Cumhuriyet yazarı İlknur, Bakü'nün tavrını eleştirme hakkı olmadığını, asıl rahatsızlığın Ankara'nın üsten bakan yaklaşımından kaynaklandığını savundu.
Cumhuriyet yazarı Miyase İlknur, köşesinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki krizi ele aldı. İlknur'a göre Bakü'nün kendi toprağındaki bir düzenlemeye ilişkin aldığı karar Ankara'nın hoşuna gitmeyebilir, ancak Türkiye'nin bunu eleştirme hakkı yok. Yazar, sayısı bilinmeyen danışmanlardan birinin sarf ettiği bir sözün iki ülke arasında krize yol açtığını, bunun belki de bardağı taşıran son damla olduğunu yazdı.
'Savaşı bizim sayemizde kazandılar' tavrı
İlknur, Karabağ savaşı sırasında Azerbaycan'a parayla satılan insansız hava araçlarının sürekli hatırlatılmasının ve "savaşı bizim sayemizde kazandılar" yönündeki havanın, Azerilerin zaferini küçümsemek anlamına geleceğinin düşünülmediğini savundu. Yazara göre amaç, dış politikadaki bölgesel her olayı iç politikada kullanmak.
Yazar, Azerbaycan'ın İsrail'le iyi ilişkilerinin sır olmadığını da hatırlattı. İran'ın, ülkesindeki yoğun Azeri nüfus yüzünden gelecekte birleşik bir Azerbaycan kurulmasından çekindiği için Bakü'ye mesafeli durduğunu, hatta Ermenistan'ı desteklediğini yazan İlknur, bunun karşılığında Azerbaycan'ın İran'ın en büyük düşmanı İsrail'le askeri ve ticari ilişkilerini geliştirdiğini belirtti. İlknur, yakın zamana kadar Erdoğan yönetimindeki Türkiye'nin de İsrail'le arasının çok iyi olduğunu, bağımsız bir ülkenin Ankara'nın dostlarıyla dost, düşmanlarıyla düşman olmasının beklenemeyeceğini ekledi.
Başörtüsü kararı ve eşitlik ilkesi
Başörtüsü konusunda Azerbaycan'ın aldığı kararın o ülke halkının meselesi olduğunu söyleyen İlknur, demokrasi ve insan hakları gerekçelerinin anlamı olmadığını savundu. Aksi halde Türkmenistan gibi çok sert yönetilen ülkelere neden bir şey söylenmediğinin sorulabileceğini yazdı. Yazara göre Azerbaycan'ı asıl rahatsız eden, Türkiye'nin kendisini Türki cumhuriyetlerin ağabeyi gören, üsten bakan tutumu. İlknur, karşıdaki ülkenin gücü ne olursa olsun uluslararası ilişkilerde eşitlik ilkesinin geçerli olduğunu vurguladı.
İlknur, bu yaklaşımın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarını bile Türkiye'den soğuttuğunu öne sürdü. Yazara göre itirazlara "maaşınızı bile biz veriyoruz" ya da "suyunuz bile yok" gibi sözlerle karşılık veriliyor.
Tarihsel çizgi
İlknur, sağ iktidarların İslam ülkeleri ve Türk cumhuriyetleri üzerinde ağabeylik ya da hamilik yapma isteği yüzünden ilişkilerin hep inişli çıkışlı olduğunu yazdı. Osmanlı'nın mirasçısı gibi davranma alışkanlığı bırakılmazsa benzer krizlerin süreceğini savunan yazar, bu çizginin Menderes'le başlayıp Özal ve Erdoğan dönemlerinde arttığını belirtti. Örnek olarak Menderes'in Ortadoğu NATO'su girişimini ve Süveyş krizinde İngiltere ile Fransa'nın politikalarını desteklemesini, Refah-Yol döneminde ise Özbekistan Devlet Başkanı Kerimov'a yönelik darbe girişiminde bulunan radikal İslamcıların Türkiye'de ağırlanmasını andı. İlknur yazısını, Azerbaycan atasözünü hatırlatarak bitirdi: "Helva helva demekle ağız şirin olmaz".