17 dakika önce

Silivri'de 436 sanıklı İBB Davası'nın 104. gününde gizli tanıklar dinleniyor; savunma gizli tanık uygulamasına itiraz etti, mahkeme usulde ısrar etti.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB Davası'nın üçüncü duruşmasını Silivri'de yeni yapılan duruşma salonunda yürütüyor. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 436 sanığın 46'sı tutuklu durumda. Duruşmanın 104. gününde sırada müşteki, tanık ve gizli tanık beyanları vardı; gizli tanıklar Gürgen ve Zeytin'in ifade vermesi bekleniyordu.

Salonda destek, alkışlı karşılama

Silivri'ye duruşmayı takip etmeye gelen İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, YENİ Parti Milletvekili Mahmut Tanal ve salondaki izleyiciler tutuklu sanıkları alkışlarla karşıladı. Sanıklar salona girerken yakınları ve izleyiciler isimlerini söyleyerek destek verdi.

Savunmadan açık dinleme talebi

Duruşmanın başında söz alan İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, gizli tanık uygulamasının ancak tanıkların ya da yakınlarının tehlikede olması durumunda kullanılabileceğini belirtti. Pekin'e göre soruşturma aşaması geride kalmıştı, dolayısıyla gizliliği gerektiren bir durum görünmüyordu, iddianamede şiddet eğilimiyle suçlanan kimse yoktu ve yaklaşık 50 tanık açık biçimde dinlenmişti. Avukat, o gün gizli tanık olarak dinlenecek isimlerin olağan usulle dinlenmesini istedi.

Mahkeme Başkanı, tanığın kendini baskı altında hissetmemesi ve beyanının sağlıklı biçimde alınabilmesi için gizli tanık usulünün uygulanacağını söyledi. Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu ise tanıklardan İlke'nin artık gizli tanık olmak istemediğini belirterek onun açık dinlenmesini talep etti. Başkan, dinleme sırasında İlke'ye soracaklarını, bir sakınca görmemesi hâlinde açık dinleyebileceklerini ifade etti.

Gürgen ifadeye başladı

Taleplerin ardından sesi ve görüntüsü değiştirilen gizli tanık Gürgen, SEGBİS üzerinden duruşmaya bağlandı ve beyanını vermeye başladı.

Son güncelleme08.11.2026 08:24
Kaynak Toplumsal Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
59 dakika önce

Sözcü yazarı Necati Doğru, Silivri'de tutuklu Ekrem İmamoğlu'ndan aldığı mektubu köşesinde yayımladı. İmamoğlu mektubunda iddianamedeki 'fon' ifadelerine dikkat çekti ve fon listesinin neden açıklanmadığını sordu.

Sözcü yazarı Necati Doğru, köşesinde tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun basın danışmanı aracılığıyla kendisine ulaşan mektubunu yayımladı. Doğru, yazısına İmamoğlu'nun 593 gündür cezaevinde bulunduğunu, İBB davasında yargılamanın ise 105. gününün geride kaldığını hatırlatarak başladı. İmamoğlu mektubunda, fon vurgununa karışanların listesinin neden açıklanmadığını sordu.

Doğru'nun yargılamaya bakışı

Doğru'ya göre davada ağaç adlarından kod adı verilen 15 gizli tanık ve etkin pişmanlıktan yararlanan 76 itirafçı mahkemede ifade verdi. Yazara göre bazı tanıklar savcılıktaki ifadelerini görmeden imzaladıklarını söyleyerek geri çekti, bazıları da para alışverişine tanık olmadıklarını, yalnızca duyduklarını ve tahmin ettiklerini belirtti.

Doğru, davanın siyasi kurgu olduğuna inandığını yazdı. Silivri'deki mahkemeden karar çıksa ve karar yüksek yargıda onansa bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İmamoğlu'nun suçlu olduğunu söylemedikçe buna inanmayacağını ekledi.

İmamoğlu'nun mektubundaki iddianame örnekleri

İmamoğlu mektubunda Türkiye'nin 103 yıllık geçmişinde en ağır tehditleri aynı anda yaşadığını savundu. Cumhuriyet, adalet ve demokrasi sütunlarının art arda hasar aldığını söyleyen İmamoğlu, ülkenin "Cumhuriyet tarihinin en büyük dolandırıcılığıyla" karşı karşıya olduğunu yazdı.

İmamoğlu, kendisinin ve yol arkadaşlarının yaşadığı hukuksuzlukları tasarlayanların fon vurgunundan ayrı tutulamayacağını öne sürdü. Bunu göstermek için İBB iddianamesinden dört örnek aktardı: birinci sayfada cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday gösterilmek üzere fon oluşturulmasından söz edildiğini, 730. sayfada kendi talimatıyla kurulan bir yolsuzluk fonunun SİSTEM adlı yapıya aktarıldığının yazıldığını, 3290. sayfada cumhurbaşkanlığı adaylığı için kurulan bir fona atıf yapıldığını, 32. sayfada ise seçimi kazanmak için en az 2 milyar dolar gerektiğine dair bir cümle bulunduğunu belirtti.

İmamoğlu'na göre fon, yolsuzluk fonu, seçim fonu ve sistem gibi kavramların iddianamede yer alması rastlantı değildi. İddianameyi yazan ya da yazdıranların bu kavramlarla iç içe yaşayan bir anlayıştan geldiğini, o anlayışın fon vurgununun içinde olduğunu öne sürdü.

Fon listesi sorusu

İmamoğlu, fon vurgununa karışanların listesinin açıklanmamasını eleştirdi. Listedeki isimlerin sarsmayacağı bir makam, koltuk ya da akrabalık ilişkisi bulunmadığını savunan İmamoğlu, siyaset, bürokrasi ve fon çevrelerinin ortak olması nedeniyle listenin açıklanamadığını iddia etti. Fon vurgununun dört yıl boyunca planlandığını, son iki yılda zirveye taşındığını da ileri sürdü. Mektubunu "Durum acildir" cümlesiyle bağlayan İmamoğlu, meselenin memleket meselesi olduğunu söyledi.

Doğru'dan Sayan Kaya'ya çağrı

Doğru yazısının sonunda, beş gün öncesine kadar AK Parti üyesi olan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'dan da mektup beklediğini yazdı. Fon düzeninin ne zaman ve kimlerin düşüncesiyle kurulduğunu, iktidar siyasetçileri arasında neden yalnızca Sayan Kaya'nın tutuklandığını anlatmasını isteyen Doğru, gelecek mektubu köşesinde yayımlayacağını söyledi.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme08.11.2026 07:41
Kaynak Sözcü Gazetesi
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu