Washington Post'un haberine göre ara seçimde çoğunluğu kaybeden Cumhuriyetçilerin öne çıkan isimleri yenilgiyi farklı yorumladı; açıklamalar 2028 yarışı için erken hazırlık olarak değerlendirildi.
ABD'de 3 Kasım'daki ara seçimlerde Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğu kaybeden Cumhuriyetçi Parti'de, tarihi 7 Kasım 2028 olan başkanlık seçimine uzanan liderlik tartışması başladı. Washington Post'un haberine göre partinin öne çıkabilecek isimleri, seçim sonrası açıklamalarında yenilginin nedenlerine ve Trump yönetiminin çizgisinin parti içindeki ağırlığına farklı biçimlerde yaklaştı. Trump'ı açıkça karşısına almadan partiyi eleştiren bu çıkışlar, yarış öncesi erken pozisyon alma olarak yorumlandı.
Vance: Neden kaybettiğimizi herkes biliyor
Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ve İsrail politikalarına dair sözleriyle gündeme geldi. Vance, Trump yönetiminin bu iki alandaki tutumunun sandık sonuçlarını etkilediğine dikkat çekti. Önümüzdeki 6 yıl Senato'dan mahrum kalmanın bedele değdiğini ileri sürmek isteyenlere "Ama neden kaybettiğimizi herkes biliyor" yanıtını veren Vance, bundan sonrası için dürüst bir tartışmanın bu noktadan başlaması gerektiğini söyledi. Çıkış, Vance'ın 2028 öncesi kendi yerini sağlamlaştırma hamlesi olarak da okundu.
DeSantis ve Pence
Florida Valisi Ron DeSantis, sonuçlar belli olduktan sonra 4 Kasım'daki basın toplantısında yenilgiden kendi yönetimini ayrı tuttu. 2024'te de aday adaylarından biri olan DeSantis, Trump'ı doğrudan eleştirmedi; ancak ara seçimleri Cumhuriyetçiler için "neredeyse yok olma düzeyinde bir olay" diye niteledi. Florida'da Cumhuriyetçilerin daha az zarar görmesini kendi yönetim tarzına bağladı. Bu açıklamalar, DeSantis'in 2028'de yeniden yarışa katılabileceği yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.
Trump'ın ilk döneminde başkan yardımcılığı yapan Mike Pence ise Wall Street Journal'a yazdığı makalede Trump yönetiminin ekonomi ve dış politikadaki seçimlerini eleştirdi. Pence'e göre yönetim eşi görülmemiş ölçüde borçlandı ve harcama yaptı; dostu düşmanı ayırmadan uygulanan gümrük vergileri anayasaya aykırı, İran politikası ise başarısız.
Pompeo, Stefanik ve Rubio
Eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda seçmenin sandıkta daha çok fırsat beklediğini belirtti. Pompeo'ya göre bu beklentiyi ne Demokrat sosyalistler ve liberaller ne de büyük hükümet yanlısı muhafazakârlar karşılayabiliyor. Geçmişte başkanlık adaylığı ihtimaliyle anılan Pompeo'nun sözleri de 2028 öncesi hazırlık yorumlarına konu oldu.
Temsilciler Meclisi'nden Elise Stefanik, CBS'e konuşurken partisinin ağır yenilgisini bir hesaplaşma ve yeniden başlangıç anı olarak tanımladı. Trump'a desteğini sürdürdüğünü belirten Stefanik, seçmen beklentilerinin yeterince gözetilmediğini ve kampanya sürecinde Cumhuriyetçiler arasında duyarsızlık oluştuğunu dile getirdi. Stefanik, bu seçimde aday olmadığını, önceki yedi seçimin tamamını kazandığını da hatırlattı.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise New York Times'a verdiği röportajda, 2028'de aday olabilmek için görevinden ayrılacağı yönündeki iddiayı reddetti. Rubio, gelecekteki siyasi planlarını konuşmak istemediğini belirterek 2028'e ilişkin sorulara bu konuda daha fazla konuşmayacağını söyleyerek yanıt verdi.