Bayrampaşa Gündem yazarı Kadir Çetin, denetim kurumlarının neden geç kaldığını sordu; Pasifik Holding tedbirinin bir gün sonra kaldırılmasının gerekçesini istedi.
Bayrampaşa Gündem'de yayımlanan köşe yazısında Dr. Kadir Çetin, fon krizi olarak anılan sürecin 1980'lerden bu yana yaşanan bankacılık ve finans sorunlarının yeni bir biçimi olduğunu savundu. Çetin'e göre kurumlar ve yöntemler değişse de sonuç aynı kalıyor: kazanç özel kesimde kalırken zarar kamuya yükleniyor ve faturayı vatandaş ödüyor. Yazar, Yazar, İmar Bank ve Pamuk Bank'ın da içinde bulunduğu yaklaşık 20 batık bankanın kamu bankalarına devrini bu tablonun öncülü olarak andı.
Denetim kurumlarına yönelik sorular
Çetin, 20 milyar dolarlık yatırımcı zararına ve 170 milyar doları aşan borsa kaybına dair iddiaların her yönüyle araştırılması gerektiğini yazdı. Borsa İstanbul yönetimi, SPK, MASAK, BDDK ve Devlet Denetleme Kurulu'nun görevlerini neden zamanında yerine getirmediğini sordu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in borsadaki manipülasyonlara aylar öncesinden dikkat çektiğinin bilindiğini hatırlatan yazar, denetim kurumlarının neden harekete geçmediğini ve yararlananların listesinin neden kamuoyuyla paylaşılmadığını sorguladı. Yazıya göre 117 kişi tutuklu; Çetin, tutuklamanın suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmediğini de vurguladı.
Pasifik Holding'deki tedbir
Çetin, kamuoyuna yansıyan bilgilere dayanarak SPK açıklamasının ardından Pasifik Holding'in yöneticileri hakkında mal varlığı tedbiri uygulandığını, bir gün sonra ise bu tedbirin kaldırıldığının bildirildiğini yazdı. Yazar, ilk kararın hangi bilgi ve belgelere dayandığını, bir günde hangi yeni delil ya da hukuki değerlendirmenin ortaya çıktığını ve hangi makamların devreye girdiğini sordu.
Kimseyi peşinen suçlamadığını belirten Çetin, tedbirin suçluluk kanıtı sayılamayacağını, kaldırılmasının da tek başına usulsüzlük bulunmadığını göstermediğini ekledi. Yine de bir gün arayla değişen kararların gerekçelerinin açıklanması gerektiğini savundu.
Cerrah titizliği ve soruşturmanın güvenilirliği
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meseleye cerrah titizliğiyle yaklaştıklarını söylediğini hatırlatan Çetin, bir günde değişen bir kararın bu ifadeyle nasıl bağdaştığını sordu. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Kurulu Üyesi Servet Bayındır'ın fon sahiplerine İslami literatürdeki "icazet" kavramının uygulandığı yönündeki açıklamasının kafaları karıştırdığını yazdı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın "Ucu nereye giderse gitsin" sözünün ise hukuk devletinde yeri olmadığını, hukukta önemli olanın delillerin ne gösterdiği olduğunu savundu.
Çetin ayrıca geçmişte Borsa İstanbul yönetiminde yer almış birinin, kendi görev dönemine uzanan olayları soruşturan kurulun başına getirilmesinin soruşturmanın tarafsızlığına dair kamuoyu algısını etkileyebileceğini öne sürdü.
Hukukta ortak ölçü
Yazar, belediyelerdeki usulsüzlük iddialarıyla merkezi yönetimdeki finansal iddiaların hukuki ve maddi boyutlarının farklı olabileceğini kabul etti; ancak kamu gücünün kişisel çıkar için kullanılamayacağı ilkesinin değişmediğini yazdı. Çetin'e göre hukuk siyasi aidiyete göre işlememeli; ölçü, yönetenin hangi taraftan olduğuna bakılmaksızın hem belediyelerde hem bakanlıklarda aynı olmalı.