1 saat önce

İlahiyatçı Hayreddin Karaman, Yeni Şafak'taki yazısında muhalefetin sorumluluğu Erdoğan'a yüklemeye çalıştığını savundu; Adalet Bakanı'nın dile getirdiği komplo iddiasına da yer verdi.

Yeni Şafak'ta yayımlanan yazısında ilahiyatçı Hayreddin Karaman, kamuoyunda "fon vurgunu" diye anılan soruşturmayı değerlendirdi. Karaman'a göre günlerdir bütün medya bu konuyla meşgul; bu arada muhalefet, sorumluluğu ve suçu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yüklemeye ve onu yıpratmaya çalışıyor. Yazar, meseleye hem taraflı hem tarafsız yaklaşan çok sayıda kişi bulunduğunu da ekledi.

Hukuk ilkesi hatırlatması

Yazısında modern hukukun temel kurallarından birine, "suçun ve cezanın şahsîliği" ilkesine dikkat çeken Karaman, kimsenin başkasının suçunu ya da cezasını omuzlamasının söz konusu olamayacağını belirtti. Bu çerçevede soruşturmanın sorumluluğunun doğrudan Erdoğan'a yöneltilmesini eleştirdi.

"Skandal" tespiti

Karaman, yazısında ortada bir skandal bulunduğunu kabul etti. Olayı kul hakkına el uzatma, helal ile haramı ayırmadan kazanç peşinde koşma ve çok para kazanma hırsıyla hesapsızca yatırım yapma olarak tarif etti.

Adalet Bakanı'na atıf ve komplo iddiası

Yazarın aktardığına göre olayın bir de arka planı var. Karaman, Adalet Bakanı'nın aynı gazetede yaptığı açıklamaya işaret etti. Bu açıklamada, Erdoğan'ı ve iktidarını bitirmek amacıyla bir komplonun kurulduğu, üst düzey denetim görevlilerinin rüşvetle etkisiz hale getirildiği, denetimsiz piyasanın kontrol altına alındığı ve milyarların belli ellerde toplanarak ekonominin çökertilmesinin denendiği öne sürülüyordu.

"Sırası gelmeyenler atlanmamalı"

Karaman'a göre Erdoğan, durumu öğrenir öğrenmez kimseyi kayırmadan sorumlulara yönelik adımları atmaya girişti. Yazar, henüz sırası gelmemiş olanların da atlanmayacağını ve atlanmaması gerektiğini söyledi. Karaman ayrıca ülkesini ve insanını seven, vicdan ve ahlak sahibi kişilerin skandaldan siyasi çıkar sağlamaya çalışmaması gerektiğini savundu. Bu kişilerin, kamunun en az zararla çıkabilmesi için komplonun atlatılmasına katkı vermesi gerektiğini de yazdı.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme08.11.2026 15:40
Kaynaklar Cumhuriyet, 10Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
58 dakika önce

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının fon soruşturmasında gözaltına alınan BDDK Uygulama 3. Daire Başkanı Bilal Soysal, sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında gözaltına alınan BDDK Uygulama 3. Daire Başkanı Bilal Soysal tutuklandı. Adliyedeki işlemleri tamamlanan Soysal, sulh ceza hakimliğine sevk edildi ve hakimlik hakkında tutuklama kararı verdi.

Karar, sermaye piyasalarını düzenleyen ve denetleyen kurumların yöneticilerine uzanan soruşturma koluna yeni bir halka ekledi.

Kamu yöneticilerine uzanan soruşturma

Soruşturma, sermaye piyasalarındaki bazı işlemlere ve fon hareketlerine ilişkin suç şüphelerini araştırıyor. İncelemenin kapsamında mali işlemler, şirketler arası para akışı ve fonlar aracılığıyla sağlandığı iddia edilen gelirler de bulunuyor. Şüpheliler arasında yalnızca özel sektör temsilcileri değil, SPK ve BDDK bünyesinde görev yapan ya da geçmişte görev almış bazı isimler de bulunuyor. Bu isimlere yönelik gözaltı, tutuklama ve adli kontrol uygulandı.

Bilal Soysal'ın kariyeri

Sivas'ta 1979'da doğan Soysal, 2002'de Erciyes Üniversitesi Matematik Bölümü'nden mezun oldu. 2016'da Anadolu Üniversitesi'nin İlahiyat Ön Lisans Programı'nı bitirdi, 2019'da ise İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde İslam İktisadı ve Finansı alanında yüksek lisans yaptı. Meslek hayatına 2006'da BDDK'de bankacılık uzman yardımcısı sıfatıyla giren Soysal, sonraki yıllarda bankacılık başuzmanlığı yaptı ve son olarak Uygulama 3. Daire Başkanlığı görevini yürüttü.

3 Kasım'daki gözaltı dalgası

Soruşturmanın 3 Kasım'daki aşamasında eski SPK Başkan Vekili Enver Usca, eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, eski SPK Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu, eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı Ercan Urkan, BDDK Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ve Tera Holding İdari İşler Direktörü Ümit Sincanlı gözaltına alınmıştı.

Adliyeye sevk edilenlerden Usca, Urkan ve Taş rüşvet suçlamasıyla tutuklandı. Sincanlı, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üyelik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla tutuklanan isim oldu. Babuçcu için adli kontrol kapsamında imza atma ve yurt dışına çıkmama şartı konuldu. Haholu ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Kazançların yüzde 9,8'i geri alındı

Kasım başında duyurulan verilere göre, üç yatırım fonundan toplamda 187 milyar 653 milyon liralık kazanç elde ettiği saptanan 214 kişi ve şirket hakkında inceleme yürütüldü. Bunların 141'i gerçek, 73'ü tüzel kişi. Kazançların yaklaşık 90 milyar lirası TERA, 79 milyar lirası Pusula, 18 milyar lirası ise Hedef fonlarından doğdu. İnceleme kapsamında 37 kişi iade yaptı ve toplamda 18 milyar 340 milyon liralık tutar geri alındı; bu tutar kazancın yaklaşık yüzde 9,8'ine denk geliyor.

Yatırımcılar için atılan adımlar

Soruşturmanın merkezinde, fon portföylerindeki bazı hisse fiyatlarının suni olarak şişirildiği, bazı kişi ve şirketlerin de bundan haksız çıkar sağladığı iddiaları yer alıyor. Fonlarda parası bulunan yüz binlerce yatırımcı da süreçten etkileniyor. SPK eylülde 131 fonun tasfiyesine karar verdi; ekimde kabul edilen düzenleme ise yatırımcılara en fazla 1 milyon liralık ara ödeme yapılmasına imkân tanıdı. Tutuklama kararları, şüphelilere yöneltilen suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Son güncelleme08.11.2026 15:49
Kaynaklar Haberler, Son Dakika
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu