1 saat önce

CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, Çorum'da fon iddialarında bürokrasi, siyaset ve fonlar arasında iş birliği bulunduğunu öne sürdü; konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

Ankara Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, Çorum'da düzenlediği basın toplantısında fon iddialarını "gerçek bir devlet krizi" olarak niteledi. Dinçer, bürokrasi ile siyasetin ve fon çevresinin el ele verdiğini öne sürdü ve konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

Fon iddialarında "buz dağı" vurgusu

Çorum'da pazar ve esnaf gezilerini tamamladıktan sonra il başkanlığında gazetecilerin karşısına çıkan Dinçer, fon konusunun genel başkanlarının da vurguladığı gibi basit bir mesele olmadığını söyledi. Devletin içinde çok ciddi bir para transferi bulunduğunu savunan Dinçer, tutuklanan bakanın kendi görüşüne göre buz dağının görünen yüzü olduğunu, arka planda başka isimlerin de yer alabileceğini öne sürdü. Dinçer, TBMM'deki partilerin konuyla ilgili olarak iktidar üzerinde baskı kurduğunu, CHP Genel Merkezi'nde de Ekonomi Masası'nın toplandığını aktardı.

Ekonomik sıkıntı vurgusu

Dinçer, saha çalışmalarında esnaftan çiftçiye, emekliden asgari ücretliye kadar her kesimin geçim derdini dile getirdiğini söyledi. Adaletsiz gelir dağılımı ve vergi sisteminin sürdüğü sürece insanların memnun olamayacağını belirten Dinçer, asgari ücretli ve emeklinin açlık sınırı altında yaşam sürdüğünü, çiftçilerin de gübre ve tohum başta olmak üzere artan maliyetlerle zorlandığını ifade etti.

Muhalefetin çözüm önerilerinin Meclis'te karşılık bulmadığını savunan Dinçer, soru önergeleri ve tekliflerin reddedilmesinden bıktıklarını, iktidarın ise bıkmadığını söyledi. Staj ve çıraklık mağdurları için sundukları öneriyi de AK Parti ile MHP'nin reddettiğini belirtti.

Gazetecilerin tutuklanmasına tepki

Gazetecilerin haberleri ya da düşünceleri nedeniyle tutuklanmasına karşı olduklarını söyleyen Dinçer, bilinen doğruyu yazdığı için tutuklanan bir gazeteci varsa bunun adaletsizlik ve hukuksuzluk olduğunu kaydetti. Gazetecinin görüşü milliyetçi, muhafazakâr ya da sosyal demokrat olsun, düşüncesi nedeniyle hapse girmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

"Kapı açık" mesajı

Partisinin durumuna da değinen Dinçer, haziranda başlayan saha çalışmalarında dikkat çekici değişimler gördüğünü söyledi. Dinçer, CHP'yi köklü, 103 yıllık bir çınar olarak tarif ederek partinin 12 Eylül sonrasında kapatıldığını, 1992'de yeniden açıldığını ve bugün yeni bir kuruluş sürecinden geçtiklerini hatırlattı. Partiden ayrılanlara ve geri dönmek isteyenlere seslenen Dinçer, kapılarının açık olduğunu belirterek, gelene nereye geldiği, gidene neden gittiği sorulmayacağını söyledi. Dinçer, CHP'nin Atatürk'ün izinde ülkeyi daha demokratik, daha adil, daha laik ve hukuka uygun bir noktaya taşımak için çalışmayı sürdüreceğini ekledi.

Son güncelleme07.11.2026 01:51
Kaynaklar Son Dakika, 12punto
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Mahmut Arıkan, Yeni Yol grup toplantısında fon krizindeki atamaları eleştirdi; Saadet Partisi'nin Mekke Anlaşması'na onay vermeyeceğini ve COP31'e İsrail'in katılmasına karşı olduğunu söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, AK Parti'nin iktidarda geçirdiği 24 yılı eleştirdi, ekim enflasyonunu ve fon krizini değerlendirdi, Mekke Anlaşması'na bu hâliyle onay vermeyeceklerini duyurdu.

