2 saat önce

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, fon piyasasındaki gelişmelerin bankacılık sistemine etkisini yakından izlediklerini söyledi. Karahan, Ekim itibarıyla enflasyonun ana eğiliminin yüzde 23,7 olduğunu açıkladı.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Ankara'da düzenlenen bir ekonomi buluşmasında fon piyasasına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Karahan, fon tarafındaki gelişmelerin bankalar ve diğer finansal piyasalara yansımasını yakından izlediklerini belirtti. Bu çerçevede "likidite imkanlarını gözden geçirdik" diyen Karahan, "Fiyat istikrarı ve finansal istikrar birbirini tamamlayan iki unsurdur" ifadesini kullandı.

TÜGİAD Ankara ve TCMB iş birliğiyle düzenlenen toplantıda konuşan Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı kararlılıkla sürdüreceklerini de söyledi.

Ana eğilim yüzde 23,7'ye geriledi

Karahan, enflasyonun ana eğiliminin savaş döneminde yüzde 30'lar seviyesine çıktığını, Ekim itibarıyla ise yüzde 23,7'yi gösterdiğini bildirdi. Bu oranın mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında olduğunu belirten Karahan, arz yönlü baskılar sönümlenirse dezenflasyonun sürebileceğini ifade etti. Karahan'a göre ana eğilim temmuzdan itibaren yeniden geriliyor.

Enerji fiyatları baskı yaratıyor

Başkan, petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyenin üzerinde seyrettiğini, doğal gaz fiyatlarının ise yaklaşık üç katına çıktığını anlattı. Enerji enflasyonunun yüzde 51,4'e yükseldiğini kaydeden Karahan, dezenflasyondaki ivme kaybının temel nedeninin jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına yansıması olduğunu söyledi. Eşel mobil sisteminin akaryakıt fiyatlarındaki artışı dengelediğini ve ulaştırma gibi sektörlerde maliyet baskısını hafiflettiğini de ekledi.

Kira enflasyonunda belirgin yavaşlama

Karahan, kira enflasyonunun bir önceki yılın yüzde 66 düzeyinden Ekim'de yüzde 40'ın altına indiğini aktardı. Ulaştırma hizmetlerinde yıllık enflasyon yüzde 42,5, haberleşme hizmetlerinde ise yüzde 43 oldu. Haberleşmedeki oran geçen yıla göre 20 puan arttı.

Savaş sonrası alınan tedbirler

Karahan, savaşın başlamasıyla birlikte Mart ayı başında sıkı para politikasını destekleyen tedbirler aldıklarını hatırlattı. Amacın, şokun beklentiler ve fiyatlama davranışları üzerinden yaratabileceği ikincil etkileri sınırlamak olduğunu söyledi. Temel mal enflasyonunun yakın dönem eğiliminin yıllık enflasyonun altına indiğini, sıkı para politikası ve Türk lirasındaki ılımlı seyrin fiyat artışlarını sınırladığını da ekledi.

Gıda ve beklentiler

Gıda enflasyonunun, tarımsal üretimdeki toparlanmayla gerilediğini belirten Karahan, taze meyve ve sebze fiyatlarının oynak seyrinin iklim koşullarına bağlı olarak sürebileceğini söyledi. Hanehalkı beklentilerinde yılbaşında öngörülen iyileşmenin henüz sağlanmadığını da vurgulayan Karahan, bunun dezenflasyon açısından risk oluşturmaya devam ettiğini ifade etti. Milli gelir verileri ve öncü göstergelerin iç talepte zayıflamaya işaret ettiğini, altın hariç perakende satışlardaki büyümenin üçüncü çeyrekte yavaşladığını da sözlerine ekledi.

Son güncelleme06.11.2026 21:49
Kaynak Cumhuriyet
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Görevden uzaklaştırılan Çankaya Belediye Başkanı Güner'in avukatı Deniz Aksoy, Sayan Kaya'nın tutuklanmasının ölçülülük ilkesine uymadığını savundu. Gelen eleştiriler üzerine yazılı açıklama yaptı.

Fon soruşturmasında tutuklanan Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki karara, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in avukatı Deniz Aksoy'dan eleştiri geldi. Güner görevden uzaklaştırılmış durumda. Aksoy, tutuklamanın hukuki açıdan ölçülülük ilkesine uygun olmadığını, adli kontrol tedbirinin yeterli olacağını savundu.

"Tutuklama cezalandırma aracı olmamalı"

Aksoy, tutuklamanın bir cezalandırma yöntemi gibi kullanılmaması gerektiğini söyledi. Kendisine isnat edilen eylemin suç teşkil ettiğini ve yargı sürecinin işletilmesi gerektiğini vurgulayan Aksoy, suçun ceza sınırları dikkate alındığında tutuklamanın ağır bir tedbir olduğunu ileri sürdü. Bu tür dosyalarda adli kontrolün yeterli olabileceğini belirtti.

Aksoy, kamuoyundaki tepkilerin ya da toplumsal beklentilerin tutuklama kararına gerekçe yapılmaması gerektiğini söyledi. Tutuklamanın ancak kanundaki şartlar oluştuğunda başvurulan istisnai bir koruma tedbiri olduğunu hatırlatan Aksoy, zararın giderilmesi halinde olası ceza indirimlerinin de hesaba katılması gerektiğini, kararın infaz hukuku bakımından ağır sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.

Eleştirilerin ardından yazılı açıklama

İlk değerlendirmesinin ardından gelen eleştiriler üzerine Aksoy yazılı bir açıklama yayımladı. Sözlerinin farklı anlamlara çekildiğini öne süren Aksoy, hukuki görüşlerinin siyasi tartışmaların parçası yapılmasını kabul etmediğini belirtti. Suçun savunulmadığını, yalnızca tutuklama tedbirinin hukuki çerçevede ele alınması gerektiğini söyleyen Aksoy, adalet ve hukuk devleti ilkelerinin herkese eşit uygulanması gerektiğini ve görüşünü koruduğunu açıkladı.

Son güncelleme06.11.2026 22:09
Kaynak Aydın Haber, Son Dakika Aydın Haberleri | Aydinpost.com
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu