine göre MHP lideri, gençlerin modern eğitim ve bilimin yol göstericiliğinde yetişmesinin önemini, üretkenliğin, yenilikçiliğin, toplumsal dayanışmanın ve millî değerlerin geleceğin inşasındaki yerini de vurguladı.

Daha güçlü Türkiye hedefi

Açıklamanın son bölümünde Bahçeli, daha güçlü bir Türkiye'ye ulaşılacağından şüphesi olmadığını söyledi. Karşıdaki engellerin birlikte aşılması, yeni ufukların açılması ve küresel güç dengelerinde bağımsız, güçlü bir lider ülke yaratılması için çalışılması çağrısı yapan MHP lideri, bu hedef için "ihtiyaç duyduğumuz ruh kendi kökümüzdedir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, Cumhuriyet'in payidarlığına duyduğu inançla birliğin daim, devletin kaim olması dileğini dile getirdi; mesajda Atatürk, silah arkadaşları ve şehitler de anıldı.

KaynaklarYeni Asır, Yeni Şafak, Kanal B, A Haber ve +17 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 01:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi, yeni göreve gelen MHP Bursa İl Başkanı Özcanbaz'ı ziyaret etti; görüşmede şehit yakınları ve gazilerin sorunları ele alındı.

Bursa'da MHP il binasının kapısı bu kez şehit yakınları ve gazilerin dertlerini dinlemek için açıldı. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi yönetimi, MHP Bursa İl Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz'a nezaket ziyareti yaptı. Heyete şube başkanı Haşim Sivri ile yönetim kurulu üyeleri eşlik etti.

Yeni görev için tebrik ziyareti

Buluşmanın çıkış noktası Özcanbaz'ın üstlendiği yeni sorumluluk oldu. Dernek yöneticileri il başkanına başarı dileklerini iletti. Sohbet kısa sürede şehit aileleri ile gazilerin yaşadığı sorunlara kaydı. Masada üç başlık vardı: bu kesimlerin haklarının güvence altında tutulması, taleplerin yetkili makamlara ulaştırılması ve toplumdaki hassasiyetin canlı kalması.

Sivri: Sorunlar gündemden düşmemeli

Dernek Şube Başkanı Sivri, şehit aileleri ile gazilere gösterilen ilginin önemine değindi. Bu insanların karşılaştığı güçlüklerin sürekli gündemde tutulması ve çözüm için çaba harcanması gerektiğini belirten Sivri, MHP Bursa İl Başkanlığına teşekkür etti. Özcanbaz'a da yeni görevinde başarı dileyen Sivri, desteğin kesintisiz sürmesinin altını çizdi.

Özcanbaz: Kapımız size açık

Ziyaretten memnun kaldığını söyleyen Özcanbaz, şehit yakınlarının ve gazilerin her karşılaşmada saygıyla, vefa duygusuyla karşılanması gerektiğini anlattı. Vatan uğruna can verenlerin ailelerine sahip çıkmayı ve gazilerin yanında durmayı bir sorumluluk olarak tanımlayan il başkanı, gazileri "baş tacımız" olarak nitelendirdi. Dernek yönetimine ziyaret için teşekkür eden Özcanbaz, il başkanlığının bu kesimlere her zaman kapısını açık tuttuğunu vurguladı.

Konuklarına dönen Özcanbaz, il başkanlığında kendilerini misafir değil ev sahibi olarak görmelerini istedi. Görüşme, iki taraftan karşılıklı iyi dilekler ve dayanışmanın süreceği mesajıyla tamamlandı. Böylece şehit yakınları ile gazilerin talepleri, yeni il başkanıyla yapılan ilk temasta masaya yatırılmış oldu.

Kaynakbursa tv
Son güncelleme28.10.2026 17:58
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 gün önce

MHP kaynaklarına göre büyükşehirlerde belediye başkan adayları ilçe adaylarıyla tek pusulada yarışabilir. Muhtarlıkların kaldırılması da hazırlıklar arasında, ilçe belediyelerinin yetkileri artırılacak.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin büyükşehir yönetimine ilişkin önerisi, somut bir düzenleme taslağına doğru ilerliyor. MHP'li kaynakların aktardığına göre çalışma, 30 büyükşehirde belediye başkan adayının ekibiyle birlikte seçime girmesini öngörüyor. Büyükşehirlerdeki muhtarlıkların kaldırılması da aynı çalışmanın içinde yer alıyor.

Tartışmanın kaynağı, bazı kentlerde büyükşehir belediye başkanlığını bir partinin, belediye meclisindeki çoğunluğu ise başka bir partinin elinde bulundurması. Bu durumdan doğan sorunlar, aralarında Ankara ve İstanbul'un da bulunduğu birçok kentte bir süredir tartışılıyor.

Bahçeli'nin önerisi ve AK Parti'nin yaklaşımı

Bahçeli bu soruna dikkat çekerek yeni bir sistem önermişti: büyükşehirler seçilecek, büyükşehir başkanı da ilçe belediye başkanlarını belirleyecekti. AK Parti öneriye sıcak baktı. AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, Bahçeli'nin hizmetlerin daha sağlıklı yürümesi ve iki kademe arasında siyasi ayrılıktan kaynaklı aksamaların yaşanmaması amacıyla bu çıkışı yaptığı kanaatinde olduğunu belirtti. Bostancı öneriyi değerli bulduğunu, bu konuda çalışma yapılabileceğini ancak bunun ortak mutabakatla gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.

Tek pusulada büyükşehir ve ilçe adayları

MHP'nin teklifinde oy pusulasında büyükşehir adayının adının hemen altına, ekibinde yer alacak ilçe adayları da yazılacak. Böylece büyükşehir ve ilçe adayları tek pusulada seçmenin önüne çıkacak.

MHP kurmayları, düzenlemenin, AK Parti'nin önceden hazırladığı taslakla birlikte TBMM'ye getirileceğini söylüyor. O taslak, büyükşehir dışında kalan bazı illerin "bütünşehir" kapsamına alınmasını öngörüyor.

İlçe belediyelerinin yetkileri artırılacak

Büyükşehir yasasıyla birlikte ilçe belediyelerinin yetkilerinin yeniden düzenleneceği ve bu yetkilerin artırılmasının planlandığı aktarılıyor. Muhtarlıklara gelince, MHP'liler büyükşehirlerde muhtarların eski etkinliğini yitirdiğini ileri sürüyor ve bu gerekçeyle düzenleme yapılabileceğini söylüyor. Düzenlemenin kesin kapsamı ve takvimi için kaynakta bir bilgi yer almıyor.

KaynakMersin Halk Haber
Son güncelleme28.10.2026 12:49
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli, Külliye'de yaklaşık bir saat görüştü. Gündemde Terörsüz Türkiye süreci, yeni yasama yılı, yeni anayasa, dış politika ve fon soruşturması vardı.

Külliye'de bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli, 27 Ekim'de yaklaşık bir saat görüştü. Görüşmede iç ve dış gelişmeler masaya yatırıldı. Edinilen bilgilere göre iki lider yılın beşinci buluşmalarını yaptı; bir önceki buluşmaları 26 Ağustos'taki Malazgirt Zaferi kutlamalarında olmuştu.

Terörsüz Türkiye sürecinde son durum

Görüşmenin ilk başlığı Terörsüz Türkiye sürecinin geldiği son nokta oldu. Liderler, örgütün silah bırakma sürecindeki durumu, bundan sonra izlenecek yol haritasını ve sürecin sonraki aşamalarını ele aldı. PKK'nın silah bırakmasının izlenmesi ve sahadaki somut adımlar da konuşulan konular arasındaydı.

Meclis ve yeni anayasa

Yeni yasama yılı başladıktan sonraki ilk zirve olan görüşmede TBMM çalışmaları ve yeni dönemde yasalaşması hedeflenen düzenlemeler gündeme geldi. Yeni anayasa çalışmaları da masadaydı. Erdoğan, Meclis'in açılışındaki konuşmasında yeni anayasa gereğine işaret etmiş ve mevcut siyasi çeşitlilik nedeniyle bu dönemin "bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir" olduğunu söylemişti.

Dış politika ve ekonomi gündemi

Dış politikada Mekke Anlaşması, Bedir Mutabakatı, Libya ile yapılan deniz yetki alanları anlaşması ve Doğu Akdeniz'deki durum konuşuldu. Gündemde ayrıca ABD-İsrail hattı, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda ateşkes arayışı, Gazze, Körfez'deki gerilim ve Husilerin saldırıları da vardı.

Ekonomide son durum ve enflasyonla mücadele kapsamındaki adımlar değerlendirildi. Edinilen bilgilere göre fon soruşturmasının son aşaması ve zarar görenlerin mağduriyetini gidermeye dönük olası adımlar da konuşuldu.

Bahçeli'nin aynı günkü mesajı

Görüşmeyle aynı gün Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni Türk dünyasının yarınına yön vermesi bakımından çok önemli bulduğunu açıkladı. Hiçbir anlaşmazlığın büyütülmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, kardeş devletlerin arasına nifak sokulmasına izin verilmemesi çağrısı yaptı.

KaynaklarA Haber, Hürriyet, Milliyet, Yeni Asır ve +2 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 06:01
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·3 gün önce

MHP lideri Devlet Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara zirvesi öncesi yazılı açıklamasında Azerbaycan'la kardeşliği günlük gelişmelerin üstünde tuttu, birliğin hâkimiyet değil egemen eşitlik üzerine kurulmasını istedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet'in 103. yılı, Türk Cumhuriyetleri'nin bağımsızlığının 35. yılı ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara zirvesi için 27 Ekim'de uzun bir yazılı açıklama yayımladı. Metnin en çok konuşulan kısmı, Azerbaycan'la yaşanan gerginliğe işaret eden egemenliğe saygı vurgusu oldu. Açıklama, Bahçeli'nin aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı sürpriz görüşmenin hemen ardından geldi.

Bahçeli, bu günlerin Türk tarihinin en anlamlı kesitlerinden biri olduğunu söyledi. İki yıl dönümünü aynı anda kutlamanın millet için büyük bir kıvanç vesilesi olduğunu belirten Bahçeli, Ankara'nın Türk devletlerinin liderlerine ev sahipliği yapacak olmasını da bu tarihsel çizginin bir parçası olarak gördü.

Azerbaycan'a doğrudan mesaj

Bahçeli, bu başlığı özellikle altını çizerek ele aldı. Kardeş devletlerle bağların zedelenmesinin sadece iki ülkenin ilişkisini ilgilendiren bir konu olarak okunamayacağını, bu bağların tarihin, ortak güvenin ve geleceğe dönük ülkülerin ayrılmaz unsuru olduğunu söyledi. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşliğin günlük gelişmelere sığmayacak kadar köklü olduğunu, siyasi ve diplomatik tartışmaların ötesine geçen tarihî bir derinlik taşıdığını ifade etti. Bu bağın iki milletin iradesiyle büyüdüğünü, ortak mücadelelerle sağlamlaştığını ve nesiller boyunca sürdürüldüğünü ekledi.

Aynı duyarlılığın Türk dünyasındaki diğer kardeş devletler için de geçerli olduğunu vurgulayan Bahçeli, anlaşmazlıkların büyütülmemesini ve kalıcı ayrılığa dönüştürülmemesini istedi. Bu çerçevede "hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine fırsat verilmemelidir" dedi. Kardeşliği korumanın, bağımsız devletlerin egemenliğine saygı duymanın ve tarihî yürüyüşü gelecek kuşaklara aktarmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti. Tarihî yakınlığı günübirlik tartışmaların üstüne çıkarmanın, farklılıkları ayrılık gerekçesine çevirmemenin her Türk dünyası mensubuna düşen görev olduğunu söyledi. Kardeş devletlerin arasına güvensizlik sokmayı amaçlayan girişimlere karşı sağduyunun ve kardeşlik hukukunun ölçü alınmasını istedi.

Birlik, üstünlük kurmak demek değil

Bahçeli'nin metnindeki ikinci ana eksen, birliğin nasıl tanımlandığıydı. Türk dünyasının birliğinin bir devletin ötekine hükmetmesi anlamına gelmediğini söyleyen Bahçeli, savunduğu modeli kardeşlik hukukuna ve karşılıklı saygıya yaslanan, bağımsız devletlerin eşit egemenliğini esas alan bir beraberlik olarak çizdi. Her üyenin millî varlığına ve iradesine saygı gösteren bütüncül bir yapı istediğini belirtti. Teşkilat'ın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni de bu saygı zemininde kardeşlik bağlarını güçlendirmek ve ortak hedefleri ilerletmek bakımından önemli buldu.

2040 Vizyonu ve ortak hedefler

Bahçeli, Teşkilat'ın 2040 Vizyonu çerçevesinde siyasi eşgüdümün geliştirilmesini, ekonomik ilişkilerin derinleşmesini, ulaştırma ve enerji hatlarının güçlendirilmesini, eğitim ile kültürde kalıcı kazanımlar elde edilmesini ortak sorumluluk olarak saydı. Önümüzdeki dönemin görevini kardeşlik hukukunu pekiştirmek, ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirmek ve Türk dünyasının uluslararası etkinliğini yükseltmek olarak tarif etti. Sabah'ın aktardığına göre Bahçeli, Türk devletlerinin tek bir kurumsal çatı altında buluşmasını asırlara yayılan büyük yürüyüşün bir durağı olarak niteledi.

Ortak miras vurgusu

Açıklamanın geniş bir bölümü ortak tarih ve kültüre ayrıldı. Bahçeli, Türk dünyasının bugünkü noktasına uzun mücadelelerle ve asırların sınavından geçerek geldiğini anlattı. Manas ve Dede Korkut'tan Yunus Emre'ye uzanan bir çizgide Yusuf Has Hacib ve Kaşgarlı Mahmud ile birlikte Mahtumkulu, Abay, Hoca Ahmet Yesevî gibi isimleri medeniyet birikiminin taşıyıcıları olarak andı. İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsünün geleceğe yol gösterdiğini söyledi. Coğrafi uzaklıklara karşın gönül bağının, tarihî belleğin ve kardeşlik duygusunun yaşamaya devam ettiğini de dile getirdi.

Gerilimin arka planı

Birgün'ün aktardığına göre Azerbaycan'da hükümet, ilkokuldan liseye uzanan yeni kurallarla okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve laiklik ilkesine uymadığı gerekçesiyle ek giyim öğelerini yasaklamıştı. Düzenlemede doğrudan başörtüsünden söz edilmedi; buna rağmen başörtülü öğrenciler ve öğretmenler okullara alınmadı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral başta olmak üzere çok sayıda AK Partili isim bu duruma tepki gösterdi. Bakü yönetimi ise açıklama yapan 31 Türkiye vatandaşını, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğine, millî güvenliğine ve anayasal düzenine yönelik tehdit oluşturduğunu öne sürerek onları istenmeyen kişi ilan etti. Saral da Erdoğan tarafından görevden alınmıştı.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, A Haber, Sabah, Toplumsal Haber ve +6 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 06:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu