2 saat önce

6 Kasım 2024'te imzalanan anlaşmanın uygun bulunmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı yayımlandı. Anlaşma elektronik ticaret ve dijital kanallarla mal ve hizmet ticaretini kapsıyor.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkeler arasındaki Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşması'nın onay kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan kararda, 6 Kasım 2024'te imzalanan anlaşmanın ilişik notalarla birlikte uygun bulunduğu belirtildi. Kararın yayımlanmasıyla onay süreci tamamlandı.

Anlaşma, üye ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin dijital kanallar üzerinden geliştirilmesini ve ticari faaliyetlerin elektronik ortama taşınmasını hedefliyor. Elektronik ticarette ilişkilerin güçlendirilmesi ve dijital ekonominin sürdürülebilir, kapsayıcı büyümesinin desteklenmesi öngörülüyor.

Metin, elektronik yöntemlerle yapılan mal ve hizmet ticaretini kapsıyor; taraf ülkelerin uyguladığı dijital ekonomiyle ilgili tedbirler de kapsama giriyor. Anlaşmanın amaçları arasında ekonomik faaliyetlerin genişletilmesi, işletmeler arasındaki bağlantıların artırılması ve tüketicilerin dijital ekonomiye duyduğu güvenin geliştirilmesi de yer alıyor.

KaynakGazete İlk Sayfa
Son güncelleme31.10.2026 13:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 dakika önce

Cumhuriyet'in haberine göre TMMOB salonundaki konferansta DEM Parti'den isimlerin yanı sıra AK Parti ve YENİ Parti'den birer isim barış oturumunda söz alacak.

Ankara'da bu hafta sonu düzenlenecek "Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor" konferansında farklı partilerden isimler konuşacak. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi'nde yapılacak buluşmaya 500'den fazla kadının katılması bekleniyor. Cumhuriyet'in haberine göre 1 Kasım'daki oturumda AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile YENİ Partili Gökçe Gökçen aynı kürsüde yer alacak.

Barış, adalet ve eşit yurttaşlık gündemde

Haberde belirtildiğine göre konferansta kadınların kendi meseleleri kadar Türkiye'nin genel siyasi gündemi de tartışılacak. Tartışma başlıkları arasında demokrasi, örgütlenme özgürlüğü, toplumsal cinsiyet, eşit yurttaşlık, adalet ve barış yer alıyor. Katılımcıların hem kadınların gündemini hem de siyasetin güncel konularını masaya yatırması planlanıyor. Konferansa 500'den fazla kadının katılması bekleniyor.

Konuşmacılar

Kadın hareketinden bazı isimlerin yanında DEM Partili Pervin Buldan, Filiz Kerestecioğlu, Sebahat Tuncel ve Fatma Bostan Ünsal da konuşmacılar arasında. Programda ayrıca YENİ Parti'den Gökçe Gökçen ile bir AK Parti temsilcisi bulunuyor; yani iktidar ve muhalefet cephesinden isimler aynı programda yer alıyor. Pazar günü yapılacak ilk oturumun başlığı "Barışın siyasal sorumluluğu, demokratik çözüm ve siyasi partiler". Zengin ve Gökçen bu oturumda kürsüye çıkacak.

Zengin'in son tartışmalı çıkışı

Cumhuriyet, Özlem Zengin'in en son Meclis Genel Kurulu'nda kamu atamaları ve mülakat uygulamasına dönük eleştirilere "Evet, utanmıyoruz" sözleriyle karşılık vererek tepki çektiğini yazdı. Haberde Zengin, iktidar partisinin tartışmalı isimlerinden biri olarak tanımlandı.

Aynı haber, son yıllarda belediyelere yönelik adli soruşturmalar kapsamında çok sayıda kadın siyasetçinin tutuklandığını hatırlattı. Bunların arasında YENİ Partililerin de bulunduğu, son olarak Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan'ın tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme31.10.2026 15:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
38 dakika önce

ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Manşet TV'de Türkiye-Azerbaycan gerilimini, fon krizini ve 1990'lardaki merkez sağ dengesini değerlendirdi.

ATA Parti Genel Başkanı ve eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerilime yol açan başörtüsü uygulamasını eleştirdi. Manşet TV'de Gündem Özel programına konuk olan Zeybek, Azerbaycan'daki kısıtlamayı yanlış ve gereksiz bulduğunu söyledi.

Haydar Aliyev ile geçmiş yakınlık

Zeybek, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in babası Haydar Aliyev ile yakın ilişkisi bulunduğunu anlattı. Haydar Aliyev hayatta olsaydı hemen uçağa atlayıp Bakü'ye gideceğini, görüşme talep edeceğini ve uygulamanın neden hatalı olduğunu ona anlatacağını belirtti.

Başörtüsünün zamanla siyasi bir araca dönüştüğünü savunan Zeybek, Türkiye'de de bazı kesimlerin laikliği ve Atatürkçülüğü korumak adına başörtüsüne karşı mücadele yürüttüğünü söyledi. Atatürk'ün kadınların kıyafetine ilişkin bir yasası bulunmadığını, kadını zorlamanın yanlış olduğunu bildiği için böyle bir düzenlemeye gitmediğini ifade etti.

Fon krizi için "din krizi" yorumu

Zeybek, fon krizini bir tür din krizi olarak niteledi. Krizin en belirgin aktörü olarak tarif ettiği kişinin, AK Parti'den milletvekilliği ve bakanlık yapmış tesettürlü bir kadın olduğunu hatırlattı. Dini inancı olan birinin böyle işlere girişmesinin İslam'a uygun düşmeyeceğini, bu dinin özünde dürüstlük bulunduğunu söyledi.

Zeybek'e göre vatandaş bu tabloya bakıp başörtülü insanları sorgulamaya başladı. İktidarın İslam'a en çok zarar veren iktidar olduğunu öne süren Zeybek, gençlerin hızla dinden koptuğunu iddia etti.

Çiller'in merkez sağ itirafı

Zeybek, Kültür Bakanlığı yaptığı 1990'lardaki siyasi atmosferin bugünkü siyasi hayatı hâlâ şekillendirdiğini söyledi. Dönemin siyasetinde Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Necmettin Erbakan'ın öne çıktığını anımsattı.

Demokrat Parti Genel Başkanı olduğu bir dönemde Çiller'i ziyaret ettiğini anlatan Zeybek, Çiller'in kendilerine Yılmaz'la birlikte merkez sağı paylaşmaya çalışırken onu yok ettiklerini söylediğini aktardı. Zeybek, bunu ilk kez Manşet TV'de anlattığını belirtti. Çiller'in ifadesini şöyle aktardı: "Merkez sağı paylaşacağız derken yok ettik."

Zeybek, bu görüşü doğrudan Çiller'den aldığını ve bu nedenle çoğu kişinin bunu belki de ilk kez duyduğunu vurguladı. Sözlerini, 1990'ların koalisyon pazarlıklarının bugüne bıraktığı siyasi mirasa dair bir tanıklık olarak sundu. Merkez sağı paylaşmak isteyen iki ismin, biri bir yandan diğeri öbür yandan çekerek bu siyasi çizgiyi dağıttığını anlattı.

KaynakManşet Haber
Son güncelleme31.10.2026 14:38
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, MHP Manisa İl Başkanı Savaş'ın sözlerine videoyla yanıt verdi; içinde rüşvet yazdığını öne sürdüğü bir defterin bulunduğunu söyledi.

Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, MHP Manisa İl Başkanı Nurullah Savaş'ın Turgutlu ziyaretinde yaptığı açıklamalara sosyal medyadan yanıt verdi. Savaş, MHP'li belediye başkanlarından ve kadrolarından hırsız, soyguncu ya da rüşvetçi çıkmasının mümkün olmadığını söylemişti.

Akın, paylaştığı videoda geçmiş döneme ait bir defter bulduklarını ve içinde rüşvete ilişkin bilgiler bulunduğunu öne sürdü. Defterdeki bilgileri yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Akın, defteri yedi yıl sonra bulduklarını söyledi. Başkan, "Küçücük küçücük notlarda neler yazıyor herkes görecek" dedi.

Defterde kimin ne kadar para aldığının, paranın nereye gittiğinin ve ne için alındığının yazdığını iddia eden Akın, defterin birdenbire arşivden çıktığını ve bu gelişmenin kendileri için sürpriz olduğunu da ekledi. Akın'ın iddiaları henüz belgelerle kamuoyuna sunulmadı.

KaynakManisa Haberleri
Son güncelleme31.10.2026 14:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Bursa TV'nin haberinde, çalışır durumdaki ilaçlama makinelerinin neden yenilendiği ve iki firmadan yapılan alımların fiyatları soruluyor. İddialar belgeyle doğrulanmış değil.

Bursa TV, Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki Bursa Tarım A.Ş.'nin, Mustafa Bozbey döneminde ve Genel Müdür Sedat Akar yönetiminde yaptığı makine alımlarına ilişkin iddiaları gündeme taşıdı. Haberde Lawntech Tarım Aletleri ve Aktaş Bahçe Makinaları adı geçen firmalar üzerinden, eldeki makinelerin neden yenilendiğinin ve satın alma bedellerinin piyasa fiyatlarıyla örtüşüp örtüşmediği sorgulanıyor. İddialar henüz resmi belgelerle doğrulanmış değil ve ilgili taraflardan açıklama bekleniyor. Haber, Bursa halkının kaynaklarıyla yapılan alımlarda ihtiyaç tespitinin, fiyat araştırmasının ve rekabet koşullarının kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini savunuyor.

Çalışan makineler neden yenilendi

Haberde, Bursa'da sinekle mücadelede kullanılan ilaçlama makinelerinin çalışır durumda olmalarına rağmen yenilendiği ileri sürülüyor. Dönemin Genel Müdürü Akar'ın Mayıs 2025'te yaptığı açıklamada eskiyen ve eksik kalan makine parkurunu yenilemek için yatırım yaptıklarını söylediği hatırlatılıyor. Bursa TV, bu açıklamanın alımlara dayanak olan teknik raporların ve maliyet analizlerinin önemini ortadan kaldırmadığını belirtiyor. Eski makinelerin ekonomik ömrünü tamamlayıp tamamlamadığı, çalışır durumdaki ekipmanların envanter ve bakım kayıtlarının ne gösterdiği de sorular arasında. Yeni makinelerin kaça alındığı ve üreticinin fiyatıyla belediyenin ödediği tutar arasındaki farkın ne olduğu da haberde yanıt aranan başlıklar arasında yer alıyor.

Tedarikçi firmalara ilişkin sorular

Haber, Lawntech'in yeni kurulduğu ve doğrudan üretici olmadığı yönündeki iddialara dikkat çekerek şirketin kuruluş tarihinin, üretim kapasitesinin ve kamu alımlarına katılım koşullarının araştırılması gerektiğini savunuyor. İki firma arasında ortaklık, bayilik, tedarik ya da yönetim bağlantısı olup olmadığı ve makinelerin gerçek üreticilerinin kim olduğu da soruluyor.

Dört katına varan fiyat iddiası

Haberdeki en dikkat çekici iddiaya göre, üretici olmadığı öne sürülen firmalar dışarıdan temin ettikleri bazı makineleri alış bedellerinin dört katına varan fiyatlarla belediye iştirakine sattı. Bursa TV, iddiaların sınanması için tedarik faturalarının, satış sözleşmelerinin, teknik özelliklerin, vergi ve servis maliyetlerinin karşılaştırılması gerektiğini yazıyor.

Akar'a yöneltilen sorular

Yayın, dönemin genel müdürünün yetki ve sorumluluğuna ilişkin sorular sıralıyor: satın alma kararını kimin verdiği, teknik şartnameyi kimin hazırladığı, yaklaşık maliyetleri hangi birimin belirlediği, hangi sözleşmelerin Akar'ın döneminde imzalandığı ve teslim kabulünü kimin onayladığı. Üreticilerden doğrudan fiyat teklifi alınıp alınmadığı da soruluyor. Bursa TV, Büyükşehir Belediyesi, Bursa Tarım A.Ş., Akar ve ilgili firmalardan belgeli açıklama beklendiğini kaydediyor.

Kaynakbursa tv
Son güncelleme31.10.2026 13:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
4 saat önce

Eşitlik İçin Kadın Platformu, yoksulluk nafakasını süreye bağlayan düzenlemenin pakette yer almamasını değerlendirdi; düzenlemenin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), nafakanın süreyle sınırlanmasını hedefleyen maddenin 13. Yargı Paketi'ne alınmadığını duyurdu. Platforma göre bu sonuç, kadın hareketinin ortak direnişinin ürünü.

Maddenin arka planında Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasıyla ilgili kanun hükmünde yer alan "süresiz" ifadesini iptal etmesi vardı. Hazırlanan teklifin nafakaya süre getirmesi ve geçmişe dönük işlemesi bekleniyordu.

EŞİK, geri adımda kadın örgütlerinin partilerle sürdürdüğü temasların, hazırladığı raporların, basın açıklamalarının ve sosyal medya çalışmalarının rol oynadığını söyledi. Farklı siyasi görüşlerdeki kadınların ortak tavır aldığını vurgulayan platform, bu gelişmeyi sürecin sonu saymadığını belirtti. Paketin "hızlı boşanma" ve "aile arabuluculuğu" bölümlerinin de çıkarılması için daha geniş dayanışma gerektiğini ifade eden EŞİK, maddenin ileride tekrar önümüze gelebileceği uyarısında bulundu.

Platforma göre geçim derdi, işsizlik ve yoksullukla boğuşan kadınlar için nafaka hakkının hedef alınması ekonomik şiddet riskini büyütüyor. EŞİK, kadınların elde ettiği haklara dönük adımları izlemeye devam edeceğini açıkladı.

KaynakNûmedya24
Son güncelleme31.10.2026 11:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
5 saat önce

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabul etmesini memnuniyetle karşıladı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nı oy birliğiyle kabul etmesini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla memnuniyetle karşıladı. Muhtıra 2019'dan beri yürürlükte bulunuyordu.

Kurtulmuş, gelişmenin Libya ile ilişkileri güçlendireceğine, iki ülkenin meşru hak ve menfaatlerinin korunmasına ve Akdeniz'de barış, güvenlik ve istikrarın kalıcı hale gelmesine katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti. İki egemen devletin karşılıklı iradesiyle atılan adıma yönelik “dışarıdan yapılan itiraz ve karşı iddiaların bizim açımızdan hiçbir hükmü yoktur” diyen Kurtulmuş, Türkiye ile Libya'nın kendi geleceklerine ilişkin karar alma iradesine sahip olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunurken Akdeniz havzasında barış ve istikrarın güçlendirilmesi için uluslararası hukuk çerçevesinde tüm bölge ülkeleriyle diyalog ve iş birliğini sürdüreceğini ifade etti.

KaynakEge Postası
Son güncelleme31.10.2026 10:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
5 saat önce

TÜRK-İŞ'in Ekim 2026 araştırmasına göre Ankara'da dört kişilik ailenin açlık sınırı 38 bin 24 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 856 lira oldu; bekâr çalışanın yaşama maliyeti 49 bin lirayı aştı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Ekim 2026 "Açlık ve Yoksulluk Sınırı" araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 123 bin 856,80 liraya yükseldi. Aynı ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmesi için gereken aylık asgari gıda harcaması ise 38 bin 24,03 lira olarak hesaplandı.

Aylık ve yıllık değişim

Yoksulluk sınırı, gıdanın yanı sıra kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve giyim gibi zorunlu harcamaların toplamını gösteriyor. Eylül'de açlık sınırı 37 bin 801 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 130 lira düzeyindeydi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de önceki ayın 48 bin 885 lirasından 49 bin 124,30 liraya çıktı.

Bir yıllık tabloda artış daha belirgin. Ekim 2025'te 28 bin 411 lira olan açlık sınırı yaklaşık 9 bin 612 lira yükseldi. Yoksulluk sınırı ise 92 bin 547 liradan bugünkü rakama ulaşarak bir yılda 31 bin 309 lira arttı.

Mutfak enflasyonu

TÜRK-İŞ'in "mutfak enflasyonu" olarak adlandırdığı, dört kişilik ailenin asgari gıda harcamasındaki artış ekimde aylık yüzde 0,59 oldu. Gıda harcamasının on iki aylık artışı yüzde 33,83'e, yıllık ortalama artışı yüzde 39,26'ya ulaştı. Yılın ilk on ayındaki artış yüzde 26,14 olarak kayda geçti.

Yoksulluk sınırındaki bir yıllık artış, geçen yılın aynı dönemindeki tutarın yaklaşık yüzde 34 üzerine karşılık geliyor. Araştırma Ankara'daki fiyatlar esas alınarak hazırlandı.

Konfederasyon, hesaplanan yoksulluk sınırının bir ücret düzeyi önerisi olmadığını, dört kişilik bir hanenin insan onuruna yaraşır biçimde yaşayabilmesi için gereken toplam aylık geliri ifade ettiğini belirtiyor.

KaynakPolitika Haber
Son güncelleme31.10.2026 10:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

soL Haber'in aktardığına göre Yeniçağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mustafa Sarıgül'ün fezlekesinin hızla Meclis'e gelmesi talimatını verdiğini yazdı. Haberdeki iddialar resmi olarak doğrulanmadı.

soL Haber, Yeniçağ'ın haberine dayanarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mustafa Sarıgül'ün dokunulmazlık dosyasının bir an önce Meclis'e gelmesi ve işlemlerin hızla yapılması yönünde talimat verdiğini aktardı. İddia, haberde herhangi bir resmi kaynağa dayandırılmıyor; Cumhurbaşkanlığı ya da Sarıgül'ün konuya ilişkin yanıtı da aktarılmıyor.

Fezleke hazırlığı

Yeni Parti'deki üyeliğinden ayrılıp bağımsız milletvekili olarak sürdüren Sarıgül'ün istifa dilekçesinin TBMM kayıtlarına geçmesinin ardından, dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezleke hazırlığının da başkent gündemine taşındığı belirtiliyor. Dosya Meclis'e gelirse sırasıyla Karma Komisyon ve Genel Kurul aşamalarına geçileceği aktarılıyor. Haberde sürecin takvimine ilişkin bir tarih verilmiyor; fezlekenin Meclis'e ulaşıp ulaşmadığı da belirtilmiyor. Sarıgül'e ilişkin evrak ise dokunulmazlık nedeniyle ayrıştırılıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmişti.

Soruşturmanın seyri

Haberde anlatıldığına göre soruşturma, iki Alman vatandaşının şirketler üzerinden yaklaşık 100 milyon avronun aklandığı ve 1 milyar avroluk fon vaadiyle usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla şikayetçi olmasıyla başladı. Haberde, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddiaları kapsamında Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile olayı araştıran gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı hatırlatılıyor.

Sarıgül hakkındaki görüntüler ve Deniz Baykal'ın kaseti için "montaj" olduğu raporunu hazırlayan Ulusal Kriminal Büro'nun sahibi Uğur Kurtulan ile Sarıgül'ün koruması olduğu belirtilen Ömer D. de gözaltına alınmıştı. Sarıgül, kendisine yöneltilen iddiaları eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar'ı arayarak yalanlamıştı. Tayyar ise ona dokunulmazlığını kaldırtıp ifade vermesini önermiş, Sarıgül bu öneriyi değerlendireceğini söylemişti.

KaynaksoL Haber
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

Muhalif'te yazan Leyla Emeç Tavşanoğlu, Azerbaycan'ın 37 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etmesini ve Aliyev'in TDT zirvesine katılmamasını Ankara'ya yönelik bir mesaj olarak değerlendirdi.

Muhalif'te yazan Leyla Emeç Tavşanoğlu, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki gerginliğin azalmak yerine arttığını savundu. "Bana abilik taslama" başlıklı yazısında, Ankara'nın Bakü'ye yaklaşımını "abilik" olarak niteleyen Tavşanoğlu, bu tutumun "tek millet, iki devlet" anlayışını zorladığını ileri sürdü.

Yasaklar ve görevden alma

Yazara göre Azerbaycan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve spor yazarı Ahmet Çakar'ın da aralarında bulunduğu 37 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan ederek ülkeye girişlerini yasakladı. Aralarında gazeteci Fatih Tezcan'ın da olduğu yedi kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Tavşanoğlu, bunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başdanışman Oktay Saral'ın görevine son verdiğini hatırlattı. Saral, Eylül'de Azerbaycan okullarındaki kılık kıyafet zorunluluğunu eleştirmiş, başörtülü kızların okullara alınmadığını ve 28 Şubat sürecinin orada da yaşatıldığını söylemişti; Bakü bu sözlere sert tepki göstermişti.

Zirveye katılmama kararı

Tavşanoğlu'na göre asıl mesaj, Aliyev'in 29-30 Ekim'de Ankara'da yapılan 13. Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmama kararıyla verildi. Azerbaycan'ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti. Yazar, tarihin aylar öncesinden belli olmasına rağmen Aliyev'in programını gerekçe göstermesini Bakü'nün rahatsızlığının işareti olarak yorumladı.

Yazıda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Bakü ziyaretinde yaşanan olaylar da anılıyor. Tavşanoğlu'na göre Fidan, Aliyev'le görüşmüştü ve görüşmenin gerginliği yumuşattığı ileri sürülmüştü; yazar, iki ismin yüzündeki ifadenin bu sanıyı doğrulamadığını yazdı. Aynı konferansta İsrail Cumhurbaşkanı İzak Herzog konuşurken Fidan ve heyetinin salonu terk etmesi de Azerbaycan basınında sert ifadelerle yer aldı. Azerbaycan'a yakın bir yayın organında Fidan ve Türkiye bağlantılı kuruluşlar hakkında darbe ve kaos amaçlı faaliyet iddiaları yer aldı; haber sonradan kaldırıldı. Tavşanoğlu ayrıca Aliyev'in bir parti toplantısında Türkiye'nin adını anmadan "Önce aynaya bakın" dediğini aktardı.

Ermenistan çıkışı

Tavşanoğlu, Aliyev'in Karabağ Savaşı dönemine atıfla ihtiyaç duyduklarında kimsenin kendilerine yardım etmediğini, aldıklarını paralarıyla aldıklarını söylediğini de aktardı. Yazara göre bu sözler, Türkiye'nin askeri yardımda bulunduğu algısını reddediyordu. Yeni Azerbaycan Partisi de Türkiye'deki siyasetçileri sorumsuz açıklamalar yapmakla suçlamıştı.

Yazar, Aliyev'in verdiği mesajdan hareketle kimsenin başkasının iç işlerine karışmaması gerektiğini kabul etmenin, Türkiye'nin Ermenistan'la yakınlaşma çalışmalarını hızlandırmasının önündeki engeli de kaldırdığını savundu. Tavşanoğlu'na göre Ankara, Azerbaycan'ı küstürmemek için bu süreci ağırdan alıyor. Yazar, böylece Ankara'nın romantizmi bırakıp gerçek diplomasi yönünde adım atabileceğini öne sürdü.

KaynakMuhalif
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

Bursa TV'nin haberine göre Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki Bursa Tarım'ın Mustafa Bozbey döneminde yaptığı 86 milyon 472 bin liralık alım, ihale rekabeti ve fiyat tutarlılığı açısından soru işaretleri doğurdu.

Bursa TV'de yayımlanan haber, Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Bursa Tarım A.Ş.'nin Mustafa Bozbey döneminde yaptığı öne sürülen 86 milyon 472 bin liralık sinek ilacı alımını gündeme taşıdı. Haberde Bala Grup, Roksan ve Mikropest firmalarının adı geçiyor; iddiaların bir kısmı resmi belgelerle henüz doğrulanmış değil.

Fiyat farkı sorusu

Haberdeki iddiaya göre Roksan firmasının bayisi olduğu belirtilen Bala Grup, alımda ana üreticiden daha düşük fiyat teklif etti. Bursa TV bunun üzerine bir bayinin ana üreticiden nasıl daha ucuz fiyat verebildiğini soruyor. Markaların, miktarın, teslimat ve ödeme koşullarının aynı olup olmadığı da haberde açıklığa kavuşturulması gereken noktalar arasında sayılıyor.

İhaleye katılan firmalar

Haber, Bala Grup, Roksan ve bağlantılı olduğu öne sürülen diğer firmaların ihalelere katılımının araştırılması gerektiğini savunuyor. İhalelerde yeterli rekabetin sağlanıp sağlanmadığı ve teknik şartnamelerin farklı üreticilerin katılımına açık olup olmadığı sorgulanıyor.

Dönemin genel müdürüne sorular

Bursa TV, dönemin Bursa Tarım Genel Müdürü Sedat Akar'a yönelik soruları da sıraladı. Alımın hangi tarihte ve kimin onayıyla yapıldığı, teknik şartnamenin hangi birimce hazırlandığı, yaklaşık maliyetin kaç üreticiden teklif alınarak belirlendiği ve firmalar arasındaki ticari bağların incelenip incelenmediği bu soruların başında geliyor. Akar'ın sözleşme, satın alma ve ödeme süreçlerindeki yetkisinin de ortaya konması isteniyor.

Haberde ayrıca Mikropest'le ilgili iddialara ve Bozbey döneminde bir daire başkanlığı görevinde bulunan ismin firmadan yapılan yüksek tutarlı alımlarla anıldığı iddialarına değiniliyor. Bursa TV, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Tarım, Sedat Akar ve ilgili firmalardan belgeli açıklama beklendiğini yazıyor. Haberde bu kurumların ve kişilerin iddialara yanıtı yer almıyor.

Kaynakbursa tv
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 saat önce

Milli Savunma Bakanlığı, Hakkari'nin Yüksekova bölgesinde 31 Ekim'de açılan ateşle yaralanan Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü'nün şehit olduğunu duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hakkari'de bir askerin şehit olduğunu duyurdu. Bakanlığın yazılı açıklamasına göre olay, 7'nci Hudut Tugay Komutanlığı'nın görev yaptığı Yüksekova bölgesinde 31 Ekim'de yaşandı. Bakanlık, şehidin Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü olduğunu açıkladı.

Açıklamada, bir hudut geçiş olayına müdahale edildiği sırada açılan ateşle Ünlü'nün yaralandığı belirtildi. Yaralı er helikopterle Hakkari Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldı ve hastanede tıbbi müdahale uygulandı. Bakanlığa göre hastanede yapılan bütün müdahaleler sonuç vermedi ve Ünlü kurtarılamadı.

MSB, olayı "derin bir acı ve üzüntüye boğan" bir gelişme olarak niteledi. Bakanlık, hayatını kaybeden aziz şehide Allah'tan rahmet diledi; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve asil millete başsağlığı ve sabır temennisinde bulundu.

KaynaklarGazete İlk Sayfa, Habertürk
Son güncelleme31.10.2026 08:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu