4 dakika önce

Alen Simonyan, Dünya Ermeni Zirvesi'nde Türkiye'nin askeri gücüne dikkat çekerek Rusya'ya bağımlı güvenlik anlayışını eleştirdi; Türkiye ve Azerbaycan'la normalleşmeyi savundu.

Ermenistan Güvenlik Konseyi Başkanı Alen Simonyan, Erivan'daki Dünya Ermeni Zirvesi'nde 7 Kasım'da yaptığı konuşmada ülkesinin güvenliğini Rusya'ya bağlayan yaklaşımı eleştirdi. Simonyan, Ermenilerin yıllarca Rusya'nın gölgesinde durmaları gerektiği, aksi halde Türklerin kendilerini yiyeceği düşüncesiyle yetiştirildiğini söyledi ve bu anlayışın gerçeklikle ilgisi bulunmadığını savundu. Yeni Şafak'ın aktardığına göre Simonyan, Türkiye'nin askeri gücüne dikkat çekerek, Ankara saldırı kararı alırsa Ermenistan'ı Rusya'nın üssünün de başka herhangi bir gücün de kurtaramayacağını ifade etti.

Ülkenin güvenliğini tek başına Rusya'ya emanet etmenin gerçekçi olmadığını belirten yetkili, Rusya'nın Ukrayna'da ordusunu eritmiş olduğunu da dile getirdi. Simonyan, 10 milyona ulaşan Azerbaycan nüfusuna karşılık Ermenistan'ın nüfusunun SSCB'nin çöküşünden bu yana artmadığını hatırlatarak ülkenin demografik ve ekonomik olarak güçlenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye ve Azerbaycan'la ilişkilerin normalleştirilmesinden yana olan Simonyan, gelecek nesillere yeni savaşlar ve intikam duygusu yerine barış bırakılması gerektiğini söyledi.

Son güncelleme08.11.2026 12:17
Kaynak Yeni Şafak
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Cengiz Turhan, ABD ara seçimlerinde Demokratların kazanımlarını değerlendirdi; Trump'ın görevde kaldığını, Demokratların ise bütçe, atama ve soruşturma yoluyla etkili olabileceğini yazdı.

10Haber yazarı Cengiz Turhan, ABD'de 3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından kaleme aldığı yazıda sonucu Amerikan seçmeninin Trump'a ve politikalarına yönelik bir başkaldırısı olarak yorumladı. Turhan'a göre seçmen, farkında olsun olmasın ABD demokrasisini ölümün eşiğinden döndürdü; ancak aşırı sağın inatçı ve bulaşıcı olduğunu hatırlatan yazar, ülkenin bağışıklık sistemini yeniden ayağa kaldırmak için "yoğun bakım dönemi"nin dikkatli geçirilmesi gerektiğini savundu.

Trump'ın yetkileri sürüyor

Turhan, sonuçları çabucak kabullenen Trump'ın hâlâ başkan olduğunu, kabinesinin iş başında bulunduğunu ve iki yıl daha yetkisinin sürdüğünü vurguladı. Yazara göre Trump, parlamento onayı olmadan gümrük vergilerini uygulamaya koymuş ve İran savaşını başlatmıştı; benzer adımları yeniden atabilir. Yeni Kongre'nin çıkaracağı yasaları veto yetkisi de elinde. Turhan, seçim sonrası ilk önemli adım olarak Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles'ın yerine Stephen Miller'ın getirilmesine dikkat çekti ve bu atamanın Trump'ın Demokratlarla uzlaşma yerine mücadele niyetine işaret edebileceğini yazdı.

Demokratların elindeki araçlar

Yazara göre Demokratlar çoğunluğa rağmen dilediklerini yasalaştıramaz; çünkü Trump'ın vetosunu aşmak için gereken üçte iki çoğunluk yok. Buna karşılık yürütmeden gelen yasaları, bütçeyi, yıllık ödenekleri ve ek bütçe taleplerini koşullara bağlayabilir, Senato onayı gereken atamaları engelleyebilirler. Turhan, Demokratların 2009'dan bu yana ilk defa vali sayısında Cumhuriyetçilerin önüne geçtiğini, her beş validen üçünün Demokrat olduğunu ve 50 eyaletin 30'unu yönettiklerini aktardı. Seçim bölgesi haritalarını değiştirme yöntemini bu kez Demokratların da kullanabileceğini ekledi.

Soruşturma dalgası ve bürokraside çözülme

Turhan, Demokratlardan asıl beklentinin Meclis soruşturmaları başlatmaları olduğunu yazdı. Yazara göre Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Adalet Bakanı Todd Blanche komisyonlar önünde sorgulanabilir; Trump hakkında ise yolsuzluktan Epstein dosyalarına ve Anayasa ihlaline uzanan konularda soruşturma açılabilir. Görevden almak için gereken üçte iki çoğunluk bulunmasa da bu soruşturmaların 2028 başkanlık seçiminde Cumhuriyetçiler aleyhine kullanılabileceğini belirtti.

Turhan, bürokrasinin tavır değiştirmeye başladığını savundu ve Adalet Bakanlığı'ndaki ilk çözülme örnekleri olarak Florida Güney Bölgesi Federal Başsavcısı Jason Reding Quiñones ile Sivil Haklar Bölümü'nü yöneten avukat Harmeet Dhillon'un istifalarını andı. Yazı, Demokratların elde ettikleri çoğunluğu Trump'a set çekmek için kullanıp kullanamayacağı ve bunun dünyadaki gidişatı değiştirip değiştirmeyeceği sorularının, 2028 başkanlık seçimiyle birlikte belirleyici olacağı değerlendirmesiyle sona eriyor.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme08.11.2026 10:11
Kaynak 10Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu