1 saat önce

ABD Başkanı Trump, Demokratların Kongre'de çoğunluk sağladığı seçimin ardından yenilgiyi büyük ölçüde İran savaşına ve hayat pahalılığına bağladı; gerekirse aynı adımı atacağını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluk kazandığı ara seçimlerdeki yenilginin büyük ölçüde İran savaşından ve bu savaşın doğurduğu pahalılıktan kaynaklandığını söyledi. Trump, Beyaz Saray bahçesinde inşa edilen balo salonu hakkında bilgi verdikten sonra gazetecilerin güncel konulardaki sorularını yanıtladı. Trump, seçim sonuçlarına dair değerlendirmelerini bu görüşmede paylaştı. Açıklamalar, AA'nın aktardığına göre seçimin ertesi gününde yapıldı.

Vance'in tespitine destek

Kendisine, Başkan Yardımcısı JD Vance'in seçim kaybını İran savaşıyla açıkladığı hatırlatılınca Trump, bunun büyük ölçüde doğru olduğunu belirtti. Gerekçe olarak savaşın kısa vadede benzin fiyatlarını bir miktar yukarı çekmesini gösterdi. Trump, savaşın seçimleri etkileyeceğini bildiğini de sözlerine ekledi. Yenilginin nedenleri konusunda Vance ile aynı değerlendirmeyi paylaştığını söyleyen Trump, kararından dönmediğini de vurguladı.

İran politikasında geri adım yok

Trump, savaşın seçimleri etkilemesi ya da etkilememesi fark etmeksizin Tahran'ın atom silahına kavuşmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı ve bu nedenle ilgili adımları attıklarını anlattı. İran'la savaş konusunda pişmanlık duymadığını kaydeden Trump, bunu yeniden yapması gerekse aynısını yapacağını, çünkü uzun vadede İran'ın nükleer silaha kavuşmaması gerektiğini söyledi.

Demokratlarla ilişki ve oy pusulası

Kongre'deki yeni güç dengesine dair konuşan Trump, Demokratlarla muhtemelen iyi geçineceğini, ancak bunun onların yıkıcı davranmamasına bağlı olduğunu söyledi. Veto yetkisinin kendilerinde bulunduğunu hatırlatan Trump, Demokratların kendisini aradığını ve bazı konuları konuşmak istediğini, bu nedenle sorun beklemediğini ifade etti.

Seçmenin tercihleri sorulduğunda Trump, oy pusulasında kendi adı olsaydı Cumhuriyetçilerin açık ara kazanacağını savundu. Temsilciler Meclisi Başkanı'nın seçilme sürecine ve adayların kimler olacağına karışmayacağını da sözlerine ekledi.

KaynaklarYeni Akit Gazetesi, Yeni Konya, EHA Medya
Son güncelleme05.11.2026 00:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

AMB Başkanı Lagarde, 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını duyurdu. Ayrılığın zamanlaması, Fransa'da 2027 seçimi öncesinde Macron'un halef atamasındaki rolü üzerine tartışma yarattı.

Christine Lagarde'ın, başkanı olduğu Avrupa Merkez Bankası'ndan (AMB) süresi dolmadan ayrılacağını duyurması, Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yeni bir siyasi tartışma başlattı. Lagarde, 29 Ekim'deki resmî bildirisinde 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını söyledi. Sekiz yıllık görev süresi normalde 2027'nin sonunda tamamlanacaktı.

Lagarde'ın gerekçesi: tarafsızlık yükü

Lagarde aynı gün düzenlediği basın toplantısında kararını alışılmadık açıklıkta anlattı. Başkanlık görevinin gerektirdiği tarafsızlığın, değer verdiği ilkeler hakkında konuşmasını kısıtladığını anlatan Lagarde şu ifadeyi kullandı: “Konuşma özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne ve para politikasıyla ilgili olmayan konularda tavır alma özgürlüğüne sahip olmak istiyorum.” Hakikatin yanlış bilgilerle çarpıtıldığını gördüğünü belirten Lagarde, artık tarafsız kalamayacağını ekledi.

Lagarde, Fransa'da cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını daha önce defalarca dile getirmişti. Temmuz 2026'da Euronews'e verdiği röportajda da herhangi bir göreve aday olmadığını, ancak Avrupa'nın korunması gerektiğini vurgulamıştı. 70 yaşındaki Lagarde'ın adı buna rağmen merkez ve merkez sağın olası 2027 adayları arasında anılıyor. Reuters'ın 15 Ekim tarihli haberine göre Lagarde'ın Davos Dünya Ekonomik Forumu başkanlığına getirilebileceği de kurumun yönetimine yakın kaynaklarca dile getirilmişti.

Takvim siyasi tepki çekti

Tartışmanın merkezinde ayrılığın zamanlaması var. Lagarde Şubat'ta ayrıldığı için Anayasa gereği 2027'de yeniden aday olamayacak olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yeni AMB başkanının belirlenmesine yine de katılabilecek. Böylece Fransa'nın yeni cumhurbaşkanının söz sahibi olacağı bir atama, seçimden önce tamamlanabilecek.

Sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa'nın (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, bu istifa sayesinde Macron'un halefi müzakere edebileceğini söyleyerek tepki gösterdi. Fransa Ulusal Meclisi'nde Maliye Komisyonu'nu yöneten Éric Coquerel, Macron'un kendi iktidarından sonra da para politikasını denetimde tutmak istediğini savundu. Ulusal Birlik (RN) milletvekili Jean-Philippe Tanguy ise Macron'un AMB yönetimini kendi çizgisine yakın isimlerle şekillendirmek istediğini öne sürdü. Bu açıklamaları LCP aktardı.

Halef süreci başladı

Yeni başkan, Avro Bölgesi ülkelerinin katıldığı Avrupa Konseyi'nde güçlendirilmiş nitelikli çoğunlukla belirlenecek. Avrupa Parlamentosu ve AMB Yönetim Konseyi de görüş bildirecek. Öne çıkan isimler arasında, Hollanda Merkez Bankası'nı daha önce yöneten Klaas Knot ve Uluslararası Ödemeler Bankası'nın başındaki Pablo Hernández de Cos var. Philip Lane (başekonomist) ile Isabel Schnabel'in (İcra Kurulu üyesi) de ayrılacak olması, üç üst düzey görevin bir arada pazarlığa konu olabilmesini sağlıyor.

Kaynakperspektif.eu
Son güncelleme04.11.2026 22:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu