Siracettin Çekin, kaleme aldığı üçüncü fon krizi yazısında soruşturmanın somut adımlara dönüşmesini istedi; kimliği ya da makamı ne olursa olsun sorumluların yargı önünde hesap vermesini savundu.
Amida Haber'de yazan Siracettin Çekin, fon krizi üzerine kaleme aldığı üçüncü yazıda soruşturmanın somut adımlara dönüşmesi çağrısı yaptı. Çekin'e göre ortadaki tablo sıradan bir ekonomik skandal değil; yazar, olayı Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk iddialarından biri olarak niteliyor.
Sözler yerine somut adım beklentisi
Çekin, kamuoyunun beklediği ölçüde belirgin bir hukuki gelişme görülmemesinin insanların haklı sorular sormasına yol açtığını yazdı. Cumhurbaşkanı'nın hukuki sürecin işletileceğine dair açıklamalarının kamuoyuna yansıdığını hatırlatan yazar, vatandaşın artık söz değil uygulama görmek istediğini savundu. Çekin'e göre sorumluların nasıl hesap vereceği ve mağduriyetlerin nasıl giderileceği henüz tatmin edici biçimde yanıtlanmış değil.
Soruşturmanın kapsamı için öneri
Yazar ve siyasetçi kimliğiyle önerisini açıkça ortaya koyan Çekin, olayda sorumluluğu bulunan herkesin, üçüncü kişilere uzanan bağlantılar da dahil olmak üzere soruşturulmasını istedi. Hiçbir ismin, makamın ya da siyasi yakınlığın sürecin dışında tutulmaması gerektiğini yazdı. Cumhurbaşkanı'ndan ilgili kurumları harekete geçirmesini, eldeki delillere göre sorumluların yargı önüne çıkmasını ve sürecin kamuoyuna açık yürütülmesini bekledi.
Çekin, mahkeme kararı olmadan kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğini de belirtti. Bununla birlikte suç şüphesi varsa soruşturmanın geciktirilmemesi, delillerin toplanması ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması gerektiğini ekledi.
Ekonomik güven ve cezasızlık algısı
Yazara göre soruşturmanın kararlı biçimde ilerlemesi ekonomi için de önemli. Çekin, yatırımcının öngörülebilirlik, vatandaşın ise birikiminin güvende olduğu bilgisini aradığını, yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmesinin ve hukukun herkese eşit uygulanmasının ekonomik güvenin yeniden kurulmasına katkı yapacağını yazdı.
Toplumda güçlenen cezasızlık algısından endişe duyduğunu belirten Çekin, yanlışın failin siyasi kimliğine göre değerlendirilmesinin adalet duygusunu zedeleyeceğini savundu. Kendi mahallesinden ya da partisinden diye yanlışı görmezden gelmenin o yanlışa ortak olmak anlamına geldiğini yazan yazar, skandalların yalnızca birkaç gün konuşulup unutulmasının yanlışları sıradanlaştırdığını öne sürdü.
Kamu zararı ve mağdur hakları
Çekin, meselenin yalnızca bireysel kayıplardan ibaret olmadığını; vatandaşın birikiminin, yatırımcının güveninin ve devlet kaynaklarının aynı tablonun parçaları olduğunu yazdı. Haksız kazanç yargı kararıyla ortaya konursa kazancın geri alınması ve mağdurların kaybının telafisi için hukuki yolların kullanılmasını istedi. Kamu zararının telafisini de adaletin bir parçası olarak tanımladı.
Yazısını, devletin otoritesinin, hukukun üstünlüğünün ve toplumun adalet duygusunun sınandığını söyleyerek bitiren Çekin, asıl ölçünün güçlü olanın da hesap verebilmesi olduğunu belirtti.