105. duruşmada dinlenen tanık Yusef Arslan, Bomonti'deki inşaat için kendilerine iletilen ödeme talebini anlattı; müşteki Abdülkerim Fırat ise kreş bağışının ardından onayların geldiğini söyledi.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası olarak anılan, 46'sı tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 105. duruşması sona erdi. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada bazı tanıklar ve müştekiler dinlendi. Duruşma 9 Kasım Pazartesi gününe ertelendi.
Tanık Arslan: Başkanla görüşme gerekir denildi
Tanık Yusef Arslan, Bomonti'de yürüttükleri inşaatın ilk fazını 2022'de bitirdiklerini anlattı. İş bitirme belgesi için yapı denetim şirketine başvurduklarını, şirketin de ilk iki blok için başkanla görüşülmesi gerektiğini bildirdiğini söyledi. Arslan, bunu ortaklardan Münir Bey'den öğrendiğini belirtti. İki ortak arasında bir anlaşmazlık bulunduğunu, kendisinin de iki taraf arasındaki bilgiyi bir yerden bir yere taşıyarak ilişkiyi sağladığını ifade etti.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın 3,5 milyon dolarlık beyanı hatırlatması üzerine Arslan, B ve C blokları tamamlandığında kendilerine 3,5 milyon dolar ödeme talep edildiğinin iletildiğini söyledi. A blok bittiğinde de benzer bir miktarın istendiği belirtildi. Arslan, projenin tamamen ruhsatına uygun biçimde yapıldığını, bu yüzden ortakların talebe tepki göstererek neden böyle bir istek geldiğini sorduğunu anlattı. Başlangıçta alanda üç bina bulunuyordu; ilk iki blok bitince, ardından üçüncüsü tamamlanınca aynı tutarda talep iletildi.
Müşteki Fırat: Silüet onayı ve kreş
Tanıkların ardından müştekilere geçildi. Video konferans sistemi SEGBİS ile bağlanan iş insanı Fatih Erdoğan, önceki ifadelerinin doğru olduğunu belirtti; sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılma talebini dile getirdi. İş insanı Abdülkerim Fırat da ifadelerini doğruladı, şikayetinin sürdüğünü bildirdi.
Fırat, ilçe belediyesinden ruhsat aldıktan sonra büyükşehir belediyesinden silüet onayı alınması gerektiği yönünde bir talep çıktığını anlattı. Hem teknik hem hukuki ekiplerinin Beşiktaş Belediyesi'ne ruhsatın verildiğini, usulen gidilmesi gerekmediğini belirterek itiraz ettiğini, belediyenin ise inşaat alanı 50 bin metrekareyi aşan yapılar için usulen büyükşehir belediyesinden görünüm izni alınması gerektiğini söylediğini aktardı. Çalışanlarını İmar Daire Başkanlığı'na sürekli gönderdiklerini ama muhatap bulamadıklarını, sürecin yedi sekiz ayı bulduğunu, bu sürede şantiyede onlarca teknik personele maaş ödediklerini söyledi. Şirketin imar danışmanı Aytaç Ülkebaş'a durumu sorması için görev verdiğini, Ülkebaş'ın da Akgün'den randevu aldığını belirtti. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'le Saraçhane'de görüştüğünü belirten Fırat'a göre Akgün önce yardım yapıp yapamayacağını sordu, ardından kreş yapıp yapamayacağını sordu. Fırat, kendisinin yardım teklifini sert biçimde reddettiğini, resmi bağış olursa devlete kreş bağışı yapabileceklerini söylediğini anlattı. Akgün'ün seçim vaadi olarak vaat ettikleri kreşlerin bir bölümünü yaptıklarını söylediğini, kendisine de mevcut kreşlerin protokol karşılığı sürdürülmesini önerdiğini aktaran Fırat, her kreşin maliyetinin 15 milyon lira olarak bildirildiğini ve bir kreş bağışı yapabileceklerini söyleyerek konuyu kapattığını aktardı.
Sanık avukatlarının çapraz sorgusunda Fırat, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağışta bulunduğunu, kreş onayının sözünü verdikten sonra bütün onaylarının geldiğini söyledi.