4 dakika önce

Azerbaycan'ın eski Belçika Büyükelçisi Arif Şahmarlı, Cumhurbaşkanı Aliyev'in Türkiye'deki bir fonda büyük para kaybettiğini öne sürdü. İddia bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

Belçika'da büyükelçilik yapmış Azerbaycanlı diplomat Arif Şahmarlı, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türkiye'de bir fona yatırdığı paranın büyük bölümünü kaybettiğini ve bedelin ödenmesini istediğini öne sürdü. Milli Gazete'nin aktardığına göre Şahmarlı, Ankara ile Bakü arasındaki soğukluğun arkasında bu meselenin olabileceğini savundu.

Gerginliğin nedeni olarak fon krizini gösterdi

Şahmarlı, iki ülke arasındaki sorunun tek bir sebebe dayanmadığını, birden fazla etkenin bulunduğunu söyledi. İsrail konusunun da bu etkenler arasında olduğunu belirtti, ancak ona göre asıl başlık Türkiye'deki fon krizi. Eski büyükelçi, Aliyev'e ilişkin iddiasını şu sözlerle dile getirdi: "Aliyev'in bu fonda da büyük paraları battı ve bu paraları geri istiyor."

Kamuoyunun nedeni anlamadığını savundu

Şahmarlı, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerginlik yaratmaya gerek olmadığını savundu. Ona göre gerginliğin gerçek sebebi kamuoyundan gizlenmek isteniyor; toplumun nedeni anlamaması hedefleniyor. Eski büyükelçi bunu şu soruyla ifade etti: "Bu gerginliği yaratmaya ne gerek vardı?"

Ayrıntı verilmedi, iddia doğrulanmadı

Şahmarlı, paranın hangi fona yatırıldığını, kaybın boyutunu ve talebin muhatabını açıklamadı. Cumhurbaşkanı Aliyev'e yöneltilen iddia bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Türkiye ve Azerbaycan makamlarından da iddiaya ilişkin teyit edilmiş bir açıklama gelmedi.

Son güncelleme08.11.2026 05:17
Kaynak Milli Gazete
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

YENİ Parti İzmir Milletvekili Bakan, AK Parti Genel Sekreteri İnan'ın yolsuzlukla mücadele vurgusuna yanıt verdi; Sayan Kaya'nın tutuklanma sürecini ve yargıdaki farklı uygulamaları eleştirdi.

YENİ Parti İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Murat Bakan, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan'ın yolsuzlukla mücadele vurgusuna sosyal medyadan sert bir yanıt verdi. Bakan, fon soruşturmasını gündeme getirip eski Bakan Sayan Kaya'nın tutuklanma sürecini öne çıkararak iktidarın söylemiyle uygulaması arasında fark olduğunu savundu.

İnan, AK Parti Konak İlçe Danışma Meclisi toplantısında partisinin yolsuzluklarla mücadele için yola çıkmış kadim bir hareket olduğunu ve 25 yıl boyunca kuruluş ilkelerinden sapmadığını söylemişti. İnan'ın Özel'e dönük sözlerinin ardından İzmir'de süren tartışmaya, YENİ Parti'nin İzmirli milletvekillerinin ardından Bakan da katıldı.

Olgunluk ve görgü vurgusu

Bakan paylaşımına, siyasi olgunluğun yaşla değil görgü, terbiye, okuma, dinleme ve üretmeyle ilgili olduğunu söyleyerek başladı. Bu özelliklerden yoksun bir siyasetçiyi hedef alan Bakan, ona göre böyle birinin "ruhu kin, dili zehirle doludur". Salon doldurmanın gönül ya da saygınlık kazandırmayacağını da ekledi.

Fon soruşturması üzerinden eleştiri

Bakan, İnan'ın Konak'taki sözlerini hatırlatarak fon krizinin ülkenin yaşadığı en büyük vurgunlardan biri olduğunu öne sürdü. Milyonlarca kişinin birikiminin yok olduğunu savunan Bakan, soruşturma dosyasında ismi bulunan siyasetçi ve kamu görevlilerinin hepsinin İnan'ın partisinden ya da o partinin atadığı isimlerden oluştuğunu iddia etti.

Soruşturma kapsamındaki isimleri sayan Bakan, daha önce AK Parti'den milletvekilliği yapmış bir ismin tutuklandığını, eski SPK Başkanı'nın ise şüpheli konumunda bulunduğunu söyledi. Bakanlık, milletvekilliği ve genel başkan yardımcılığı yapmış Fatma Betül Sayan Kaya'nın da "suç örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklu olduğunu hatırlatan Bakan, bu tabloya rağmen sorumluluk hissedilmediğini ileri sürdü.

Kırk bir günlük süreç

Bakan, Sayan Kaya'nın 163 milyon lira yatırdıktan beş ay sonra 2 milyar 170 milyon lira çektiği yönündeki iddianın 26 Eylül'de kamuoyuna yansıdığını belirtti. Bakan'ın aktardığına göre Sayan Kaya'nın ilk ifadesi on iki gün sonra alındı, tutuklanması ise ilk ifadesinden otuz gün sonra gerçekleşti. Bakan, bu süreçte iktidar tabanını da kapsayan toplumsal bir baskı bulunduğunu savundu ve şunları söyledi: "Eski bir bakanı tutuklamak için kırk bir gün ve bir ülkenin isyanı gerekti."

Buca soruşturması ve masumiyet karinesi

Bakan, İzmir'in Buca ilçesindeki bir soruşturmaya da değindi. Sekiz kişinin, tek bir kişinin işe devam etmediği iddiası nedeniyle aylardır cezaevinde olduğunu ve iddianamenin hâlâ hazırlanmadığını söyleyen Bakan, yargı süreçlerinin siyasi kimliğe göre farklı işlediğini öne sürdü. Ona göre iktidar partisine mensup isimlerde süreç iddia, araştırma ve sabır aşamalarında ilerlerken muhalefete yönelik işlemlerde hüküm, manşet ve tutuklama öne çıkıyor.

Masumiyet karinesinin herkes için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Bakan, mahkeme kararı olmadan kimseyi mahkûm etmediklerini, tutuklanan eski genel başkan yardımcıları için bile aynı yaklaşımı benimsediklerini söyledi. Bunu hukukun ve vicdanın gereği olarak niteleyen Bakan, böyle bir tablonun ortasında kürsüden başkasını yargılayan kişinin biraz utanması gerektiğini ekledi.

İzmir'e mesaj

Bakan paylaşımını, İzmirlilerin olup biteni gördüğünü ve unutmayacağını belirterek tamamladı. İzmirlilerin kiminle yol yürüyeceklerini bildiğini söyleyen Bakan, Özgür Özel'i "İzmirlilerin yol arkadaşı" olarak tanımladı ve İnan'ın bunu anlamaya yetecek bir algısı olmadığını savundu.

Son güncelleme08.11.2026 03:52
Kaynaklar Ege Postası, Ege'de Sonsöz
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu