İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında örgüt üyeliği ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlamalarıyla tutuklama talep etti. Eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı Gönül için adli kontrol istendi.
Fon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Bakan ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasını istedi. Gerekçe olarak "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" suçlamaları gösterildi. Kaya'nın eşi İlyas Kaya ile eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise sulh ceza hâkimliğine sevk edildi; haklarında yurt dışına çıkmama ve imza verme şartlarıyla adli kontrol talep edildi.
Üç şüpheli, 5 Kasım sabahı ikinci kez İstanbul Adliyesi'nde ifade verdi. Saat 20.00 sıralarında tamamlanan savcılık işlemlerinin ardından Kaya hakkında saat 22.40'ta tutuklama talebinde bulunuldu.
Hisse işlemleri soruşturmanın merkezinde
Kaya çifti nisanda Özata Denizcilik hisselerine toplamda 163 milyon 46 bin lira koymuş, yaklaşık dört ay içinde bu payları 2 milyar 170 milyon lira dolayında bir bedelle elden çıkarmıştı. Satışlar, eylülde fon krizinin ortaya çıkmasından hemen önce gerçekleşmişti. İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Kaya, genel başkan yardımcılığı görevinden ayrıldı.
Başsavcılık, 29 Eylül'de çiftin varlıklarına tedbir konulması talebiyle kurumlara yazı yazdı. Çift sonradan kazancın yaklaşık 1 milyar 860 milyon liralık bölümünü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun bildirdiği hesaba aktardı; yaklaşık 310 milyon liralık anapara ve faiz tutarı ise iade edilmedi.
Sevk yazısındaki gerekçeler
Sevk yazısına göre SPK, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemleri inceleyerek Kaya'nın kamuya açıklanmamış, fiyatı ve yatırımcı kararlarını etkileyebilecek bilgilere sahip olduğu yönünde rapor hazırladı. Savcılık, hisselerde nisanda başlayan fiyat hareketlerini ve Tera grubunun şirketleri ile yatırım fonları üzerinden yaptığı yoğun alımları soruşturmanın temel unsurları arasında gösterdi.
Savcılığa göre Kaya, nisanda aldığı hisseleri ilgili fonların tasfiyesine karar verilmesinden bir gün önce, 16 Eylül'de elden çıkardı. Hisseler borsada olağan satışla değil, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ'ye virman yoluyla devredildi ve karşılığı aynı gün Kaya'nın hesabına yatırıldı. Sevk yazısında, borsadaki olağan satışlarda takas süresinin iki iş günü olduğu, bu işlemde ise ödemenin aynı gün yapıldığı belirtildi.
Dosyada ayrıca Kaya'nın Tera grubu yöneticilerinden Erdin Özel ile eskiye dayanan tanışıklığı, yatırım süresince yoğun görüşmeleri ve Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile temasları yer aldı. Savcılık, ilk kez borsa yatırımı yapan Kaya'nın yüksek miktarda hisse almasını bu temaslarla ve tasfiyeden bir gün önceki satışla birlikte değerlendirdi. Sevk yazısında Kaya'nın fiyat hareket aralığını ve tasfiye kararının verileceğini bilerek işlem yaptığı görüldüğü ileri sürüldü. Savcılık kaçma ve delilleri karartma şüphesi bulunduğunu, adli kontrolün yetersiz kalacağını savundu.
Kaya çifti suçlamaları reddetmişti
Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya, 7 Ekim'deki ilk ifadelerinde suçlamaları reddetmişti. Kaya, nisanda yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını, bunları ağustos ve eylülde sattığını ve yatırım kararını herhangi bir yönlendirmeyle ya da özel bilgiyle vermediğini söylemişti. İlyas Kaya ise yaklaşık 150 bin lot hisse aldığını, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülasyon yapmadığını ileri sürmüştü. Gönül ise 30 Eylül'de ifade verip serbest bırakılmıştı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 3 Kasım'da açıkladığı verilere göre soruşturmada 433 şüpheli bulunuyor; bunların 112'si tutuklu, 186'sı adli kontrol altında, 38'i firari.