1 saat önce

Türkiye Gazetesi yazarı Atilla Yayla, MHP lideri Bahçeli'nin Kürt meselesi ve din konusundaki tutumunun milliyetçiliği yumuşattığını, İYİ Parti ve Zafer Partisi'nin ise daha sert bir hatta durduğunu savundu.

Türkiye Gazetesi yazarı Atilla Yayla, 6 Kasım tarihli yazısında Türkiye'de milliyetçiliğin son yıllardaki seyrini ele aldı. Yayla'ya göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin hamleleri partiyi daha ılımlı ve kapsayıcı bir çizgiye yaklaştırırken, daha yeni milliyetçi partilerin bir bölümü sertleşiyor.

Milliyetçilik ideolojimsi bir yapı

Yayla, milliyetçiliğin liberalizm ya da sosyalizm kadar gelişmiş bir ideoloji sayılamayacağını savundu. Ona göre milliyetçilik, ayrıntılı bir ekonomi veya hukuk kuramı üretmek yerine millet kavramını siyasi düşüncenin merkezine koyuyor ve bu yüzden başka ideolojilerle kolayca birleşebiliyor. Sosyalizmin prestij kaybına rağmen milliyetçiliğin her bölgede yaşamasını ise insanların bir topluluğa ait olma ihtiyacına bağladı. Yayla, asıl sorunun milletin nasıl tanımlandığında ortaya çıktığını belirtti: vatandaşlık ve birlikte yaşama iradesi esas alındığında milliyetçilik kapsayıcı olabilir, ırk esas alındığında ise ötekiler üretir ve ayrımcılığa, yabancı düşmanlığına, sonunda faşizme uzanabilir.

MHP'nin yumuşayan çizgisi

Yazara göre bir zamanlar milliyetçiliğin neredeyse tek siyasi temsilcisi MHP idi; bugün İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti de bu alanda yer alıyor. Yayla, bu çoğalmanın MHP'yi sertleştirmediğini, aksine bazı temel konularda yumuşattığını öne sürdü. İlk örnek olarak Bahçeli'nin Kürt meselesine yaklaşımını gösterdi ve meselenin salt silahlı yöntemlerle değil, siyasi ve hukuki zeminde de çözülmesine verdiği desteği küçümsenmeyecek bir değişiklik olarak niteledi. İkinci unsur olarak dinle kurulan ilişkiyi andıran Yayla, Bahçeli'nin milliyetçiliğinde İslam'ın millî kimliğin parçası sayıldığını, 2026'daki ramazan etkinliklerine verdiği destek ve Müslüman Türk milleti vurgusunun bunun güncel örnekleri olduğunu söyledi. Dinin etnik milliyetçiliği sınırlayabileceğini ve Türkler ile Kürtlerin paylaşabileceği ortak bir aidiyet alanı açabileceğini ekledi.

İYİ Parti ve Zafer Partisi'nin sert hattı

Yayla, İYİ Parti yönetiminin sürece "çözüm değil çözülme süreci" dediğini ve vatandaşlık ile Türklük tartışmalarına karşı çıktığını aktardı. Zafer Partisi'nin ise sığınmacıların topluca gönderilmesini ve sert bir etnik-millî söylemi siyasetinin merkezine yerleştirdiğini, "Türk devletini Türk milletine geri vereceğiz" sloganına dikkat çekti. Yazara göre bu çizgiler milliyetçiliği kapsayıcı vatandaşlıktan uzaklaştırıyor ve yer yer faşizan bir dile yaklaşma riski taşıyor.

Yayla, değişimin kalıcı olup olmayacağının bilinmediğini, ancak Bahçeli'nin adımları sürerse milliyetçiliğin yönünün ırk ve dışlama eksenli anlayıştan vatandaşlık, ortak tarih, din ve siyasi birlik eksenli daha yumuşak bir anlayışa kaydığının söylenebileceğini yazdı.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme06.11.2026 05:36
Kaynak Türkiye Gazetesi
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Kocatepe Gazetesi yazarı Muharrem Günay, emekli maaşına dair rakamların erkenden dolaşıma girmesini eleştirdi; Bahçeli'nin 'gövdemizi taşın altına koyarız' sözlerine güvendiklerini yazdı.

Kocatepe Gazetesi yazarı Muharrem Günay, "Emekli Devlet Beye güveniyor" başlıklı yazısında emekli maaşı zammına ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Günay'a göre yeni yılda yapılacak maaş düzenlemesine iki ay varken televizyonlarda ve sosyal medyada dolaşan rakamlar, emekliye değil piyasa fırsatçılarına yarıyor.

Erken rakamlar fiyatları körüklüyor

Günay, ekranlarda emekli maaşının şu kadar artacağı ya da en düşük aylığın şu seviyeye çıkarılacağı türünden iddiaların henüz kimsenin cebine girmemiş zam oranlarını konuşturduğunu yazdı. Yazara göre bu spekülasyonlar market etiketlerinin, kira artışı beklentilerinin ve çarşı pazardaki fiyatların yükselmesine yol açıyor. Günay, emeklinin zam almadan önce enflasyona yenik düştüğünü, havayla yetinen bir kesime dönüştüğünü savundu.

Bahçeli'nin sözüne güven vurgusu

Yazar, kamuoyunun ve emeklilerin gözünün Cumhur İttifakı'nda olduğunu belirterek MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin emeklilere dair sözlerini önemli buldu. Günay, Bahçeli'nin emeklilerin derdini kendi dertleri saydığını, onları sefalet ücretine değil insanca yaşayabilecekleri bir düzeye çıkarmak gerektiğini söylediğini aktardı. Bahçeli'nin "Gerekirse gövdemizi taşın altına koyarız" ifadesini de yazısında andı. Günay'a göre toplum ve özellikle ömrünü devlete adamış emekliler Bahçeli'nin kararlı sözlerine ve ittifakın iradesine güvenmek istiyor. Yazar, emekliyi mağdur etmeyecek bir devlet aklının ve siyasi iradenin bulunduğuna, hak edilen zammın yapılacağına inandığını belirtti. Günay ayrıca bu inancın boşa çıkmaması gerektiğini, bunun ittifakın ve yönetimin vicdani görevi olduğunu yazdı.

"Emeklinin ahını almayın" çağrısı

Günay, emeklilerin 25-30 yıl boyunca devletin çarkını döndürdüğünü, ancak bugün bir reyting malzemesine, sosyal medya eğlencesine ve algı yönetimi konusuna dönüştürüldüğünü savundu. Günay'a göre bir toplumun bereketi büyüklerine gösterdiği saygıyla ölçülür; emekliyi bugün mağdur bir konumda gören yazar, onu darlık içinde bırakmanın yanında ekranlarda temelsiz vaatler dağıtmanın da büyük bir sorumluluk olduğunu yazdı ve "Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste" sözünü hatırlattı.

Yazar, yönetenleri, ekranlarda rakam sıralayan uzmanları, piyasa aktörlerini ve medyayı samimiyete çağırdı. Günay'a göre yapılacak iş, gürültüyü kesmek, piyasadaki pahalılığı yatıştırmak ve Bahçeli'nin de dile getirdiği gibi emekliye insanca yaşayabileceği, hakkaniyetli bir düzenlemeyi sessizce sunmaktır. Aksi hâlde bugün duyulmayan sessiz feryatların yarın toplumsal bir yük olarak geri döneceğini yazdı.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme06.11.2026 05:11
Kaynak Kocatepe Gazetesi
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu