Arnavutluk'ta öğrenci protestoları ve Edi Rama hükümetine yönelik gösteriler sürerken Kurucu Meclis Üyesi Marjana Koçeku, Cumhuriyet'e konuştu. Koçeku erken seçimin tek başına krize çözüm olmayacağını söyledi.
Arnavutluk'ta öğrencilerin eğitim koşullarını protesto ederek başlattığı gösteriler, Başbakan Edi Rama'ya karşı daha geniş bir sokak hareketine dönüştü; ülkede siyasi sistemin geleceği de tartışılıyor. Arnavutluk Kurucu Meclisi Üyesi Marjana Koçeku, Cumhuriyet'ten Caner Çiftçi'ye verdiği röportajda gösterilerin sebeplerini, erken seçim fikrini, yabancı yatırımları, Kosova-Sırbistan gerilimini ve Türkiye'nin Balkanlar'daki yerini ele aldı.
"Mesele yalnızca Rama değil"
Koçeku'ya göre aylardır süren eylemler, hükümet karşıtlığından daha derin bir hoşnutsuzluğun ifadesi. Başta çevre kaygısıyla ortaya çıkan tepkilerin, korunan bölgeleri, doğal kaynakları ve stratejik yatırımları ilgilendiren yasal düzenlemeler yüzünden büyüdüğünü, sonra öğrencileri, genç çalışanları, çevre savunucularını ve sıradan yurttaşları ortak taleplerde buluşturduğunu anlattı. Gençlerin nitelikli eğitim, düzgün iş, çalışan kurumlar ve kendi ülkelerinde gelecek talep ettiğini söyledi. Rama'nın on yıldan uzun süredir yönettiğini anımsatan Koçeku, bu yüzden hesap verme yükünün hükümette olduğunu, yine de tüm sorunların tek bir isme yüklenemeyeceğini ifade etti. İnsanların Arnavutluk'un yönetilme şeklinin değişmesini istediğini vurguladı.
Erken seçim tek başına yetmez
Koçeku, sandığın demokratik bir yol olabileceğini, ancak seçim sürecine ve kurumların tarafsızlığına inanç yoksa sonucun krizi kapatmayacağını söyledi. Geçici hükümet fikrine kapıyı açık tutan Koçeku, bu tür bir yönetimin anayasal ve siyasi meşruiyetle kurulması, süresinin ve yetkilerinin baştan belli olması gerektiğini belirtti. Ülke kriz içindeyken parlamentonun devre dışı kalmaması gerektiğini de ekledi. Polisin orantısız güç kullandığına ve keyfi gözaltı yaptığına dair iddiaların bağımsız bir incelemeden geçmesini talep etti.
Kushner bağlantılı yatırımlar
Koçeku, Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'la ilişkilendirilen ve milyarlarca avro büyüklüğündeki turizm yatırımlarını da değerlendirdi. Yatırıma karşı olmadığını, ancak çevre kurallarına, yerel halka ve şeffaflığa uyulması gerektiğini söyledi. Sazan Adası ve Vjosa-Narta çevresindeki planlardan kimin kazanç sağlayacağının ve yerel halkın kararlarda nasıl söz sahibi olacağının açıklanmasını istedi.
Kosova, Sırbistan ve Ankara'nın rolü
Koçeku, Sırbistan'ın Kosova'yı bağımsız bir devlet olarak tanıması ve geçmişte Kosova'da yaşananlarla yüzleşmesi gerektiğini savundu. Türkiye'yi Arnavutluk için ekonomi, güvenlik ve savunmada önemli bir ortak olarak niteleyen Koçeku, Ankara'nın hem Tiran hem Belgrad ile iyi ilişki kurabileceğini, ancak Belgrad'la işbirliğinin Kosova'nın güvenliğine gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Arnavutluk'ta cezasızlığın yolsuzluk kadar önemli bir sorun olduğunu, sistemin parçasına dönüştüğünü de savundu.