1 saat önce

Kamu Gözetimi Kurumu, müşteri adına tutulan paraların kuruluşların kendi varlıklarından ayrı gösterileceği yeni raporlama esaslarını 1 Ocak 2027'de yürürlüğe sokuyor.

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), elektronik para ve ödeme kuruluşlarında müşterilere ait fonların nasıl raporlanacağına dair kuralları yeniden düzenledi. Yeni esaslarla müşteri adına tutulan paralar, kuruluşların kendi varlıklarından ayrı bir kalemde gösterilecek. Düzenleme 2027'nin ilk gününde yürürlüğe girecek.

Müşteri fonları bilançoda ayrı kalem olacak

KGK, finansal tabloların hazırlanmasına ilişkin esasları da güncelledi. Güncellemenin en dikkat çekici başlığı, müşteri paralarının kuruluşların kendi kaynaklarından ayrıştırılması. Böylece bir kuruluşun kendi parasıyla müşterileri adına elinde tuttuğu paranın bilançoda birbirine karışmaması amaçlanıyor. Elektronik para şirketlerinin, para ihracı karşılığında müşterilerden topladığı ve güvence amacıyla bankalarda beklettiği fonlar, bilançoda ayrı bir satırda gösterilecek.

Ödeme kuruluşları için de benzer bir kural getirildi. Müşterilerinden tahsil ettikleri ancak henüz alıcıya ya da alıcının ödeme hizmeti sağlayıcısına aktarmadıkları paralar bilançolarda ayrıca gösterilecek. Bu fonlardan doğan borçlar da kuruluşun diğer yükümlülüklerinden ayrı takip edilecek. Düzenlemeyle müşteri varlıklarının izlenmesinin kolaylaşması, şirketlerin mali yapısının da daha açık ve denetime elverişli olması hedefleniyor.

Fon krizinden bağımsız bir düzenleme

Düzenleme, piyasaları sarsan fon krizi sonrasında varlıkların izlenmesi ve raporlanması üzerine tartışmaların sürdüğü bir dönemde yayımlandı. Ancak KGK'nın yeni rehberi, fon tasfiyesine doğrudan bir düzenleme getirmiyor. Fon mağdurlarının zararlarının karşılanmasını ya da tasfiye sürecini kapsamıyor; finansal raporlamada şeffaflık açısından önem taşıdığı belirtiliyor.

Tasfiyede ara ödemeler sürüyor

Fonların tasfiye sürecinde yatırımcılara ara ödemeler devam ediyor; ödemelere ilişkin rakamlar da aynı gün öğrenildi. Öğrenildiğine göre olağanüstü tasfiye kapsamında 390 bin 219 yatırımcıya 62,2 milyar lira ödeme yapıldı. Bu yatırımcılardan 133 bin 839'unun ana parası tamamen karşılandı. Olağan tasfiye kapsamında ise 55 bin 821 yatırımcıya toplam 55,4 milyar lira ödendi.

KaynakYeni Şafak
Son güncelleme05.11.2026 06:20
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
16 dakika önce

Fatih Altaylı yazısında geri ödeme oranlarının anlaşılmadığını, borsadaki değer kaybının 173 milyar doları bulduğunu savundu; Özgür Özel'e de Kılıçdaroğlu'nu fazla muhatap aldığı eleştirisini yöneltti.

10Haber'de yayımlanan yazısında Fatih Altaylı, fon krizi soruşturmasında hesabın yalnızca fonlar için değil, yaşanan tüm kayıplar için sorulması gerektiğini savundu. Altaylı, Adalet Bakanı Gürlek'in son açıklamalarının ve eski bir başdanışmanın sözlerinin soruşturmanın "büyükbaşlara" da uzanacağı konusunda umut verdiğini, buna karşın toplumda büyük bir güvensizlik bulunduğunu yazdı. Soruşturmanın derinleştiğini ve kritik noktalara uzandığını gördüğünü belirten yazar, asıl meselenin, soruşturma hassas noktalara ulaştığında nasıl davranılacağı olduğunu söyledi.

Geri ödeme oranları anlaşılmıyor

Altaylı, ilk etap geri ödemelerin nasıl ve hangi orana göre yapıldığının çoğunluk tarafından anlaşılmadığını yazdı. Kendisine ulaşan mağdurlardan aktardığı örneklere göre, fonun batışından bir gün önce 500 bin lira yatıran bir yatırımcıya 250 bin lira ödendi. Ağustosta 9 milyon lira yatıran bir başkası 25 bin lira, 1 milyon lirası olan bir diğeri ise 9 bin lira geri alabildi. Yazara göre bu farklar kafaları karıştırdı.

Kayıpların boyutu

Yazar, fonlarda buharlaşan paranın miktarının henüz bilinmediğini, kimi tahminlere göre 15, kimine göre 25 milyar dolar olduğunu; bunun lira karşılığının 750 milyar ile 1 trilyon 250 milyar arasında değiştiğini olduğunu belirtti. Haksız menfaat sağlayanların iade ettiği tutarın 18 milyar lira olduğunu, bunun kaybolan paranın yaklaşık yetmişte biri anlamına geldiğini yazdı.

Altaylı'ya göre zarar bununla sınırlı değil. Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin toplam değeri, olayın patlak verdiği günden bu yana iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara geriledi. Yazar, 173 milyar dolarlık bu değer kaybının fonlarla ilgisi olmayan yatırımcıları da vurduğunu, şirket kayıplarının 200 milyar dolara yaklaştığını ve yabancı yatırımcının çekildiğini savundu. 2000'li yılların başındaki krizde batan bankaların maliyetinin yaklaşık 22,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Altaylı, bugünkü olayın bunlardan kat kat büyük bir yolsuzluk ve dolandırıcılık olduğunu belirterek sorumluların "vatana ihanet" suçu işlediğine inandığını yazdı. Tera'nın son aylarda binlerce troll çalıştırdığını öne süren yazar, bu hesapların bir isim için serbest bırakma kampanyası başlattığını da aktardı.

Özel'e eleştiri

Yazısının ilerleyen bölümünde Altaylı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve CHP yönetimini gereğinden fazla muhatap aldığını savundu. Yazara göre Özel'in asıl rakibi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Altaylı, Kılıçdaroğlu'nun seçmen desteğini yitirdiğini ve adının anılmasının ona prim kazandırdığını yazarak Özel'in bu isimden söz etmeyi bırakması gerektiğini ileri sürdü.

Köşe yazısını okuyun
Kaynak10Haber
Son güncelleme05.11.2026 07:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu