5 saat önce

Düzce'de konuşan Tekin, siyasetteki zenginleşmenin ülkeyi yoksullaştırdığını savundu; bakanların, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının yakınlarının da denetlenmesini istedi.

Düzce'ye giden CHP Türkiye Koordinatörü Gürsel Tekin, siyasetçilerin mal beyanlarının gerçek servetleriyle kıyaslanmasını istedi. İl başkanlığındaki basın toplantısında konuşan Tekin, siyasette zenginleşmenin ülkeyi yoksullaştırdığını savundu ve "Nereden buldun" yasasının geri getirilmesini önerdi.

Tekin, Düzce'de işsizlik, kepenk kapatan esnaf ve artan icra dosyalarının dert olduğunu, aynı manzaranın 81 ilin tamamında görüldüğünü anlattı. Ona göre ortada bir savaş ya da afet yok; yoksulluğun kökeninde siyasetin kendi içindeki servet birikimi var.

Kayınvalideler de izlensin çağrısı

Tekin, bakanlar, bakan yardımcıları, milletvekilleri ve seçilmiş belediye başkanlarına seslenirken yakın akrabaların, özellikle kayınvalidelerin de gözden geçirilmesini istedi. Yasa gereği göreve gelenlerin mal bildiriminde bulunduğunu hatırlatan Tekin, bu bildirimlerle yaşam standartları yan yana konduğunda ortaya çıkan görüntüyü vahim diye niteledi. Pandora'nın kutusunun son günlerde açıldığını belirten Tekin, bunun sürmesini istedi.

Tekin ayrıca devlet arazileri ile Hazine mallarının seçilmiş kişilere devredildiği iddiasını dile getirdi. Bakanların, yardımcılarının ve akrabalarının kamuyla iş yapan müteahhitliğe girmemesi gerektiğini söyledi. İmar düzenlemeleri yoluyla kamu arsalarının ucuza belirli kişilere verildiğini öne süren Tekin, rant iddialarını İstanbul'daki Hazine arazileri, deprem toplanma alanları ve orman niteliğini yitiren sahalar üzerinden önceden de kamuoyuna taşıdığını belirtti.

Partilere ve Meclis'e öneriler

Tekin, devletle ticari ilişkisi olan milletvekili, belediye başkanı ve yöneticilerin üyeliklerinin partilerce sonlandırılmasını istedi. Partilerin denetim organlarını çalıştırması gerektiğini söyleyen Tekin, siyasi partilerin kendi saflarındaki durumu bildiğini, buna rağmen konunun savcılara bırakıldığını öne sürdü.

Siyasi etik yasası çıkarılmasını isteyen Tekin, kapsamın yöneticileri, belediye başkanlarını, milletvekillerini ve bakanları içermesini önerdi. Uyuşturucunun Düzce'de de ağır bir sorun hâline geldiğini belirten Tekin, suça karışan ve kaybolan çocukların arttığını söyledi. TBMM'nin vakit kaybetmeden bir araştırma ve soruşturma komisyonu oluşturması gerektiğini, yoksa üç ila beş yıl içinde tablonun ağırlaşacağını ifade etti.

Fon soruşturması ve Akçakoca sorusu

Gazetecilerin eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasıyla ilgili sorusuna yanıt veren Tekin, işlerin düzgün yürütülürse birçok ismin gün yüzüne çıkacağını söyledi. Tekin'e göre ülkede imar, arsa, ihale, bahis, dolandırıcılık ve uyuşturucu çeteleri faaliyet gösteriyor; ülke bu nedenle çeteler cennetine dönüştü. Soruşturma hangi siyasi iradeye ulaşırsa ulaşsın peşini bırakmayacaklarını da sözlerine ekledi.

Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak'a ilişkin soruda ise Tekin, dava sürerken hiç kimsenin önceden mahkûm edilmemesi gerektiğini belirtti.

YENİ Parti ile yollar neden ayrıldı

YENİ Parti ile diyalog ve ittifak ihtimalini soran gazetecilere Tekin, İstanbul'daki göreve başlama günlerinden bu yana sorunu çözmeye çalıştıklarını, ancak sonuç alamadıklarını anlattı. Payın belki kendilerinde de olduğunu kabul eden Tekin, ayrışmanın kaynağını müteahhitler ile müşahitler arasındaki çekişme olarak tanımladı. Bazı isimlerin fotoğraflarını göstererek bu kişilerin partiye nasıl girdiğini sorgulayan Tekin, arınma dediklerinin bu olduğunu söyledi.

Mutlak butlan kararına yönelik eleştirileri yanıtlarken Tekin, butlanın yok sayılan anlamına geldiğini, kongresi sakat hâle getirilen bir partiye ilişkin hüküm verildiğini öne sürdü. Ayrışmadan yana olmadıklarını vurgulayan Tekin, seçmenin doğru olanın yanında yer alacağına inandığını söyledi.

Son güncelleme07.11.2026 14:21
Kaynaklar babaocagi.com, Son Dakika
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

Müslim Sarı, Anadolu Sohbetleri programında cumhurbaşkanı adaylığını, İBB'deki istifaları ve Belediyeler Birliği seçimindeki pazarlığı anlattı; YENİ Parti'ye ayrışma eleştirisi yöneltti.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Basın Federasyonu'nun düzenlediği Anadolu Sohbetleri programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sarı, partinin cumhurbaşkanı adayına ilişkin olarak ilke gereği "Her genel başkan doğal olarak cumhurbaşkanı adayıdır" diyeceklerini, ancak adayın da bunu istemesi gerektiğini söyledi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olmayacağı yönünde bir irade beyanında bulunduğunu hatırlatan Sarı, bu durumda partinin başka bir aday arayışına gireceğini belirtti.

YENİ Parti'ye ayrışma eleştirisi

Özel'in partide dost bir yönetim olması gerektiği yönündeki sözleri hatırlatılınca konuşan Sarı, mevcut yönetimin kendi yarattığı olmayan bir süreci yönetmek zorunda kalan, önceki dönemde seçilmiş isimlerden oluştuğunu anlattı. Olağanüstü kurultay yapma imkânı bulunmadığını, bu nedenle olağan kongrelerin yapılmasını önerdiklerini söyleyen Sarı, ayrışmayı siyasi ya da ideolojik değil, bireysel ve yapay bir ayrım olarak nitelendirdi.

Sarı, Özel'in o günlerde arkasında yüzde 90 halk desteği bulunduğunu söylediğini anımsattı. Bu destek varsa delegenin onları yeniden seçeceğini, dolayısıyla partiden ayrılmaya gerek olmadığını savundu. Eylülde kongre takvimini ilan ettiklerini, buna rağmen eski arkadaşlarının yeni bir parti kurmayı tercih ettiğini ifade etti.

İstanbul'da siyasal aidiyet vurgusu

Sarı, İBB Meclisi ve ilçe meclislerinde istifaların başladığını, bazı üyelerin kendi partilerine yöneldiğini söyledi. "Ayrışan biz değiliz, ayrışan onlar" diyen Sarı, bir partinin üyesi olup başka bir parti için çalışmanın mümkün olmadığını vurguladı. İstanbul için iktidar, Türkiye için muhalefet olarak tanımladığı blokta CHP, YENİ Parti ve DEM Parti arasındaki farkın dengelenme noktasına geldiğini, başkanvekili ya da başkanlık seçiminde zor bir tablo çıkabileceğini belirtti. Bu yüzden tartışmayı şimdiye kadar ertelediklerini söyleyen Sarı, İstanbul'un Cumhur İttifakı'na geçmemesi için iş birliğine açık olduklarını yineledi.

Sarı, İstanbul'da belediye başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve Büyükşehir Meclisi üyeleriyle ardı ardına toplantılar yapacağını duyurdu. İki ayrı grup oluştuğu için grup yönetimi seçimlerinin de yapılacağını söyleyen Sarı, aidiyet meselesinin kasım ayında İstanbul açısından çözülmüş olacağını öngördü.

Belediyeler Birliği seçiminde yaşananlar

Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanvekilliği seçimi sürecini de kendi cephesinden aktardı. CHP'nin adayının Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın olduğunu, bunu YENİ Parti'deki mevkidaşı Yaşar Tüzün'le paylaştığını söyledi. Sarı'ya göre Özel, Akın'ın ayrışma sürecinde CHP'den yana net tavır aldığını belirterek adaya oy veremeyeceklerini bildirdi. Bunun üzerine encümen içinden bir aday seçilmesi konusunda anlaştıklarını, YENİ Parti'nin de CHP üyesi Abdurrahman Bey'i önerdiğini, bu öneriyi kabul ettiklerini anlattı.

Sarı, ardından YENİ Parti Sözcüsü'nün butlan yönetimiyle iş birliği yapmayacaklarını açıkladığını, kendi adaylarını çıkardıklarını söyledi.

Emekli maaşı ve asgari ücret önerisi

Sarı, yılbaşında emekli ya da asgari ücret zammı yapılacaksa en düşük emekli maaşının 40 bin lirayı aşmasını öncelikleri olarak sıraladı ve bunun yüzde 70 zam anlamına geldiğini söyledi. Asgari ücret için ise ortalama emekli aylığının en az yüzde 30 üstünde bir düzey, yani 50 bin liranın üzerinde bir tutar önerdi.

Son güncelleme07.11.2026 07:52
Kaynak Anka Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu