53 dakika önce

Ekonomist Ceyhun Elgin, Sırbistan'daki erken seçimi inceledi. Elgin'e göre büyüme ve ücret artışı, yolsuzluk algısı, eşitsizlik ve genç işsizliğinin önüne geçemedi.

Ekonomist Prof. Dr. Ceyhun Elgin, "Kayıt Dışı İktisat" kanalındaki yayınında Sırbistan'ın erken parlamento seçimini değerlendirdi. Elgin'e göre sonucun en şaşırtıcı yanı, ekonomik göstergelerin olumlu seyrettiği bir ortamda ortaya çıkmasıydı. Seçimde, medyaya, devlet imkânlarına ve güçlü bir parti örgütüne dayanan Aleksandar Vučić'in listesi, üniversite öğrencilerinin başını çektiği muhalif ittifakla yarıştı.

Rakamlar iktidardan yanaydı

Elgin, Dünya Bankası verilerinin Sırbistan'da istikrarlı bir büyümeye işaret ettiğini aktardı. Resmi istatistiklere göre enflasyondan arındırılmış net ücretler yüzde 8,5 yükselmişti; yıllık enflasyon ise yüzde 4,1 civarındaydı. Buna rağmen seçmenin değişimden yana oy kullandığını söyleyen Elgin, vatandaşın gelir artışının karşılığında iktidara sınırsız bir siyasi sadakat göstermediğini savundu.

Novi Sad faciası ve ihale tartışması

Elgin'e göre siyasi dönüşümün asıl tetikleyicisi Novi Sad tren garı faciası oldu. Kısa süre önce yenilenen istasyonda beton bir saçağın çökmesiyle 16 kişi öldü; bu olay adalet ve hesap verebilirlik taleplerini öne çıkardı. Gençlerin yönlendirdiği protestolar yolsuzluk iddialarını gündelik hayatı ve can güvenliğini ilgilendiren bir konuya dönüştürdü.

Elgin, Avrupa Komisyonu'nun raporuna da atıfta bulundu. Rapora göre olağan kamu ihale mevzuatının dışında tutulan sözleşmelerin toplam değeri 7 milyar avroyu bulurken, normal prosedürle bağlananlar 7,9 milyar avroda kalmıştı.

Eşitsizlik ve genç işsizliği

Elgin'in vurguladığı bir başka neden büyümenin hakkaniyetli paylaşılmamasıydı. Ortalama net ücret yüksek görünüyordu, ama çalışanların yarısı bu düzeyin epey altında kazanıyordu. Genel işsizlik yüzde 7,2'de dururken 15-24 yaş grubunda işsizlik yüzde 22'ye çıkmıştı. Elgin, yabancı sermayeye yaslanan modelin yerli firmaları geri plana ittiğini, işe alım ve sosyal yardımda ilişkilerin liyakatin yerine geçtiği algısının da adaletsizlik duygusunu büyüttüğünü söyledi.

Öğrenci hareketi sandığa nasıl yansıdı

Elgin'e göre üniversitelerden doğan hareket zamanla doktorları, akademisyenleri, çiftçileri ve çeşitli meslek örgütlerini içeren geniş bir ittifaka dönüştü. Hareket tek bir lider çıkarmak yerine sözcülerini sürekli değiştirdi; Elgin bu tercihin kişisel itibar saldırılarını etkisiz kıldığını savundu. Kapı kapı gezip mahallelerde güven kuran ittifak, seçime katılımı da artırdı.

Yeni dönemin sınavı

Elgin'in aktardığına göre yeni yönetimin programında şeffaf kamu ihaleleri, siyasetten arındırılmış kamu atamaları, bedava ders kitapları ve ulaşılabilir konut gibi vaatler yer alıyor. En zor sınavın kaynak bulmak olacağını söyleyen Elgin, yolsuzlukla mücadeleden gelecek bir defalık gelirlerin sağlık ve eğitim gibi kalıcı harcamaları karşılamaya yetmeyeceğini belirtti. Dış politikada sert bir yön değişikliği beklenmediğini, yeni ittifakın Rusya'ya yönelik yaptırımlara uzak duracağını duyurduğunu da ekledi.

KaynakPara Analiz
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
53 dakika önce

30 Ekim'de Montreal'de buluşan taraflar, tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için ortaklığı derinleştirme kararı aldı. Kanada, AB'nin Ukrayna kredisine katılma niyetini açıkladı.

Brüksel ve Ottawa, 30 Ekim'de Kanada'nın Montreal kentinde bir araya geldi. AFP'nin haberine göre taraflar stratejik alanlarda birlikte çalışmayı büyütmeye karar verdi; gündemde madenler, yapay zeka, e-ticaret ve savunma vardı. Amaç, kritik sektörlerde başkalarına muhtaç kalmamak ve tedarik zincirini tek kaynağa bağlamamak.

Madenler ve yapay zeka

AB, batarya ve temiz enerji teknolojilerinde kullanılan lityum, nikel gibi hammaddelerde Çin'e olan bağımlılığını azaltmak istiyor. Bu nedenle Kanada'nın maden zenginliğine daha rahat ulaşmayı hedefliyor. Avrupa Yatırım Bankası'nın Kanada'daki maden projelerini finanse etmesinin yolu da açılabilir.

Teknoloji tarafında Kanadalı araştırmacıların ve girişimlerin Avrupa'daki süper bilgisayar kapasitesini kullanması düşünülüyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, yerli yapay zeka şirketi Cohere'ye 1 milyar avroluk yatırım yapılacağını da açıkladı.

Ukrayna'ya 90 milyar avro

Görüşmelerde Ukrayna'nın desteklenmesi de yer aldı. Ottawa, AB'nin Kiev için hazırladığı 90 milyar avroluk finansman paketine ortak olmak istediğini bildirdi. Böylece ekonomik ve teknolojik işbirliğine Rusya'nın savaşı karşısında siyasi dayanışma da eklendi. Tarafların dijital ticareti kolaylaştırma, Galileo uydu sistemi ve Erasmus öğrenci değişimi konularında da çalışmayı öngördüğü aktarıldı.

Tarifelerin gölgesinde yakınlaşma

Haberde yakınlaşmanın, Başkan Donald Trump'ın uyguladığı gümrük vergilerinin ve ticaret politikasının dünya genelinde belirsizlik doğurduğu bir sırada gündeme geldiği belirtildi. 2017'den bu yana yürürlükteki CETA anlaşması bu çerçevenin temeli olsa da iki taraf güvenlik ve teknoloji boyutu olan daha geniş bir ortaklığa yönelmek istiyor. Girişimin Japonya, Güney Kore ve Avustralya'yı da içine alan bir ağa evrilmesi tartışılıyor. Aktarılan değerlendirmeye göre amaç, ABD ve Çin'le bağları koparmak değil, hammadde, teknoloji ve ticarette ikinci seçenekler yaratmak.

KaynakNûmedya24
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
53 dakika önce

Arakçi, Alman Başbakan Merz'in ABD-İran geriliminin Avrupa'ya maliyetine ilişkin sözlerini hedef aldı ve Merz'in geçen yıl saldırıları desteklediğini öne sürdü.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ile İran arasındaki gerilimin Avrupa'ya 100 milyar avroyu geçen bir enerji faturası çıkardığını söylemişti. İran'ın Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu sözlere X hesabından karşılık verdi ve Merz'in açıklamasını paylaşırken Alman liderle doğrudan polemiğe girdi. Paylaşımda Almanya'nın tutumuna yönelik sert eleştiriler yer aldı.

Arakçi, 2025'te İsrail ile ABD'nin İran'a saldırmaya başladığı sırada Merz'in bu operasyonlara destek verdiğini öne sürdü. Arakçi'ye göre bu duruş, Avrupa'nın kendi menfaatine göre belirlediği politikaların yansımasıydı. Açıklama, gerilimin Avrupa ekonomisine etkilerinin konuşulduğu günlerde geldi.

İranlı Bakan, Avrupa'nın üstlendiği söylenen 100 milyar avroluk bedelin, İran ordusunun kendisine saldırmaya çalışanlara vereceği cevapla kıyaslandığında küçük kalacağını savundu. Paylaşımı "Kırmızı çizgiler artık mazide kaldı" cümlesiyle bitirdi.

KaynakGazete İlk Sayfa
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

AP'nin ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre Atlanta'daki toplantıda Washington geleneksel fotoğraf çekimini iptal etti.

ABD'nin Georgia eyaletindeki Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı, geleneksel aile fotoğrafı çekilmeden başladı. Bakanlar poz vermeden doğrudan açılış konuşmalarının yapılacağı salona geçti. Associated Press (AP), ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, kimi Avrupalı diplomatların Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'la aynı karede görünmeyi istemediğini ve ABD'nin bu nedenle çekimi iptal ettiğini yazdı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Avrupalı ortakların Lavrov'la birlikte yer alacağı bir fotoğraf olmayacağını söyledi ve gerekçe olarak "Rusya ile normal bir ilişki söz konusu değil" ifadesini kullandı.

Haberde ayrıca Washington'ın, Rusya'ya yönelik sert açıklamalardan rahatsız olduğu Avrupalı NATO müttefiklerinden dilini yumuşatmasını istediği belirtildi. Pentagon'un Baltık ülkelerinden, yani Litvanya, Letonya ve Estonya'dan, Rusya'nın oluşturduğu tehdide dair söylemlerini azaltmalarını istediği aktarıldı.

KaynakYeni Şafak
Son güncelleme31.10.2026 06:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

Cumhuriyet'te yayımlanan değerlendirmeye göre 2026'da 70 ülkede 97 ulusal seçim planlandı. Brezilya, Sırbistan ve 3 Kasım'daki ABD ara seçimi öne çıkıyor.

Savaşlar, iklim krizi ve eşitsizliklerin yön verdiği bir dönemde dünya sandık başında. Cumhuriyet'te yayımlanan bir değerlendirmeye göre seçmenin iktidarları mı cezalandırdığı, yoksa gerçek bir değişim mi aradığı sorusu, Brezilya'dan Sırbistan'a ve ABD'ye uzanan seçimlerle yeniden tartışılıyor.

Seçim takvimi yoğun

Yazıda IFES Election Guide'ın 28 Ekim itibarıyla yayımladığı takvime atıf yapılıyor. Buna göre 2026 boyunca 70 ülkede toplam 97 ulusal seçim (yasama ya da yürütme) öngörülüyor ve bunların 66'sı 54 ülkede tamamlandı. Yıl içinde 14 referandum da planlanıyor. Maraton 2027'de sürecek: Fransa'da cumhurbaşkanlığı, Polonya, Finlandiya ve Estonya'da parlamento, Nijerya ve Kenya'da genel seçim bekleniyor. Metinde Türkiye'de erken seçim ihtimaline de dikkat çekiliyor.

Brezilya: Üç haftada tersine dönen yarış

Lula, 25 Ekim'deki ikinci turda yüzde 51,8 oy alıp Flávio Bolsonaro'yu geçti. İlk turda yaklaşık 2,2 milyon oy geride kalan Lula'nın kampanyasında ekonomik vaatlerin yanında demokrasinin korunması ve egemenlik vurgusu öne çıktı. Seçim, eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro'nun 2022 sonrasında iktidarı devirmeye yönelik girişim nedeniyle mahkûm edilmesinin gölgesinde yapıldı. Donald Trump'ın Bolsonaro ailesine verdiği destek yarışı ABD'nin Latin Amerika'daki etkisine dair daha geniş bir tartışmaya taşıdı.

Seçimden sonra da gerilim sürdü. Yenilgiyi kabul etmeyen Flávio Bolsonaro, kara para aklama soruşturması nedeniyle pasaportlarını bırakmasını isteyen Yüksek Mahkeme kararına uymayarak ABD'ye gitti. Bolsonaro suçlamaları reddederken ABD yönetimi kendisine ve ailesine vize verileceğini açıkladı. Lula'nın önünde ise zor bir tablo var: Kongre'deki denge sağa kaymış durumda, ekonomik sorunlar, kamu borcu ve kutuplaşma da gündemde.

Sırbistan: Sokaktan parlamentoya

Kasım 2024'te Novi Sad'daki tren istasyonunun çatısının çökmesi ve çok sayıda kişinin ölmesi, ülkede öğrencilerin öncülük ettiği büyük protestoları başlatmıştı. Yolsuzluk, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü talepleriyle büyüyen eylemler yaklaşık iki yıl sürdü ve 25 Ekim'deki erken parlamento seçimine taşındı. 26 Ekim'de açıklanan ön sonuçlara göre öğrenci hareketinin desteklediği liste yüzde 52,71 oyla 250 sandalyeli parlamentoda 140 milletvekilliği kazandı. Aleksandar Vučić'in desteklediği liste yüzde 39,17 ile 104 sandalyede kaldı. Vučić, yenilgiyi seçimin yapıldığı akşam kabul etti.

Metne göre bu sonuç, 2012'den beri ülke yönetiminde belirleyici olan bir hareketin devlet kurumları ve medya üzerindeki etkisine rağmen sandıkta yenilebildiğini gösteriyor. Öğrenci hareketinin desteklediği geniş birliğin şimdi farklı beklentileri ortak bir yönetim programında buluşturması gerekiyor.

ABD'de ara seçim sınavı

Gözler şimdi 3 Kasım'da ABD'de yapılacak ara seçimde. Temsilciler Meclisi'nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato'daki 35 sandalye için oy kullanılacak. Cumhuriyetçiler her iki kanatta çoğunluğu elinde tutuyor. Son Reuters/Ipsos araştırmasında Trump'ın görev onayı yüzde 32'ye gerilerken Kongre oylamasında Demokratların öne çıktığı görülüyor. Değerlendirmeye göre Kongre'de çoğunluk el değiştirirse yönetimin yasama programı ve denetim süreci etkilenebilir; buna karşın Başkan'ın veto yetkisi ile yürütmedeki ağırlığı devam edecek.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme31.10.2026 06:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 saat önce

Polonya Anayasa Mahkemesi'nin Başkanı ve Başkan Yardımcısı görevden uzaklaştırıldı. Mahkeme önünde PiS'lilerin de katıldığı gösteri düzenlendi, polis 3 kişiyi gözaltına aldı; Cumhurbaşkanı Nawrocki ülkeye döndü.

Polonya'da Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski'nin görevden uzaklaştırılması, ülkede siyasi gerginliği tırmandırdı. Mahkemenin internet sitesindeki duyuru yerel saatle 18.00 sularında yayımlandı. Mahkeme binası önünde gösteri başladı ve bina polis ablukasına alındı.

Mahkeme önünde gösteri

Polonya basınına göre toplananlar arasında muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) lideri Jaroslaw Kaczynski, eski Başbakan Mateusz Morawiecki ve mahkemenin eski başkanı Julia Przylebska da vardı. Polis, bazı göstericilerin mahkemenin çitlerini aştığını, bazılarının da polislere çeşitli cisimler fırlattığını bildirdi ve 3 kişiyi gözaltına aldı. Mahkemenin yönetimini, en kıdemli yargıç Anna Korwin-Piotrowska üstlendi. Gösteri ve polis ablukası, haberin hazırlandığı sırada sürüyordu.

Cumhurbaşkanı yolculuğu yarıda kesti

Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, X hesabından yaptığı paylaşımda "Böyle bir zamanda Cumhurbaşkanının Polonya'da olması gerekiyor" diyerek Senegal'e uçuşunu yarıda kestiğini duyurdu. Senegal'e gitmek üzere havalanan Nawrocki'nin uçağının İspanya üzerinden dönüş rotasına girdiği, uçuş takip platformu Flightradar24'te dönüşün 50 binden fazla kişi tarafından izlendiği aktarıldı. Cumhurbaşkanlığı, Nawrocki'nin ülkeye vardığını bildirdi. Nawrocki daha sonra Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Swieczkowski ve Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapinski ile bir araya geldi.

Hükümetin tutumu ve bir istifa

Başbakan Donald Tusk ise X'teki mesajında hukuk devletini yeniden kurmanın kendilerinin sorumluluğu olduğunu yazdı. Tusk'a göre PiS yönetimindeki yıllar boyunca biriken hukuk ihlallerinin ardından bu süreç güç ve zaman zaman sancılı; kararlı adımlar gerektiriyor ve "Başka bir yol yok".

Pekin Büyükelçisi Jakub Kumoch da yaşanan gelişmeler yüzünden görevini sürdüremeyeceği sonucuna vardığını belirterek istifa dilekçesi verdiğini ve görevden alınmasını istediğini X'ten duyurdu. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Radoslaw Sikorski, Kumoch'a yanıt verirken görevinin profesyonellikten uzak biçimde sona erdiğini belirtti ve artık Polonya Cumhuriyeti'ni temsil etmediğini yazdı.

Arka plan

Swieczkowski, PiS hükümeti döneminde Şubat 2022'de Anayasa Mahkemesi yargıçlığına seçilmiş, 9 Aralık 2024'te de dönemin Cumhurbaşkanı Andrzej Duda tarafından mahkemenin başına getirilmişti. Tusk, Swieczkowski'yi mecliste çoğunluğun seçtiği yargıçların göreve başlamasına engel olmakla suçluyordu. Avrupa yanlısı Tusk hükümeti 2023'te yargının bağımsızlığını yeniden sağlama sözüyle göreve gelmişti. Yargı atamalarındaki uzun süreli uyuşmazlık, mahkemenin işleyişini fiilen kilitlemiş durumda.

KaynaklarVan Bölge Gazetesi, Habertürk
Son güncelleme31.10.2026 05:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

İsrail'de 61 sandalyelik çoğunluğa kimsenin ulaşamadığı tabloda erken seçim, Arap partilerinin desteğiyle muhalefet hükümeti ve ulusal birlik hükümeti öne çıkıyor. Uzmanlar üçünü de engelli görüyor.

İsrail'de sandıktan hükümet çıkmadı. Knesset'te 120 sandalye var ve iktidar için 61 oya ihtiyaç duyuluyor; ancak seçim sonucu bu çoğunluğu kimseye vermedi. Türkiye Araştırmaları Vakfı'ndan Dr. Ayhan Sarı ile Doç. Dr. Nuri Salık, CNN Türk'te masadaki üç ihtimali anlattı. İki isim de her yolun önünde ciddi engeller görüyor.

Birinci ihtimal: Çoğunluk çıkmazsa yeni seçim

İlk senaryoda iktidar bloğu da muhalefet bloğu da 61'e varamıyor. Görüşmeler uzar, taraflar geri adım atmazsa İsrail yeniden sandığa gidebilir. Sarı'ya göre Netanyahu bu olasılığı hesaba katıyor. Muhalefetin kendisini devirmek için Arap partilerine yaklaşabileceğini gören Netanyahu, bu partileri hedef alan sözler söyledi; Sarı ayrıca Şin Bet üzerinden bazı soruşturmaların açıldığını aktardı.

Sarı'nın anlatımıyla muhalefet bloğu dört parti ve iki Arap partisinden kuruluyor. Altısının bir arada durması Netanyahu'yu iktidardan indirebilecek yegâne yol. Burada belirleyici isim Avigdor Liberman: yedi sandalyeli partisi ayrılırsa blok 61'e ulaşamıyor. Sarı, muhalefetteki çatlakların Netanyahu'ya yarayabileceğini ve yeni seçimin onun lehine işleyebileceğini düşünüyor. Seçim sürecinde geçici başbakan olarak kalan Netanyahu, mahkemelerdeki dosyalarını kendi yararına yönlendirmeye de çalışabilir. Sarı bir başka olasılık olarak Eisenkot cephesinden bazı isimlerin Netanyahu'ya çekilmesini gösterdi.

İkinci ihtimal: Arap partilerinin desteğiyle muhalefet hükümeti

Arap partilerinin elindeki 20 sandalye muhalefeti 61'e taşıyabilir. Engel şu: Gadi Eisenkot daha önce bu partilerle yürümeyeceğini, Filistin devletine de karşı çıktığını açıklamıştı. Salık, bu formülün gerçekçi görünmediğini söyledi. Salık, İsrail siyasetinin yeni bir bakış açısı geliştiremediğini savundu; Oslo süreci sonrasında sağ güçlendi, bir zamanlar başbakan ve cumhurbaşkanı yetiştiren İşçi Partisi ise büyük ölçüde gücünü kaybetti.

Salık, tartışmaların Filistin sorununun çözümünden koptuğunu da belirtti. Gündemi Haredi gençlerin askerliği ve koalisyon ortaklıkları gibi konular dolduruyor. Yeni bir yaklaşım doğmadıkça formüller değişecek, sorunun özü yerinde kalacak.

Üçüncü ihtimal: Netanyahu ve Eisenkot hükümeti

Üçüncü seçenek, iki liderin başında olduğu ulusal birlik hükümeti. Sarı'ya göre Washington'ın da sıcak baktığı bu çözümle iki hedef güdülebilir: Netanyahu'nun ağırlığını azaltmak ve yeni yönetimi ABD'ye daha bağlı hale getirmek. Likud ile Eisenkot'un listesi toplandığında 48 sandalye ediyor; 61 için 13 milletvekili eksik. Bu açığı ya Itamar Ben-Gvir ile Bezalel Smotrich'i ortak yaparak ya da onları dışarıda bırakıp Haredi partilerini yanına alarak kapatmak gerekiyor. Sarı iki yolu da zor buluyor.

Asıl pürüz başbakanlık koltuğu. Eisenkot, Netanyahu'nun hükümette yer almaması şartıyla Likud'la ortaklığa yakın durduğunu söylemişti. Netanyahu dönüşümlü başbakanlığa kapıyı açık tutuyor ama ilk sırada kendisini görmek istiyor. Salık, Eisenkot'un 7 Ekim için hesap sorulmasını savunduğunu, Netanyahu'yu sorumlu tuttuğunu anımsatarak uzlaşmanın kolay olmadığını belirtti.

Sayılar ve beklenti

Sarı, tablonun en çarpıcı yönü olarak Likud'un birinci çıkmasını gösterdi: Likud 27, Eisenkot'un partisi 21 sandalye kazandı. Netanyahu'nun bloğu 53, Eisenkot'un bloğu 48 sandalyede kaldı. Sarı, Netanyahu gitse bile İsrail'in temel çizgisinde büyük bir sapma beklemediğini, ülkede derin bir kriz çıkmasının ise Türkiye'yi ve bölgeyi başka biçimlerde etkileyebileceğini söyledi.

KaynaklarHabertürk, Yeni Şafak, CNN Türk
Son güncelleme31.10.2026 02:02
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

ABD'de 3 Kasım'daki ara seçim öncesinde rekor sayıda seçmen erken oy kullandı; parti kaydı tutan eyaletlerde erken oyların büyük bölümünü Demokratlar oluşturuyor.

Amerika'da 3 Kasım'daki ara seçime bir hafta kala sandığa şimdiden 47,9 milyon seçmen gitti. Cuma günü paylaşılan rakamlar, erken oylamada rekor kırıldığını gösteriyor. Oy kullanan Demokratların sayısı, seçmenlerin parti tercihini kaydettirdiği eyaletlerde Cumhuriyetçileri aştı.

Senato yarışının kızıştığı eyaletlerde yükseliş

Artış, Başkan Donald Trump'ın görev süresinin son iki yılında Senato'nun çoğunluğunu belirleyebilecek, baş başa geçen yarışlarda daha net görülüyor. Teksas'ta çarşamba gününe dek erken oy kullanan seçmen sayısı altı milyonu aştı; sandık başına giderek oy verenlerin oranı 2022'nin aynı gününe göre kabaca yüzde 50 fazla.

Kuzey Carolina seçim kurulu, dört yıl önceye kıyasla erken oy kullanımında yaklaşık yüzde 37'lik bir yükseliş olduğunu açıkladı. Güney Carolina'da ise sürecin bitmesine beş gün varken 2022 seçiminin erken oy toplamı aşıldı; bu eşik pazartesi günü geçildi. Kansas'ta Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall zorlu bir yarışın içinde. Eyalet sekreterliğinin verilerine göre geçen haftaki erken oy sayısı 2022'nin yaklaşık üçte iki fazlasına çıktı.

Demokratlar erken oyda önde

Seçim Laboratuvarı'nın derlediği veriler, parti kaydı tutan eyaletlerde erken oy veren seçmenin yüzde 44'ünün Demokrat, yüzde 31'inin Cumhuriyetçi, yüzde 25'inin ise bağımsız ya da küçük partili olduğunu gösteriyor. Laboratuvarın yöneticisi Michael McDonald, Florida Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında çalışıyor. McDonald, ırk ve etnik köken bilgisi yayımlayan eyaletlerde Siyah ve Hispanik seçmenlerin sandığa gidişinin arttığını, Meksika sınırına yakın Hispanik nüfusun yoğun olduğu Teksas bölgelerinde ise katılımın özellikle güçlü olduğunu vurguladı.

Georgia'da perşembe günü yüz yüze erken oylamada eyalet ara seçim rekoru kırıldı. Şimdiye dek kullanılan oyların yüzde 56'sı kadınlara, yüzde 44'ü erkeklere ait. Seçim süreçlerini yöneten üst düzey yetkili Brad Raffensperger, seçmenlerin sisteme güvendiği için rekor düzeyde sandığa gitmeyi sürdürdüğünü söyledi.

Rakamlar sonucu göstermiyor

Uzmanlar, bu verilerden seçim sonucu çıkarılmaması konusunda uyarıyor. Parti kaydı, seçmenin kime oy verdiğini söylemiyor. Salı günü on milyonlarca kişinin daha sandığa gitmesi bekleniyor. Geçmiş seçimlerde Cumhuriyetçilerin ağırlıklı olarak seçim günü oy kullandığı hatırlatılıyor; bu da Demokratların bugünkü üstünlüğünü azaltabilir ya da ortadan kaldırabilir. Üstelik erken oyun yüksek olması toplam katılımın da yüksek olacağını garanti etmiyor, çünkü bazı seçmenler bu kez oylarını eskisinden önce kullanmış olabilir.

KaynakHaber Vitrini
Son güncelleme31.10.2026 02:02
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, milletvekili adaylarıyla yürüyüp YSK'ya başvurdu; adayların sıralamasında hiçbir itiraz yaşanmadığını söyledi.

Demokrat Parti, Lefkoşa'da 30 Ekim'de yarışa resmen girdi: Genel Başkan Fikri Ataoğlu ile Genel Sekreter Serhat Akpınar, 6 Aralık'taki erken genel seçim için hazırlanan milletvekili adaylık evraklarını Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) sundu.

Lefkoşa'da adaylarla yürüyüş

Başvurudan önce Ataoğlu, adaylar ve partililer eşliğinde yürüyüş düzenledi; kafile Lefkoşa'daki ilçe başkanlığından yola çıkarak Mahkemeler önüne ulaştı. Dosyaların YSK'ya sunulmasının ardından Mahkemeler önünde basın mensuplarına konuşan Ataoğlu, partinin üç yılı aşkın süredir her an sandığa gidilecekmiş gibi çalıştığını söyledi.

Adaylar itirazsız belirlendi

Ataoğlu, milletvekili adaylarının hem seçiminde hem sıralamasında hiçbir itiraz yaşanmadığını, bunun DP ailesi için büyük değer taşıdığını belirtti. Adaylarla omuz omuza ve kardeşçe hareket ettiklerini, bu birlikteliğin sonuna kadar sürmesini beklediklerini kaydetti. Çalışmalara bugün başlamadıklarını, üç yıldır aynı kararlılıkla yürüdüklerini ifade eden Ataoğlu, partinin asıl derdinin ülke, gençler ve halk olduğunu anlattı; amaçlarının memleket, gençler ve insanlar olduğunu söyledi. Partinin "Devletin dengesi" sloganına da değindi.

Manifesto ve aday tanıtımı sırada

DP lideri, projelerini ve seçim manifestosunu önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını, adayları da kamuoyuna tanıtacaklarını duyurdu. Çalışmalara katkı veren herkese teşekkür eden Ataoğlu, bütün siyasi partilere seçimin hayırlı geçmesi için iyi dileklerini iletti.

İki seçimin, yani milletvekilliği ve yerel yönetim oylamalarının aynı güne denk geldiğini hatırlatan Ataoğlu, bu durumun seçim görevlileri açısından yoğunluk yaratabileceğini söyledi. Ataoğlu, partisinin aile ruhunu öne çıkaran bir konuşma yaptı ve adaylarının kardeşlik içinde çalıştığını yineledi. Seçim gününde görev alacak yetkililere ve görevlilere teşekkür ederek onlara sabır ve kolaylık diledi. Konuşmasını, partisinin amacının devlet ve memleket olduğunu vurgulayan sözlerle tamamladı.

KaynakGiynik Gazetesi
Son güncelleme30.10.2026 23:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Ulusal Birlik Partisi, KKTC'de 6 Aralık'ta yapılacak erken genel ve yerel seçimler için 50 milletvekili ve 3 belediye başkanı adayını resmen bildirdi. Başbakan Üstel, başvuruyu istikrarın sürmesi mesajıyla yorumladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 6 Aralık'ta yapılacak erken genel ve yerel seçimlere giden süreçte Ulusal Birlik Partisi (UBP) adaylık işlemlerini tamamladı. Parti, aday listelerini seçim makamlarına teslim etti: Yüksek Seçim Kurulu'na 50 milletvekili adayı bildirilirken, ilçe seçim kurullarında 3 belediye başkanı adayının kaydı yapıldı.

Üstel: Başvuru istikrarın devamı

Başvuruların ardından basın açıklaması yapan Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, "Bu müracaat istikrarın devamı müracaatıdır" dedi. Üstel, başvuruların takvime göre tamamlandığını, bunun UBP'nin istikrarlı yönetim çizgisinden dönmeyeceğini gösterdiğini söyledi. Partilerin kurulun belirlediği takvim çerçevesinde adaylarını duyurup seçime hazırlandığını belirten Üstel, halka da sürecin hayırlı geçmesi dileğini iletti.

Başbakan, önceki dönemlerdeki siyasi dengesizliğin yatırımları ve reformları ertelettiğini savundu ve bu dönemi bir milat olarak tanımladı.

Kampanya takvimi

Parti yönetimi, aday listelerinin açıklanmasının ardından saha çalışmalarını hızlandıracağını duyurdu. Aday tanıtımları, program sunumları ve yerel düzeydeki iletişim kampanyaları yoğunlaştırılacak. Hazırlanan politikaların vatandaşa ulaşması için yürütülecek faaliyetlerin de artacağı belirtildi. Kampanyanın sloganı Üstel'in ifadesiyle "durmak yok, yola devam" olacak.

Türkiye'yle mali iş birliği ve 2027 bütçesi

Üstel, hükümetleri döneminde Türkiye ile yürütülen mali iş birliği kapsamında ülkeye önemli kaynaklar aktarıldığını söyledi. Aktarılan yaklaşık 75 milyar tutarındaki kaynağın altyapı, proje ve çeşitli icraat alanlarında kullanıldığı ifade edildi. Türkiye'nin 2027 için KKTC'ye ayırdığı 30 milyarlık bütçenin ise projelere, altyapıya ve ekonomik desteklere gideceği vurgulandı.

Parti yetkilileri bu kaynakların esnaf, sanayici, müteahhit ve genç girişimcilere yönelik destek paketlerinde kullanılacağını açıkladı. İlk iki paket kamuoyuyla paylaşıldı, üçüncü paket ilerleyen günlerde duyurulacak. Üstel, önümüzdeki beş yıla dair icraat programlarının netleştiğini, bunların milletvekilleriyle birlikte uygulanacağını söyledi.

Tek günde iki seçim

UBP, genel ve yerel seçimlerin aynı güne sığdırılmasının istikrara katkı yapacağını savunuyor. Üstel'e göre iki seçimin bir arada yapılması seçmenin sandığa tek seferde gidip tercihlerini kullanmasını kolaylaştıracak; sandık sayısı artırılarak oy verme süreci rahatlatılacak. Partinin hedefi, 6 Aralık'ta hem milletvekilliği hem yerel düzeyde güçlü bir sonuç almak. Parti programında UBP'nin yeni dönemde yine birinci parti olacağı ve hükümet ile yerel yönetimlerde etkin rolünü sürdüreceği iddiası öne çıkıyor.

Kaynaklarherkesduysun.com, Aksiyon.com.TR
Son güncelleme30.10.2026 22:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Daktilo1984'e göre İsrail'de 27 Ekim seçiminde Likud en büyük parti oldu ama hiçbir blok 61 sandalyeye ulaşamadı. Analiz, Arap partilerinin rekor temsilini, Şin Bet incelemesini ve Netanyahu'nun önündeki üç yolu ele alıyor.

Daktilo1984'te yayımlanan analize göre İsrail'in 27 Ekim'deki genel seçimi, ülkenin yakın tarihinde az görülen bir siyasi denge bıraktı. Başbakan Benjamin Netanyahu'nun Likud'u en büyük parti olmayı korudu, ancak Netanyahu'nun bloku iktidarda kalmaya yetecek çoğunluğa ulaşamadı. Onu görevden uzaklaştırmak isteyen muhalefet de tek başına hükümet kuracak sandalye sayısına erişemedi.

Sandalyeler nasıl dağıldı

Analizde verilen rakamlara göre 120 sandalyelik Knesset'te Netanyahu'yu destekleyen sağ, aşırı sağ ve ultra-Ortodoks partiler 53 sandalyede kaldı, bu da çoğunluğun epey altında. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un öncülüğündeki muhalefet bloku 48 sandalye aldı, Arap ağırlıklı partiler ise toplam 19 sandalye kazandı. Hiçbir blok, iktidar için gereken 61 sandalyeye yaklaşamadı.

Yazı, sayımın yavaş ilerlemesini de açıklıyor. Askerlerin, yurt dışındaki diplomatların, hastanelerdeki ve cezaevlerindeki seçmenlerin kullandığı özel oylar ayrı bir doğrulamadan geçti. Merkez Seçim Komisyonu bu kategoride yaklaşık 430 bin ila 480 bin oy bulunduğunu bildirmişti.

Arap seçmenin yükselişi

Katılım oranı yüzde 77,7 ile 1999'dan bu yana en yüksek düzeye çıktı. Arap seçmenlerin katılımı için Kanal 12 yüzde 80'e yakın bir tahmin verirken Center for Israel Education yaklaşık yüzde 76,5 hesapladı. Yazar, bu yükselişi güvenlik ve toplumsal yaşamdaki memnuniyetsizliğe, sağdaki sert söyleme ve temsil talebine bağlıyor. Ortak Liste ile Mansur Abbas'ın Ra'am'ının koalisyon siyasetine bakışı aynı olmadığından, 19 sandalyenin tek bir iradeye dönüşeceği garanti değil.

Şin Bet'ten yabancı müdahale incelemesi

Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Noam Sohlberg, Şin Bet Başkanı David Zini'den seçimlere yabancı kaynaklı finansman yoluyla müdahale edildiği şüphelerinin araştırılmasını istedi. İddiaların kapsamı ve hangi ülkelerin söz konusu olduğu netleşmedi. İsrail basınında, özellikle Kanal 12 haberlerinde, şüphenin Katar'dan Arap seçmeni harekete geçiren gruplara para aktarıldığı iddiasıyla bağlantılı olabileceği aktarıldı. Analiz, bunun kanıtlanmış bir olgu değil soruşturulan bir iddia olduğunu vurguluyor.

Negev'de bazı seçmenlere oy karşılığı para verildiği şüphesiyle gözaltılar yapıldığı da bildirildi. Yazara göre bireysel suç şüphesi, seçim sonucunun genel olarak usulsüz olduğu iddiasından ayrı değerlendirilmeli. Likud, Arap partilerinin seçimi "çaldığını" öne sürüp soruşturma istedi; İsrail polisi ise 29 Ekim'de seçim gününe ilişkin olağandışı olayların önceki seçimlere göre sınırlı kaldığını, yaygın hile iddialarını destekleyen bir bulgu bulunmadığını açıkladı.

Netanyahu'nun önündeki üç yol

Analiz üç senaryo sıralıyor. Birincisi, sağ ve dinî partilerle koalisyonu koruyup eksik sandalyeleri tamamlamak; ancak 53 sandalye, çoğunluk için en az sekiz ek sandalye gerektiriyor. İkincisi, Eisenkot ya da Naftali Bennett gibi isimlerle geniş bir uzlaşma hükümeti; Netanyahu ise Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'i dışarıda bırakmayacağı mesajını verdi. Üçüncüsü, muhalefetin Arap partilerinin en az bir bölümünün desteğiyle hükümet kurması. 48 ile 19 toplandığında 61 sınırı aşılıyor, fakat Eisenkot Arap partilerini hükümete almaya mesafeli. Ortak Liste dışarıdan destek verebileceğini belirtirken Ra'am koalisyon görüşmelerine daha açık.

KaynaklarDaily Ummah, Daktilo1984
Son güncelleme30.10.2026 22:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
15 saat önce

Drop Site News'in 5 Ekim'de duyurduğu CIA değerlendirmesi, 27 Ekim seçiminin yarattığı kilitlenmenin İsrail'de ciddi bir siyasi ve toplumsal kırılmaya yol açabileceğini öne sürüyor.

Ağustos 2026'da hazırlandığı belirtilen bir CIA değerlendirmesi, İsrail'de 27 Ekim'de yapılan seçimlerin ardından yeniden gündeme geldi. 5 Ekim'de Drop Site News tarafından kamuoyuna açıklanan "İçten Parçalanma" başlıklı rapor, seçimin ortaya çıkardığı siyasi tıkanıklığın ülkeyi iç savaşa ya da devletin çöküşüne kadar sürükleyebileceği uyarısını içeriyor. Haberi aktaran SSBülten'e göre seçim sonuçları, raporda çizilen senaryoyu doğrulayan bir tablo yarattı.

Sandıktan çıkan kilit

Habere göre seçimde ne iktidar ne de muhalefet bloğu 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşabildi. Netanyahu bloğuna 53, ana muhalefete 48, Arap partilerine 19 sandalye düştü. Haredi partilerin 13, radikal sağdaki müttefiklerin de 13 sandalyesi bulunuyor; bu iki grup olası koalisyon hesaplarında belirleyici rolünü koruyor.

Muhalefet ise Netanyahu ile "Ulusal Birlik" hükümeti kurma önerisini kabul etmedi. Yeni bir hükümet oluşana kadar Netanyahu geçici başbakan olarak görevini sürdürüyor. Erken seçim ihtimali de bu belirsiz dönemi uzatabilecek unsurlar arasında sayılıyor.

Raporun saydığı kırılganlıklar

Aktarıldığına göre CIA analizi, İsrail'i tek bir kıvılcımla çatışmaya sürükleyebilecek birden fazla baskı noktası sıralıyor. Bunların başında ekonomik kriz geliyor. Savaştan dönen ve travma yaşayan askerlerin sivil hayata katılması, Haredilere tanınan askerlik muafiyetinin yarattığı gerilim, Batı Şeria'da yerleşimcilerin şiddeti ve Netanyahu'nun iktidarda kalma mücadelesinden doğan anayasal kriz de aynı listede yer alıyor.

Raporda ayrıca Washington'dan gelen desteğin azalmasının ve ülkenin giderek artan uluslararası yalnızlığının çöküş riskini besleyen etkenler olduğu belirtiliyor.

Silahlı yedek askerler ve muafiyet tartışması

SSBülten'in değerlendirmesine göre Knesset'in tamamen kilitlenmesi, yedek subayların silahlı biçimde sivil hayata dönmesi ve askerlik muafiyeti tartışmasının patlama riski güncelliğini koruyor. Aynı habere göre İsrail'deki iç dengesizlik, bölgede yürütülen askeri harekâtın devamlılığını ve Washington'la ittifakın maliyetini doğrudan etkiliyor.

Yazıda, olası bir çöküşün ya da iç çatışmanın NATO'nun güney kanadındaki istikrar beklentilerini ve terörle mücadele işbirliğini baştan şekillendirebileceği de savunuluyor.

Kaynakssbulten.com.tr
Son güncelleme30.10.2026 21:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu