1 saat önce

İsrail basını Cumhuriyetçilerin Kongre'de çoğunluğu kaybetmesini hem Trump'a hem İsrail'e darbe olarak yorumladı. Netanyahu, koalisyon ortakları ve Dışişleri Bakanlığı seçim hakkında mesaj paylaşmadı.

ABD'de Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybettiği ara seçimlerin ardından İsrail'de siyasi sessizlik dikkat çekti. İsrail basını sonucu "hem ABD Başkanı Donald Trump'a hem İsrail'e büyük darbe" olarak yorumlarken, Başbakan Benyamin Netanyahu ile koalisyon ortakları seçimle ilgili mesaj paylaşmamayı tercih etti.

Basında yorumlar

İsrail basınında çıkan değerlendirmelerde, ABD'de İsrail'e daha mesafeli yaklaşan ve ülkeyi eleştiren bir Kongre'nin şekillendiği belirtildi. Netanyahu hükümetinin bu sonuç karşısındaki suskunluğu, basında ayrıca not edildi.

Hükümet ve muhalefet cephesi

İsrail Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili açıklama yapmadı. Bakanlığın birçok ülkenin seçimleri için açıklama ve tebrik mesajı yayımladığı, ABD'yi ise her fırsatta İsrail'in en yakın müttefiki olarak andığı aktarıldı.

Sessizlik yalnızca hükümetle sınırlı kalmadı. Sağ kanattan muhalif siyasetçiler Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve Avigdor Liberman de ara seçimlere dair görüş bildirmedi.

Seçim sonuçlarını değerlendiren tek isimler, muhalefetteki Birlikte Listesi liderlerinden eski Başbakan Yair Lapid ile Demokratlar Partisi lideri Yair Golan oldu. İki isim de sonucu Netanyahu ve İsrail'e verilen destek bağlamında ele aldı. ABD'de bu desteğin seçimlerin kaybedilmesinin nedenine dönüştüğüne işaret ettiler.

KaynakTV5 Haber
Son güncelleme04.11.2026 21:26
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
54 dakika önce

AMB Başkanı Lagarde, 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını duyurdu. Ayrılığın zamanlaması, Fransa'da 2027 seçimi öncesinde Macron'un halef atamasındaki rolü üzerine tartışma yarattı.

Christine Lagarde'ın, başkanı olduğu Avrupa Merkez Bankası'ndan (AMB) süresi dolmadan ayrılacağını duyurması, Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yeni bir siyasi tartışma başlattı. Lagarde, 29 Ekim'deki resmî bildirisinde 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını söyledi. Sekiz yıllık görev süresi normalde 2027'nin sonunda tamamlanacaktı.

Lagarde'ın gerekçesi: tarafsızlık yükü

Lagarde aynı gün düzenlediği basın toplantısında kararını alışılmadık açıklıkta anlattı. Başkanlık görevinin gerektirdiği tarafsızlığın, değer verdiği ilkeler hakkında konuşmasını kısıtladığını anlatan Lagarde şu ifadeyi kullandı: “Konuşma özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne ve para politikasıyla ilgili olmayan konularda tavır alma özgürlüğüne sahip olmak istiyorum.” Hakikatin yanlış bilgilerle çarpıtıldığını gördüğünü belirten Lagarde, artık tarafsız kalamayacağını ekledi.

Lagarde, Fransa'da cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını daha önce defalarca dile getirmişti. Temmuz 2026'da Euronews'e verdiği röportajda da herhangi bir göreve aday olmadığını, ancak Avrupa'nın korunması gerektiğini vurgulamıştı. 70 yaşındaki Lagarde'ın adı buna rağmen merkez ve merkez sağın olası 2027 adayları arasında anılıyor. Reuters'ın 15 Ekim tarihli haberine göre Lagarde'ın Davos Dünya Ekonomik Forumu başkanlığına getirilebileceği de kurumun yönetimine yakın kaynaklarca dile getirilmişti.

Takvim siyasi tepki çekti

Tartışmanın merkezinde ayrılığın zamanlaması var. Lagarde Şubat'ta ayrıldığı için Anayasa gereği 2027'de yeniden aday olamayacak olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yeni AMB başkanının belirlenmesine yine de katılabilecek. Böylece Fransa'nın yeni cumhurbaşkanının söz sahibi olacağı bir atama, seçimden önce tamamlanabilecek.

Sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa'nın (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, bu istifa sayesinde Macron'un halefi müzakere edebileceğini söyleyerek tepki gösterdi. Fransa Ulusal Meclisi'nde Maliye Komisyonu'nu yöneten Éric Coquerel, Macron'un kendi iktidarından sonra da para politikasını denetimde tutmak istediğini savundu. Ulusal Birlik (RN) milletvekili Jean-Philippe Tanguy ise Macron'un AMB yönetimini kendi çizgisine yakın isimlerle şekillendirmek istediğini öne sürdü. Bu açıklamaları LCP aktardı.

Halef süreci başladı

Yeni başkan, Avro Bölgesi ülkelerinin katıldığı Avrupa Konseyi'nde güçlendirilmiş nitelikli çoğunlukla belirlenecek. Avrupa Parlamentosu ve AMB Yönetim Konseyi de görüş bildirecek. Öne çıkan isimler arasında, Hollanda Merkez Bankası'nı daha önce yöneten Klaas Knot ve Uluslararası Ödemeler Bankası'nın başındaki Pablo Hernández de Cos var. Philip Lane (başekonomist) ile Isabel Schnabel'in (İcra Kurulu üyesi) de ayrılacak olması, üç üst düzey görevin bir arada pazarlığa konu olabilmesini sağlıyor.

Kaynakperspektif.eu
Son güncelleme04.11.2026 22:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu