DEM Parti MYK üyesi Bulut, ANF'ye konuştu: Halkın en büyük talebi tutsakların bırakılması, Öcalan'ın yer değişikliği ise geç ve yetersiz kaldı.
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi ve Merkezi Örgütlenme Komisyonu Eş Sözcüsü Elif Bulut, ANF'ye verdiği röportajda partinin yeni dönem örgütlenme planını ve halk buluşmalarında aldığı izlenimleri anlattı. Bulut, süreç uzadıkça halkta heyecanın yerini endişeye bıraktığını söyledi.
Yatay ve yerel örgütlenme hedefi
Bulut, sürecin 1 Ekim'den itibaren ilerlemeye başlamasıyla en önemli gündemlerinin süreci kendi kitlelerine ve çevrelerine anlatmak olduğunu belirtti. Klasik örgütlenme modellerinin güncel siyasetin ihtiyaçlarını karşılamadığını savunan Bulut, sürecin olumlu ya da olumsuz sonuçlanabileceği ihtimalini gözeterek yeni bir kadro ve anlayış oluşturmayı planladıklarını söyledi. Sol-sosyalist yapılar, emek ve demokrasi güçleriyle tartışarak daha yerelleşen, yatay modeller geliştirmek istediklerini aktardı.
Bütçe kampanyası ve komün tartışması
"Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe Kampanyası" kapsamında halkla buluştuklarını anlatan Bulut, amaçlarının Meclis'in halkın gerçek gündemini görmesini sağlamak ve 2027 bütçesini halktan yana şekillendirmeye çalışmak olduğunu söyledi. Yoksulluğun büyümesinde yıllardır çözülmeyen Kürt sorunu nedeniyle savunma sanayisine ayrılan payın etkili olduğunu öne süren Bulut, bu kaynakların asgari ücretten emekli maaşına kadar insanca yaşam koşullarına aktarılabileceğini savundu. Komün kavramının yeni olmadığını ancak yaygın bir uygulaması bulunmadığını belirten Bulut, bunun anlaşılması için fiilen yaşanması gerektiğini ifade etti.
Kadın ve gençlik örgütlülüğü
Bulut, DEM Parti'nin en belirgin farkının kadın özgürlükçü çizgi olduğunu, yine de eksiklerin tamamlandığını söyleyemeyeceklerini kaydetti. Bakım yükünün kadınlarda kalmasının siyasete katılımı zorlaştırdığını anlattı. Gençlik yapısının devlet baskısına en çok maruz kalan kesim olduğunu, gözaltı ve tutuklamalara rağmen Gençlik Meclisi'nin örgütlenme çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Halkın talepleri: tutsaklar, Öcalan ve Çerçeve Yasa
Süreç başladığında bir kesimin heyecanlı, bir kesimin güvensiz olduğunu hatırlatan Bulut, zamanla endişenin öne çıktığını söyledi. Halkın başlıca talebinin tutsakların serbest bırakılması olduğunu belirten Bulut, Yargıtay'da onaylanmayı bekleyen çok sayıda dosya bulunduğunu da ekledi. PKK'nın kendini feshettiğini, ancak başta Abdullah Öcalan olmak üzere gerillaların durumunun belirsiz kaldığını söyledi. Çerçeve Yasa'nın Meclis kapanmadan çıktığını ama uygulamaya geçmediğini vurgulayan Bulut, halkın sürgündeki isimlerden kayyumlara kadar somut adımlar görmek istediğini aktardı.
Bulut'a göre toplantılarda en sık sorulan soru, AK Parti'nin süreci bozup bozmayacağı. 2013-2015 döneminin ardından yaşananların hafızalarda taze olduğunu belirten Bulut, buna rağmen halkın umudunu yitirmediğini ve Öcalan'a güvenin yüksek olduğunu söyledi.
Öcalan'ın yer değişikliği için değerlendirme
Öcalan'ın yeni yere geçişinin uzun süredir beklenen bir gelişme olduğunu belirten Bulut, statü netleşmeden bu geçişin olmayacağını Öcalan'ın açıkça söylediğini hatırlattı. Geçişin olumlu olmakla birlikte çok geciktiğini ve yetersiz kaldığını savunan Bulut, önce statüyü netleştirecek ve ilgili komisyonun çalışmasının önünü açacak bir adım beklendiğini söyledi. Süreci yürüten bir önderin özgür çalışma koşullarına kavuşması gerektiğini ifade etti.