"Bu iktidar miadını doldurmuştur"

AK Parti'nin 2001 krizinin ardından krizleri çözeceği vaadiyle iktidara geldiğini hatırlatan Arıkan, partinin bugün birçok krizin baş sorumlusu olarak iktidarda durduğunu savundu. Arıkan, 24 yıl önceki Güçlü Türkiye ve Özgür Türkiye vaatlerinin karşılığını sorguladı; olağanüstü hâlin olağan hâle getirildiğini, muhalif seslerin susturulduğunu öne sürdü. Sorunun sebebi olanların çözümün adresi olamayacağını belirten Arıkan, "Bu iktidar miadını doldurmuştur" dedi.

Enflasyon, borçlanma ve işsizlik

Arıkan, ekim enflasyonu hakkında emekliden sabır isteyenlerin faizciye ve foncuya aynı sabrı göstermediğini söyledi. Kredili mevduat hesabı kullanımının dört yılda yüzde 271 arttığını belirten Arıkan, vatandaşın artık ay sonunu getirmek için borçlandığını savundu. Eylül ayında istihdamın 49 bin kişi azaldığını, işsiz sayısının 198 bin kişi arttığını ve genç işsizlik oranının yüzde 14,8 olduğunu aktaran Arıkan, siyasetçilerin transfer sayısını düşündüğü kadar işsiz genç sayısını düşünüp düşünmediğini sordu.

Fon krizinde atamalar

Fon krizinin 47 gündür sürdüğünü söyleyen Arıkan, fon listesindeki isimlerin öğrenilemediğini, sürekli yeni görevlendirmeler yapıldığını belirtti. SPK Başkanlığı'na Vergi Denetim Kurulu Başkanı'nın atandığını, başkan vekilliğine de MASAK geçmişi olan bir ismin getirildiğini hatırlatan Arıkan, Cumhurbaşkanı'nın cerrah titizliğiyle ele alma vaadini anımsatarak yapılan atamaları kalp cerrahını beyin ameliyatına sokmaya benzetti. Soruşturma yürütmenin başka, sermaye piyasasını yeniden güvenilir kılmanın başka bir iş olduğunu söyleyen Arıkan, olayın siyasi ayağının açıklanması gerektiğini savundu.

Arıkan, 6 Şubat depreminin ardından Kızılay'ın zarar gördüğünü öne sürerek Türkiye Diyanet Vakfı'nın da aynı akıbete uğratılmaması çağrısı yaptı.

Mekke Anlaşması ve seçim mesajı

Arıkan, bir mutabakatta Mekke isminin geçmesinin, onun temsil ettiği değerlerle örtüştüğü anlamına gelmediğini söyledi. Anlaşma metnini okuyunca akla kimi savunacaklarını ve kime karşı savaşacaklarını soran iki sorunun geldiğini belirten Arıkan, ikinci sorunun cevabının maddelerde net görülmesini istedi. Böyle bir ittifakın ABD ya da İsrail'e kolaylık sağlamak için değil, bölge ülkelerinin bağımsızlığı ve adil barış için kurulması gerektiğini söyledi. Saadet Partisi'nin anlaşmayı olduğu gibi onaylamayacağını ilan etti.

ABD'deki 3 Kasım ara seçimleri ve İsrail genel seçimlerine değinen Arıkan, ülkenin ve bölgenin geleceğini Türkiye'de yapılacak seçimlerin belirleyeceğini söyledi.

COP31, süt üreticisi ve lösemili çocuklar

BM İklim Zirvesi COP31'in 9 Kasım'da Antalya'da başlayacağını hatırlatan Arıkan, İsrail'in zirveye katılmasına tepki gösterdi ve buna ev sahipliği yapmanın tarihi bir züllet olduğunu söyledi. Arıkan ayrıca çiğ süt fiyatının maliyetlerin altında kaldığını, üreticinin litre başına zarar ettiğini belirterek süt üreticilerinin desteklenmesini istedi. Lösemili Çocuklar Haftası'na da değinen Arıkan, çocukların tedaviye zamanında erişiminin ailenin maddi durumuna ya da yaşadığı şehre bağlı olmaması gerektiğini söyledi.

Son güncelleme07.11.2026 00:53
Kaynak Anka Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu