1 saat önce

Necmettin Erbakan, doğumunun 100. yılında Konya Karatay Gençlik Merkezi'nde düzenlenen programla anıldı; Yeniden Refah, Saadet, DEVA ve HÜDA PAR genel başkanları söz aldı.

Milli Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan, doğumunun 100. yılında Konya'da düzenlenen bir programla anıldı. Karatay Gençlik Merkezi'ndeki etkinlikte, birbirinden farklı siyasi çizgilerdeki partilerin genel başkanları ve genel başkan yardımcıları aynı salonda yer aldı. Program, Erbakan'ın doğum yıl dönümü dolayısıyla düzenlendi.

Sinevizyon ve konuşmalar

Programda Erbakan'ın hayatını konu alan bir sinevizyon gösterimi izlendi. Salondakilerin izlediği gösterimin ardından Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu kürsüye çıktı. YENİ Parti, CHP ve İYİ Parti'yi ise genel başkan yardımcıları temsil etti ve onlar da birer konuşma yaptı.

Fatih Erbakan'dan anma mesajı

Necmettin Erbakan'ın oğlu olan Fatih Erbakan, ömrünü insanlığın huzuruna adayan babasını ve bu yolda hayatını ortaya koyan tüm dava büyüklerini rahmet ve minnetle andığını söyledi. Erbakan, Allah'tan birliğin, beraberliğin ve kardeşliğin kalıcı olmasını diledi. Konuşmasını şu dua ile sürdürdü: “Bizleri Hakk'ın, adaletin izinden, Erbakan hocamızın çizmiş olduğu istikametten bir milim dahi ayırmasın.”

KaynakSon Dakika
Son güncelleme01.11.2026 00:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir'de Edremit, Burhaniye, Gömeç ve Ayvalık'ı kapsayan bir günlük programda üreticiler, kadınlar ve iş insanlarıyla buluştu.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, zeytin hasadının sürdüğü günlerde Balıkesir'in Edremit Körfezi'nde dört ilçeyi dolaştı. Edremit, Burhaniye, Gömeç ve Ayvalık'ı kapsayan programda Özel, üreticilerle, kadın emekçilerle ve iş insanlarıyla bir araya gelerek bölgenin nabzını tutmayı amaçladı. Gün boyunca beş ayrı noktada vatandaşlarla görüşen Özel'in programı, köy meydanından sanayi bölgesine, yağhaneden kültür merkezine uzanan bir güzergâh izledi.

Zeytinli'de başlayan gün, Burhaniye'de fabrika ziyareti

Özel'in programı Edremit'e bağlı Zeytinli Mahallesi'nde başladı. Köy meydanında yöre üreticileriyle buluşan Özel, hasat dönemini, yükselen girdi giderlerini ve üreticilerin taleplerini konuştu. Ardından Burhaniye Organize Sanayi Bölgesi'ne geçti.

Burhaniye OSB'deki zeytinyağı fabrikasında üretim alanlarını gezen Özel, işletme sahipleriyle görüştü ve üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Erken hasat zeytinyağının tadına bakan Özel, zeytinin “stratejik ürünler” listesine koyulacağını hatırlattı. Ziyaretin ardından kendisini bekleyen yurttaşlarla fotoğraf çektirdi.

Gömeç'te üretici kadınlar, Ayvalık'ta iş dünyası

Öğleden sonra Gömeç'te tarihi Hüsnü Himam Yağhanesi'ne giden Özel, tarımsal kalkınmada önemli rol oynayan üretici kadınlarla buluştu. Görüşmede kadın emeğinin ve kooperatifleşmenin önemi vurgulandı.

Heyet daha sonra Ayvalık'a geçti. İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde düzenlenen “Körfez Sektörel İş İnsanları Buluşması”na katılan Özel, sanayici, esnaf ve ticaret dünyası temsilcilerinin Körfez ekonomisine dair taleplerini ve çözüm önerilerini dinledi.

Ayvalık Hasat Festivali'nde final

Günün son durağı, 21. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali kapsamındaki halk buluşması oldu. Özel burada, zeytin üreticisinin alın terinin karşılığını alması gerektiğini söyledi; tarımsal destekleme politikaları ve taban fiyatlar konusundaki görüşlerini paylaştı. Programın ardından Ayvalık Belediyesi'nin toplu açılış ve temel atma töreni yapıldı.

KaynaklarToplumsal Haber, Söz Bursa, Pembe Pusula
Son güncelleme01.11.2026 00:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·5 saat önce

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ayvalık'taki zeytin festivalinde iktidara gelmeleri hâlinde üreticiye taban fiyat ve kooperatif desteği vereceklerini söyledi; muhalefete sandıkta birleşme çağrısı yaptı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Ekim'de Ayvalık'ta düzenlenen 21. Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali'nin halk buluşmasında konuştu. Kırlangıç Yaşam Merkezi'ndeki programda zeytin üreticilerinin sorunlarına değinen Özel, iktidara gelmeleri hâlinde üreticiye geçim güvencesi sunacaklarını söyledi ve yaklaşan seçim için muhalefete birlik çağrısı yaptı. Konuşmaya Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ile Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin de eşlik etti.

Üretimde birinci, ihracatta altıncı

Özel, ülke genelinde 2,5 milyon dolayında insanın geçimini zeytin ve zeytinyağı üretiminden sağladığını belirtti. Ülkenin üretimde dünyada ilk sırada, ihracatta ise altıncı sırada olduğuna dikkat çeken Özel, Tunus'un ürettiğinin iki katı kadar zeytin sattığını, Türkiye'nin ise ürettiğinin yalnızca yüzde 10'unu satabildiğini söyledi. Bunun ciddi bir çıkmaza yol açtığını söyledi.

Üreticinin düşük alım fiyatı, yüksek maliyet ve pazarlamadaki zorluklarla boğuştuğunu anlatan Özel, Tariş'in piyasadaki eski belirleyici rolünü kaybettiğini savundu. Bir ziyaretçisinin aktardığına göre üreticiden 180 liraya alınan zeytinyağı İstanbul'daki marketlerde 450 ile 600 lira arasında satılıyor. Özel, aradaki farkı kimin kazandığını sorarak aracıların sistemden çıkarılması gerektiğini dile getirdi. Maliyetini karşılayamayan üreticilerin ürünü ağaçta bıraktığını, öte yandan yüksek fiyat yüzünden zeytinyağı alamayan milyonlarca insanın bulunduğunu söyledi.

Taban fiyat ve kooperatif vaadi

Özel'e göre YENİ Parti iktidarında üretici kooperatifleri kurulacak ve desteklenecek, zeytin ile zeytinyağı stratejik ürün sayılacak, ürünler dünya pazarlarında tanıtılacak. Küçük üreticilerin kooperatif çatısı altında toplanarak kendi markalarıyla ihracat yapması da desteklenecek. Maliyet hesapları ziraat odalarıyla birlikte yapılacak ve üreticinin ekmeğini çıkarabileceği bir taban fiyat belirlenecek. Özel, ortalama verimle üreten çiftçinin bin lira bile zarar etmeyeceğini, piyasa bozulursa zararı devletin karşılayacağını söyledi.

Özel ayrıca zenginlere değil zeytinciye geçim güvencesi vereceklerini belirtti. Erdoğan'ın yakın iş insanlarına pazar aradığını öne süren Özel, aynı çabayı zeytin, üzüm, fındık, fıstık, sebze, meyve ve narenciye üreticileri için göstereceklerini söyledi.

Kadın emeği ve ABD'nin zeytinyağı vergisi

Tarımda kadınlara erkeklerden düşük yevmiye ödenmesini eleştiren Özel, kadın emeğinin sömürülmesine karşı savaş açmak için iktidara gelmek istediğini söyledi. Özel, "Kadın olduğu için kadına az yevmiye veren kimse, karşısında bizi bulur" dedi.

ABD'nin zeytinyağına yüzde 12 ilave gümrük vergisi getirdiğini öne süren Özel, Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki yakınlıktan kazançlı çıkanın ABD olduğunu savundu. Balıkesir'in zeytinyağına konan vergi karşısında Trump'a söz geçirilemediğini belirten Özel, bu tür dostlukların millete yararı olmadığını söyledi.

Emekli maaşı ve fon krizi

Özel, açlık sınırının 38 bin lira, yoksulluk sınırının 124 bin lira olduğunu hatırlatarak en düşük emekli maaşının 23 bin 500 lirada kaldığını belirtti. Erdoğan'ın bu yıl emekliye enflasyon oranında, belki biraz da refah payıyla artış vermeyi düşündüğünü söyleyen Özel, bunun nedeninin emekli kesimindeki tepkinin anketlere yansıması olduğunu öne sürdü. Özel'e göre AK Parti'nin emekli oyu yüzde 20'nin altına, yüzde 15 düzeyine geriledi.

Fon krizine de değinen Özel, doğrudan maliyetin başlangıçta 20 milyar dolar olarak açıklandığını, rakamın sonradan 130 milyar dolara çıktığını ileri sürdü. Çalınan paranın depremin yıktığı 10 ildeki toplam hasardan fazla olduğunu savunan Özel, fon yöneticilerini atayanın Erdoğan olduğunu iddia etti. Yurt dışına çıkarılan paraları son kuruşuna kadar geri getireceklerini söyleyen Özel, çıkarılan düzenlemeyle açılan tövbe hesabını da eleştirdi.

Muhalefete birlik çağrısı

Özel, YENİ Parti'nin kapısının bütün demokratlara açık olduğunu, muhafazakâr ve milliyetçi demokratların da bu çağrının içinde yer aldığını söyledi. Seçimin otokratlara karşı demokratların bir araya geleceği seçim olacağını belirten Özel, "Bugüne kadar birleşemediklerimizle sandıkta birleşeceğiz" dedi. Partinin yerel yönetimlerde söz ve karar yetkisini halka vermek için mahalle, ilçe ve il meclisleri kuracağını da ekledi.

Özel, partisinin kuruluş gerekçesini de anlattı. Atatürk'ün kurduğu partinin 47 yıldır istediği başarıyı yakalayamadığını belirten Özel, kurultayla ilk kez seçimle bir değişim yaşadıklarını söyledi. Ege'de yedi ilin yedisini ve 411 belediyeyi kazandıklarını, AK Parti'nin kurulduğundan bu yana ilk kez yenildiğini ve ardından saldırıların başladığını öne sürdü. Özel, partiyi muhalefet olsun diye değil iktidar olsun diye kurduklarını vurguladı.

Ayvalık'ta açılış ve temel atma

Konuşmanın bir bölümünde Özel, bir vatandaşın "hayvanlarımın bir günlük süt parasıdır" diyerek gönderdiği 950 liralık bağışı partinin müzesinde saklayacağını söyledi. Programda Ayvalık Belediyesi'nin tamamladığı projeler için kurdele kesildi; Altınova Kent Meydanı, atık getirme merkezi, asfalt plenti tesisleri, Altınova'daki kreş ve Yenimahalle Sosyal Yaşam Merkezi'nin temelleri atıldı. Belediye Başkanı Ergin ise konuşmasında zeytin üreticilerinin ekonomik sorunlarına dikkat çekti.

Kaynaklarwww.gazeteburdur.com.tr, Milliyet, Hürriyet, Habername.com ve +6 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 20:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 saat önce

YENİ Parti lideri Özgür Özel, Balıkesir programında Burhaniye OSB'deki zeytinyağı tesisinde incelemelerde bulundu, erken hasat yağı tattı ve zeytini stratejik ürünler listesine alma vaadini yineledi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir programı kapsamında Burhaniye'ye uğradı ve ilçedeki Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir zeytinyağı üretim fabrikasını ziyaret etti. Özel, tesiste incelemelerde bulundu, işletme sahipleriyle bir araya geldi ve fabrikanın faaliyetleri ile zeytinyağı üretim süreçleri hakkında bilgi aldı.

Ziyaret sırasında yetkililer Özel'e fabrikadaki çalışmaları anlattı. Özel, erken hasat zeytinyağının tadına baktı. Bu sırada zeytini "stratejik ürünler" listesine koyacaklarını yeniden hatırlattı; böylece Burhaniye durağında, programın öne çıkan başlığı olan zeytin üretimine dair vaadini bir kez daha dile getirmiş oldu.

Fabrika ziyaretinin ardından Özel, tesisin önünde kendisini bekleyen yurttaşlarla fotoğraf çektirdi ve Balıkesir'deki programına devam etti. Ziyaret, Özel'in bölgedeki zeytin üreticilerine yönelik vaatlerini tesis ortamında yeniden gündeme getirdiği bir durak oldu.

KaynaklarEge Alternatif, Aksiyon.com.TR, İhlas Haber Ajansı, Haberler
Son güncelleme31.10.2026 18:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

YENİ Parti İzmir Milletvekili Arslan, tüketim sınırının 3 bin kilovatsaate indirilmesini eleştirdi; dağıtım bedelinin kilovatsaat başına 0,33 liradan 2,42 liraya çıktığını savundu.

İzmir Milletvekili Ednan Arslan (YENİ Parti), Son Kaynak Tedarik Tarifesi'nin kapsamının genişletilmesine ve sınırın 3 bin kilovatsaate çekilmesine yazılı bir açıklamayla itiraz etti. Arslan, iktidarın "sübvansiyon" anlatısı sürerken vatandaşın faturasının büyüdüğünü, enerji şirketlerinin kazancının ise güvence altına alındığını savundu.

Sınır 5 bin kilovatsaatten 3 bine indi

Arslan'a göre tarifede yıllık tüketim sınırının önce 5 bin kilovatsaatten 4 bine, şimdi de 3 bin kilovatsaate indirilmesi bu politikanın yeni adımı. Milletvekili, ortada vatandaşa sağlanan gerçek bir destek bulunmadığını öne sürdü. Daha önce kamuoyuyla paylaştıkları örneği hatırlatan Arslan, 239 kilovatsaat elektrik kullanan bir meskenin yaklaşık 774 liralık faturasının 580 lirasının dağıtım bedeli olduğunu söyledi. Ödenen her 100 liranın yaklaşık 75 lirasının dağıtım bedeline gittiğini söyledi.

Dağıtım bedeli yüzde 633 arttı

Arslan, aralık 2022'de kilovatsaat başına 0,33 lira olan dağıtım bedelinin bugün 2,42 liraya çıktığını, artışın yüzde 633 olduğunu söyledi. Emeklinin aylığının ve işçinin ücretinin bu oranda artmadığını vurgulayan Arslan, dağıtım şirketlerine ödenen bedelin ise katlandığını savundu.

Tarifenin hesabını da anlatan Arslan, her ay oluşan piyasa takas fiyatı ortalamasına o ay için öngörülen YEKDEM maliyetinin eklendiğini, toplamın 1,05 katsayısıyla çarpıldığını söyledi. Yani enerji maliyetine yüzde 5 ekleme yapıldığını, dağıtım bedeli ve vergilerin bunun üzerine geldiğini aktardı. Arslan'a göre bu formülde vatandaşın gelirinin ve ödeme gücünün karşılığı yok.

Fatura iki katını aşıyor

Bu sınırın aylık ortalama 250 kilovatsaate karşılık geldiğini anlatan Arslan, hazırladıkları tabloya dayanarak örnekler verdi. Ulusal tarifede 239 kilovatsaat tüketen bir mesken yaklaşık 774 lira, 249 kilovatsaat tüketen bir mesken yaklaşık 822 lira ödüyor. Tarife kapsamındaki bir meskenin 250 kilovatsaat tüketimi için hesaplanan fatura ise bin 675 lirayı buluyor. Arslan, birbirine yakın tüketimlerde tarife değişince faturanın iki katını aştığını söyledi.

Arslan, aylık değişen bir tarifenin vatandaşa dayatılmasını kamunun öngörülebilir ve karşılanabilir fiyatla enerji sağlama sorumluluğundan çekilmesi olarak niteledi. Vatandaşın özel şirketlerin tarifelerini ve sözleşmelerini takip etmeye zorlandığını ileri sürdü.

Çağrı: Dağıtım bedellerini geri çekin

Arslan, 21 dağıtım şirketinin de içinde bulunduğu özel şirket düzeninin korunduğunu savunarak, enerjinin kamu eliyle sunulması gereken bir hizmet olduğunu söyledi. Hükümete seslenen Arslan, "Yüksek dağıtım bedellerini geri çekin" çağrısı yaptı ve mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme31.10.2026 14:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

Konutlarda yıllık tüketim sınırı 4 bin kWh'den 3 bin kWh'ye düştü. YENİ Parti'den Deniz Yavuzyılmaz, sınırı aşanların 1 Ocak 2027'den itibaren değişken tarifeye geçeceğini söyledi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konutlardaki elektrik desteğini daralttı. Karara göre desteğe erişebilecek mesken abonelerinin yıllık tüketim sınırı 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate indirildi. Yıllık tüketimi bu sınırı aşan konut aboneleri destekli tarifeden çıkarılacak.

Yeni sınır nasıl uygulanacak

Yeni sınır, aylık ortalama 250 kilovatsaat tüketime denk geliyor. Ancak uygulamada belirleyici olan aylık değil, yıllık toplam tüketim olacak. Bir ayda 250 kilovatsaatin üzerinde elektrik kullanmak, aboneyi tek başına destek kapsamının dışına çıkarmayacak; 250 rakamı, yıllık sınırın aylara bölünmesiyle bulunan bir ortalama olarak kullanılıyor. Dönemsel dalgalanması olan hanelerde değerlendirme yıl içindeki toplama göre yapılacak.

Sınırı aşan aboneler, maliyetin daha fazla yansıtıldığı tarifeye geçirilecek. Yıl boyunca 3 bin kilovatsaatin altında kalan haneler ise bugünkü destekli tarifede kalacak. Değişikliğin en çok elektrik kullanan hanelerin faturasında hissedilmesi bekleniyor.

Yavuzyılmaz: Son iki ay kritik

YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Son Kaynak Tedarik Tarifesi'nin kapsamının genişletilmesini eleştirdi. Yavuzyılmaz, "AKP vatandaşa elektrik faturalarında 2027 model yeni bir tuzak kuruyor" diyerek tedbir almak için iki ay kaldığını söyledi.

Yavuzyılmaz'a göre EPDK, 1 Ocak 2027'den itibaren geçerli olmak üzere 2026'daki toplam elektrik tüketimi 3 bin kilovatsaati aşan, yani yıllık fatura toplamı 9 bin 864 lirayı geçen konut abonelerinin tarifesini değiştiriyor. Bu aboneler sabit fiyat tarifesinden çıkarılıp piyasa takas fiyatının geçerli olduğu değişken fiyat tarifesine alınacak. Yavuzyılmaz, aynı uygulamanın 2025'te yıllık tüketimi 5 bin, 2026'da ise 4 bin kilovatsaati aşan abonelere de uygulandığını hatırlattı.

Fatura örnekleri

Milletvekili, aylık 250 kilovatsaat tüketen bir konut aboneliğinin 822 liralık faturasının 2027'de bin 676 liraya çıkacağını, bunun yüzde 104 zam anlamına geldiğini savundu. Bin 226 liralık faturanın ise 2 bin 233 liraya yükseleceğini belirten Yavuzyılmaz, bu örnekte zam oranını yüzde 82 olarak verdi. Yavuzyılmaz, 2026'da yıllık 3 bin ile 4 bin kilovatsaat arasında tüketen abonelerin 2027 faturalarında bu aralıkta artış beklediğini söyledi.

Yavuzyılmaz, bu durumdan kaçınmanın yolunun 2026 yılı toplam tüketimini 3 bin kilovatsaatin altında tutmak olduğunu belirterek vatandaşlara Kasım ve Aralık aylarındaki tüketimlerini düşürme çağrısı yaptı.

KaynaklarCumhuriyet, Anka Haber
Son güncelleme31.10.2026 14:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yedek pistte Aletli İniş Sistemi bulunmadığı için uçuşların yeniden aksadığını söyledi ve Bakan Uraloğlu'nu verdiği sözü hatırlatarak sorumluluğa çağırdı.

Yeni Parti'li Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Havalimanı'nın önünde yaptığı konuşmada uçuşların yeniden aksadığını duyurdu. Diyarbakır milletvekili Tanrıkulu'ya göre ana pist bakıma girdi, yedek pistte ise Aletli İniş Sistemi (ILS) olmadığından uçaklar kente inemiyor ve başka havalimanlarına gönderiliyor.

Aynı sorun 2025'te de yaşandı

Tanrıkulu, benzer bir tablonun 2025'te de çok ağır biçimde yaşandığını hatırlattı. Kötü hava nedeniyle yüzlerce seferin iptal edildiğini veya başka kentlere yönlendirildiğini, yolcuların büyük sıkıntı çektiğini anlattı. O dönemde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na soru önergeleri verdiğini; yedek piste cihazın neden önceden konulmadığını, kaç uçağın yönlendirildiğini ve eksikliğin neden giderilmediğini sorduğunu söyledi.

Bakanın verdiği tarih geçti

Tanrıkulu'nun aktardığına göre Uraloğlu, yanıtında cihazın 2026'nın ilk yarısında kurulmasının planlandığını yazmıştı. Bu dönemin haziranda bittiğine, takvimin ise bugün 31 Ekim'i gösterdiğine dikkat çeken Tanrıkulu, aradan dört ay geçtiği hâlde cihazın yerinde olmadığını söyledi. 2025'te maliyeti de sorduğunu, yaklaşık 1 milyon dolar dendiğini belirten Tanrıkulu, asıl sorunun para olmadığını, Diyarbakır'ın sorunlarının sahipsiz kaldığını savundu.

Bakana soru ve çağrı

Tanrıkulu, Uraloğlu'na yönelttiği soruların başında verilen yanıtın kendisine ait olup olmadığını ve uçakların bugün neden kente inemediğini sıraladı. Gecikmenin nedenini ve sorumluyu öğrenmek istediğini belirten milletvekili, uçuş saatlerini, gecikmeleri ve yönlendirmeleri izleyip halka bilgi vermek zorunda kaldıklarını söyledi. Bakanın aksaklıkların nedenlerini araştırmasını, sorumlular hakkında gereken işlemi yapmasını, sözünü tutmasını ve kamuoyunu bilgilendirmesini talep etti. Diyarbakır halkının ve yolcuların bu mağduriyetle yalnız bırakılmaması gerektiğini de ekleyen Tanrıkulu, kimsenin sorumluluk üstlenmemesine ve planlamaların zamanında yapılmamasına da tepki gösterdi; sorunun bir an önce çözülmesini istedi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

Yeni Parti Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve eşinin tutuklanmasına tepki gösterdi. Horzum, delil bulunmadığını öne sürdü ve hesap sorulacağını söyledi.

Yeni Parti Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Merkezefendi Belediyesi'ne yönelik soruşturmada Doğan, eşi Mehmet Ali Doğan ve üç kişi tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında iki bürokrat ile bir işveren de bulunuyordu. Horzum, kararı somut delile dayanmayan bir "hukuk garabeti" olarak niteledi.

Duyumla iş yapıldığı eleştirisi

Horzum, tutuklamanın tek bir belgeye ya da somut delile dayanmadığını öne sürdü. Merkezefendi Belediyesi'ni kazandıkları dönemde belge ve delillerle yaptıkları suç duyurularının aradan yedi yıl geçmesine rağmen ilerlemediğini, Büyükşehir Belediyesi hakkındaki suç duyurularının da aynı akıbete uğradığını söyledi. Buna karşılık bugün duyumlar üzerinden işlem yapıldığını savunan Horzum, bunun hukuk ya da adalet olmadığını, siyasi hesaplaşmaya adaletin ortak edilmesi anlamına geldiğini dile getirdi.

Cezalandırılanın seçmen iradesi olduğu iddiası

Horzum'a göre bu operasyonlarla cezalandırılan, seçmenin iradesi. Siyasi hesaplaşmayı sandıkta yapmaya cesaret edemeyenlerin, sandıkta ağzının payını alanların, şimdi hukuku bir sopa gibi kullanarak Merkezefendi halkından intikam almaya çalıştığını öne sürdü.

Hesap sorma vurgusu

Adaletin bir gün herkese lazım olacağını, en çok da bu uygulamaları yapanlara lazım olacağını söyleyen Horzum, "Bunlar kantarın ayarını iyice bozdular" diyerek sözlerini sürdürdü ve ayarını bozdukları kantarla kendilerinin de tartılacağını savundu. Yeni Parti'nin kendilerine yapılanlar için hesap sormaktan geri adım atmayacağını, ancak karşı tarafa aynı uygulamayı yapmayacağını belirten Horzum, bu uygulamaları yapanlarla birebir hesaplaşma yaşanacağını ifade etti.

Yeni Parti'nin ülkeye demokrasiyi ve adaleti yeniden getirecek bir parti olarak yola çıktığını anlatan Horzum, partinin bugün her kesimin beğenisini kazandığını ve iktidarın bunu gördüğü için şaşkına döndüğünü iddia etti. Horzum, tutuklananların hukuken bugün cezaevinde olabileceğini kabul etti; ancak halkın vicdanında yargılananların tutuklamayı yapanlar ya da talimat verenler olduğunu söyledi ve bunun zamanla görüleceğini belirtti.

Soruşturmanın arka planı

Horzum'un tepkisi, Denizli'deki Merkezefendi Belediyesi'ne yönelik soruşturmada belediye başkanının, eşinin ve üç kişinin sabah saatlerinde tutuklanmasının ardından geldi. Horzum, açıklamasında tutuklamayı siyasi hesaplaşma olarak değerlendirdi ve partisinin bu tabloyu unutmayacağını söyledi. Horzum, sandıkta kazanılan belediyelerin yargı yoluyla hedef alındığını savundu; kendilerinin de bu süreçte yapılanların hesabını soracağını yineledi ve halkın teveccühünü arkalarında gördüklerini belirtti.

KaynaklarEgeyön Haber, Evrensel, Anka Haber
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Bakırköy ve Merkezefendi belediyelerine yönelik gözaltıların nedeninin parti için duyulan korku olduğunu öne sürdü.

Murat Emir, Bakırköy ve Merkezefendi'deki operasyonlara sosyal medya hesabından tepki gösterdi; YENİ Parti'nin grup başkanvekili olan Emir, gözaltıların altında partinin halk desteğinden duyulan rahatsızlığın yattığını öne sürdü.

İstanbul'da Bakırköy Belediyesi'ne bağlı dört başkan yardımcısı, yani Cemalettin Özdemir, Uğur Dündar, Nurcan Alan ve Arda Karadağ gözaltındaydı. Denizli'de ise Belediye Başkanı Şeniz Doğan eşiyle birlikte Merkezefendi soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı.

Emir'in paylaşımı, iki belediyeye yönelik gözaltıların ardından siyasi tepkilerin sürdüğü bir günde geldi. Açıklamada, belediye başkanından eşine ve kardeşten ağabeye uzanan gözaltıların bir kuşatma olduğu ifade edildi.

Emir, açıklamasında iktidara seslenerek şafak operasyonlarıyla ve ailelere yönelik uygulamalarla YENİ Parti'nin durdurulamayacağını söyledi. Gözaltıları "kirli kuşatma" olarak niteleyen Emir, sandığın geleceğini ve bu düzenin yıkılacağını ifade etti.

KaynakToplumsal Haber
Son güncelleme31.10.2026 11:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
15 saat önce

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, Merkezefendi ve Bakırköy belediyelerine yönelik gözaltıları eleştirerek masumiyet karinesinin yok sayılmaması gerektiğini söyledi.

YENİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, Denizli'deki Merkezefendi ve İstanbul'daki Bakırköy belediyelerine yönelik operasyonları sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla eleştirdi. Tüzün, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın evinde arama yapılarak gözaltına alınmasının ve Bakırköy'de belediye başkan yardımcıları ile meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiye gözaltı uygulanmasının hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi sorular doğurduğunu söyledi.

Tüzün, seçilmiş isimlerin sabah erken saatlerde gözaltına alınmasının gerekliliğinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Yargılama yapılmadan insanların kamuoyu önünde suçlu ilan edilmesine, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının yok sayılmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

YENİ Parti'nin süreci yakından izleyeceğini kaydeden Tüzün, seçilmişlerin haklarını, adil yargılanma ilkesini ve halkın demokratik iradesini savunmaya devam edeceklerini söyledi. Tüzün, adaletin siyasi hesaplaşmaların aracı olarak kullanılamayacağını savundu.

KaynakToplumsal Haber
Son güncelleme31.10.2026 10:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
17 saat önce

Sabah yazarı Salih Tuna, Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialara rağmen muhalefetin Erdoğan karşısında kazanma ihtimaline bakacağını savundu ve Sarıgül'ün geçmiş seçim oy oranlarını sıraladı.

Sabah yazarı Salih Tuna, köşesinde muhalefetin Mustafa Sarıgül'e bakışını eleştirdi. Tuna'ya göre bir kamuoyu araştırması Sarıgül'ün Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan belirgin biçimde fazla oy alacağını gösterse, bugün ondan uzak duran çevreler hemen onun peşine düşer. Yazar, bu kesimin Erdoğan karşıtlığının esiri olduğunu öne sürdü.

Gündemdeki iddialar ve yazarın tespiti

Tuna, Sarıgül hakkında kara para aklama, yolsuzluk, rüşvet ile cinsel taciz ve istismar iddialarının gündeme geldiğini hatırlattı. Yazara göre Erdoğan'a karşı kazanma ihtimali ortaya çıktığında bu iddiaların hiçbiri umursanmaz, geriye kalanlar "teferruat" sayılır. Tuna, eğer böyle bir ihtimal bulunmasaydı aynı iddiaların siyasi olduğu gerekçesiyle yok hükmünde sayılacağını da savundu.

Yazar, iddiaların birçoğunun bilinmediğini söylemenin doğru olmadığını belirtti. Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın yolsuzluk iddialarını kürsülerden dile getirdiğini örnek gösterdi.

Sarıgül'ün seçim sonuçları

Tuna, Sarıgül'ün seçim geçmişini rakamlarla anlattı ve iddiaların bilinmesine rağmen ne olduğunu sorarak sandık sonuçlarını sıraladı. Sarıgül 1999'da yüzde 38 oyla Şişli Belediye Başkanı seçildi, 2004'te oyunu yüzde 65'e çıkardı. Baykal'ın kendisini CHP'den uzaklaştırması üzerine DSP'den aday olduğu 2009'da yüzde 56 oy aldı; aynı seçimde CHP'nin adayı yüzde 17'de kaldı.

Sarıgül 2014'te CHP'nin İstanbul adayı olduğunda yüzde 40 oy aldı. Tuna'nın aktardığına göre 2009'daki İBB seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 36 almıştı. Yazar, Ekrem İmamoğlu'nu bugün destekleyen HDP'nin 2014'te Sarıgül'ün karşısına Sırrı Süreyya Önder'le çıktığını ve yaklaşık yüzde 5 oy aldığını da hatırlattı.

Tuna yazısını, muhalefetin Erdoğan karşısında Sarıgül'ün galip geleceğine inanması halinde iddiaları siyasi ilan edeceğini ve "En Kahramanın Yolculuğu" adıyla kitap bile yazacağını söyleyerek bitirdi.

KaynaklarA Haber, Sabah
Son güncelleme31.10.2026 08:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
17 saat önce

Sabah yazarı Murat Yılmaz, CHP ve Yeni Parti'nin kurultay sancılarını ve İzmir ile İstanbul baro seçimlerini değerlendirerek muhalefetin liderlik ve güvenilirlik sorunlarını aşamadığını savundu.

Sabah yazarı Murat Yılmaz, köşesinde muhalefet partilerinin kurultay süreçlerini ve ekim ayında yapılan baro seçimlerini ele aldı. Yılmaz'a göre muhalefet partileri, lider ve çevresindeki kadronun denetimindeki kapalı yapılara dönüşerek seçmenden kopuyor. Yazar, partilerin seçim kazanmaktan önce liderin ve çevresinin iktidarını korumaya yöneldiğini savundu.

Muhalefet bunalımı tespiti

Yılmaz, yeni kadro ve fikirlerin partilere giremediğini, partiler lider, kadro ve ideoloji düzeyinde yenilenmedikçe güç kaybedeceğini ve yeni oluşumların önünün açılacağını belirtti. Oy verme davranışının partilerin lider, kadro ve ideoloji bakımından karşılaştırılmasıyla şekillendiğini hatırlatan yazar, muhalefetin bu konuda ciddi bir başarısızlık yaşadığını ancak bunu kabul etmediğini söyledi.

Yazar, sol kökenli Hüseyin Ergun'un 2007'de Yeni Şafak'a verdiği demeci örnek gösterdi. Ergun o demeçte "Türkiye'de bugün iktidar bunalımı yok, aksine muhalefet bunalımı var" demişti. Yılmaz'a göre aradan geçen 19 yıla rağmen bu bunalım aşılamadı.

CHP ve Yeni Parti değerlendirmesi

Yılmaz, ana muhalefet partisinin bölündüğünü hatırlattı. Yazara göre CHP, Kemal Kılıçdaroğlu ekibi tarafından arındırılarak olağan bir parti haline getirilmeye çalışılıyor ve güvenlik, dış politika ile laiklik alanlarında demokratik ve milli bir dil kurmaya uğraşıyor. CHP'den kopan Yeni Parti ise Yılmaz'ın ifadesiyle yeni olmayı başaramadı ve art arda yaşanan olumsuzluklarla sarsılıyor; Özgür Özel liderlik, tutarlılık ve güvenilirlik sorunlarını aşamıyor. İki partinin de önünde kurultaylar bulunuyor.

Baro seçimleri ve laiklik tartışması

Yılmaz, ekim ayında İstanbul ve İzmir baro seçimlerinde ulusalcı listelerin kazandığını, ancak seçimlerde kullanılan siyasi dilin sorunlu olduğunu söyledi. İstanbul Baro Başkanlığına seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ın çizgisini terörsüz Türkiye, demokrasi, özgürlükler ve sivilleşme konularında sakıncalı bulduğunu belirtti. Önceki yönetimlerin yolsuzluktan yargılanan Ekrem İmamoğlu'na desteğini de eleştiren yazar, barolardaki hâkim dilin anayasal devlet ve hukuk devleti bakımından endişe verici olduğunu savundu.

Yazar, siyasi kültürün toplumsal sorunları resmi bir ideolojik filtreden geçirdiğini, bunun laiklik ve cumhuriyet elden gidiyor söylemini doğurduğunu öne sürdü. Faik Ahmet Barutçu'nun Siyasi Hatıralar kitabından, İsmet İnönü'nün çok partili hayata geçişte laikliğin demokrasi çerçevesinde yorumlanması gerektiği yönündeki görüşünü aktardı. Yılmaz'a göre aradan 80 yıl geçmesine rağmen barolar, gazeteler ve siyasetçiler hâlâ İnönü'nün gerisinde. Yazı, barolardaki sert havanın siyaseti ve muhalefeti olumsuz etkilememesi temennisiyle sona erdi.

KaynakSabah
Son güncelleme31.10.2026 08:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu