46 dakika önce

Silivri'deki duruşmada tanık Selman Narman ile Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar arasında gerginlik çıktı. Mahkeme başkanı Dizdar'ın mikrofonunu kapatıp tanığı gönderdi; duruşma 5 Kasım'da sürecek.

İBB davasının 104. gününde tanık Selman Narman ile eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar arasında "Kıvırtma kardeşim" sözleri üzerine tartışma çıktı. Narman, Dizdar'a "Sen önce edebini takınacaksın, edebinle soru soracaksın" diyerek soruları yanıtlamayı reddetti. Dizdar soru sormayı sürdürünce mahkeme başkanı avukatın mikrofonunu kapattı ve tanığı salondan gönderdi. Duruşma 5 Kasım'da devam edecek.

Ekrem İmamoğlu'nun da yer aldığı, 436 sanıklı ve 46'sı tutuklu davanın üçüncü duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'de yeni yapılan salonda sürüyor.

Öğleden sonra tanık Yalçınkaya dinlendi

Öğleden sonra dinlenen tanık Furkan Yalçınkaya, itirafçı sanık Ahmet Çiçek'i üç-dört yıl kadar önce tanıdığını söyledi. Çiçek'in yasal engeller yüzünden şirket kuramadığını, bu nedenle onun işlerini yürütmek üzere kendi adına şirket açmayı kabul ettiğini anlattı. Çiçek'in tutuklanmasının ardından sorunları duyunca savcılığa başvurduğunu, kendisini Çiçek'in avukatlarının aradığını belirtti. Tutuklu sanık Murat Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya'nın sorusu üzerine savcılığın kendisini doğrudan aramadığını ifade etti.

Yalçınkaya, Çiçek'in yönlendirmesiyle Murat Kapki'nin çevresindekilerle para alışverişi yaptığını söyledi. Çiçek'ten aldığı çekleri bozdurup tutarı bazen bankada, bazen araçta ilgili kişilere ulaştırdığını aktardı. Savcılıktaki ifadesinde 26 Şubat 2024'te Serkan Yıldız'a içi para dolu bir bavul verdiğini anlattığı hatırlatılınca bunu doğruladı; ancak paranın kaynağının Çiçek olduğunu ve işlemin ticari diye tanıtıldığını belirtti. Yıldız'ın Muhittin Palazoğlu'nun çalışanı olduğunu kendisinin bilmediğini, bu bilgiyi Çiçek'ten duyduğunu söyledi. Çiçek'in yönlendirmesiyle konuştuğu yönündeki iddiayı kabul etmedi.

Narman'ın beyanı ve avukatların soruları

Narman'ın beyanına geçilmeden önce sanık Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel söz aldı. Günel, Narman'ın iddianamede pek çok kez şüpheli diye anıldığını, dosyada şüpheli sıfatıyla alınmış bir ifadesi de bulunduğunu hatırlatarak tanıklık statüsünün açıklığa kavuşturulmasını talep etti. Mahkeme başkanı yanıt vermeden Narman'ın beyanını almaya geçti.

Narman, Kültür AŞ'de çalışırken 2023'te işten çıkarıldığını anlattı. Taşkın söz alarak kendisine 2023'te mesaj gönderip borç isteyip istemediğini sordu; Narman gönderdiği mesajın bir sitem olduğunu, tehdit içermediğini söyledi. Taşkın ise farklı bir mesajın Doğruer'in telefonunda yer aldığını belirterek incelenmesini talep etti. Tutuklu sanık Mustafa Nihat Sütlaş, itirafçı sanık Eyüp Subaşı'nın borçlarını üstlenerek Kültür AŞ hesabına ödeme gönderdiğini söyledi; Narman da bu açıdan kamu yararı doğduğunu kabul etti.

Sertkaya, Narman'ın Ongun'un belediyede İmamoğlu'ndan sonra ikinci isim olduğunu söylediğini hatırlatıp bunu kimden duyduğunu sordu. Narman herkesin böyle dediğini söyledi, kimden duyduğunu ise hatırlamadığını belirtti. Sertkaya ayrıca Narman'ın 2023'teki işten çıkarılmasının ardından açtığı iş davasında avukatının mobbing iddiasını öne sürdüğünü, ancak İBB soruşturmasındaki usulsüzlük iddialarına değinmediğini anımsattı; Narman o dönem böyle tercih ettiğini söyledi. Tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal'ın avukatı Baver Kaya, müvekkilinin şirketinin gerçek sahibinin İmamoğlu olduğu iddiasını sorunca Narman, bu ifadeyi duyduğu konuşmalardan ve diyaloglardan yola çıkarak verdiğini belirtti. Etkin pişmanlık ifadesini savcılarca yönlendirildiğini söyleyerek geri çeken Murat Kapki, ihaleyle ilgili bir suç işleyip işlemediklerini sordu; Narman olumsuz yanıt verdi ve bunu ifadesinde de söylediğini belirtti. Kapki bunun üzerine mahkeme başkanına dönerek neden tutuklu olduğunu sordu.

Dizdar'ın soruları ve kamu görevlisi tartışması

Dizdar, soru yöneltmeden önce Narman'ın uzun süredir ayakta durduğunu söyleyerek ara verilmesini önerdi; Narman buna gerek olmadığını belirtti. Dizdar'ın avukatlık kıdemini, 5 milyon lira olduğunu söylediği borcun niteliğini, serbest çalışıp çalışmadığını, bir yazıhanesi olup olmadığını ve Kule AŞ'de görevli bulunup bulunmadığını sorması üzerine Narman, bu soruların davayla ilgisi olmadığını belirterek yanıt vermedi.

Dizdar, sorularının amacının Narman'ın kamu görevlisi sayılıp sayılmadığını, yani 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na bağlı olup olmadığını anlamak olduğunu söyledi. Narman'ın Kültür AŞ'de çalıştığını ve halen Kule AŞ'de görevli olduğunu belirlediğini ifade etti. Narman kamu görevlisiyse, tanıklık ve suç bildirme yükümlülükleri çerçevesinde soru sormayı sürdüreceğini belirten Dizdar, Türk Ceza Kanunu'nun 279 ve 272. maddelerine dayandı; Narman usulsüzlüklerden haberdar olduğunu söylediği halde neden ihbarda bulunmadığını sordu. Mülkiye müfettişlerine hangi koşullarda ifade verdiğini soran Dizdar'a Narman, bu ifadeyi imzaladığı belgenin sonucuna katlanması yönünde dayatma altında verdiğini daha önce anlattığını, aynı şeyleri tekrarlamak istemediğini söyledi. Mahkeme başkanı Dizdar'dan bir sonraki soruya geçmesini istedi.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme04.11.2026 19:55
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Siluet onayı ödemeleri iddiasını yineleyen Zeytin, menfaat temini konusunda doğrudan şahitliği sorulunca olumsuz yanıt verdi; sanık avukatları tanık hakkında suç duyurusu talep etti.

Silivri'deki yeni duruşma salonunda süren "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının üçüncü celsesinde gizli tanık Zeytin dinlendi. Sesi ve görüntüsü değiştirilen tanık, SEGBİS aracılığıyla mahkemeye bağlandı ve 16 Mayıs 2025'te savcılığa verdiği ifadeyi tekrarladığını söyledi. Tanığın sorulara verdiği yanıtlar, iddiaların büyük bölümünün doğrudan görgüye değil duyuma dayandığını ortaya koydu.

Siluet onayı iddiası ve doğrudan görgü sorusu

Zeytin, İBB İmar Müdürlüğü'nde siluet onayıyla ilgili işlemlerde bazı ödemelerin alındığını anlattı. Boğaziçi bölgesinde, özellikle Anadolu yakasında tanık olduğu olayları aktaran tanık, bazı memurların çeşitli işlerde çıkar sağladığını öne sürdü. Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nu Anadolu Hisarı'ndaki bir restoranda gördüğünü, daha sonra bu restoranda ve Karaoğlu'na ait olduğunu belirttiği başka bir mekânda tadilat yapıldığını anlatan Zeytin, olanları kendi çıkarımıyla bağdaştırdığını belirterek "Tahmin ettim, arada bağ kurdum" dedi.

Mahkeme başkanı menfaat temini konusunda doğrudan görgüsü olup olmadığını sorduğunda tanık olumsuz yanıt verdi. Zeytin, Beşiktaş Kuruçeşme'deki bir restoranda yapılan tadilatlara ilişkin anlatımında da benzer bir tablo çizdi; İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Ramazan Gülten, Gürkan Akgün ve Resul Emrah Şahan gibi isimleri tanımadığını, Yakup Öner için de piyasada duyduklarını aktardığını söyledi.

Avukatlardan iftira suç duyurusu talebi

Gülten'in avukatı Hazal Algan Canseven, tanığın savcılıktaki somut isnatlarına karşın mahkemede doğrudan bilgisi bulunmadığını söylediğini hatırlattı ve Zeytin hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesi kapsamında iftira suçundan suç duyurusunda bulunulmasını istedi. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'ün avukatlarından Selin Gönül de gizli tanık hakkında suç duyurusu talep etti.

Atilla Demir: Işıklandırma borcu talebi

Zeytin'in ardından tanık Atilla Demir kürsüye geldi. Şişli'de Profilo AVM projesinin ruhsat çalışmalarına başladıklarında şehir plancısı sanık Adem Altıntaş'ın kendisini arayıp görüşmek istediğini anlatan Demir, ofisteki buluşmada Altıntaş'ın imar ve ruhsat işlerinde yardımcı olup süreci hızlandırabileceğini söylediğini aktardı. Demir'e göre Altıntaş daha sonra belediyenin ışıklandırmayla ilgili bir borcu bulunduğunu belirterek bu borcun kapatılmasını istedi; Demir ise bunu yapacak yetkisinin olmadığını söyledi.

Narman'ın çapraz sorgusu

Günün ilerleyen saatlerinde Kültür AŞ'nin eski avukatlarından Selman Narman tanık olarak dinlendi. Narman'ın dosyada şüpheli sıfatıyla alınmış bir ifadesi de bulunduğunu hatırlatan Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel, bu durumun netleştirilmesini istedi. Narman'a soru yönelten avukatlardan biri, ifadesindeki bilgilerin kaynağını sorduğunda tanık herkes diye karşılık verdi, kimden duyduğu sorulunca ise hatırlamadığını söyledi. İki buçuk saati aşan çapraz sorgunun sonunda, tutuklu eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar'la yaşanan gerginlik üzerine Narman soruları yanıtlamayacağını bildirdi ve mahkeme başkanı oturumu sonlandırdı.

KaynaklarIndependent Türkçe, Cumhuriyet, Haber 7
Son güncelleme04.11.2026 18:41
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu