Gazeteci Cengiz Er, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş'ün fon soruşturmasında adı geçenler için kullandığı Uhud Savaşı benzetmesini eleştirdi. Büyükgümüş, tepkiler üzerine yazılı özür açıklaması yayımlamıştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kuzeni gazeteci Cengiz Er, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş'ün fon soruşturmasında adı geçen partililer için kullandığı Uhud Savaşı benzetmesine tepki gösterdi. Büyükgümüş, sözlerinin parti tabanında ve muhafazakar kesimde yarattığı rahatsızlık üzerine özür dilemişti. Er ise özrün ardından da eleştirilerini sürdürdü.
Büyükgümüş'ün sözleri
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Büyükgümüş, katıldığı bir programda fon tartışmalarıyla gündeme gelen partili isimleri hedef aldı. Uhud Savaşı'ndaki olaya işaret eden Büyükgümüş, Okçular Tepesi'nde görevlendirilip görevini bırakanlara atıfla "ganimet peşine düşenler tarihte nasıl zelil olmuşsa bugün ve her zaman zelil olacaktır" dedi. Bu benzetme, fon soruşturmasında adı geçenleri Okçular Tepesi'ni terk eden sahabelerle aynı çizgiye yerleştirdiği için hem parti içinde hem de muhafazakar camiada geniş yankı buldu.
Özür açıklaması
Tepkilerin artması üzerine Büyükgümüş sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama paylaştı. Açıklamasında sahabeye duyulan saygının inancın ve istikametin ayrılmaz parçası olduğunu vurgulayan Büyükgümüş, sözlerinin bu anlayış içinde değerlendirilmesini istedi. Konuşmaların bazen amacının çok ötesine taşındığını belirten Büyükgümüş, sözleri istemeden de olsa bir Müslüman kardeşinin gönlünü kırdıysa bunun kendisi için üzüntü verici olduğunu ifade etti.
Cengiz Er'in yanıtı
Özrün ardından da tepkiler sürdü. Bu isimlerden biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kuzeni olan gazeteci Cengiz Er oldu. Er, halkın parasına el uzatanların dinî kimliğiyle ilgili görüşünü şu sözlerle dile getirdi: "Hırsızın, vurguncunun, halkın parasına el uzatanın Müslüman'ı, seküleri, dinsizi olmaz be kardeşim."
Er, bu dilin bırakılması gerektiğini söyledi. Hz. Peygamber'in yol arkadaşlarının bu işlere bulaşanlarla kıyaslanmaması ve aynı cümlede anılmaması çağrısı yaptı. Öfkenin kabartılmaması ve halkın daha fazla sinirlendirilmemesi gerektiğini de ekledi.