Cumhuriyet yazarı Oktay Ekşi, Tele1'e kayyım atanmasının yıl dönümünde Kadıköy'de yürüyen gazetecileri anarak Türk basınının baskılarla geçen tarihine değindi.
Cumhuriyet yazarı Oktay Ekşi, "Medyamız" başlıklı yazısında Türk gazetecilerinin meslek hayatındaki zorlukları anlattı ve 24 Ekim'de yapılan gazeteci eyleminin medyada yeterince yer bulmadığını savundu.
Meslek içi zorluklar
Ekşi, mesleğe girdiği ilk günden itibaren gazeteciler arasında bir rekabet ve küçümseme alışkanlığı olduğunu yazdı. Eski yıllarda önemli sayılan pozisyonlardan birinin istihbarat şefliği olduğunu, bu görevdeki kişinin kızdığı gazeteciyi genç yaşta meslekten uzaklaştırabilecek güce sahip olduğunu anlattı. Mesleğin ilk yıllarında düşük ücretle çalışmanın zorunlu olmasını da bunlara ekledi.
Basına yönelik baskılar
Ekşi'ye göre gazetecinin işi, güç sahiplerinin kamuoyundan uzak tutmak istediği gerçekleri ortaya çıkarmak. Yazar, Türk basınının bu nedenle son 75-80 yıl boyunca baskılarla karşılaştığını savundu. Baskıların en sistemli uygulandığı dönemin Adnan Menderes'in başbakanlık yaptığı 1954-1960 yılları olduğunu öne süren Ekşi, o yıllarda bir kamu görevlisini görevi kötüye kullanmakla suçlayan gazetecinin iddiasını kanıtlasa bile hapse girmekten kurtulamadığını yazdı. Yine de cezanın üst sınırının 9 ay hapis ile 6 bin 666 liralık para cezası olduğunu belirten Ekşi, o dönemde kimsenin gazeteciyi casusluk ya da cumhurbaşkanına hakaretle suçlayıp hapse atmayı düşünmediğini, basın mensuplarının topluca "tasmalı köpek" diye nitelendirilmediğini söyledi.
24 Ekim'deki ortak eylem
Ekşi, 24 Ekim'de İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir başta olmak üzere 10 şehirde gazetecilerin meslek örgütlerinin ortak eylem yaptığını anlattı. Yazara göre bu, yaklaşık 200 yıllık basın tarihinin en kapsamlı ortak eylemiydi. Eylem tarihi, Tele1'e kayyım atanmasının birinci yıl dönümüne denk geliyordu. Ekşi, gazetecilerin önde, siyasetçilerin ve diğer destekçilerin arkada yürüdüğünü, binlerce kişinin Kadıköy'de "basına özgürlük" talebini dile getirdiğini yazdı. Eylemin medyada gerekli yeri bulmadığını belirten Ekşi, yine de bir ilk olarak önemli olduğunu söyledi.