56 dakika önce

İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu, fon krizi haberleri nedeniyle Ağırel, Saymaz, Balcı ve Sevinç hakkında hapis istenmesine tepki gösterdi; iktidarın yargıyı siyasi baskı aracı olarak kullandığını savundu.

Fon krizine dair haberleri gerekçe gösterilerek Murat Ağırel, İsmail Saymaz, Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç hakkında toplamda 14 yıla yakın hapis istenmesine İYİ Parti'den tepki geldi. Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, sosyal medya paylaşımında iktidarın yargıyı siyasi baskı için araç haline getirdiğini savundu.

Savcılık dosyasına itiraz

Kavuncu'ya göre savcılık, dört gazeteci için 14 yıla yakın mahkûmiyet talebi içeren bir dosya hazırladı. Gazetecilerin fon krizine dair haberleri nedeniyle "halkı yanlış bilgilendirmek" ve "yanıltıcı bilgi yaymak" suçlamasıyla karşı karşıya bırakıldığını belirten Kavuncu, bu yaklaşımı basına yönelik ağır bir baskı olarak niteledi.

Yeni Şafak'ın genel yayın yönetmeninin aktardığı söz

Kavuncu, Yeni Şafak gazetesinin genel yayın yönetmeninin bir süre önce aktardığı bir ifadeyi de hatırlattı. Aktarıma göre kimliği belirsiz biri, adı fon krizine karışan çocuğuna dokunacak kişinin henüz doğmadığını söylüyor. Kavuncu, söz konusu kişinin bir parti yöneticisi mi yoksa üst düzey bir bürokrat mı olduğunun belli olmadığını söyledi. İktidar kanadından bu aktarımı yalanlayan ya da kabul eden bir açıklama gelmediğini belirten Kavuncu, haber doğruysa ilgili kişinin açıklanması gerektiğini ifade etti. Yalanlansaydı bile dört gazeteciye uygulanan muamelenin aynısının Yeni Şafak'ın genel yayın yönetmenine uygulanıp uygulanmayacağını sordu.

"Yargı eliyle siyaset dizayn ediliyor"

Kavuncu, Türkiye'nin "yargı eliyle siyasetin dizayn edildiği" bir ülkeye dönüştüğünü savundu. Duruma izin vermeyeceklerini ve sonuna kadar mücadele edeceklerini söyleyen Kavuncu, bütün gazetecilerin yanında olduklarını belirtti ve basına yönelik baskıya birlikte karşı durulması çağrısı yaptı.

KaynakSon Dakika
Son güncelleme05.11.2026 00:43
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
46 dakika önce

Merkez Bankası verilerine göre tutar bazında karşılıksız çek oranı yüzde 3,9'a yükseldi. TCMB çalışması, fon tasfiyelerinin tedarikçiler üzerinden reel sektöre etkisine işaret etti.

Merkez Bankası'nın ekim ayı çek istatistikleri, fon krizinin ardından reel sektörde nakit sıkışıklığı kaygılarının arttığı bir dönemde karşılıksız çek tutarının yükseldiğini gösterdi. Ekimde ödenemeyen çeklerin toplamı 26 milyar 390 milyon lirayı buldu; tutar bazındaki karşılıksız çek oranı eylüldeki yüzde 3,3'ten yüzde 3,9'a çıktı.

Çek istatistiklerinde ekim tablosu

TCMB verilerine göre ekimde bankalara 727 bin 63 çek sunuldu ve bunların toplam değeri 676,5 milyar lira oldu. Bu çeklerden 21 bin 460'ı karşılıksız çıktı. Eylülde 25,65 milyar lira olan ödenemeyen çek tutarı bir ayda yüzde 2,9 büyüdü, karşılıksız çek adedi ise yüzde 10,4 azaldı. Ekim 2025'teki 19,58 milyar liralık tutarla kıyaslandığında artış yüzde 34,8 oldu. Adet bazındaki oran ekimde yüzde 2,95'e çıktı; bir yıl önce tutar bazındaki oran yüzde 2,9'du.

Uzun dönemli veriler, oranın 2022'de yüzde 1'in altında seyrettiğini, 2023'ten sonra yükselişe geçtiğini ve 2024-2025'te bu eğilimin sürdüğünü gösterdi. Haberde, artışın fon krizinden önce de başladığı, son dönemde ise devam ettiği vurgulandı.

TCMB çalışması: Fonlarda şirket parası

Merkez Bankası'ndan Ünal Seven ve Kadir Gürci'nin 4 Kasım'da yayımlanan "Fon Tasfiyeleri ve Reel Sektör: Firma Verileri Ne Söylüyor?" adlı çalışması, tasfiye edilen fonlara yatırım yapan şirketlerin durumunu inceledi. Buna göre 15 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin reel sektör şirketi, tasfiyedeki fonlarda toplam 116 milyar lira bulunduruyordu. Bunun 57 milyar lirası para piyasası fonlarındaydı; kalanı hisse senedi ve diğer yatırım fonlarına dağılıyordu. Küçük tutarlı yatırımlar da hesaba katıldığında fonlarda parası bulunan şirketlerin sayısı 4 bin 500'ü buluyor.

Tedarikçiler üzerindeki olası etki

Araştırma, paralarına ulaşmakta güçlük çeken şirketlerin kısa vadeli borçları için ek işletme sermayesine gereksinim duyabileceğini, bu sıkışmanın mal ve hizmet aldıkları tedarikçilere de yansıyabileceğini belirtti. Fonlarda yatırımı bulunan firmalara önemli ölçüde bağımlı olan tedarikçiler, toplam istihdamın yüzde 1,2'sini ve toplam cironun yüzde 1,5'ini temsil ediyor. TCMB ayrıca fonlarda yüksek tutar bekleten şirketlerin ekonomideki ağırlığının nispeten sınırlı olduğunu kaydetti.

Ekonomim gazetesi 15 Ekim'de yayımladığı haberde iş dünyası temsilcilerinin ödeme zincirlerinde gerginlik yaşandığını aktarmıştı. Habere göre bazı şirketler, paralarının fonlarda takılı kalmasını tedarikçi ödemelerini ve maaşları geciktirmenin gerekçesi yapıyordu; kimi işletmelerin ise gerçek bir sıkışıklık yaşarken bazılarının krizi erteleme bahanesi olarak kullandığı ileri sürülmüştü.

KaynakPara Analiz
Son güncelleme05.11.2026 00:54
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu