1 saat önce

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM grup toplantısında şeker fabrikasının kapanma riskine, Gaziantep'teki işsizlik verilerine ve fındık fiyatlarına dikkat çekti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında üç somut başlık üzerinde durdu: Amasya'daki Suluova Şeker Fabrikası'nın kapanma tehlikesi, Gaziantep'in ekonomik verileri ve düşen fındık fiyatları. Kılıçdaroğlu konuşmasında Cumhuriyet'in 103. yılının kutlandığını hatırlatarak "Temiz siyasetin öncülüğünü kadınlar yapacak" dedi.

Cumhuriyet ve temiz siyaset vurgusu

Kılıçdaroğlu, salona kendisini öven ve iktidara yürüyüşü vurgulayan sloganlarla girdi. Cumhuriyet'in demokrasiyle tamamlanması ve halk iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi arındırıp güçlendireceklerini ifade etti.

Suluova Şeker için kapanma uyarısı

Kılıçdaroğlu, CHP'li milletvekillerinin ve MYK üyelerinin fabrikayı gezdiğini; pancar üreticileri kooperatifi, Suluova Ziraat Odası, Kırmızı Et Üreticileri Birliği ve Suluova Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileriyle bir araya geldiklerini anlattı. Açılışını 1955'te Adnan Menderes'in yaptığı fabrikanın yaklaşık 70 bin ortağı bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, tesiste yılda 80 bin ton şeker, 35 bin ton melas, 180 bin ton yaş küspe ve 18 milyon litre etanol üretildiğini belirtti. Üretimin Çorum, Amasya, Samsun ve Tokat ekonomileri için önem taşıdığını söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun aktardığı rakamlara göre 2023'te bir kilogram şekerin maliyeti 17,77 lira, satış fiyatı 18,04 liraydı. 2026'da maliyet 56,74 liraya fırlarken satış fiyatı 31,51 lirada kaldı. Olası bir kapanmanın sorumlusunun çalışanlar, ortaklar ya da pancar üreticileri değil, iktidarın ekonomi politikaları olduğunu savundu.

Gaziantep'te işsizlik ve konkordato

Gaziantep ziyaretinde esnaf ve sanatkârlar odası, ticaret odası, sanayi odası ve zeytin üreticileriyle görüştüklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, kentin makine halısında dünya lideri olduğunu hatırlattı. Nüfusta Türkiye'nin dokuzuncu büyük kenti olan Gaziantep'in işsizlikte dördüncü sıraya yerleştiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu'na göre Gaziantep'te bir yılda 100 binden çok işçi işsiz kaldı. Ağustos 2026 itibarıyla bankaların takipteki alacaklarının 30 milyar lirayı aştığını, sosyal yardım alan kişi sayısının 500-550 bin aralığında seyrettiğini, 19 büyük firmanın konkordato istediğini, icra dosyalarının ise 300 binin üzerine çıktığını söyledi. Faturayı 25 yıldır ülkeyi yönetenlere çıkaran Kılıçdaroğlu, CHP'nin hedefinin sanayicinin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu söyledi.

Fındıkta 100 liralık kayıp iddiası

Karadeniz'de yetişen fındığı stratejik bir ihraç ürünü olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, geçen yıl 350 lira olan kilogram fiyatının bu yıl 250 lira taban fiyatla açıklandığını, ancak piyasada 150 liraya düştüğünü söyledi. Üreticinin her kilogramda 100 lira kaybettiğini savunan Kılıçdaroğlu, fiyatı bir İtalyan firmanın belirlediğini iddia etti. Hükümetin çeyrek asırdır fındık politikası bulunmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, üreticilere seslenerek "Senin hakkını, hukukunu oy versen de vermesen de savunacağız" dedi.

KaynakHaberhergün
Son güncelleme04.11.2026 21:49
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
8 saat önce

Sabah yazarı Melih Altınok, Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki Mekke Anlaşması ve bölgesel güç vurgusunu değerlendirdi; yazara göre değişen dünya değil, Kılıçdaroğlu üzerindeki baskı.

Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok bir yazısında, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 3 Kasım'daki grup toplantısı konuşmasını ele aldı. Altınok, Kılıçdaroğlu'nun Mekke Anlaşması ve Osmanlı'ya ilişkin sözlerinin değişen bir dünyadan ya da değişen bir siyasetçiden değil, tabandan gelen baskının ortadan kalkmasından doğduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında söyledikleri

Altınok yazısına, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından aktardığı satırlarla başladı. Kılıçdaroğlu bu bölümde egemen güçlerin Osmanlı'yı batırdığını söyledi, Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü bir devlet, hatta bulunduğu bölgenin en güçlü devleti olması gerektiğini vurguladı. Mekke Anlaşması'na neden evet dendiğini soranlara da yanıt veren Kılıçdaroğlu, bölgedeki baskın gücün ya Türkiye ya da başka bir ülke olacağını belirtti.

Kılıçdaroğlu bölgedeki ayrılan egemen güçlerin ve ortada kalan boşluğun görüldüğünü de ekledi. Ona göre terör olayının sona ermesi ve Ortadoğu'dan iki büyük emperyal gücün çekilmesi yeni bir boşluk doğurdu. Kılıçdaroğlu bu boşluğu kimin dolduracağını sorarak, Türkiye'nin gücünü ve çabasını göstermesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti; Mekke Anlaşması'na verilen desteğin gerekçesi de bu bölgesel güç tanımı üzerinden anlatıldı.

Altınok'un değerlendirmesi

Altınok, bu sözlerin dış politikaya partiler üstü bir bakışla yaklaşan Türk vatandaşlarının altına imza atabileceği ifadeler olduğunu öne sürdü. Yazar, "Kılıçdaroğlu mu değişti, dünya mı?" sorusunu yöneltti ve yanıtını kendisi verdi: "İkisi de değil."

Altınok'a göre ortada tek bir değişim var: Kılıçdaroğlu'nun üzerindeki taban baskısının kalkması ve onun özgürleşmesi. Yazar, bu baskının ana muhalefeti yalnızca iktidar karşıtlığı üzerinden, yani Erdoğan nefretiyle konumlanmaya ittiğini, Kılıçdaroğlu'nun ise nihayetinde ne uzayan ne kısalan bir histeriden kurtulduğunu savundu.

Köşe yazısını okuyun
KaynakYeni Akit Gazetesi
Son güncelleme04.11.2026 12:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu