6 saat önce

Yeni Zelanda'da oyların yüzde 42'si sayıldığında İşçi Partisi ile Ulusal Parti arasındaki fark yaklaşık 0,3 puan; hiçbir partinin tek başına çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor.

Yeni Zelanda'da genel seçimin ilk sonuçları, iki büyük parti arasında çok yakın bir yarışa işaret ediyor. Oyların yüzde 42'sinden biraz fazlası sayıldığında ana muhalefetteki İşçi Partisi yüzde 29,71 ile önde, Ulusal Parti ise yüzde 29,41 ile hemen arkasında yer aldı. Aradaki fark yaklaşık 0,3 puan; yarışın sonucu henüz netleşmedi. Sayım sürdüğü için tablonun değişmesi mümkün.

Sayımda öne çıkan partiler

Yeşiller Partisi yüzde 13,96 ile üçüncü sırada bulunuyor. Ulusal Parti'nin koalisyon ortaklarından ACT New Zealand yüzde 10,63, Yeni Zelanda Birinci Partisi (New Zealand First) ise yüzde 9,41 oy aldı. Seçime katılan partilerden hiçbirinin parlamentoda tek başına çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor.

Luxon ikinci dönem için sandıkta

Hayat pahalılığı ve ekonomi politikaları, oy verme gününe kadar süren kampanyanın ana başlıkları oldu. Başbakan Christopher Luxon, başında bulunduğu sağ koalisyonla ikinci dönem için yarışıyor. İşçi Partisi lideri Chris Hipkins ise iktidarı devralmayı hedefliyor.

Seçmen iki oy kullanıyor

Yeni Zelanda'da seçmenler hem parti hem de seçim bölgesi oyu veriyor. Bölge oyuyla yaşadıkları yeri parlamentoda temsil edecek aday belirleniyor; parti oyuyla ise hükümette görmek istenen siyasi partiye destek veriliyor. Yani her seçmen sandıkta iki ayrı tercih yapıyor. Bölgede en çok oyu alan aday milletvekili oluyor.

Maori kökenli seçmenler, genel seçmen kütüğü ile Maori seçmen kütüğü arasında tercih yapabiliyor. Maori kütüğünü seçenler yaşadıkları Maori seçim bölgesinin adaylarına, genel kütüğü seçenler ise genel seçim bölgelerinin adaylarına oy veriyor. Kuzey Adası'ndaki Rotorua'da yaşayan ve Maori kütüğüne kayıtlı bir seçmen, örneğin Waiariki bölgesinin adayları arasında tercih yapıyor; genel kütüğü seçen Rotorua sakini ise Rotorua bölgesindeki adaylara oy veriyor.

Son güncelleme07.11.2026 15:28
Kaynak Euronews.com
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
10 dakika önce

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, Ukrayna'ya konuşlandırılması planlanan çok uluslu güçlerin hazırlık tatbikatını, Abu Dabi'deki üçlü müzakerelerden hemen önce başlamasıyla eleştirdi.

Rusya, ABD ve Ukrayna temsilcileri 10-11 Kasım'da Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de üçlü müzakere masasına oturacak. ABD arabuluculuğundaki görüşmelerin gündeminde savaş sonrası güvenlik düzeni, gerilimin düşürülmesi, insani yardımların sevki ve kalıcı barışa dönük somut adımlar yer alıyor. İki yılı aşkın süredir sürdüğü belirtilen savaşta diplomatik çözüm arayışı hız kazanırken, Avrupa'nın Ukrayna'ya dönük yeni askeri hazırlığı Moskova'dan tepki çekti.

Zaharova'dan tatbikata tepki

Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, 9-22 Kasım arasında yapılacak "Koalicja 26.2" adlı askeri tatbikatı değerlendirdi. Tatbikatın amacı, ileride Ukrayna'ya yerleştirilmesi planlanan çok uluslu güçleri hazırlamak olarak anlatılıyor. Zaharova, bu girişimin diplomatik çabaları gölgelediğini söyledi; tatbikatın Abu Dabi görüşmelerinin eşiğinde başlamasını da anlamlı bularak, Avrupalı devletlerin müzakere masasında yer alamayacağının yeniden görüldüğünü savundu.

"Yabancı birlikler meşru hedef sayılacak"

Zaharova, Batılı ülkelerin Rusya'nın güvenlik kaygılarını gözetmeden sahada gerilimi yükselttiğini öne sürdü. Rus sözcüye göre Londra ve Paris, Ukrayna'ya çok uluslu bir güç yerleştirerek Rusya'ya karşı bir üs kurmayı amaçlıyor. Zaharova, adı ve koalisyonu ne olursa olsun Ukrayna topraklarında yabancı askerin bulunmasını Moskova adına kabul edilemez bulduklarını, bunun fiilen askeri müdahale sayılacağını söyledi.

Açıklamada, Avrupa'daki NATO üyelerinin çatışmaya doğrudan dahil olmasının güvenlik krizini büyüteceği vurgulandı. Zaharova, bölgede konuşlanacak yabancı askeri unsurların Rus ordusu açısından meşru hedef olacağını belirterek Avrupa'yı bu adımın riskleri konusunda uyardı.

Gözler Abu Dabi'de

Rus yönetimi, Ukrayna'daki askeri harekâtın belirlenen hedeflerine ulaşacağını vurgulamayı sürdürüyor. Üç tarafın masaya oturacağı görüşme, şiddetin durması ve kalıcı barış bakımından önemli bir aşama sayılıyor. Avrupa'nın askeri adımlarının ABD arabuluculuğundaki sürece etkisi ise önümüzdeki günlerde belli olacak.

Son güncelleme07.11.2026 21:33
Kaynak Nirvana Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu