1 saat önce

Yeni Akit'teki yazı, Azerbaycan'ın BM Genel Sekreterliği için BAE'nin adayını desteklemesini eleştirdi; elektrik zammı iddialarını ve Erhan Usta'nın çıkışını da değerlendirdi.

Yeni Akit'te yayımlanan bir köşe yazısı dört ayrı gündemi ele aldı: Azerbaycan'ın BM Genel Sekreterliği adayı konusundaki tutumu, İYİ Parti'ye geçen Erhan Usta'nın Bahçeli ile Dervişoğlu arasındaki görüntüye itirazı, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan'ın ailesine ilişkin paylaşım ve elektrik zammı tartışması. Yazının imzası kaynak metinde yer almıyor; aşağıdaki değerlendirmeler yazının kendisine ait.

Azerbaycan'ın BM tercihi

Yazar, Türk Dışişleri'nde uzun yıllar çalışmış Feridun Sinirlioğlu'nun BM Genel Sekreterliği'ne aday olduğunu hatırlattı. Sinirlioğlu'nu pek sevmediğini ve onun seküler bir görüntü verdiğini söyleyen yazar, buna rağmen hem Türk olması hem de bu görüntüsü nedeniyle Azerbaycan'ın desteklemesi gereken bir aday olduğunu düşündüğünü yazdı. Azerbaycan'ın Birleşik Arap Emirlikleri'nin adayını destekleyeceğini açıkladığına dikkat çeken yazar, Arap ve İran nüfuzundan şikâyet eden bir ülkenin Türk aday varken Arap adaydan yana tavır almasını sorguladı. Bu adayın İsrail tarafından da desteklenebilecek olmasının tercihte rol oynayıp oynamadığını sordu.

Erhan Usta'ya eleştiri

Yazar, MHP'den ihraç edildiğini belirttiği Erhan Usta'nın itirazını eleştirdi: Usta, İYİ Parti'den Müsavat Dervişoğlu'nun Devlet Bahçeli ile kol kola görüntülenmesine karşı çıkmıştı. İYİ Parti'nin 2023'te CHP ile birlikte hareket ettiğini ve cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu'nda buluştuğunu hatırlatan yazar, bunların Usta'yı rahatsız etmediğini, buna karşın 78 yaşındaki bir siyasi liderin iki dakika koluna girmesinin onu öfkelendirdiğini savundu.

Pehlivan ailesi ve elektrik zammı

Yazar, Mehmet Pehlivan'ın ağabeyi Abdülhamid Pehlivan'ın Bakırköy Belediyesi'nde çalıştığını ve hafta içinde tutuklandığını yazdı. Mehmet Pehlivan'ın cezaevinden yaptığı "Kimsemiz kalmadı" paylaşımını eleştiren yazar, kardeşlerin CHP'li belediyelerle iş birliği yaptığını öne sürdü.

Yazının son bölümü elektrik zammı tartışmasına ayrıldı. Yazara göre geçen yıl ekimde başlayan, ocak ayında elektriğe yüzde 100 zam geleceği yönündeki algı gerçekleşmedi; aralık ayı faturalarına kıyasla eylül ayında yaklaşık yüzde 25 zam gelmişti ve bu oran yüzde 30 olan enflasyonun altında kalıyor. Yazar, bu yıl yeniden benzer bir kampanya yürütüldüğünü savundu ve Deniz Yavuzyılmaz'ın yayımladığı çizelgeyi eleştirdi. Çizelgeye göre 1226 liralık bir fatura yılbaşından itibaren 2233 lira olarak gelecek. Yazar, dar gelirli ailelerin çoğunlukla 1000 lira ve altında fatura ödediğini, bu tutarın üzerinde fatura ödeyenlerin sınırlı sayıda olduğunu belirtti ve devletin düşük gelirli ailelere elektrik desteğini artırmasını önerdi.

KaynakYeni Akit Gazetesi
Son güncelleme01.11.2026 03:54
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Kısa Dalga yazarı Bozkurt, Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştirdi; fon krizinin AK Parti içindeki ayrışmayı derinleştirdiğini, muhalefetin ise güvenilir bir alternatif sunamadığını savundu.

Kısa Dalga'da yayımlanan köşe yazısında Sedat Bozkurt, Türkiye'nin siyasi kutuplaşmayı da aşan bir noktaya geldiğini savundu. Bozkurt'a göre toplumun iki kesimi, aynı salonda ayrı filmler izleyen seyirciler gibi, birbirinden farklı gerçekliklere inanıyor ve bu ayrışmayı yalnızca siyaset değil medya da üretiyor. Yazar, bunu ülkede umut beslemenin önündeki en büyük engel olarak niteledi.

Cumhurbaşkanlığı sistemi eleştirisi

Bozkurt, Cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkeyi dibe vurdurduğunu ileri sürdü. Yazara göre 95 yıllık parlamenter dönemde ekonomiden eğitime, sağlıktan dış politikaya kadar bu ölçüde kötü bir yönetim görülmedi. Hiçbir iktidarın vatandaşa para bulmak için bu kadar dolambaçlı yollarla yüklenmediğini savunan Bozkurt, örnek olarak doğal gaz fiyatlandırmasını, yurt dışı çıkış harcını ve ilaç katılım payını gösterdi. Yazının anlattığı örnekte, reçeteyle alınan üç ilaç için eczanede 116,10 lira ödenirken maaştan ayrıca 167,51 lira kesileceği bildiriliyor.

Fon krizi ve Erdoğan'ın yöntemi

Bozkurt'a göre fon meselesi, AK Parti içinde ve tabanında zaten var olan çatlakları genişletti. Parti içindeki "rahatsızlar"ın itirazlarının temelinde dışlanma duygusunun yattığını öne sürdü. Yazar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kısa bir suskunluğun ardından yüksek sesle hesap sorma vaadinde bulunduğunu, sonra süreci zamana yayarak etkisini azaltmaya çalıştığını savundu. Erdoğan'ın parti içindeki tartışmalara bir süre göz yumacağını ama bunun bir iç mücadeleye dönüşmesine izin vermeyeceğini yazan Bozkurt, krizin yine de iktidarı götürebilecek düzeyde olduğunu belirtti.

Ekonomi ve demokrasi göstergeleri

Yazar, gıda enflasyonunda Türkiye'nin dördüncü, politika faizinde Venezuela'dan sonra ikinci sırada olduğunu yazdı. 2027 bütçesinde giderlerin yüzde 38, gelirlerin yüzde 37 artacağını, faiz giderlerindeki artışın yüzde 41'i bulacağını, çalışanlar için öngörülen artışın ise yüzde 24'te kaldığını hatırlattı. Büyüme oranlarını da eleştiren Bozkurt, Tayvan'ın yüzde 11, Kazakistan'ın yüzde 8, Ermenistan'ın yüzde 5 büyüdüğünü, Asya'daki en düşük büyümenin Sri Lanka'da yüzde 4 olduğunu söyledi. Küresel demokrasi raporunda Türkiye'nin 173 ülke arasında 149'uncu, sefalet endeksinde ise üçüncü sırada yer aldığını kaydetti.

Muhalefet ve medya

Bozkurt, Türkiye'nin hem muhalefetsiz hem siyasetsiz kaldığını savunurken, iktidar alternatifi olabilecek güvenilir bir muhalefetin bulunmadığını öne sürdü. Seçmenin seçime yaklaşırken alım gücünün düzeleceği algısıyla kararsızlar arasından çıkıp yeniden Erdoğan ve partisine oy verebileceğini yazan yazar, bunun önüne geçmenin yolunun seçim sonrasının daha ağır tablosunu ortaya koymak olduğunu belirtti. Medyayı haberi saklamak ve gerçekleri karartmakla eleştiren Bozkurt, bir haberin yarısını iktidara yakın, diğer yarısını muhalif organlardan öğrenmek zorunda kalındığını söyledi.

KaynakKısa Dalga
Son güncelleme01.11.2026 03:53
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu