Kısa Dalga yazarı Bozkurt, Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirdi; fon krizinin AK Parti içindeki ayrışmayı derinleştirdiğini, muhalefetin ise güvenilir bir alternatif sunamadığını savundu.
Kısa Dalga'da yayımlanan köşe yazısında Sedat Bozkurt, Türkiye'nin siyasi kutuplaşmayı da aşan bir noktaya geldiğini savundu. Bozkurt'a göre toplumun iki kesimi, aynı salonda ayrı filmler izleyen seyirciler gibi, birbirinden farklı gerçekliklere inanıyor ve bu ayrışmayı yalnızca siyaset değil medya da üretiyor. Yazar, bunu ülkede umut beslemenin önündeki en büyük engel olarak niteledi.
Cumhurbaşkanlığı sistemi eleştirisi
Bozkurt, Cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkeyi dibe vurdurduğunu ileri sürdü. Yazara göre 95 yıllık parlamenter dönemde ekonomiden eğitime, sağlıktan dış politikaya kadar bu ölçüde kötü bir yönetim görülmedi. Hiçbir iktidarın vatandaşa para bulmak için bu kadar dolambaçlı yollarla yüklenmediğini savunan Bozkurt, örnek olarak doğal gaz fiyatlandırmasını, yurt dışı çıkış harcını ve ilaç katılım payını gösterdi. Yazının anlattığı örnekte, reçeteyle alınan üç ilaç için eczanede 116,10 lira ödenirken maaştan ayrıca 167,51 lira kesileceği bildiriliyor.
Fon krizi ve Erdoğan'ın yöntemi
Bozkurt'a göre fon meselesi, AK Parti içinde ve tabanında zaten var olan çatlakları genişletti. Parti içindeki "rahatsızlar"ın itirazlarının temelinde dışlanma duygusunun yattığını öne sürdü. Yazar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kısa bir suskunluğun ardından yüksek sesle hesap sorma vaadinde bulunduğunu, sonra süreci zamana yayarak etkisini azaltmaya çalıştığını savundu. Erdoğan'ın parti içindeki tartışmalara bir süre göz yumacağını ama bunun bir iç mücadeleye dönüşmesine izin vermeyeceğini yazan Bozkurt, krizin yine de iktidarı götürebilecek düzeyde olduğunu belirtti.
Ekonomi ve demokrasi göstergeleri
Yazar, gıda enflasyonunda Türkiye'nin dördüncü, politika faizinde Venezuela'dan sonra ikinci sırada olduğunu yazdı. 2027 bütçesinde giderlerin yüzde 38, gelirlerin yüzde 37 artacağını, faiz giderlerindeki artışın yüzde 41'i bulacağını, çalışanlar için öngörülen artışın ise yüzde 24'te kaldığını hatırlattı. Büyüme oranlarını da eleştiren Bozkurt, Tayvan'ın yüzde 11, Kazakistan'ın yüzde 8, Ermenistan'ın yüzde 5 büyüdüğünü, Asya'daki en düşük büyümenin Sri Lanka'da yüzde 4 olduğunu söyledi. Küresel demokrasi raporunda Türkiye'nin 173 ülke arasında 149'uncu, sefalet endeksinde ise üçüncü sırada yer aldığını kaydetti.
Muhalefet ve medya
Bozkurt, Türkiye'nin hem muhalefetsiz hem siyasetsiz kaldığını savunurken, iktidar alternatifi olabilecek güvenilir bir muhalefetin bulunmadığını öne sürdü. Seçmenin seçime yaklaşırken alım gücünün düzeleceği algısıyla kararsızlar arasından çıkıp yeniden Erdoğan ve partisine oy verebileceğini yazan yazar, bunun önüne geçmenin yolunun seçim sonrasının daha ağır tablosunu ortaya koymak olduğunu belirtti. Medyayı haberi saklamak ve gerçekleri karartmakla eleştiren Bozkurt, bir haberin yarısını iktidara yakın, diğer yarısını muhalif organlardan öğrenmek zorunda kalındığını söyledi.