1 saat önce

CHP Genel Koordinatörü Gürsel Tekin, yazılı açıklamasında fon, imar ve ihale düzeniyle uyuşturucu çetelerine karşı toplumun demokratik kesimlerini ortak mücadeleye çağırdı.

CHP Genel Koordinatörü Gürsel Tekin, yazılı bir açıklamayla uyuşturucu çetelerinin yanı sıra fon dolandırıcılığı, imar rantları ve kamu kaynaklarının kullanımı aleyhine toplumsal bir direniş çağrısı yaptı. Tekin, bu mücadelenin artık bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Tekin'e göre Türkiye'de yalnızca ekonomik bir kriz yaşanmıyor. Bununla birlikte toplumda çürüme, haksızlık duygusu ve geleceğe dair endişe de artıyor.

Rant çevreleri ile geçinemeyenler

Tekin, açıklamasında iki ayrı tablo çizdi. Bir tarafta imar ayrıcalıkları sayesinde büyüyen çıkar odaklarının ve kamu kaynaklarını zenginleşme alanına çeviren ihale düzeninin bulunduğunu söyledi. Diğer tarafta ise kirasını ödeyemeyen, çocuğuna beslenme çantası hazırlamakta zorlanan, pazardan alışveriş yapamayan milyonlarca insanın olduğunu belirtti.

Düzenin bu şekilde sürmesi halinde yoksulluğun derinleşeceğini, eşitsizliğin artacağını, gençlerin umutsuzluğa sürükleneceğini ve ailelerin geçim mücadelesi altında ezileceğini savunan Tekin, uyuşturucu çetelerinin ve organize suç yapılanmalarının da bu umutsuzluk ortamında yeni alanlar bulacağını öne sürdü.

Tekin'in sorduğu sorular

Tekin, fonlar üzerinden yürüyen gizli para ilişkilerinin, imar rantlarının, şaibeli ihale iddialarının, arsa üzerinden oluşan servetin ve uyuşturucu ticaretinin birbirinden ayrı ele alınamayacağını söyledi. Bunlarla ancak açıklık, hesap verme ve sağlam bir hukuk düzeniyle baş edilebileceğini belirtti.

Tekin, yanıt aranması gereken soruları da sıraladı: Devletin imkanları hangi kesimlerin yararına harcanıyor? İmar kararları halkın ihtiyaçlarına mı, rant çevrelerinin beklentilerine mi göre veriliyor? İhalelerde açıklık ve eşit rekabet var mı? Arsa ve konut üzerinden büyüyen servet düzeni, dar gelirliyi neden barınamaz hale getiriyor? Gençleri saran uyuşturucu tehdidine karşı neden daha güçlü bir toplumsal mücadele verilmiyor?

Örgütlü demokratik mücadele çağrısı

Tekin, emekçilerden gençlere, kadınlardan meslek odalarına ve sendikalara, hukukçulardan aydınlara kadar toplumun bütün demokratik kesimlerinin ortak bir mücadele zemini oluşturması gerektiğini söyledi. Bu mücadelenin şiddetle değil, örgütlü demokratik iradeyle yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Tekin, itirazın sokaktan sandığa, mahkemelerden kamuoyuna kadar her alanda yükseltilmesini istedi. Suskunluğun adaletsizliğin en büyük dayanaklarından biri olduğunu söyledi.

Tekin, taleplerini rant yerine halkın refahı, talan yerine kamusal yarar, ayrıcalık yerine eşitlik, karanlık ilişkiler yerine şeffaflık olarak sıraladı. Ülkenin kaynaklarının bir avuç çıkar grubuna değil, "86 milyon insanın ortak geleceği" olduğunu belirtti. Meselenin artık kimin iktidarda olduğu tartışmasının ötesine geçtiğini söyleyen Tekin, toplumun önünde iki seçenek bulunduğunu belirtti: Rant ve talan düzenine boyun eğmek ya da adalet, emek, eşitlik ve dayanışma değerlerinin öne çıktığı bir ülke için demokratik mücadeleyi büyütmek.

Son güncelleme06.11.2026 03:52
Kaynak Son Dakika
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın Bülent Ecevit'e ve Merve Kavakcı'ya ilişkin anısı, Mekke Anlaşması görüşmeleri sırasında CHP'li ve YENİ Partili vekillerle sert bir tartışmaya yol açtı.

TBMM Genel Kurulu'nda Mekke Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi görüşülürken AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın Bülent Ecevit hakkında anlattığı bir anı, CHP ve YENİ Parti milletvekillerinin tepkisine yol açtı. Salonda karşılıklı sözler yükseldi.

Usta'nın anısı tartışmayı başlattı

Yerinden söz alan Usta, bazı vekillerin anılardan söz ettiğini belirterek Ecevit adı anılınca kendi hafızasında 1999 yılından bir anının canlandığını söyledi. Usta, Merve Kavakcı başörtüsüyle yemin için Meclis'e geldiğinde Ecevit'in ayağa kalkıp bağırdığını, Kavakcı'nın haddinin bildirilmesini isteyerek onu salondan zorla çıkarttırdığını ifade etti. Konuşmasını, Ecevit için af dileyen bir cümleyle tamamladı.

Bu sözlerin ardından CHP'li ve YENİ Partili vekiller tepki gösterdi. CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Ecevit'in ölüm yıl dönümünde böyle bir şey yapılmaması gerektiğini söyledi.

CHP'li Sarı: Meclis'i provoke etme çabası

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, söz alma gerekçesinin Usta'nın Meclis'i provoke etme çabası olduğunu savundu. Sarı'ya göre başörtüsü konusu yeniden Meclis çalışmalarına karıştırılıyordu. Sarı, Ecevit'in adı anılırken Kıbrıs'ta tarih yazan bir liderin varlığının kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Usta bu sırada, Meclis'i karıştırmaya çalışanın Kavakcı mı olduğunu sorarak karşılık verdi. Sarı ise Ecevit'in Meclis'te yolsuzluğa müsaade etmediğini, dürüstlüğüyle siyaset yaptığını belirtti ve güncel siyasete gönderme yaparak iktidarı yolsuzlukla ilişkilendirdi. Usta bunun üzerine Sarı'ya, CHP'lilerin hiç değişmediğini söyledi.

Emir: Yeri bugün değil

Daha sonra söz alan YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Üsküdar'daki gelişmelere değindi. Emir, Üsküdar Belediye Başkanı'nın sabah operasyonuyla tutuklandığını, ardından yapılan iki seçimle belediyenin AK Parti'nin eline geçtiğini öne sürdü. Seçilen belediye başkan vekilinin Belediyeler Birliği'ne gelirken yolda hayatını kaybettiğini hatırlatan Emir, kendilerinin bu ölüm karşısında saygıyla eğilip rahmet dilediğini söyledi.

Emir, siyaseti her gün tartışabileceklerini belirterek Kavakcı konusunun Kavakcı'nın o dönemde Amerikan vatandaşı olmasından kaynaklandığının da söylenmesi gerektiğini ifade etti. AK Parti sıralarından, söylenenin konuyla ilgisi olmadığı yönünde itirazlar yükseldi. Emir, her şeyin tartışılabileceğini ancak bunun yeri ve zamanının bugün olmadığını söyledi.

Mekke Anlaşması görüşmeleri sürüyordu

Tartışma, 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Anlaşması'nın Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında yaşandı. YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan da konuşmasında anlaşmaya eleştiri getirdi. Özkan, iktidarın orduyu başka ülkeleri korumak için başka yerlere göndermek istediğini savundu; ülkenin fon krizi nedeniyle yangın yeri olduğunu söyleyerek hükümetin bu iki işi birden başaramadığını öne sürdü.

Son güncelleme06.11.2026 01:52
Kaynak GazeteKalem
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu